Eklenme Tarihi : 06 Şubat 2013 Çarşamba
Remzi Tekeli

Güç ve ilk izlenim

Güç, yönetimde, iş dünyasında, politikada kısacası insanların rol oynadığı her alanda son derece önemli bir kavram… Özellikle son yıllarda büyük organizasyonlardan çok bireylerin ortaya çıkması, bu organizasyonların gerçekleştiremeyeceği bir vizyon ve determinasyon oluşturan birey liderlere ihtiyaç duymalarına neden oluyor.


Üstelik bu liderler halktan kişiler. Onların da çeşitli fikirleri vardır; hata yaparlar, ders alırlar ve tüm bunlara dayanarak iş hayatında köklü değişiklikler gerçekleştirirler. Yine de dışarıdan bakıldığında çok özel insanlar gibi görünürler. Oysaki onlar kişisel güç ve etki ilkelerini çok iyi uygularlar.

Güç, başkalarını etkileyebilme mi yoksa bir kimsenin başkalarını, kendi istediği yönde davranışa sevk edebilme yeteneği midir? İki tarif de doğru; güç kavramı daima kişiler arasındaki ilişkileri ifade eder.

Şimdi gözümüzde canlandıralım. Bir odada çok zengin üç adam var. İçeriye kiralık bir katil giriyor. Üç zengin adam da diğerlerini öldürmesi için kiralık katile çok para teklif ediyorlar. Kiralık katil hangisinin teklifini kabul eder? Tabi ki kendisinde en güçlü izlenimini yaratan adamın teklifini dikkate alır. Çünkü gücün nerede olduğuna inanıyorsak, oradadır.

Etkileme, başkalarının bizim görüşümüzü ya da görüşlerimizi hoşnutlukla kabul edip bu görüşleri aynı hoşnutlukla diğer insanları etkileyebilmek için kullanmaları sürecidir. Bu tanım, etkilemenin zorlama ya da yönetme süreçleriyle bir tutulmaması gerektiğini ortaya koyar. Etkilenen kişinin başarısının temel göstergesi, onun diğer insanları olumlu bir biçimde etkileyebilmesidir. Başkalarını etkilemek gücümüzü artıracağı gibi, gücümüz arttıkça da başkalarını daha kolay etkileyebileceğiz.

Bilindiği gibi becerileri başkalarını örnek alarak ya da taklit ederek öğrenerek geliştiririz. Birçok insanın başkalarını etkileme konusunda güçlü yönleri vardır. Ancak işin ilginç tarafı birinin güçlü olduğu nokta diğerinin zayıf noktası olabilir.

Tüm insanlar beğenilmek ve arzu edilmek isterler. Eğer bende böyle bir istek yok diyen birisi varsa, bilin ki ya yalan söylüyordur ya da ruhsal bozuklukları vardır. Karşınızdaki kişiyi yalnızca bir müşteri olarak görmeyin. Onlara ilgi göstermeyi deneyin. İnsanlar samimi ilgiyi hemen fark eder ve bunu hissettiklerinde satış açısından büyük yararı olan ömür boyu sürebilecek bir ilişkinin tohumları atılmış olur.

Vücut diliniz ve fiziksel görünümünüz nasıl, ne kadar beğeniliyorsunuz, görüntünüzle ne kadar ikna edicisiniz? Tanıştığınız kişiler üzerinde iyi bir izlenim ve etki bırakmak için on hatta dört saniyeniz olduğunu biliyor muydunuz? Yapılan yüzlerce araştırmanın sonuçları gösteriyor ki, biriyle tanıştığınız ilk birkaç saniyede hem kişisel hem de profesyonel olarak karşı tarafta izlenimler bırakırsınız. Biriyle tanıştığınızda ilk izlenimler beyne kaydolur ve ilişkinizin geleceğini belirler. Bu ilk izlenimlerin sizin belirleyeceğiniz biçimde oluşmasını hedeflemeyi asla unutmayın. Bir kişiyi ilk kez gördüğünüzde,  beyin o kişiyi derhal kategorize eder. Hatta bu ilk izlenimler adeta kaydedilir ve ilişkinizin geleceğinde belirleyici rol oynar. Daha sonra o ilk izlenimin etkisini değiştirmek ve yenmek oldukça güçtür.

Görüntü harekete geçirir!
İnsanlar tarafından ne kadar çekici görünürseniz, kariyeriniz, aile hayatınız ve ilişkilerinizde "evet" ya da "hayır" yanıtlarını almanız da o kadar etkili olur. Fiziksel görüntünün gücü asla inkâr edilemez. Yapılan araştırmalarda çekici insanların, beyin tarafından otomatik olarak başarılı algılandıkları görülüyor.

Tüm bunlar nereden çıktı diyebilirsiniz. Bu durum biz bebekken ortaya çıkar. Daha bebekken bu algıya kapılıyoruz. Daha doğarken güzele bakmak için programlanıyoruz. Güzellikten hoşlanmak daha bebeklik yıllarında başlıyor ve çocukluk boyunca artarak devam ediyor. Bu yüzden kozmetik sektörü en büyük sektörler içerisinde yer alıyor. Güzellik, yüzyıllardan bu güne sağlığın bir simgesi olarak kabul ediliyor. Kadın olsun erkek olsun... Çekici insanlar sosyal ortamlarda diğerlerine göre daha rahat davranırlar. Bunun nedeni, o ortamda bulunan kişilerin sadece bir kişiye sürekli aynı pozitiflikte bakmasından kaynaklanıyor.

İnsanlar rahat olmak isterler. İki veya daha fazla kişi arasındaki birbirine bağlı olma hissi uyumdur. İyi ve duyarlı bir iletişimci olmanın yolu uyum sağlayıp bunu korumaktan geçer. Uyum sağlamak sadece sözlü iletişimle gerçekleşmez. Sözsüz iletişimle de uyum sağlanır. Vücut dili ve ikna yeteneği birinci derecede önem taşırken konuşma becerisi ve geri bildirim ikinci derecede önemli hale gelir.
Bu durumlardan yola çıkarak rekabeti gözden kaçırmamak gerekir.

Özetle; ne giydiğiniz, saçınız, makyajınız, takılarınız, saatiniz, görüntünüzü oluşturan diğer unsurlarla birlikte duruşunuz, beden diliniz bir başka ilişkiyi başlatabilir, bitirebilir. Üstelik tüm bunlar siz ağzınızı açmadan gerçekleşir.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive