Mağaza nasıl doğru yönetilir? 1

Perakende bir bütünlük zinciri… Doğru lokasyon, doğru fiyat, doğru çalışan gibi pek çok parametreden oluşan matematiksel bir yönetim… Yüksek tempoyla çalışılan ve iyi yönetimin zorunlu olduğu perakende sektörü, nitelikli elemanın eksikliğini de fazlaca yaşıyor. Gıda perakendeciliğinin 2017 yılına dek yüzde 8 büyüme yakalanacağı öngörülüyor. Ama büyümenin, mağaza yönetiminin doğru yapıldığı sürece olacağı şüphesiz… Mağaza yönetimini ve çalışan sirkülasyonunu market yöneticileri ile konuştuk

Eklenme Tarihi : 17 Nisan 2014 Perşembe
magaza-nasil-dogru-yonetilir-1

Fulya B. ÖZTÜRK, Murat KÜÇÜK, Onur KAYA

İş yönetim süreçlerinin her geçen gün daha zor olduğu perakende sektörü, günümüzde hata kabul etmiyor. Raporlar, datalar, analizler başarılı bir yönetici ve iyi bir firma olabilmek için büyük önem arz ediyor. Karlılık oranlarının düşmesi ve piyasanın daralması perakendecilerin ayakta kalmasını zorlaştırıyor. Daha iyi bir yönetim için sürekli arayış içinde olan sektör yöneticileri, “dikkat” unsurunun üzerinde duruyor. Şirket yönetimi her geçen gün daha zor hale gelirken bir de çalışanları iyi yönetmenin gerekliliği baş gösteriyor. Az karlılığının bir sonucu olarak düşük ücretle çalışan personel yoğun çalışma temposunda işini özümseyemiyor. Bütün bileşenler toplandığında “Mağazalarımızı en iyi nasıl yönetiriz?” ve “Personel sirkülâsyonunu nasıl önleyebiliriz?” sorularının cevabını market yetkilileri ile birlikte aradık.

4Ses Marketçilik Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yücel
Müşteri nabzını iyi tutmalıyız

Mağazalarımız sadece yönetim kadrolarımızla iyi yönetilmez, bu yanlıştır. Bu bir ekip işidir ve ekip sizinle bütünleşebilirse mağazayı yönetebilirsiniz. Ekip sizinle birlikte değilse iyi bir yönetimden söz edemeyiz. Daha sonra müşteri nabzını iyi tutmak ve analizini iyi yapmak gerekiyor. Ayrıca sektörde var olan personel sirkülasyonu konusuna değinecek olursak, çalışanların sirkülâsyonunun gerçekten sektörde olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyleyebilirim. Çünkü marketi işletenler aslında bizler değiliz,  çalışanlar. Onlar yönetiyor marketi, müşteri nabzını tutuyor. Sirkülasyon, patronlar kazandığı parayı çalışanlarıyla paylaşırsa önlenebilir.  Personel o zaman sizinle daha fazla çalışabilir. Bu paylaşım ayrıca sadece maddi açıdan olmamalı tabii ki. Manevi bir paylaşım da gerekli. Çalışana değer verdiğinizi gösteriyorsanız, terfi sağlıyorsanız, paylaşım içerisinde bulunuyorsanız ve çalışanınız değer gördüğünü anlıyor. Hatta kendini o işletmede bir yerlerde görebiliyorsa zaten iş bırakmayı düşünmüyor. Bu konuda işini benimsemek çok önemli.

Biçen Gıda Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Biçen
Personelimiz aileden bir parça

Perakende sektörü çok yönlü, dinamik, sirkülasyonu yüksek bir sektör. Yani düşünün ki, her gün on binlerce ürün el değiştiriyor, hareket ediyor. Sizin bu hareketlerin hepsini ölçmeniz gerek. Aslında tüm yönleriyle ölçebilen, ölçtüğünü de yönetebilen, gelirine vakıf, giderine vakıf tüm yönleriyle bütün değerlendirmelerini yapabilenler iyi yönetimi de başarmak gerekiyor. Bu konuda ben sürekli takip eden konumundayım. Sabah bilgisayarımı açtığımda hangi kategoride hangi satın almalar olacak görüyorum. Çünkü bu konu dinamik yapıya sahip ve takip edilmesi şart. Durağan olduğunuz anda belki de kaybedersiniz. Bu analizleri birinci elden değil, başka bir yerden size gelsin diye beklerseniz de ölçemezsiniz. Biz bunu kendi içimizde geliştiriyoruz ve direkt sonuçları görüyoruz. Yani çok özel bir tablo kullanıyoruz. Aslında bizim okullarda öğretilen tümevarım metodu vardır. Yani önce tüme bakarsınız, benim şirketim nerede, şirketimizin bir tık altına indiğimizde “satın almacı nerede?”, ona bakarsınız. Bunların altına indiğinizde mağazalarım nerede? Mağazanın altına indiğinizde kategorilerim nerede? Kategorilerin altına indiğinizde ürünlerim nerede ya da nasıl yönetiliyor? Yani bir tepeden bakmak var, bir de en alta inmek var. Bunun yanı sıra sektörün gerçekten temelden kaynaklanan bir personel sirkülâsyonu sorunu var.  Okullarımızda ticaret liseleri var ve oralarda perakende bilgisi zamanında öğrenciye verilmiyor. Yani ihtisas alanı olmuyor. Perakende olsa bile bir lisede manav öğretildiğini gördünüz mü? Yok. Temelden eğitim olmadığından dolayı da bu sektör böyle. Ama yavaş yavaş onların tüm şartlarını iyileştirerek, mesai saatlerinden tutun da onların tüm ihtiyaç analizini, yani ailesiyle mi sorunu var, kardeşiyle mi var, sevgilisiyle mi var çözmeye çalışıyoruz. Sorunları tüm yönleriyle ele alıp onları mutlu etme çabası içindeyiz. Cenazesine ne yapılır, düğününde ne yapılır bunları düşünüyoruz. Onları ailenin bir parçası haline getiriyoruz.

Doğan Market Genel Koordinatör Dursun Tokgöz
Her işin denetim prensibi olmalı

Mağazaların iyi yönetilebilmesi için, mağazaların krokilerinin, kule teşhir alanlarının, depo alanlarının, raf alanlarının hepsinin ölçülmesi ve önce bir tespitinin yapılması lazım. “Benim şu kadar bir depom var ve ben burada şu kadar ürün depolayabilirim”, “benim 10 tane kule teşhir alanım var ve bu alanda ayın ilk haftası şu ürünleri teşhir edeceğim, ikinci haftasında şu alanları teşhir edeceğim” gibi belirlemelerin yapılması gerekiyor. Bu kontrolün tamamının da yönetimde olması gerekiyor. Yönetimden kastım şu, kategori uzmanları, satın alma uzmanları ve sahada ürünü satan uzman iletişimde olmalı. Biz, haftalık yönetici toplantılarında iletişimde olması gereken insanları bir araya getiriyoruz ve bir sonraki haftanın planlamalarını gerçekleştiriyoruz. Planlamaları da mağaza metrekaresine, lokasyonuna göre değerlendiriyoruz. Her alan için de merkezden karar almıyoruz. Bazı kararları mağaza içi yöneticilerimize bırakıyoruz. Bu anlattıklarım aslında ilk basamağı. “En iyi nasıl yönetiriz”e gelirsek, mağazanın tüm personellerinin çalışma alanlarının belirlenmesi gerekiyor. Diyelim ki X kategorisine bakan çalışan izinli oluyor. Y kategorisine bakan personelin onun yerine nasıl bakacağının öğretilmesi gerekiyor. Bu konuda her çalışanın uzmanlık ve yan dalları belirlenmiş olmalı. Böylece çalışanın ne yapacağı belirlenmiş oluyor. Bir de mağazaların lokasyonuna göre ürün çeşidi belirlemek gerekiyor. “Hangi ürün, hangi mağaza da satar kısmı” net olmalı. O bölgenin çok sattığı ürünlerin belirlenmiş olması gerekiyor. En tepede söylenecek durumsa şu, yapılan her işin mutlaka denetim prensibinin belirlenmesi gerekiyor. Rafı, çalışanların nasıl denetleneceğinin belirlenmesi önemli. Tüm bunların yanında da çalışanın şirketi özümsemesi gerekiyor. Ne istediğinizi çalışanınıza anlatamıyorsanız, yönetici kanalında karar almak çok işe yaramıyor. Bu konuyu da çalışan işe girdiği andan itibaren aşılamayla ortadan kaldırmaya çalışıyoruz.

Fidanlar Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Fidan
Çalışanlara eğitim şart

Müşterilerimiz velinimetimizdir. Bu yüzden iyi, kaliteli mal satmak, fiyatları kontrol etmek, dürüst olmak, müşteriye iyi hizmet etmek şart, bir seferlik mal satma durumundan çıkmak gerekiyor. Devamlı iyi hizmet edip kaliteli mal sattığımız zaman müşteri ile ilişkiyi iyi kurmuş olacağız. Bu da çok önemli bir faktör. Ayrıca marketlerimizde hizmet veren personelimiz de müşteri ilişkilerimiz açısından bizim için önemli bir yardımcı. Bu yüzden de çalışan elemanın daha iyi hizmet verebilmesi için eğitim vermek gerekiyor. Eğitim verdiğiniz zaman o arkadaş iyi niyetliyse zaten işini de iyi yapıyor, sirkülasyona da gitmiyor. Yüzde 10 civarında sirkülasyon her zaman olacaktır, bu engellenemez. Çünkü herkesi tatmin etmek çok zor. Tatminin sonu gelmez, herkes tatminkar değil.  Ama iyi niyetle çalışan arkadaş zaten devam eder. Mesela bizden çalışıp emekli olan çok kişi var. Ayrılmadılar emekli oldular. İyi çalıştılar, iyi yerlere geldiler. Ama bazıları günübirlik bile gelip gidiyor. Devamlı çalışacak kişi zaten ayrılmayı sokmuyor aklına. Kaçacak personel ilk ay içerisinde zaten gidiyor.

Grup Hatipoğlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Faruk Aygün
Sürekli kontrol

İyi yönetmenin yolu, gerek matematiksel gerek fiziksel anlamda sürekli kontrolden geçiyor. Sürekli analizler de gerekli. Satış, karlılık, gider analizlerini tutuyoruz. Bunun yanı sıra fiziki ziyaretlerle de kontrol etmeyi sağlıyoruz. Marketçilik bir çalışan için gerçekten zor bir sektör. Çünkü sürekli ayaktasınız, sürekli faaliyet içerisindesiniz, müşteri çok fazla geliyor. İnsanlar sürekli yoğun çalışıyor ve bu çalışma sonrası da beklentileri artıyor. Perakendecilikte de karlar çok düşük olduğu ve rekabetin bol olduğu için maaşlar da yöneticiler tarafından düşük tutuluyor. Bundan dolayı da bence fazla sirkülasyon oluyor. Bu durum, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ile iyi hale getirilebilir. Çalışma saatleri, çalışma ortamı, ödenen ücretler konusunda iyileştirilmeye gidilirse personel de sizinle birlikte çalışmaya devam edecektir. Aynı zamanda personele değer vermek gerekiyor. Çeşitli primler, çeşitli hediyeler personelin kalıcı olmasına katkı sağlıyor.

Hadim Market İdari İşler Koordinatörü Mustafa Gürel
Firmanın kültürü herkese yansıtılmalı

Mağazayı iyi yönetmenin birçok kuralı var fakat en önemlisi kalifiye personelle çalışmak. Mutlu personelle çalışmak çok önemli. Çünkü çalışanlar sizi temsil ediyor aynı zamanda. Ayrıca rafların konumlaması, ürün çeşitliliğin olması çok önemli. Şarküteri ve sebze meyve reyonları müşteri ile birebir temasın fazla yaşandığı tezgâhlar olduğundan oralardaki ürünlerin taze ve çeşitli olması çok önemli. Personele aynı dili konuşmayı öğretmek gerekiyor. Hatta herkesin aynı dili konuşması gerekiyor. Firmanızın kültürünün herkese yansıtılması şart. Amaçlarınızın hedeflerinizin ne olduğunu tüm personelinizin bilmesi gerekiyor. Tabii ki çalışma şartlarının, ücretlerin iyileştirilmesi de gerekli.

Haberimizin yarın yayınlanacak 2'nci bölümüde İFA Market Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Karaaslan, Mopaş Hipermarket Genel Müdür Reşat Narman, Özhan Marketler Zinciri Genel Müdürü İbrahim Özhan, Paşalı Süpermarket Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Paşalı, Show Market Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İshak Arslan, Snowy Ulu Kardeşler Finans Müdürü Utku Tanay Ulu ve Üçler Market Mali İşler ve Finans Koordinatörü  Hüseyin Parlak'ın görüşlerine yer vereceğiz.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive