Hem fırsat hem risk: Orta Doğu (2)

Dünyanın dört bir tarafına ürün ihraç eden Türk firmalarının en önemli pazarları arasında yer alan Orta Doğu ve çevresi, son yıllarda değerini daha da artırdı. Özellikle bölgede yaşanan Arap Baharı rüzgârını arkasına alan markalar, ihracat hedeflerinde Orta Doğu’yu ilk sıraya aldı. Öte yandan bazı Arap ülkelerinde yaşanan iç karışıklar bölgeye yapılan ihracata sekte vursa da Orta Doğu, Türk markaları için vazgeçilmez bir pazar görüntüsü çiziyor. İlk bölümünü dün yayınladığımız haberimize bugün de devam ediyoruz

Eklenme Tarihi : 01 Mart 2013 Cuma
hem-firsat-hem-risk-orta-dogu-2

Uğur TATLI

Arap halklarının demokrasi, özgürlük ve insan hakları taleplerinden ortaya çıkan Arap Baharı’nın etkisiyle Orta Doğu ve çevresine yapılan ihracat son yıllarda önemli bir ivme kazandı. TÜİK verilerine göre geçen yıl en fazla ihracat yapılan 3 ülke Almanya, Irak ve İran oldu. Değersel olarak en fazla ihracat artışı sağlanan ülkelerin başında ise yüzde 185 ile Libya geldi. AB’ye yapılan ihracat yüzde 7 gerileyerek 58 milyar dolar seviyelerine inerken, Orta Doğu’ya gerçekleştirilen ihracat yüzde 12 artarak 27 milyar dolara çıktı. Sadece verilen bu rakamlar bile Türk firmaları için Orta Doğu ve çevresinin gün geçtikçe değer kazanan bir pazar olduğunu gösterirken, özellikle Suriye’de yaşanan iç savaşın ardından Orta Doğu’ya yapılan ticarette sıkıntılar yaşanmaya başlandı.

Ürdün, Irak,  Lübnan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Yemen, Mısır, Tunus, Libya, Cezayir, Fas’a çeşitli ürünler ihraç eden Türk firmaları, merkezi bir noktada yer alan Suriye’deki karışıklıklar yüzünden daha maliyetli olan ve daha uzun zaman alan deniz yolunu tercih etmeleri sebebiyle kar marjlarında kayıplar yaşadı. Öte yandan bölgedeki siyasi istikrarın yeniden yakalanacağını söyleyen yetkililer, Orta Doğu’nun Türk firmaları için vazgeçilmez bir pazar olduğu görüşünde birleşiyor.

Haberin dün yayınlanan ilk bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

“Suriye’deki gelişmeler ihracatımızı etkiledi”
Orta Doğu’da Mısır, Lübnan, Ürdün, Suudi Arabistan, Yemen, Katar, Birleşik Arap emirlikleri, Bahreyn, Irak gibi önemli ülkelere ürünlerini ulaştırdıklarını anlatan Selva Gıda Genel Müdürü Mehmet Karakuş, Suriye’de yaşanan iç savaştan önce bu ülkeye de ihracat yaptıklarını söyledi. Bölgede yaşanan karışıklıkların Suriye’ye ihracat gerçekleştiren tüm üreticileri etkilediği tespitinde bulunan Karakuş, “Suriye’de yaşanan olaylardan biz de etkilendik. Suriye’de bu olumsuzluklar yaşanırken Orta Doğu’nun diğer bölgelerine ihracatımız devam ediyor. Suudi Arabistan ve Irak’ta büyümeye devam ediyoruz” diye konuştu.

Seyidoğlu, alternatif pazarlara yöneldi
Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarının Seyidoğlu için değerli ihracat alanları olduğunu aktaran Seyidoğlu Genel Müdürü Mehmet Göksu, Avrupa’da yaşanan krizin de etkisiyle Orta Doğu ülkelerine öncelik tanıdıklarını dile getirdi. Seyidoğlu olarak Orta Doğu ve çevresinde pazar payını artırdıklarını belirten Göksu, “Filistin’den Cezayir’e Libya’dan Mısır’a kadar olan bölge ülkelerinin pek çoğuna ihracat yapıyoruz. Afrika pazarında da yeni pazarlar arayışındayız” şeklinde konuştu. 15 ülkeye ürün ihraç ettiklerini söyleyen Göksu, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerine en çok helva, reçel, tahin, pekmez sattıklarını ifade etti.

“Orta Doğu'da yaşanan değişimler ve sancılı dönem ister istemez ihracat yapan firmaları etkiliyor” diyen Göksu, sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa merkezli yaşanan kriz ve Orta Doğu'da yaşanan değişime karşın firma olarak ihracatımızda bir azalma yaşanmadığı gibi tam aksine artış gördük. Daha önce mal satmadığımız Cezayir, Libya gibi ülkeler şu anda ihracatımızda en ön sırada yer alıyor. Firma olarak ihracatta tüm firmaların yaptığı gibi pazar zenginleştirmesine gidiyoruz. Sadece bir pazara bağlı kalmak sıkıntı doğurabilir. Bu anlamda Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına mal satarak bu riskin üstesinden geliyoruz. Bölgede olayların durulması ve yeniden güven ortamının sağlanmasının ardından Türk firmaları adına büyük fırsatlar doğacak.”

Sunar Grup, Suriye’den umutlu
2009 yılından bu yana Orta Doğu ülkelerinin tamamına ihracat gerçekleştirdiklerinin altını çizen Sunar Grup Pazarlama Direktörü Mevlüt Nacar, “Şu andaki stratejimiz bölgedeki markalaşma çalışmalarımızı artırarak hem Türk markalarına hem de Sunar markasına duyulan güveni perçinlemek. Orta Doğu tüccarları yüz yüze iletişime önem veren sıcakkanlı insanlar. Bu nedenle sürekli iletişim kurmak ve olabildiğince pazar ziyaretleri yapmak gerekiyor. Biz de uygun koşullarda olabildiğince sık pazar ziyaretleri yapmaya özen gösteriyoruz. Günümüz dünyasında tüketici ihtiyaçları sadece Avrupa’da değil Orta Doğu ülkelerinde de büyük bir hızla değişiyor ve gelişiyor. Bizler de ziyaretler sırasında sadece ilişkileri güçlendirmekle kalmayıp aynı zamanda pazarın nabzını yerinde tutmuş ve pazarı daha yakından gözlemlemiş oluyoruz” diye konuştu.

Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan iktidar değişimleri Türk gıda ürünlerine duyulan güveni artırdığını söyleyen Nacar, “Buradaki tüketiciler Türk ürünlerini denedikçe ürünlerimizdeki kaliteyi ve ayrıcalığı keşfetti. Yani Kuzey Afrika’daki gelişmelerin Türkiye ihracatının lehine olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Beşeri şartlarından dolayı ihracat anlamında Suriye’nin Sunar Grup için stratejik bir noktada olduğuna değinen Nacar, “Suriye bizim için ağırlığı olan bir pazar durumundayken son bir yıldır ciddi talep daralması yaşadığımızı söyleyebiliriz. Daha önceden Suriye’nin güneyindeki ülkelere karayolu ile Suriye üzerinden rahatça ulaşım sağlanabilirken şu anda görece daha maliyetli olan ve daha uzun zaman alan deniz yolunu kullanmak zorunda kalıyoruz” diye konuştu.

Suriye’de yaşanan durgunluğun yaklaşık bir yıl daha süreceği öngörüsünde bulunan Nacar, “Ticari açıdan öte vicdani açıdan bölgedeki karışıkların bir an önce çözülmesi ve bölgenin huzura kavuşması en büyük temennimiz. Sunar Grup, yurt dışı satış stratejisinde riski toplamak yerine riski dağıtmayı ilke edinen global bir firma. Şu anda Latin Amerika’dan Uzak Doğu’ya kadar uzanan 70’in üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz ve ihracat hedeflerimiz doğrultusunda geçtiğimiz aylarda faaliyete giren yeni rafinasyon tesisimizin sunacağı ek kapasite sayesinde bu sayıyı artırmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Teksüt Orta Doğu’ya önem veriyor
6 yıldır Irak’a ürün gönderdikleri bilgisini veren Teksüt Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Arınık, o bölgenin damak tadına uygun labne, kaymak gibi ürünleri tüketicilerle buluşturduklarını söyledi. Geçtiğimiz günlerde Teksüt markalı sütlerin Erbil’de satışa sunulduğunu kaydeden Arınık, ilerleyen dönemlerde Bağdat’a da süt ihraç etme hedefinde olduklarını belirtti. Arınık, sözlerine şöyle devam etti: “Teksüt olarak, Irak ve ABD’ye yaptığımız toplam ihracatın miktarı 3,5 milyon dolar civarında. Şu an bu ülkelere ihracını yaptığımız çeşitler tercihlere göre farklılık gösteriyor. Orta Doğu ülkelerinde yağlı ürünler daha çok tercih edildiği için en çok kaymak, tereyağı, kaşar gibi çeşitler ilgi görüyor.”
Arınık ayrıca, Suriye’de yaşanan karışıklıklara rağmen Orta Doğu ülkeleriyle temas halinde olduklarını söyledi.

Üçge, Afrika pazarını mercek altına aldı
Mağaza ekipmanları ve depo raf sistemlerinde 36 yıldır perakende sektörüne hizmet veren Üçge, Orta Doğu’daki çok sayıda ülkeye ihracat yapıyor. Dubai, Ürdün, Umman, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt gibi perakendenin daha hızlı geliştiği ülkelere ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Üçge Pazar Geliştirme Yönetmeni Cenk Esidinç, Orta Doğu’nun önemine dikkati çekerek “Son yıllarda Orta Doğu ülkelerinde büyük projeler gerçekleştirdik. Son dönemde özellikle Suriye ve İran’daki siyasi iktidarsızlıklar çalışmalarımızı olumsuz etkiledi. İran ve Suriye de geçmiş yıllarda parlayan yıldızken maalesef karışıklar yüzünden pazar durma noktasına geldi. Bu daralma neticesinde daha farklı pazarlara da yöneldik. Son 3-4 yıldır Afrika pazarını büyüteç altına aldık ve çok büyük ilerlemeler kaydettik. Bugüne kadar Afrika’da 6 ayrı ülkede fuar organizasyonlarına katıldık” açıklamasında bulundu.

Yörsan, alternatif pazarlara yöneliyor
Avrupa Birliği’nin kendi yerel üreticisini korumak amacıyla aldığı politik karar gereğince 2001 yılından bu yana AB ülkelerine süt ve süt ürünleri satmadıklarını hatırlatan Yörsan Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yörük, “Bu şartlar altında pazar olarak Orta Doğu coğrafyası büyük önem arz ediyor. Orta Doğu pazarlarına yönelik yaptığımız çalışmalar neticesinde özellikle son 2 yıl içinde başta Irak ve Suudi Arabistan olmak üzere Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt piyasalarında aktif durumda bulunuyoruz” diye konuştu.

Orta Doğu’da yaşanan gelişmeleri Suriye özelinde değerlendiren Yörük, “Komşumuzun içinde bulunduğu durum jeopolitik konumu itibariyle Türkiye’nin Orta Doğu’ya inen ticaretini de ciddi anlamda sekteye uğrattı. Çoğunlukla süre ve maliyetler anlamında karayolu nakliyesi ile ulaşmayı hedeflediğimiz birçok noktaya bu kaos durumu sebebi ile farklı ve daha zahmetli yollardan ulaşıyoruz” ifadelerini kullandı. Türk firmaları açısından Orta Doğu piyasasında yer almayı ‘olmazsa olmaz’ olarak nitelendiren Yörük, “Farklı kıta açılımları ve yeni ülke operasyonları ile ihracat hamlemizi destekleme çabası içinde olmamıza karşın Orta Doğu’da olmak bizler için vazgeçilmez bir zorunluluk. 2013’te hedef pazarlarımız arasında Bahreyn, Katar, Umman ve Ürdün bulunuyor” dedi.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive