Limonata ikinci baharında

Geçmişi asırlar öncesine dayanan limonata, son yıllarda deyim yerindeyse yeniden keşfedildi. Anne limonatası, düğün limonatası, büfe limonatası 4 yıl önce şişeye girerek ciddi bir pazar payı oluşturdu. Birçok marka en azından 1 çeşit limonata piyasaya sürerken, satışlar da bu geleneksel lezzeti çok sevdiğimizi gösteriyor. Markaların en önemli hedefi ise genellikle yaz aylarında içilen limonatayı dört mevsim tüketilebilecek bir içecek konumuna taşımak

Eklenme Tarihi : 09 Eylül 2011 Cuma
limonata-ikinci-baharinda
Uğur TATLISıcak, nemli, bunaltıcı yaz günlerinde serinlemenin en lezzetli yollarından biri olan limonatanın ana malzemesi olan limonun kökeni Çine dayanıyor. İlk limonatanın izlerine 14üncü yüzyılda Mısırda rastlanırken bu limonatanın; limon suyu ve bal karıştırılarak elde edilen ve soğutularak içilen bir çeşit içecek olduğu biliniyor.Geçmişi bu kadar eskiye uzanan limonata, bir zamanlar sadece evlerde ve pastanelerde yapılan bir içecekti. 2007 yılı itibarıyla markalaşarak market raflarında yer almaya başladı. Belki de bugüne kadar pastaneler, düğün salonları, çay bahçelerinde oynadığı başrol ile insanların kafasına yer etmiş olması, limonatanın market rafları ile gelecek şöhret basamaklarında bir engel oluşturdu. Bu kısır döngüyü ilk olarak Uludağ, Haziran 2007de limonatasını piyasaya sürerek kırdı. Limonatayı ambalajlı olarak piyasaya süren ilk firma olan Uludağ, 2 yılda satışlarını yüzde 800 artırdı. Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) verilerine göre, piyasaya ilk sürüldüğü 2007de bin 290 litre civarında limonata tüketilirken 2008de bu rakam 11 kat artarak 14 bin litreye ulaştı. 2009 yılının ilk 5 ayına bakıldığında tüketim bir önceki yılın aynı dönemine göre 12 kat artarak 8 bin litre seviyelerine geldi. MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ, meyveli içecek kategorisinin limonata sayesinde büyüdüğüne dikkati çekerek, 2008 yılında 2007ye göre yüzde 24; 2009un ilk 5 ayında 2008in aynı dönemine göre yüzde 18 büyüdüğünü dile getirdi. Öte yandan Nielsen Araştırma Şirketinin yapmış olduğu araştırmada 2010 yılında 66 milyon litreyi aşan limonata satışı gerçekleştirildi. Geçen yılın verilerine göre limonatanın meyve suyu pazarındaki payının ise yüzde 10,4 olduğu belirtildi. Ayrıca meyveli içecek pazarının geçtiğimiz sene yüzde 13 büyüdüğü, limonatanın bu kategorideki payının yüzde 38e ulaştığı vurgulandı.Uludağın ardından iştah kabartan bu pazara; Doğanay, Aroma, Pınar, Exotic, Kilikya, Tamek, Cappy, Sarıkız ve birçok marka farklı tasarımlarıyla giriş yaptı. Tüketicilerin limonataya bu denli rağbet göstermesinin ana nedeninin, gıda tüketme bilincindeki artışla doğru orantılı olduğu tahmin ediliyor. Aynı zamanda şirketlerin geleneksel bir tat olan limonataya Ar-Ge çalışmalarında ciddi bütçeler ayırmaları da limonatayı ayrı bir yere konumlandırdı. Limonata markaları ise hali hazırda var olan, benimsenen limonatanın pratik ve uzun ömürlü ambalaja girmesi, rahatça her yerde bulunması doğrultusunda tercih edilen bir içecek türü haline geldiği düşüncesinde birleşiyor.Limonata güvenilir gıda kapsamındaTürkiyede faaliyet gösteren tüm meyve suyu firmalarını aynı çatı altında toplayan MEYEDin Genel Sekreteri Ebru Akdağ, ev yapımı tadında limonatanın ambalajlarda tüketicinin beğenisine sunulmasıyla ulaşılabilirliğinin arttığını ve aynı oranda ilgiyi üzerine çektiğini söyledi. Akdağ, Meyve suyu ve benzeri ürünler, içerdiği meyve oranına göre 4 ana kategoriye ayrılıyor. Bunlar tamamen meyveden dönüşen ve meyve oranı yüzde 100 olan meyve suyu; yapıldığı meyveye göre meyve oranı yüzde 25 ile 99 arasında değişen meyve nektarı; meyve oranı yüzde 10 ile 24 arasında olan meyveli içecek ve yüzde 10un altında olan aromalı içecek. Piyasaya sürülen limonatalar da meyveli içecek kategorisine giriyor. Bugün tüketicilere farklı tat, ambalaj ve üretim şartlarında hazırlanmış birçok ürün seçeneği sunuluyor. Bu ürünler sağlığa uygun koşullarda, gerekli denetimlerden geçerek piyasaya sunulduğu için güvenilir gıda kapsamında yer alıyor. Aslında tüketicilerin açıkta satılan limonatadan ambalajlı ürünlere kaymasında, güvenilir gıda tüketme bilincindeki artışın ve olası sağlık problemlerinden kaçışın etkisi olduğunu tahmin ediyoruz. Meyveli içeceklere Türk Gıda Kodeksinin ilgili tebliğinde yer alan hükümlere uygun olmak kaydı ile koruyucu katkı maddesi eklenmesine izin veriliyor. Ancak üyemiz olan birçok meyve suyu üreticisi, kullandıkları teknoloji buna imkân sağladığı için koruyucu içermeyen limonata seçenekleri ile raflarda yer alıyor şeklinde konuştu.Limonatanın büyüme grafiğini sürdüreceğini ifade eden Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: Yeni oluştuğunu söyleyebileceğimiz limonata pazarının yüksek bir potansiyele sahip olduğunu belirtmekte yarar var. Buna ek olarak pazara yeni tasarımlar ile giren ve ürün çeşitliliğini artıran firmaların da payı büyük. Tüketicilerin beğenisini kazanan limonatanın büyüme grafiğini sürdüreceğini tahmin ediyoruz. Buna paralel olarak bu iştah kabartıcı pazardan pay almak isteyen üreticilerimiz de artacak. Katlanarak devam eden artışlar, yerini doğal olarak yüzdesel artışlara bırakacak. Diğer bir deyişle, büyük bir sıçramayla bu maratona katılan limonata bundan sonraki yolunu adım adım alacak. Uludağ bir ilki gerçekleştirdiTürkiyenin ilk ambalajlı limonatası Uludağ Limonata fikrinin, Türk halkının bu kadar severek tükettiği bir içecek, neden bir endüstriyel ürün olmasın? sorusuna cevap olarak ortaya çıktığını anlatan Uludağ İçecek Kıdemli Marka Müdürü Utku Erdem, Evlerde annelerimizin yaptığı, ev dışında ise genelde büfelerde, pastanelerde tüketilen bir içecek olan limonatayı, her noktada aynı lezzet ve kalitede tüketicilerle buluşturmak üzere çalışmalara başlandı. 2007 yılının Haziran ayında Uludağ Limonata ilk defa tüketicilerin beğenisine sunuldu dedi.Limonatanın, yüzde 10 meyve oranı ile yüzde 25in altında meyve konsantresi içeren gazsız içecekler kategorisinde bulunduğuna değinen Erdem, Uludağ Limonatanın limonata segmentinde ciro bazında Türkiye genelinde yüzde 65in üzerinde, bazı bölgelerde yüzde 75i bulan bir pazar payına sahip olduğunu ifade etti.Sektöre dair tespitlerde bulunan Erdem, 2007 yılından bu yana her yıl ciddi oranlarda büyüyen bir sektör söz konusu. Limonata tüketiminde mevsimsel alışkanlıkların ilgili önemli bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Limonata, özellikle sıcak günlerde serinletici bir içecek olarak tercih edildiğinden yaz aylarındaki ortalama satışlar kış aylarına göre 5-6 kat fazla olabiliyor diye konuştu.İhracat ayağında Uludağ İçecek olarak 30 bayi ile 42 ülkede ürünlerinin satışa sunulduğunu söyleyen Utku Erdem, Uludağ Limonatayı ABDden İrana, Belçikadan Türkmenistana 20nin üzerinde ülkeye ihraç ediyoruz. Sene başından beri 1 milyon litrenin üzerinde Uludağ Limonatayı Türkiye sınırları dışındaki tüketicilerle buluşturduk. Özellikle Almanya gibi Türk nüfusunun yüksek olduğu bölgeler başta olmak üzere farklı ülkelerde de pazarlama faaliyetleri planlıyoruz dedi. Üretim tesisleriyle ilgili de bilgiler veren Erdem, şunları söyledi: Uludağ İçecek olarak tüm pet şişe üretimlerimizi Bursa Yenicede 20 bin 500 metrekarelik alana sahip meşrubat dolum tesisimizde gerçekleştiriyoruz. Cam şişe ürünlerimiz ise Bursa Çaybaşında bulunan 10 bin metrekarelik alana kurulu maden suyu fabrikamızda üretiliyor. Her iki tesis de ileri teknoloji kullanımları ile dünya çapında sayılı tesisler arasında bulunuyor.Limonata pazarının önemli bir potansiyele sahip olduğuna dikkati çeken Erdem, pazarlama yatırımını artırdıklarını, öncelikli hedeflerinin arasında mevsimselliği törpüleyip, limonatayı sadece yazın tüketilen bir içecek olmaktan çıkarmak olduğunu kaydetti.Pratik ve uzun ömürlü ambalaj faktörüAroma Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEOsu Mahmut Atom Duruk, geleneksel bir tat olan limonatanın tüketiciler için iyi bir içecek alternatifi oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: Limonata önceden beri var olan ve halkımız tarafından sevilen bir tattı. Biz bu geleneksel tadı Aroma kalite ve lezzetiyle tüketicimize sunmak istedik. Var olan ve benimsenen bir tadın değerlendirilmesi fikri ile Ar-Ge birimimiz çalışmaya başladı. Tüm yeni ürünlerimiz oluşturulurken izlediğimiz bir süreç var. Bu süreçte birçok veri ile birlikte oluşabilecek talebi de inceliyoruz. Yaptığımız ön araştırmaların olumlu sonuçlanması neticesinde 2007 yılının Temmuz ayında Aroma Limonata raflardaki yerini aldı. Geleneksel bir tat olan limonatanın, Aroma kalite ve lezzetiyle tüketiciye sunulması üzerine yapılan çalışmalar sonucunda ürünümüz ilk olarak cam şişe ambalajlarıyla piyasaya sunuldu. Daha sonra da tüketicinin olumlu reaksiyonu doğrultusunda karton ambalaj alternatifi oluşturuldu. Firmamızın bu ürünle önemli bir başarının sahibi olduğunu ve sektördeki firmalara öncülük ettiğini söyleyebiliriz.Limonatanın pratik ve uzun ömürlü ambalaja girmesiyle ev tüketiminde ciddi bir artış sağlandığını belirten Duruk, Serinletici ve halkımızın alışık olduğu bir tat olan limonatanın pratik ve uzun ömürlü ambalaja girmesi ve rahatça her yerde bulunması doğrultusunda çokça tercih edilir bir içecek haline geldiğini söyleyebiliriz. Pratik ve uzun ömürlü ambalaja girmesi ile beraber bu ürünün ev tüketiminde ciddi bir artış gerçekleşti. Süpermarketlerde daha önceden hiç satılmayan ürün satılmaya başladı. Ayrıca açık limonatayı daha önceden satmayan kafe, restoran, büfe ve çay bahçeleri, paketli limonatanın kullanım kolaylığından dolayı bu ürünü tercih ettiler. Tüm bu etkenler talebi olumlu yönde etkiledi. Aroma olarak limonatanın satışlarımızı ve ciromuzu olumlu yönde etkilediğini ve tüketicilerimiz için iyi bir içecek alternatifi oluşturduğunu söyleyebiliriz dedi.Üretim süreçleriyle de ilgili bilgiler veren Mahmut Atom Duruk, Aroma Limonatanın en önemli farkı koruyucu içermemesi. Uygulanan pastörizasyon tekniği sayesinde ürünümüz hiçbir koruyucu ilavesine gerek kalmadan, uzun süre sağlıklı şartlarda raf ömrünü koruyabiliyor. Ayrıca Aroma Limonatayı geliştirirken, geleneksel limonata tadında olmasına, içiminin serinletici ve rahat olmasına dikkat edildi. Ar-Ge ekibimizin yoğun çalışma süreci neticesinde en uygun tadı yakaladığımızı düşünüyoruz. Tüketicilerimizin olumlu dönüşleri de bugüne kadar bunu doğrular nitelikte şeklinde konuştu.Aromanın limonata pazarı ile ilgili geleceğe dair önemli hedeflerinin olduğunu aktaran Duruk, sözlerini şöyle sürdürdü: Ayran gibi Türkiyenin geleneksel tadı olan limonatada da tüketicilerin bir süre sonra kalite arayışına geçip, firmalar arasında kaliteli olanı ön plana çıkaracaklarını düşünüyoruz. Şu an yurt içi satışlarımız belli bir düzeyde devam ediyor ve ayrıca ihracatını da yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde ihracatımızın artarak süreceğini düşünüyoruz. Yurt dışında limonata pazarı yeni yeni geliştiğinden, önümüzdeki günlerde bir genişleme olacağını, bunun da tüm limonata markaları için bir fırsat oluşturacağını söyleyebiliriz. Limonata, kategorisinde lokomotif görevi görüyor2009 yılının Temmuz ayında raflardaki yerini alan Cappy Limonata, farklı şişesiyle dikkati çekiyor. Limonatanın bütün yaş ve gelir gruplarını yakalayan bir içecek olduğunu vurgulayan Cappy yetkilileri, paketli limonata pazarının hızlı gelişmesini evde yapılan, pastaneden büfeden alınan limonatadan gelen alışkanlığa bağlıyor. Cappy yetkilileri konuyla ilgili şunları söyledi: Limonata sektörü büyüyen bir pazar. Perakende rakamlarına göre limonata pazarı 2010da yüzde 32 büyüyerek, 54 milyon litrelik bir kapasiteye ulaştı. Ev dışı tüketimle birlikte bu rakamın 86 milyon litreye ulaştığını görüyoruz. Paketli limonatanın hayatımıza girmesi ile birlikte limonata meyveli içecekler kategorisinin de lokomotifi oldu. Meyveli içecekler pazarı geçtiğimiz sene yüzde 13 büyürken, limonatanın bu kategorideki payı yüzde 38e ulaştı. Limonata bütün yaş gruplarını ve gelir gruplarını yakalayan bir içecek. Evde yapılan, pastaneden, büfeden alınan limonatadan gelen bir alışkanlık var. Yazın serinlemenin geleneksel yolu limonata. Paketli limonata pazarının da bu kadar hızlı gelişmesi de bu alışkanlıktan kaynaklanıyor. Büyük oyuncuların girmesi ile pazar belli bir doygunluğa ulaştı. Rekabetin artması ile limonatanın büyüme grafiğini sürdüreceğini ama büyüme hızının yavaşlayacağını düşünüyoruz. Limonatamız, diğer meyveli içecek ürünlerimiz gibi aseptik PET hattında el değmeden en modern teknoloji ile üretiliyor. Üretim sürecinde ısıl işlem uygulayarak, steril şartlar altında şişeleme yapıyoruz.Exotic, ev tipi limonata ile başarıyı yakaladı2001 yılında sıkma-ev tipi limonata üretimine başlayan Exoticin tüm satışları içinde limonatanın payı yüzde 20yi buluyor. Şirket Kurucusu Özbek Özşahin, en önemli amaçlarının evlerde tüketilen limonatayı her yerde tüketilen bir içecek haline getirmek olduğunu vurguluyor. Özşahin, Geleneksel anlamda evlerde üretilmekte olan limonatayı, sıkma ev tipi limonata konseptiyle 2001 yılı yaz sezonunda şişelenmiş olarak satışa sunmaya başladık. Buradaki en önemli amacımız evlerde tüketilen limonatayı her yerde tüketilen bir içecek haline getirmekti. Adana kökenli olduğumuz için aile büyüklerimizi arayıp danışarak en lezzetli limonatayı nasıl elde edeceğimize dair ipuçları aldık. Böylece onlardan aldığımız tariflerle gerçek ev yapımı lezzetinde ve tarifinde limonata üretmeye başladık diye konuştu.Üretim aşamalarıyla ilgili de detaylar veren Özşahin, limonatalarının içinde; su, sıkma limon suyu ve şeker ilavelerinin olduğunun altını çizerek şunları aktardı: Limonatamızın içindekiler bölümünü okuduğunuzda; su, sıkma limon suyu ve şeker ibarelerini görürsünüz. Evde yaptığımız gibi limonun kabuğunu şeker ile harmanlayıp, su ve taze sıkılmış limon suyu ekleyerek üretim yapıyoruz. Tek farkımız bizim bunu yüksek hacimlerde yapıyor olmamız. Tabii ki her zaman olduğu gibi sıkma ve taze olan bir ürün olduğumuz için yine kısa raf ömürlü ve soğuk zincir ürünüyüz. Bu bağlamda rakip firmaların ürünlerinin hem içerikleri, hem de raf ömürleri bizden farklı.Ürün yelpazelerinin içinde sıkma portakal suyu satışlarının daha fazla olmakla birlikte, limonata ürününün toplam satışlarının yüzde 20sini oluşturduğunu dile getiren Özşahin, bu yüzdelik dilimin yıllar içinde artacağını belirtti.Exotic markası olarak doğal ürünlerin tüketiminin her geçen gün biraz daha artacağına ve tüketiciler tarafından tercih edileceğine inandıklarını anlatan Özbek Özşahin, Limonata ürünümüzün bu bağlamda çok iyi bir alternatif oluşturduğuna eminiz. Geleceğe dair hedeflerimiz arasında limonata satışlarımızın her geçen gün artırarak devam ettirmek ve bu sektörden daha fazla pay almak isteği var açıklamasında bulundu.Ciromuzu yüzde 15 artırdıkÜrün gamında daha önce şalgam suyu, nar ekşisi ve limon sosu bulunduran Kilikya, 2010 yılında yapmış olduğu Ar-Ge çalışmaları sonucunda, bu yılın Şubat ayında Kilikya Limonatayı tüketicilerin beğenisine sundu. Kilikya Yönetim Kurulu Başkanı Selahiddin Nas, Kilikya, geleneksel lezzetleriyle dünyadaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, modernizasyon ve Ar-Ge yatırımlarını sürdüren bir firma. 2010 yılında Ar-Ge çalışmalarına başlamış olduğumuz limonatanın pazara girişini bu yılın Şubat ayında gerçekleştirdik. Çok kısa sürede limonata satışlarımızla ciromuzu yüzde 15 artırdık dedi.Hedeflerinin geniş bir kitleye yayılmak olduğunu kaydeden Nas, Tüketicinin genel olarak yaz aylarında tükettiği limonataya yılın her ayında içilebilecek sağlıklı bir ürün olduğu görüşünden yola çıkarak gerek reklam, gerekse dönemsel kampanyalarla farklı bir ivme kazandırmayı planlıyoruz. Hedefimiz, farklı ambalaj çeşitleriyle daha geniş bir kitleye limonatalarımız içirmek. Ayrıca uluslararası pazarda hedef kitlemizi artırıp gelecek nesillere daha sağlıklı üretim yapmak da hedeflerimiz arasında bulunuyor şeklinde konuştu.Besleyici değeri yüksekLimonatanın sıcak yaz aylarında keyif verici bir içecek olmasının dışında sağlık açısından da çok yararlı olduğunu dile getiren Diyetisyen Aysen Arıcan, limonata tüketiminin sıvı ihtiyacının bir bölümünü karşılamasının yanı sıra içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde dengeli beslenmeye de katkıda bulunduğunu söyledi. Arıcan, C vitamini yönünden zengin ve besleyici değeri yüksek bir içecek olan limonatayla ilgili şunları söyledi: C vitamini görme fonksiyonlarını düzenler, hücre yenilenmesine katkıda bulunur, antioksidan özelliği ile yaşlanmayı geciktirir ve en önemlisi enfeksiyonlara karşı vücut direncini artırır. Özellikle çocuklarda kışın görülen enfeksiyonların sayısı ve şiddetinin azaltılması amacıyla limonata öneriliyor. Limonata vücudun sıvı ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunur. Gün içerisinde ara öğünlerde tüketilerek kan şekerinin düşmesini önler. Halsizlik ve yorgunluk gibi düşük kan şekeri belirtilerini ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Ayrıca limon aroması, mide bulantısını azaltıcı özelliktedir. Soğuk içilmesi sebebiyle hamilelikteki bulantıların engellenmesinde rahatlıkla faydalanılabilir. Aynı zamanda limon suyunun hipertansiyon hastalarında tansiyonun düşürülmesinde etkili olduğu uzun yıllardır kabul edilen bir bilimsel gerçek. Limonatanın diğer gazlı, şekerli ve asitli içeceklere göre daha besleyici olduğu da bir gerçek. Son olarak limonatanın diğer birçok yiyecek ve içecekte de olduğu gibi ölçülü tüketilmesini tavsiye ediyorum.Elmalı Limonata Malzemeler (4 kişilik)2 adet limon1 adet limon kabuğunun rendesi1 adet yeşil ekşi elma1/2 adet portakalın kabuğu (2 tatlı kaşığı kurutulmuş portakal kabuğu rendesi kullanabilir)4 çorba kaşığı toz tatlandırıcı veya 6 çorba kaşığı şeker2-3 dal taze naneBuzSu Yapılışı:Toz tatlandırıcı veya şeker, doğranmış yeşil elma, limon kabuğu rendesi ve portakal kabuğu rendesini taze nane yaprakları ve 5-6 parça buzla beraber blenderden geçirin. 1 litrelik cam kavanoza aldığınız bu karışıma limonların suyunu da ilave edip kavanozu su ile doldurun. Kavanozun kapağını sıkıca kapayıp buzdolabına kaldırın. 2-3 saat sonra soğuyan limonatanızı ince bir süzgeçle süzerek limon dilimiyle süslediğiniz bardaklarda servis yapın.Bu röportaj Market dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive