Eklenme Tarihi : 27 Mayıs 2014 Salı
Vedat Diriker

Kulak tıkacı kulakta eriyorsa

Karşımızda cam işverenleri temsilcileri ve her dönem olduğu gibi kavga dövüş bir iş sözleşmesi görüşmesi. Bana, 20’li yaşlarımın bilmişliği ve naifliğiyle, masaya yatırılan konular, neredeyse insan haklarına tamamen aykırı ve hatta insanlık dışı geliyor. Konu kulak tıkacı... Cam fabrikalarının içinde insan sağlığına zararlı desibeldeki gürültüye karşı işçilere dağıtılan kulak tıkaçları… İşveren temsilcisi yüksek perdeden eleştiriyor sendikacıları.


-Size kulak tıkacı verdik beğenmediniz, diyor. Arkadaşlarınız kullanmıyorlar tıkaçları, sonra da şikayet ediyorlar, diyor. Ama bir yandan da eminim ki çok iyi biliyor, yüzlerce dereceye ulaşan cam fırınlarının yarattığı sıcaklık karşısında kulağın içinde erime kıvamına geliyor o tıkaçlar. İş tıkaç dağıtmakla bitmiyor çünkü o tıkaçların yapılan işin atmosferine uygun özellikte olması da şart.

Tartışmalar, işçilerin giyecekleri tulumların ve ayakkabıların özelliğine geldiğinde de yaklaşım değişmiyor.

Ayakkabı dağıttılar mı dağıttılar ama o ayakkabı bilmem kaç kilo ağırlığındaki paletlerin altında kaldığında hiçbir işe yaramıyor çünkü yeterli çelik desteği yok. İşveren sözleşme şartını yerine getirmiş ayakkabı dağıtmış ama ucuzunu alıp getirdiği için yeterli koruma özelliği yok o ayakkabının.

Kask da var gözlük de. Ama koruyucu özellikleri eksik...
Peki, koruyucu maske, toza ve sıcaklığa karşı önlemler nasıl?
Yüzlerce işçi amansız akciğer hastalıklarından onarılamaz kulak rahatsızlıklarından hastanelerde. Kararan hayatlar.

Ya da inşaat sektöründe ya da denizcilikte ya da başka sanayi kollarında...
Sonuç ne, 74 bin 847 iş kazası 1173 kaybolan hayat. 1818 kişi sakat kaldı ve kaybolan 1 milyon 697 bin 986 işgünü. Onca hayatın yanında ne önemi var ki? Ama hesabını bunun üzerinden yapanlar da bilmeli.

Yapılan araştırmalara göre  ülkemizde her yıl 300 bin iş kazası meydana geliyor. Yukarıdaki rakam sigortaya bildirilen kazaların sayısı. Yani asıl resim çok daha ürkütücü. Ve bu rakamlar Türkiye’yi yüzde 18’lik iş kazası oranıyla dünya üçüncüsü yapıyor Brezilya ve Güney Kore’den sonra.

Aynı oran, Bulgarista’da yüzde 8, Romanya’da yüzde 7, Macaristan’da yüzde 4, Danimarka’da yüzde 2.

Ve maalesef bütün yasal düzenlemelere önlemlere denetimlere rağmen hala ciddi oranda bir kayıtdışılık sürüyor ülkemizde. Bu nedenle gerçek rakamlara ulaşmak da kolay olmuyor.
Elbette bu resim Avrupa ülkelerinde çok daha düzgün olmasına rağmen işkazaları bütün dünya için sorun olmaya devam ediyor.

ILO raporuna göre dünyada her yıl 250 milyon kişi iş kazası, 160 milyon kişi ise meslek hastalığına yakalanıyor. 1.200.000 kişi iş kazası ve meslek hastalığı sonucu yaşamını yitiriyor.
Rakamlar oldukça ciddi ve bir an önce gerekli önlemlerin alınması şart.
Osha (Avrupa İSG Ajansı) verilerine göre Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde iş kazası ve meslek hastalığı sonucu yılda 167 bin kişi hayatını kaybederken, 159 bin kişi meslek hastalığına yakalanıyor.

Yukarıdaki Türkiye rakamları 2003 yılından, peki 10 yıl sonra bunca önlemden sonra ne duruma geldik derseniz de hiç iç acıcı bir resimle karşılaşmıyoruz. Kaza sayısında 74 binden 69 bine bir düşüş olmakla beraber kaza sonucu ölüm 1700’e ve işgörmezlik durumuna düşenlerin sayısı da 2000’lere çıkıyor.

Tabii böyle olması çok da doğal. Çünkü 1,5 milyona yakın işyeri bulunan ülkemizde denetlenebilen işyeri sayısı son 10 yılda 80 bin civarında. Yanlış okumadınız, senede 8 bin işyeri denetlenebiliyor yalnızca. 16 bin işçiye bir müfettiş düşünce bu sonuç kaçınılmaz. Peki, gerçekten kaçınılmaz mı?

Şu soruyu sormayacak mıyız tüm sorumlulara ve patronlara; denetim yok diye işçilerinize öldürmeye sakat bırakmaya devam edecek misiniz?

Bütün bu karanlık resmin yanında bir nebze olsun içimizi rahatlatan ve geleceğe ümitle bakmamızı sağlayan gelişmeler de yok değil. Mayıs ayı başında Türkiye’de ilk defa uluslararası iş güvenliği ve sağlığı fuarı düzenleniyor.

Çalışma Bakanlığı tarafından organize edilen TOS+H Expo – Türk İş Güvenliği ve Sağlığı İhtisas Fuarı, Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’na paralel olarak geçtiğimiz günlerde İstanbul’da gerçekleşti. Ölümcül iş kazalarında Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsü olan ülkemizde böyle bir fuarın düzenlenmesi çok anlamlı... Ölümlü kaza oranının Avrupa Birliği ortalamasının 7 katı olduğu ülkemizde insan hayatına saygılı her sorumlunun bu organizasyona destek olması ve bu fırsattan yararlanması gerekir. Bu organizasyona önayak olan, emeği geçen herkese teşekkürler.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive