Eklenme Tarihi : 13 Mart 2014 Perşembe
Engin Yıldırım

İtibar yönetimi

''İtibar siz odayı terkettikten sonra arkanızdan yapılan konuşmalardan ibarettir'' der düşünür. Hayatımız boyunca yaptıklarımıza dikkatle baktığımızda aslında yaptığımız çoğu çabayı itibarımız için gösterdiğimizi görüyoruz.


İtibarın bireysel öneminin yanı sıra şirketler ve ülkeler bazında önemi fazlasıyla artmış durumda.  AVM'de yaptığımız pazarlama ve kiralama faaliyetleri ile markaya değer katmak, müşteri sayısı ve ciroyu artırmak, dolayısıyla mülkün değerini artırmak mümkünken, sosyal medyanın payıda bu değerin artışında önemli rol oynamaya başladı. Alışveriş merkezlerinde veya mağazalarda fotoğraf çekmek özel izin haricinde yasaktır. Ancak günümüzde cep telefonu ile fotoğraf çeken kişi sayısı gitgide artmaya devam ederken, bir fotoğrafı videoyu paylaşmanın süresi de giderek kısalıyor. AVM'de veya bir mağazada çekilip paylaşılan bir fotoğraf sizin onca çabanıza ve markanıza zarar verebilir. Dolayısıyla kısa sürede yıllarca kazanmaya veya korunmaya çalışılan itibar da bir anda zarar görebilir hale geldi. İtibar kazanılması zor ve zaman alan, çok değerli ve hassas bir değer ve kaynak. Kaybedilmesi veya zarar görmesi de bir o kadar kolay. İşletmeyi nasıl bir şirket kültürüyle ve hangi vizyonla yönettiğiniz çok önemlidir. Küçük bir ihmal veya hata yılların birikimi olan kurumsal itibara ciddi zararlar verebiliyor. Her gün basından ve sosyal ağlardan çok sayıda itibar kaybı örneği izliyoruz. İtibar yönetimi bir işletme için varlıkların ve değerlerinde yönetimidir.  Böyle baktığımızda avm işletmesi;  İletişim, halkla ilişkiler, kiracı ilişkileri, finansal yönetim, bilgi işlem, müşteri ilişkileri gibi tüm birimleri yakından ilgilendirdiği görülecektir.

Alışveriş Merkezlerinin, markaların, şirketlerin itibarının sürdürülebilir olması için sorumluluklarını çok iyi tanımlaması ve topluma değer katacak çalışmalar yapması gerektiğine inanıyorum.  Faaliyetlerini yürütüken maddi varlıklarının yanı sıra maddi olmayan varlıklara da sahip olması ve bu alanlara yatırım yapması gerekiyor. Şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık, yenilikçilik, tutarlılık, sorumluluk gibi evrensel yönetim ilkelerini hassas bir şekilde samimiyetle uygulamak gerekiyor. Bunun için ise faaliyetlerin uyumlu ve tutarlı olması ve risk planlaması olmalı.

Kurumsal itibar şirketlere çok sayıda fayda ve kolaylık sağlıyor. Şirketlere kazandırdıklarının bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
• Piyasa değerini ve marka değerini artırır.
• Kar marjını artırır
• Yeni ortaklar ve sermayeyi çeker
• Yeni müşterileri çeker
• Pazarlamayı kolaylaştırır
• Siyasi ilişkileri kolaylaştırır ve hızlandırır
• En iyi çalışanları çeker
• Çalışanların şirkette kalma sürelerini uzatır
• Müşteri ve çalışan bağlılığını artırır
• Yeni pazarlara girişi kolaylaştırır
• Paydaşlar ile ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlar
• Kriz risklerini azaltır
• Kriz durumunda zararlara karşı kalkan görevi üstlenir
• Sürdürülebilirliğe katkı sağlar
• Kurumsal özgüveni pekiştirir
• Fiziki olmayan varlıkları kapsayarak ifade kolaylığı sağlar.
• İletişimi kolaylaştırır.

İtibarlı işletme olmak bugünden yarına yapılabilecek bir eylem değil, sürekli ve tutarlı uygulamalar zinciridir. Şirketler itibar yönetiminin çok önemli olduğunu ve bu konuda birşeyler yapmaları gerektiğinin farkındadır. Kurumsal itibarın şirketlere ciddi rekabet avantajı sağladığı da fark ediliyor. Artık yönetimler bir iş yapmadan önce mevcut durumu analiz ediyor, ardından yapılan faaliyetlerle oluşturulan etkiyi ve şirket faaliyetlerine kattığı değeri ölçümlüyor. ''Ölçmezsen bilemezsin, bilmezsen yönetemezsin'' yaklaşımından hareketle itibarın yönetilebilmesi için kurumsal itibarın araştırılması ve ölçülmesi gerekiyor. Araştırmalarla beslenen başarılı bir kurumsal yönetim,  itibar yönetiminin ta kendisidir. 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive