Eklenme Tarihi : 20 Mayıs 2013 Pazartesi

İçerik nedir ve neden çok önem kazanacak?

Sosyal medya eğer sizin de artık kaçınılmaz biçimde ilginizi çekmeye başladıysa olasıdır ki, “içerik” sözcüğünü de son zamanlarda sık sık duymaya başlamışsınızdır. Önümüzdeki dönemde çok daha fazla duyacağınızı garanti edebilirim. Epeydir, “iletişim” ve “medya” alanında büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Yakın zamana kadar bilgiyi ve iletişimi merkez medya toplar, sonra bunu geniş kitlelere (okuyucu, tüketici) dağıtırdı.


Online yayıncılık ve sosyal medya ağlarıyla birlikte bu aracılı “geleneksel” yapı sona eriyor/erdi. Artık bilgi/iletişim geniş kitlelerin ve hatta herkesin katılımıyla “birlikte” sağlanıyor. Hepimiz hem anlık olarak bilgi üretiyor, hem de anlık olarak bu bilgileri tüketiyoruz. Birebir, grup ya da toplu iletişime geçerek bu bilgi akışını istediğimiz gibi yönetiyoruz.

“Merkez” ve “kontrol” kayboldu ve hep birlikte muazzam bir şeffaflık dünyasına adım attık.
Haliyle bu değişim ve dönüşüm bilinen tüm süreç ve kavramları değiştiriyor. Değiştirmek de zorunda.
Artık bir marka olarak bilgiyi/iletişimi önce toplayan sonra da geniş kitlelere dağıtan ve genellikle hantal işleyen “merkez medyaya” ne ihtiyacınız var, ne de tahammülünüz!

Bilginin, iletişimin büyük bir hızla dolaştığı ortam ve süreçte, markasını ayakta tutmak isteyen her şirket bu yeni ekosisteme bir an önce ayak uydurmak zorunda. Facebook, Twitter, Youtube artık milyarlarla ifade edilen kullanıcı kitlesine ulaşmış durumda, daha onlarca platformu ve her geçen gün kamu ya da özel sektör yatırımlarıyla derinleşen dijital uygulama ve süreçleri de kattığınızda büyük bir ağın oluştuğunu kolayca görüyorsunuz.

Bu tablo bize şunu net biçimde gösteriyor: Artık milyonlarca insan kendi aralarında “her şey” hakkında konuşuyorsa, siz de bu konuşma sürecinin parçası olmak zorundasınız. Aslında siz isteseniz de istemeseniz de zaten konuşuluyorsunuz. Ama bu konuşmayı bugünden tezi yok artık profesyonelce yönetmelisiniz. “Profesyonelce”den kastım, düzenli olarak konuşmalara katılmanız, istikrarlı biçimde konuşmaları “dinlemeniz.” İşte, bu noktada bu yeni sürece ilişkin bilgi ve farkındalık derinliğiniz artıkça ve organizasyonel olarak sürecin parçası haline geldikçe “içerik” kavramıyla daha fazla tanışacaksınız. İçerik, en yalın tanımıyla, sizin hedef kitlelerinizle iletişim, ilişki ve bağ kurmanızı sağlayan yazılı (metin), görsel (video, fotoğraf, grafik, infografi vb), işitsel (ses dosyaları) her türlü ürün demektir. Ama bu kadarlık tanım yalnızca bize teknik bir bilgi vermekten ibaret.
Gerçek içerik, sizin metin, görsel ve işitsel olarak oluşturduğunuz içeriklerin ruhunu oluşturan “değeri”dir.

Örneğin, perakende sektöründeki bir marka için, içerik, hedef kitlesi, tüketiciler için ifade ettiği “değerlerdir”.

Bu bilgi ağı için, milyonlarca kişinin kendi aralarındaki konuşmalar için sizi tercih etmelerini sağlayacak “değerleri” birer içerik parçası haline getirerek dolaşıma sokmanız, dolaşımdaki içerikleri izlemeniz ve yeniden değerleyerek bu bilgi ve enformasyon döngüsünü sürdürmeniz içerik ağınızı ve yönetiminizi belirler.

“Değer” sözcüğüyle kastettiğimiz şey ise, ürün ya da hizmetlerinizin tüketiciler için rakibinize göre kattığınız farklılık ve yararların bütünüdür.
Ürün ve hizmet kaliteniz, müşteri hizmetleri kaliteniz, ürün/hizmet hızınız, fiyatlarınız, güvenliğiniz, yenilikçiliğiniz, iade garantileriniz, benzersizliğiniz ve daha onlarca unsur, sizin içerik değerlerinizin parçasıdır.

İşte bu değerlerinizi ve içeriklerinizi artık geleneksel medyaya ya da kendi haline terk edemezsiniz; onları bizzat sizin oluşturmanız ve yönetmeniz gerekir. Benzersizliğinizi hedef kitlenize, bizzat kendiniz göstermeli ve doğrudan bağ kurmalısınız. Ticaretin temel kuralını işletmelisiniz: Müşterileriniz neredeyse siz de orada olmalısınız!
Marka ile tüketiciler arasındaki “ilişki” önümüzdeki dönemde öylesine “derinlik” kazanacak ki, neredeyse her “tüketici hareketi” birebir ilişki yönetimine dönüşecek. Haliyle, bu ilişkiyi, web siteniz, bloğunuz, facebook sayfanız, twitter hesabınız, youtube kanalınız, e-postanız ve daha başkaca yollarla yönetmeniz gerekecek.

Bu her marka için kaçınılmaz bir süreç olacak. Önemli olan bunu rakibinizden önce yapıp yapmayacağınız. Bu nedenle, artık sosyal medya planlaması sizin için yeterli değil. Bir an önce sosyal medyanın kalbini oluşturan “içerikle pazarlama” sürecine geçmeniz gerekiyor. Şeffaflığı, dürüstlüğü, açıklığı, güveni temel alarak markanızı ve değerlerinizi “içerikle pazarlama” ile yeniden inşa etmeye ve kendinizi geleceğe taşımaya hazırlanmalısınız.
Aksi halde, işiniz çok zor, hem de çok…

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive