Eklenme Tarihi : 10 Mayıs 2012 Perşembe
Vedat Diriker

Buyurun yuvarlak masaya!

Evet, aynen öyle, buyurun yuvarlak masaya! Ya da eşit güçler masasına ya da eşitler masasına ya da herkesin sözünün eşit değerde olduğu bir karşılıklı saygı masasına... Hiç ertelemeden, öyle lafı döndürüp dolaştırmadan, türlü türlü bahaneler uydurmadan, buyurun ötekini ötekileştirmeden dinlemeye... Buyurun, herkesin birbirini saygıyla dinlemesine dayanan o basit ilkeye...


Yuvarlak masayı round table olarak kullanmaktan özellikle kaçınıyorum, çünkü ta tapınak şövalyelerine, krallara kadar giden, hatta bazı dinsel imaları çağrıştıran çok çeşitli anlamlar yükleniyor round tablea, bizim onlarla ilgimiz yok. Yuvarlak masanın benim için bu kadar önemli olmasının nedeni; şirketlerdeki demokratik karar alma süreçlerini, dolayısıyla da sektörümüzü geliştirebilecek yeni fikirleri filizlendirebilecek bir altyapıyı simgelemesi. Bizim gibi müdürü, amiri, patronu (artık o toplantıda kim varsa eli eteği öpülecek, onu) masanın başına oturtup, o konuştukça başını sallamaya, o gülerse gülmeye, o kızarsa surat asmaya endeksli şirket yapılarında, yuvarlak masanın varlığı bile ürkütücü olabilir. Belki masa yine yuvarlak olur da, masanın etrafındaki koltuklardan biri biraz daha yüksek olur. Sadece görüneni görüp, ardındaki zihniyeti algılayamadığımız, anlayamadığımız başka örneklerde olduğu gibi. Oysa ne diyordu Küçük Prens: Gerçeğin mayası göze görünmez. Birinin veya birilerinin şirkete bir yuvarlak masa koydurabilmesi de azımsanmayacak kadar önemlidir bence. İlk adımdır en azından ve bu ilk adım, zamanla o yüksek koltuk da alçalır ümidini beraberinde getirir. Peki, tam olarak nedir yuvarlak masa ile kastettiğimiz? Etrafında oturan herkesin eşit söz hakkına sahip olduğu, alınan kararlarda herkesin etkin rol oynadığı ve elbette o kararların sonuçlarından da herkesin eşit derecede sorumlu tutulduğu bir toplantı masası benim burada sözünü ettiğim. Önce düşünceyi/düşünmeyi, sonra kararı ve sorumluluğu paylaşma anlayışının esas olduğu çok açık. Fakat bu demek değil ki yuvarlak masanın etrafında oturan herkes böyle düşünüyor. Bir günde bir şirketteki bütün masaları dikdörtgen olmaktan çıkarın ve hepsini yuvarlak masalarla değiştirin ve o şirket demokratik bir yönetime kavuşsun... Olacak şey değil tabii. Bu kadarı, benim basit hayal dünyamda bile gerçekleşmez. Ancak böyle bir zihniyeti yerleştirme yolunda atılacak her adımı önemsemekten de geri durmam. Peki, bu niye lazım? İşte, mesele orada... Asıl soru bu. Ulu patron, yüce müdür, asil amir, ne de güzel her şeyi bilerek yönetmiyor mu şirketi? Ak diyorsa ak, kara diyorsa kara. Biz de gereğini yerine getiriyoruz. İyi de bu yüce bilgiler nereden geldi? Yine şu duayenlik durumu mu? Güldürmeyin beni. O yüce aklın küçük bir mağazanın küçük bir kasiyerinden öğrenecek ne kadar çok şeyi olduğunu gördüğüm sayısız örnek geldi geçti, 15 yıllık perakende günlüğümden. Boşuna demiyorum, meselenin düğümlendiği nokta orası diye. Bizim o fikirlere ihtiyacımız var, diyebilmek önemli. Bu, işin birinci kısmı... İkinci kısım da o kadroların kendilerine bildirilen her kararı eleştirel bir gözle ya da tam tersi koşulsuz bir önkabulle ele almalarını önlemek, yani onları kararların asıl sahibi yapmak... Yuvarlak masanın moderasyonu da -mümkün olduğunca- sahadan gelenlere bırakılmalı. Bu, patronlar ve müdürler için de ayrı bir ders niteliğinde olabilir. Toplantı kısmen kendi iradeleri dışında dönerken, bir an için olaya dışarıdan bakabilme lüksünü elde edebilirler. Eh, bu da az şey sayılmaz hani... Her fırsatta elbette toplantıyı verimli kılmaya yetecek kişi sayısını aşmayacak ölçüde geniş bir katılımla- yuvarlak masaları oluşturmalıyız. Dinlemeliyiz. Patronluğu, amirliği bir tarafa bırakıp, sahadan gelecek bilgiye, tecrübeye, sıcak kaynağa gözümüzü kulağımızı açmalıyız. Zaman içinde, dönüşümlü olarak farklı kadroları da bu toplantılara katmalı, onlara da şirketin bir parçası olduklarını hissettirmeliyiz. Böyle bir yaklaşım, patronluk pırpırlarımızı eksiltmez. Dinleyen daha çok dinlenir, saygı gösteren daha çok saygı görür. Daha geniş kadroların daha demokratik bir katılımla yer aldığı toplantılardan çıkan kararların çok daha sağlıklı bir biçimde hayata geçirildiği, böylelikle şirket kadrolarının eğitim ve zihniyetinde önemli gelişmeler sağlandığı, er ya da geç anlaşılacaktır. Yine herkesin bildiği ve hiç kuşku yok ki- uyguladığı basit bir konuyla vaktinizi aldım. Daha nice yuvarlak masalarda buluşmak üzere...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive