Eklenme Tarihi : 28 Haziran 2010 Pazartesi
Yılmaz Pekmezcan

İstanbul PERDERde Reşat Narman Dönemi

Yaklaşık altı yıl önce söyleşilerle başlayan süreç, bu yıl kurultay telaffuzlarının yapıldığı, son derece demokratik ve örnek bir genel kurul ile Mopaş Marketler Birliği Genel Müdürü Reşat Narmanın üçüncü dönem başkanı seçilmesi ile son buldu. Sevgili Reşat Beyi tebrik ediyor, tertemiz başarı hikâyeleri ile dolu iş yaşamının bir sayfasını da PERDER için doldurmasını can-ı gönülden temenni ediyorum


İstanbul PERDER, kurulduğu günden bu yana geçen kısa süre zarfında Türkiyede varlığını kabul ettirmiş, güçlü ve potansiyel açıdan da geleceği olan bir sivil toplum kuruluşu olarak yerini aldı. Bu dönemki genel kurulda, kurucu başkan Erdal Tüfekçioğluna Onursal Başkanlık payesinin verilmesi ayrıca takdire şayan bir durum oldu. Sanırım bu çatının en önemli özelliklerinden bir tanesi de vefa duygusunun gelişmiş olması diyebiliriz. (Aynı güzel davranışı kuruluş sürecindeki katkıları nedeniyle Ergün Güler ve şahsıma Onur Üyeliği payesi vererek göstermiş olmaları da konunun bir ispatı). Sonuçta birbirleri ile sahada rekabet halinde olan insanların belirli ilkeler etrafında toplandıkları İstanbul PERDER çatısı altında, son derece güzel dostluklar geliştirerek işbirliği halinde olmaları ve gerektiğine birlerine destek vermeleri sanırım aranan bir iş birlikteliği olarak örnek teşkil ediyor. Kurucu başkan Erdal Tüfekçi döneminde istikameti ve temel misyonu belirlenmiş bir sivil toplum kuruluşu olarak PERDER, gereken birçok konu ve kurum ile temas gerçekleştirmişti. Dolayısıyla bu ilişkisel pazarlama dönemi sonrasında potansiyel sınırlarını keşfederek ulaşılabilecek noktaların ne kadar yükseklerde olduğu hissedilmişti. Yine birinci dönemde, derneğin belirlenen ve hissedilen istikametlerde büyüyebilmesi doğrultusunda gerekli olan altyapı hazırlıkları tamamlanarak PERDER yürümeye ve koşmaya hazır hale getirilmiş oldu. Bu dönemde atılan her adım, derneğin geleceği için son derece gerekli ve doğru adımlardı. Tüzüğü gereği ikinci defa başkanlık yapma şansı da bulunan Erdal Bey, demokrasilerde olması gereken, ancak bir türlü kullanılamayan bir mekanizmayı tercih ederek örnek bir davranışla, ikinci defa başkanlığa aday olmadı. Bu davranışı kendisinden sonraki başkan olan Turan Özbahçecinin de ikinci defa aday olmamasıyla devam etti. Bu durum son olarak 5 Haziran 2010 Cumartesi günü başkanlığa seçilen Reşat Narmanın da iki yılın sonunda aday olmayacağını ilan etmesiyle sanırım teamül haline dönüşmüş oldu. Kuruluşundan itibaren sürekli gelişim halinde olan bu yapı, aslında yerli perakendenin geliştirilmesi, organize olması ile güçlü bir ekonomik yapıya kavuşturularak ülkemizin gelişimine katkı sağlamayı temel bir ülkü olarak benimsedi. Temelinde iş birlikteliği yatan bu girişim, temel sorunlara birlikte kurumsal çözümler bulunması, gelişmişlik düzeyinin artırılması, bilgi ve teknoloji artırımı, birliğin gücünün yaygınlaştırılarak daha da etkin hale getirilmesi gibi konular başta olmak üzere birçok alanda çalışmalarına hız verecek. İkinci dönemde Turan Özbahçeci ile birçok güzel projenin hayata geçirilmesi ile adından sıkça bahsettiren PERDER, üçüncü dönemde artık ulusal oyuncuları içinde barındırabilecek ve ekonomik aktör olarak perakende sektörünün dış dünya ile uyum sağlayacak bir çizgide ilerlemesi gerekecek. Sanırım PERDER bu dönemde öncelikle genişleme konusundaki çalışmalarını hızlandırarak, genişlemenin boyutlarını belirlemeli. Aslında bu genişleme boyutu federasyon çatısı altında belirlenerek dernekler aracılığıyla gerçekleştirilmeli. Birçok ortak problemin ortak bir pota içerisinde eritilerek çözümlenmeye çalışılmasının öncelikli hedefler arasında yer alması muhtemel. Ancak bu süreçte üyelerin kurumsallaşma düzeyleri konusundaki çalışmalarına hız vererek, gelişime katkı sağlayacak projelere imza atmaları önemli. Sonuçta her biri ticari şirketlerden oluşan üyelerin, kârlılıklarını artıracak, gelişimlerine katkı verecek ekonomik her proje PERDERin geleceğe daha sağlam adımlarla yol almasını sağlayacak. Bu tür yapılar için en önemli ortak paydalardan bir tanesi de fayda. Üyelerin faydalandığı ve faydalanacağı her fikir, düşünce ya da proje hep destek görecek. Ancak ekonomik faydanın yanında sosyal faydanın da önemli olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalı. PERDER nihai olarak bir sivil toplum kuruluşu. Kendisinden ticari bir şirket performansı beklenmemeli. Hatta faaliyetleri tamamıyla o doğrultuda değerlendirilmemeli. Ülkenin demokrasi kültürüne olan katkıların yanı sıra sosyal sorumluluk çerçevesinde yürüttüğü projeleri artırarak devam ettirmeli. Bir sivil toplum kuruluşu olarak üyelerini en iyi şekilde temsil etmeli, haklarını gerektiği gibi korumalı, onların bilgi, görgü ve kültürel gelişmelerine yönelik her türlü aktiviteyi organize edebilmeli. Her kantitatif (nicelik) büyümenin sonundaki temel sorun; kalitatif (nitelik) olarak aynı büyümeyi sağlayamamaktır. Sanırım büyümenin devamında kurumsallaşma adına gerekli nitelik çalışmaları bu döneme damgasını vuracak ve standartlar belirlenecek.İnancım odur ki; Reşat Narmanın mütevazı, birleştirici, ciddi, samimi, inançlı ve kararlı şahsında üyelerinin her türlü sorunlarının çözümünde İstanbul PERDER kendisinden beklenenin üzerine çıkarak Türk perakende sektörünün gelişimine uluslararası standartlarda katkı sağlamaya devam edecek. Yolunuz açık olsun Reşat BeyBir araya gelmek bir başlangıçtır, beraberliği sürdürmek bir ilerleme...Beraber çalışmaksa gerçek başarıdır. Henry Ford

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive