Eklenme Tarihi : 11 Temmuz 2011 Pazartesi
Vedat Diriker

Neden olmuyor? 2

Kıymet bilmiyoruz da ondan. Eskiler çok kullanırdı bu lafı. Oğlum biraz kıymet bilin. Elinizdekinin değerini bilin. Her zaman da şükretmeye gönderme yapan dini bir baskılamayla değil. Öyle de olsa bir sakıncası yok belki de ama işin sırrı gerçekten kıymet bilmede biraz da.


Neyin kıymetini mi? Her şeyin... Çok mu geniş oldu? Peki, önce kendi sektörümüze dönelim öyleyse. Önceliğimiz ne? Kapital mi? Mağazalar mı? Elimizdeki mal mı? Satış rakamları mı? Her birini kaybetmekten deli gibi korktuğumuz, azalmasına eksilmesine ya da elimizden çıkmasına dayanamayacağımız büyüklükler. Benim önceliğim hiçbiri değil. Kaybedersem yerine koymakta çok zorlanırım şüphesiz onları da. Ve elbette ki kıymet bilin oğlum uyarısının içini onlar da doldurur, dodurmalı ama benim önceliğim, insan. Tepedeki yöneticisinden, kapıdaki bekçisine kadar insan... Kıymet bilmiyoruz ne yazık ki. İnsanın kıymetini bilmiyoruz. Kıymet bilmeyince de ona yatırım yapmıyoruz. Onu geliştirmeye, eğitmeye, uzmanlaştırmaya, güçlenmesine olanak sağlamaya yatırım yapmıyoruz. Bırakın yatırım yapmayı onu yok sayıyoruz hatta pek çok zaman. Kapitalden, mağazadan, buzdolabından, sevkiyat araçlarından daha az düşünüyoruz onu hatta. Çok abarttığımı düşünen var mı? Varsa bir kez daha baksın yakın, uzak çevresine öyleyse. Personelinin mutluluğunu, yüzünün gülmesini, evine ekmek götürebilip götüremediğini önemseyen, kendisini geliştirmesine, bırakın destek olmayı buna olanak tanıyan kaç tane patron tanıyorsunuz? Hele hele kendi sektörümüzde... Şu ülkenin gelişmeye en açık, en yüksek ciroları yapan, en yüksek sayıda istihdam sağlayan, istihdam potansiyeli en hızlı büyüyen sektörüne bakın. Şirket büyümelerinin zorunlu olarak getirdiği kariyer planları olmasa kendi personelinin gelişimine kaynak ayıran kaç perakendeci var? Peki, neden yok? Kıymet bilmiyoruz da ondan. İnsanın kıymetini bilmiyoruz. 2011 yılında ortaya çıkan 110 bin kişilik yeni istihdamın 30 binden fazlasını 38 perakendeci sağlıyor. İstihdamın başını çeken sektör personel devir hızları açısından da ilk sırada. Personel sirkülâsyonu yüzde 30lara dayanmış durumda. Bu konudaki deneyimler bize, devir hızı yüzde 20lerin altına çekilmedikçe başarılı olunamayacağını bağırıyor oysa. Bunun nedenleri olarak yine ne patronlar ne yöneticiler iğneyi kendilerine batırmıyorlar ve perakendeciliğin çalışanlar tarafından geçici iş olarak görüldüğünü söyleyip kendi sorumluluklarından kurtuluyorlar. Oysaki bu yaklaşım gerçeği yansıtmıyor, gerçek olması mümkün de görünmüyor bana. Bir sektör, bir yandan ekonominin lokomotifi olacak bir büyüme gösterecek, her geçen sene sektörün rakamsal büyüklüğü, satış rakamları, karlılıkları diğer sektörlerin çok önünde olacak, sektör her yıl, yüzlerce yeni yönetici, müdür, direktör üretecek, sektörün imkânları artacak ama yine de çalışanlar perakendeyi geçici iş olarak görecekler. Neden? Neden böyle olsun? Bunun tek bir cevabı var. Patronlar çalışanları geçici işçi olarak görüyor. Birkaç özel örneği saymazsak kendi yöneticilerini kendi içinden çıkarmaya çaba gösteren ve bunu için de mesleki eğitime kaynak ayıran, personelinin kıymetini bilen, onun sadakati için yalnızca parasal imkânları değil, onun işinde söz sahibi olmasının imkânlarını da, onun değer gördüğünü hissetmesini sağlama çabalarını da ortaya koyan işverenler ne yazık ki yeterince yok. Gelen gidiyor. Çok az çalışan, perakende sektöründe güvenli bir gelecek görüyor. Çünkü biliyor ki, yönetimler kendisine, biri gider biri gelir gözüyle bakıyor. Bu kadar insan odaklı, bu kadar insanla başlayıp insanla biten bir sektör için ne kadar acı bir tablo değil mi? Ama bir kasiyerin, bir mağaza müdürünün ya da bir tezgâhtarın müşteri açısından ne denli önemli olduğunu da en iyi bizler biliyoruz. İster sektörün içinden olun isterseniz yalnızca müşteri, satışın son noktası olan yüzlerce kadronun yüzünün gülmesinin, mutluluğunun satış için ne kadar önemli olduğunu bilirsiniz. Bırakın insana yatırım yapmayı insani bir vazife olarak görmeyi, yalnızca yılsonundaki rakamlarımızı artırmak istiyorsak bile bu çabayı göstermeliyiz. Eğer insan unsurunun kıymetini bilmezsek, kıymetini bilmemiz gerekenler listesi içinde saydığımız her unsuru kaybedebiliriz.Perakende, insanla başlayıp insanla biten bir sektör olarak, personelini, kıymeti bilinmesi gerekenler listesinin en başına koymalı.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive