Eklenme Tarihi : 09 Ocak 2013 Çarşamba
Berrin Yangınözü

Kurumsallaş-ma

Sektörümüzde organize yerel perakendenin bu denli gelişimini pek büyük memnuniyetle karşılıyor ve hep birlikte alkışlıyoruz. Lakin altını çizerek belirtmek istiyorum ki durum öyle pek iç açıcı değil


Güçlü yönler var, bunlar bizim için fırsat. Peki, gelişmesi gereken ve yakın gelecekte tehdit unsuru olan faktörler… İşte bunların masaya yatırılması ve irdelenmesi gerek. Kısa bir süre önce duyduğum ve gerçekten üzüldüğüm, lakin bu durumun olabileceğini hissettiğim bir tarafın lehine, diğer tarafın aleyhine işleyen Ege Bölgesi’nden çok değerli bir marketimizin başka bir markete devri bu ay beni “kurumsallaş-ma” konusunu gündeme getirmeye itti.

Herkes bahsediyor bu konudan, bir kurumsallaşma lafı ortalıkta lakin buradaki -ma eki sanırım olumsuz olarak algılanıyor. Yani bizler değerli şirket patronlarımıza “Sakın kurumsallaşmayın” diyormuşuz gibi bir algı var. Tabii bu benim gözlem ve yorumum, kimse üzerine alınmasın! 

Şunu iyi bilelim. Çok yakın gelecekte sektörümüzde 3 tür değişim olacak: Kaybedenler, ayakta kalanlar ve kazananlar. Değişim ve gelişim yönetimini uygulamadaki başarı, bu üç tür şirketten hangisi olunacağını belirleyecek. Yerel perakendede şirketlerin hemen hemen tamamı aile şirketlerinden oluşuyor. Bu yapılanmada aile ve şirketin iç içe girmesinin aile şirketlerinin en büyük handikabı olduğunu hepimiz biliyoruz, bu aile yapısı içinde, kan bağı olan kişilerin yanında, asıl büyük tehlike oluşturan şirket küçükken hep yanlarında olup şirket büyüdüğünde buna paralel kendilerine büyük koltuklar verilen ve çok güven duyulan vazgeçilmez kişiler yer alıyor.

Diyoruz ki bu koltuk yine o kişide kalsın lakin bu gelişim yönetimini o kişi ile değil daha profesyonel görüş ve tecrübeye sahip kişilerle yapalım. Neymiş ayıp olurmuş, yıllarca o kişiler patronlarla beraber cefa çekmiş, küserlermiş... Burada Türk kültürünün ataerkil yapısı, her şeyin ayıp sayıldığı bakış açısı ve planlı programlı yaşamak yerine günübirlik yaşamaya önem vermesinin etkisi büyük ve bu nedenden dolayıdır ki aile şirketlerinin devamlılıklarını sürdürememelerinin altında yatan en büyük neden kurumsallaşamama. Ve bu nedenden dolayı kimileri kazanacak, kimileri kaybedecek.

Ben bu ay her şirket sahibinin ya da yöneticisinin ivedilikle kurumlarının fotoğrafını çekmelerini rica ediyorum. Nedir bu fotoğraf çekme işi, ana hatlarıyla kurumsallaşmanın adımları aslında:

1. Adım: Durum tespiti yapın
Aile bireylerinin ve şirket için vazgeçilmez kişilerinin şirket içindeki görevleri ve yetkileri belirlensin. Şirket sahipleri, şirketin bilançosunu, satışlarını, karını, zararını ve organizasyon yapısını ortaya koyulsun.

2. Adım: Karar mekanizması gözden geçirin
Özellikle şirket birden çok alanda faaliyet gösteriyorsa, bu alanlardan ilerlenmek istenen tespit edilsin. Hedeflerini belirleyen yöneticiler, kaynaklarını ortaya koyup ilerlemek istedikleri alanlar için yeterince kaynakların olup olmadığını mutlaka saptasın.

3. Adım: SWOT analizi yapın
Bu aşama “şirketin nerede olduğunun bilinip bilinmediğinin” saptanmasıdır. Bu analizle birlikte şirketin hangi alanda genişlemesi, hangi alanlardan çıkması gerektiği ortaya konulmalı. Böylece şirketin yatırıma devam edeceği alan ve ne gibi yatırımlar yapabileceği tespit edilip uygulamaya geçmek için ileri yahut geri adım atılmalı.

4. Adım: Misyon ve vizyon belirleyin
Kurumsallaşmak için çalışmalara başlayan şirket, önümüzdeki gelecek 5 yıl için misyon, vizyon ve varoluş amacını net olarak belirlemeli. Misyon ve vizyon ile birlikte bu doğrultuda gelecek 5 yılın yol haritası çıkarılmalı, kısa ve uzun vadeli hedefler konulmalı. Büyüme planı çerçevesinde yapılacak yatırımlar, atılacak adımlar tek tek belirlenip bir plan çıkarılmalı.

5. Adım: Stratejik yönetim planı yapın
Son olarak yönetim kurulundan en alt birimine kadar stratejik bir yönetim planı oluşturulmalı. Bu aşamada aile bireylerinden şirkete yararlı olabileceği tespit edilenler şirketin yönetiminde kalmalı, eğer yeterli görülmezlerse sadece yönetim kurulundaki görevlerine devam etmeli.

Söylenecek çok şey var konu ile ilgili, fakat satırlar burada kısıtlı. Son olarak;
-          Aile işletmelerinde güvene dayalı çalışma sistemi, kurumsal anlamda yazılı usul ve esasların geliştirilmesine engel teşkil eder DİKKAT!
-          Nesiller arası geçiş süreci, aile işletmeleri için temel sorunlardan birini oluşturur. Nesiller, çocuklar ile devam etmeyebilir ama aile işletmesinin marka değeri doğru yönetim ilkeleriyle daha sonraki kuşaklara aktarılabilir. Bu nedenle aile işletmelerinde kurumsallaşma sadece babadan evlada geçerek devam eden bir konu olarak görülmemeli DİKKAT!
-          Kurumsallaşma sürecinin başarısındaki son faktör, aile ve işletme ilişkilerinin düzenlenmesi ve profesyonel yöneticilere ilişkin yaklaşımlardır. Patronun kurumsal yönetime motive olduğu ortamlarda en büyük engel yöneticilerden gelebiliyor. Yöneticilerin bazı menfaatleri kurumsal yönetimi ikinci plana itebiliyor. DİKKAT!

Amatör ruhunuzu kaybetmeden profesyonel yönetim anlayışını hayata geçirmeniz dileğiyle...
Tabii ki her zaman sevgiyle...

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive