Küçük esnaf bitecek, discount atılım yapacak

Hayatımızın en önemli ihtiyaçlarına cevap veriyor perakende sektörü… Tüketicinin ihtiyaçları hangi doğrultudaysa sektör de o tarafa doğru kayıyor. Peki, teknolojinin sürekli geliştiği, düşük maliyetler için dünyanın öbür uçlarında yapılan üretimlerin olduğu, büyük balıkların küçük balıkları yediği perakende sektörünü gelecekte ne bekliyor? Bu sorunun cevabını hem sektöre ürün tedarik eden firmalara hem de tüketiciye ürünü ulaştıran market yöneticilerine sorduk

Eklenme Tarihi : 27 Mayıs 2014 Salı
kucuk-esnaf-bitecek-discount-atilim-yapacak

Onur KAYA, İpek GÜL

Öngörü, iş hayatının her alanında en önemli unsurlardan… Planlamalar, beklentiler, yatırımlar, sosyal ve siyasi ortamlar da öngörüde bulunabilmek için gereken birkaç başlığa örnek. Bu planlamalar sektörden sektöre değişiklikler gösterse de, eğer su gibi akan bir sektörde yani perakende sektöründe hizmet veriyorsanız, bu başlıklara ve çok daha fazlasına önem göstermeniz gerekiyor. Globalleşen dünya daha bilinçli tüketiciyi beraberinde getirirken, ekonomik krizler de tüketicinin elini daha fazla cebinde tutuyor. Her halka birbirinden ayrılamaz bir hal alıyor. Peki, ne olacak? Gelecek öngörüleri neler? Perakende sektörünün gelecekteki eğilimleri ne yönde olacak?

Altıparmak Marka Müdürü Murat Akkaya
Doymamış kategoriler ilerleme gösterecek

Bu konuyu iki şekilde ele alabiliriz. Birinci boyutu Türk ekonomisiyle çok ilintili… Ekonomimiz son 10 yılda agresif olarak büyüyor. Bazı aralarda bu büyüme küçülse de büyüyor. Bu büyümeye paralel olarak sektörler de büyüyor. Bu yüzden de ekonomi performansı çok önemli. Ekonomi iyi performans gösterirse bu durum perakende, kozmetik ve tüm temizlik ürünleri içinde büyümeye işaret eder. İkinci boyutu ise kategorilerin doygunluklarıyla alakalı... Kategorilerin doymuş ve doymamış kategoriler olmak üzere kendi özellikleri var. Özellikle gıda için bakarsak ve Avrupa ile karşılaştırırsak tüketimin düşük olduğunu söyleyebiliriz. Birçok üründe de bunu görebiliriz. Bu durumda aslında gelişmişlikle alakalı… Doymuş kategoriler için büyüme muhakkak daha yavaş ilerleyecektir ama doymamış sektörler için gelecek daha parlak görünüyor. Bal sektörü adına konuşacak olursak, bal için tüketici eğilimi çok önemli bir unsur. Bal yüzde 100 doğal olan bir ürün ve son 10 yılda da özellikle doğal ürünlerin trendi oldukça arttı. Bu yüzden de bal sektörünün ileriki yıllarda gelişeceğini düşünüyorum.

Altunbilekler Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek
İstihdam büyümeye oranla artacak

Çalışma yaşamındaki düzenlemeler konusunda perakende sektörünün oyuncuları olarak üzerimize düşen görev ve sorumlulukların bilincindeyiz. Dünyanın en dinamik sektörlerinden olan perakende, son yıllarda ülkemizde de büyük bir ivme kazandı. 2013 yılında hızlı bir büyüme gösteren perakende sektörünün 2014 yılında daha ölçülü ve temkinli hareketlerle ilerleyeceğini düşünüyorum. Dünyadaki birçok ülkenin ekonomik açıdan bazı sıkıntılar çektiğini biliyoruz. Ülkemizin de bu durumlardan etkilenme olasılığı her zaman mevcut. Dolayısıyla bu durum da ister istemez bizi daha dikkatli yapıyor. Geçen seneye kıyasla sektörde ciroların çok fazla arttığını söylemek doğru olmasa da iyimser bir tablo sergilediği kanaatindeyim. Örneğin Ankara’da genel olarak PERDER üyelerinin cirolarının geçen seneyle kıyasladığımızda ortalama yüzde 12 büyüdüğünü söyleyebilirim. 2014’de de sektör büyüyecek. Yakından takip edenler bilirler, satın almalar, şirket evlilikleri söz konusu. Gerek Ankara, gerekse Türkiye’deki tüm sektör oyuncuları mağaza sayılarını artırmaya devam ediyor. Rekabet kıyasıya sürüyor. Ankara’da perakende sektörünün nabzı yüksek ve oldukça dinamik bir halde. Sektörümüzün sağladığı istihdam büyümeye oranla artacak. Hem şirketlerimiz hem de ülkemiz adına 2014 yılının umut vaat ettiğine inanıyorum.

Damak Baharat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin
Sektörün önü açık

22 yıllık bir geçmişe sahibiz. Sektörümüzde katettiğimiz kadar katedeceğimiz çok yol var. Sektörü analiz edersek de aynı sonuç çıkacak. Çok yol katetmemiz şart. Biz kendi firmamız olarak bakarsak, gelişmeyi et sektöründe yapmalıyız öyle öngörüyoruz. Firmamızı Türkiye çapında perakende sektörünün sayılı firmaları arasına taşımak için yeni çözümler üretmeyi amaçlıyoruz. Bu konu için girişimlerimiz, eğitimlerimiz var. Pazar ve rekabeti değerlendirecek olursak da bazen güzel bazen de yorucu rekabetler yaşandığını söyleyebilirim. Güzel rekabet insanları geliştiriyor, karşı taraf iyi bir şey yaptığında siz de onu örnek alıyorsunuz ve siz de güzel bir çalışma yapmak için uğraşıyorsunuz. Fakat yorucu rekabet konusuna geldiğimizde haksız bir muamele ortaya çıkıyor. İyi yaptığınız bir şey bir başkasına kötü olarak yansıtılabiliyor. İyi yaptığınız bir şeyi tekrar tekrar anlatmak zorunda kalıyorsunuz. Bu da sizin yeni çalışmalar yapmanızı engelliyor. Sektörümüz gerek mutfak gerekse ev dışı tüketim alanı açısından çok geniş. Bugün soslarda, karışımlarda ve hatta tatlılarda bile değişik baharatlar kullanılıyor. Bu değişimlere ve rekabete nasıl karşılık verebiliriz henüz bilmiyorum fakat hala bu sektörün önünün açık olduğunu düşünüyorum. Yeni beyinlere, fikirlere, girişimcilere ihtiyaç var. Ürünlerimiz ulusal ve yerel market mağazalarında bulunuyor. Buradaki değişim için en çok discount mağazaların etkin olmaya başlamasını, private label ürünlerin talep edilmesini, isme özel ürünler çıkarılması meselelerini söyleyebilirim. İşletmeciler bazen farklı ürün dallarında arayışlara girişiyor. Herkes yeni bir şeyler yapmak istiyor. Kişi 50-100 mağazasını nasıl kara geçirebilirim, ne yapsam, nasıl değer oluştururum diye düşünüyor. Bu durum tabi bazen tutuyor bazen başarısız oluyor. Perakende sektöründe üründen ziyade hizmet, yani operasyon ayağı ön plana çıkıyor. Operasyon ayağını da iyi yönetebilmek için bazı ürün gruplarının mutlaka başka firmaların üzerinden işlemesi gerekiyor. Handikap da orada oluşuyor. Fason üretim olarak yardım alınıyor ve bazen ürünler aynı hacimde olmuyor, aynı kalite yakalanamıyor. Bu durumla karşılaşmamak içinse ürünleri çok iyi tanımak, işin ehlinin üretim kanalına müdahale edebilir durumunda olması gerekiyor. Bu durumdan dolayı işi daha sistematik hale getirmek lazım… Fason sektörü kötü etkiliyor denebilir ama bu konularda bir doğru hep doğru anlamına da gelmiyor. Bu işi de iyi yapanlar muhakkak olacaktır. İşletmeler bu konuları iyi analiz etmeli ve ondan sonra projeyi hayata geçirmeli.

Hadim Alışveriş Merkezleri Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Salman
Doğru format discount

Türkiye'de perakendecilikte gelecek açısından doğru formatın hipermarket olmadığı, süpermarket ve discount olduğu anlaşıldı.  Süpermarketçilik organize perakende içinde mevcudiyetini ve payını koruyacak. Süpermarket formatında ise taze ürün gruplarındaki satın alma başarısı ve hızlı karar verebilme yeteneklerinden dolayı yereller önde. Dolayısıyla sektörün geleceğine dair öngörülerde yereller için çok umutsuz olmaya gerek yok. Ancak sadece kaliteli ürün getirip hızlı promosyonlar yapmak başarı için yeterli değil. Rekabetin şekli değiştiği için yerellerde firma sayısında azalmalar olması kaçınılmaz gözüküyor. Gerçekleşecek satın almalarda ise ulusalların payının çok olacağını düşünmüyorum. Genelde yerellerin kendi arasında olacaktır ve ortaya daha büyük, bölgesel perakendeciler çıkacaktır. Organize perakendenin payının yüzde 65 seviyelerine çıkması bekleniyor. Şu anda henüz yüzde 60’lara ulaşmadı. Dolayısıyla geleneksel perakendeden alınacak pay halen mevcut. Bu da en azından önümüzdeki iki yıl pazarın eski oranlarda olmasa da yine de büyüyeceğine işaret ediyor. Fakat tabii ki sektörün daha organize olması daha çok kayıt içine ve denetim altına girmesiyle eşdeğer. Bunun anlamı da maliyetlerin artmaya devam etmesi.

Marmarabirlik Dış Ticaret ve Satış Temsilcisi Ömer Yıldırım
Küçük esnaf bitiyor

Zeytin sektöründe şöyle bir durum var, pazar payının yüzde 80 gibi bir kısmını açık, tadına bakılabilen zeytinler oluşturuyor. Geriye kalan yüzde 20 gibi bir kısmını da Marmarabirlik’in piyasaya sunduğu ambalajlı zeytinler. Marmarabirlik olarak Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyoruz. Yerel ve ulusal tüm marketlere giriyoruz. 2 bin mağazası bulunan marketin her şubesinde Marmarabirlik’in zeytinlerine ulaşabilirsiniz. Zeytin sektörü olarak biz perakendeye böyle bakıyoruz; her yere ulaşabilmek. Fakat perakende konusunda genel olarak bir değerlendirme yaparsak, küçük esnafın bittiğini söyleyebiliriz. Küçüklükten bildiğimiz o bakkallar bitti. Artık bakıyorsunuz her köşebaşında bir AVM, her AVM içerisinde de bir veya belki birden fazla büyük ulusal market. Geleceğe baktığımızda da bu durumun değişeceğini düşünmüyorum. Bu durum ürküten bir gerçek ama kesinlikle gelecek bunu gösteriyor. Zeytin sektörü için de aslında böyle; kurumsallaşamayan firmalar yok oluyor birer birer. Marmarabirlik 60 yıllık bir geçmişe ve arkasındaki 30 bin tane üreticiye dayanan bir firma. Gücünü de buradan alıyor. Kendisini sürekli geliştiriyor, kalitesini artırıyor. Bunu yapamayan firmalar ne yazık ki gelecekte yer bulamayacaklar kendilerine.

Özhan Marketler Zinciri Genel Müdürü İbrahim Özhan
Çalışma şekilleri müşteri ihtiyacına göre belirlenecek

Gelecek yüzyılın en önemli sektörlerinden biri olarak gösterilen perakende sektörü, ülke ekonomileri için dinamo denilebilecek bir öneme sahip.  Bu çerçevede üretim birimlerinin hızla artması, zorlu rekabet koşulları, binlerce farklı ürün ve değişen müşteri beklentileri nedeniyle sektörün nitelikli, etkin ve eğitimli personele olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırıyor. Sektörün gelecekteki eğilimleri temelde bu ihtiyacı karşılayamaya yönelik olacak. Sektörümüzü neler bekliyor özetlemek gerekirse eğer; gelecekte daha da önem kazanacak olan rekabet diyebilirim. Rekabet anlayışı fiyat düzeyindeki rekabetten sıyrılarak mağazaların lokasyonu, tasarımı, görselliği, ürünlerin seçimi ve sergilenmesi, markanın çekiciliği, eğitimli personel, hizmet kalitesi, güvenilirlik gibi fiyat dışı öğelerde kendisini göstermeye başladı ve bu gelecekte daha da farklı noktalara ulaşacak. Bu anlamda alınacak eğitimler, yetiştirilecek elemanlar ve yasal düzenlemeler sektörün daha sağlıklı yol alması ve herhangi bir olumsuzluğa meyil vermemesi için son derece önemli. Tüketicilerin satın alma odağına değer, kaliteli hizmet ve kolay erişim yerleştikçe de perakende firmaları da çalışma şekillerini müşterilerinin değişen ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde değiştirecek ve geliştirecek. Buradan yola çıkarak bu alanda meslek sahibi olabilmenin ön koşullarında önemli değişimler gerçekleştiğini ve gelecekte yeni koşulların oluşacağını söyleyebiliriz.

Snowy Market İş Geliştirme Müdürü Bülent Efe
Yerel marketler ve hard discount konsepti ciddi atılım yapacak

Perakende sektörü, içinde bulunduğumuz sene ve sonraki senelerde, yoğun bir tüketim toplumu olan ülkemizin ekonomisinde dinamizmini kaybetmeden, sürekli gelişmekte olan sektör özelliğini korumaya devam edecek. Organize perakendenin tüm sektör içerisindeki payı artarken yerel marketler ve hard discount konseptinin ciddi atılım yapacağı ve ulusal marketlerin ise daha düşük metrekare konseptler oluşturarak mahalli tüketiciye ulaşmaya çalışacağı süreçler yaşanacak. Bu gelişim sürecinde çeşitli şirket evlilikleri ve devir süreçleri de yaşanabilecek. Bu süreçlerde, müşterilerine en iyi hizmeti verebilen, sürdürülebilir fiyat standardını oluşturabilen ve inovatif projelerle farklılaşarak ses getirebilen yerel marketler, sağlam adımlarla istikrarlı bir şekilde büyümeye devam edebilecek.

Tamek Ev Dışı Tüketim Grup Müdürü Ercüment Kenar
Perakende sektörü kabuk değiştiriyor

Perakende sektörü tamamen discount olmaya başladı. Günümüzde bakkal devri bitiyor, yerel marketler kendisini yavaş yavaş yıpratmaya ve eritmeye başladı. Aynı zamanda küreselleşme market grup kanallarımıza da vurdu. Dev marketler birkaç büyük marketi de bünyelerine alıp kendi ürünlerini ön planda tutarak belli bir yere geldi. Discountlar çok şubeli ve sadece birkaç markayı ön planda tutuyor. Dolayısıyla perakende sektörü kabuk değiştiriyor. Hiçbir firma “ben yemiyorum al sen ye” demez. Marketin masrafı maalesef tüketicinin cebinden çıkıyor.  Firmalar da ona göre yapılanma yapıyor. Her ne kadar discountlar şimdi önemini artırmış olsa da bana göre bakkallar daha önemliydi. Discountlar bakkal kanalını değil de market kanalını alsaydı daha iyi olurdu. Discountlarda ödeme problemi yaşamıyorsunuz ama marketlerde yaşıyorsunuz. Ürünü sattığımızda 3-5 aylık çek vermeye kalkıyorlar. Discountlarda bu yok, nasıl anlaşmak isterseniz öyle oluyor. Ama tabii yine de bakkalların ölmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bir bakkalın sigara, gazlı içecek reyonuna baktığınızda ne kadar iyi veya kötü olduğunu anlarsınız. Artık hiçbir bakkal ya da kuruyemişte sigara reyonu dolu değil. Dolaplarında olan ürünler bile belirli markaların dışına kaymaya başladı. Dolayısıyla perakende sektörü kabuk değiştiriyor diyebilirim.

Yenigün Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Ruhi Alpagot
Büyük kar marjları artık kayboldu

Perakende sektöründe dünya artık çok küçük bir oluşum haline geldi. Bu arada tüm dünyada perakende fiyatları ucuz iş gücü olan ülkelerde üretim yaptırıldığından dolayı rekabete fazla açık. Böyle olunca da ucuz iş gücü ile yapılan ürünler tüm dünyayı sarmış durumda. Yani aslında her fiyat aynı olmak zorunda neredeyse... İnternet kullanımının fazlaca yaygın olmasıyla birlikte de anında herkes her ürünün fiyatını her yerde kontrol edebiliyor. Bunun yanı sıra dilediği yerden de alabiliyor. Büyük kar marjları artık perakende sektöründe kayboldu. Çok cüzi karlarla çalışıyor insanlar. Perakende sektörünü bekleyen en büyük tehlike de bu. Çok düşük karlarla yapılıyor satışlar. Bunun için de hesap kitap yaparken çok dikkatli olmak lazım. Kuruş kuruş hesap yapmak gerekiyor. Yerel firmalar da bu durumdan daha fazla etkilenecek. Çünkü yerel firmaların iş gücü maliyetleri diğer firmalardan daha fazla… Ulusal marketlerin ve ulusal yaygınlıkta üretim yapanların üretim maliyetleri tonajlarından dolayı çok daha ucuza mal oluyor. Aradaki fark da bundan kaynaklanıyor.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive