Güç ‘marka’da artık - 1

Perakende sektörü uzun soluklu bir yol. Başlangıcınızla devam ettiğiniz süre, hiçbir zaman kalan süreden daha fazla olmayacak. Hal böyle olunca da sektörde geliştikçe gelişmek, büyüdükçe büyümek gerekecek. Peki, ama nasıl? Her sokak arasında başka bir perakendeci varken bu nasıl mümkün olacak? Aynı sektöre hemen hemen aynı hizmeti sunan firmalar nasıl farklılaşacak? Markalaşmak adına nasıl bir yol izlenmeli? Marka stratejileri nasıl oluşturulmalı? Bu soruların cevaplarını sektörde söz sahibi olan firmalarla ve sektör için önemli isimlerle birlikte aradık

Eklenme Tarihi : 15 Ağustos 2014 Cuma
guc-markada-artik-1

Onur KAYA, Yaren ÖZ, İpek GÜL

Marka olmak sektörde koşulan yolun en çetrefilli parkuru belki de. Marka, bir ürünün, bir firmanın kimliği... Hatta kısaca her şeyi… Ancak marka nasıl olunacak? Sadece iyi olabilenlerin ayakta kalabildiği süreçte markanız nasıl bir farklılık yaratacak ki, tercih edilme sebebi olacak? Veya marka olmak hiç mümkün olmayacak mı? Her gelen aslında eskisini, her giden de gelecek olanı aratacak belki ama beklentiler karşılanabilecek mi? Tüketici mutlu olacak mı? Marka olmak, paha mı yoksa ulaşılabilirlik mi?

Yenilikçi çalışmalara ağırlık veriyoruz
Gülay Yalçınkaya
Altıparmak Müşteri İlişkileri ve Organizasyon Müdürü

Bal sektöründe lider bir firmayız. Marka açısından değerlendirecek olursak, kalite ön plana çıkıyor. Kalite, markamızı güçlü kılıyor. Marka farklılığımızı ise sektöre inovatif ürünler sunarak sağlıyoruz. En son sektöre “katla balla” adında bir yeni ürün sunduk. Çok iyi geri dönüşler aldık. Bu geri dönüşleri değerlendirerek yenilikçi çalışmalara ağırlık veriyoruz.

Markanın birinci kuralı kalite
Yüksel Danacı
Bağdat Baharat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Marka çok önemli bir olgu, markaya çok yönlü bakmak lazım... Sektörde 50’nci yılımızdayız. 2 kuşaktır yola devam ediyoruz ve bunu nesiller boyu devam ettirmek istiyoruz. Markanın birinci kuralı kalite... Kaliteden asla taviz vermeden, her şeyi kalite üzerine kurguladık. Ticari ortaklarımızla güvene dayalı bir ticaret ve sürekli güven veren bir kurum ve marka yaratmaktı amacımız. Yaptığımız araştırmalar sonucu bunu gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz. Türkiye’de ilk fabrikasyon üretimi yapan baharat firmasıyız. 3 tesisle hizmet veriyoruz. 3 yıl önce Ankara’da paketleme Ar-Ge ve Ür-Ge üssü kurduk. Şu an yüzde 80 kapasite ile çalışıyor. 1 yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz. Bugün Orta Doğu ve Avrupa’nın önemli firmaları arasındayız. Bu da tüketicinin teveccühünün ve iş ortaklarımızın bize olan güveninin göstergesi… Ancak daha yapacak çok şeyimizin olduğunun da farkındayız. Bunun için çalışmaya devam ediyoruz.

İstekler iyi anlaşılmalı
Uğur Uludoğan
Billur Tuz Türkiye Satış Müdürü Yardımcısı

Kaliteli ürün ve tüketici isteklerinin iyi anlaşılması gerekli... Tüketicinin yanında olduğunuzu ve halkın sağlığını düşündüğünüzü de iyi anlatabilmeniz gerekiyor. Samimiyet ve içtenlikte olduktan sonra hiç anlamasanız bile tüketici sizi marka yapıyor. Markamızı farklılaştırmak için ürün yelpazemizi genişletiyoruz. Bünyemizde mevcut olan ürünler piyasada var olan diğer tuz firmalarında yok. Tansiyon hastaları, demir eksikliği, tiroid hastaları için ayrı ayrı tuz çeşitlerimiz var. Ürün çeşitliliğimizi günden güne artırarak da farklılığımızı ortaya koyuyoruz.

Temel stratejimiz, bulguru markalaştırmak
Ziya Duru
Duru Bulgur Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

Ülkemizde Duru Bulgur’dan önce bulguru markalaştırmaya çalıştık. Özellikle 2000’li yıllarda marka algısı oldukça düşüktü. Bulgur, fakir yemeği olarak görüldüğünden, herkesin sofrasına koymadığı, misafirine ikram etmediği bir yemekti. Tüketicilerimizin gözünde bu algıyı değiştirmeye yönelik çalışmalarda bulunduk. Bu kapsamda pek çok çalışma yaptık. “Tarihinden tarifine” adlı bir bulgur kitabı yayınlamamız bu çalışmalarımızdan sonuncusu. Bu kitapta bulgurun tarihiyle alakalı tüm aşamaları aktarırdık. Aynı zamanda dünya sofralarında pişirilen yemekleri bulgur ile buluşturduk. Türkiye’de bulunan bütün şeflere, kişilere, restoranlara, otellere ve pek çok kişiye ulaştırdık. Böylece bulgurun, Türk halkı gözünde besleyiciliği dışında herkese ikram edilebileceği, özel bir besin olduğu algısını uyandırmaya çalıştık. Markalaşma anlamında en temel stratejimiz, bulgurun konumunu yükseltmek. Şu anda yaptığımız anketlerin sonucunda Türk halkının yüzde 65’i bulguru misafirlerini ikram etmek istemiyor, yerine pirinci tercih ediyor. Bulgurun insanların sahiplendiği, rahatlıkla misafirlerine ikram ettiği, pek çok yemek yapabilen bir ürün olarak algılanır hale gelmesini istiyoruz. Bu kapsamda çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

Şemsiye markalar yaratmayı hedefliyoruz
Metin Yılmaz
Düzey Tüketim Malları Genel Müdürü

Marka konusu çok önemli… Dünyayla kıyaslama yaparsak eğer, çok başarılı olduğumuz söylenemez tabii ama Türkiye içerisinde bu durum farklı. Çok önemli markalarımız var çünkü. Bunun arkasında yatan en önemli unsur da şu, Türkiye’de marka demek aynı zamanda kalite demek. Kaliteniz olmadığı sürece marka bilinirliliği yaratma şansınız da olmuyor. Ben de Türkiye’deki markalara bakınca işin bu kısmını çok açık olarak görüyorum. Bizim amacımız da mevcut markalarımızı, kalite marka ilişkisiyle yürütmek ve başarımızı sürdürmek. Bunun yanı sıra yeni ürünlerle yeni markalar yaratmayı da amaçlıyoruz. Marka farklılığımız için de daha çok şemsiye markalar yaratmayı amaçlıyoruz. Şemsiye markalar altında ürün çeşitlendirmesi yapmayı uygun görüyoruz. Çünkü bizim ürünlerimiz tarım, et, süt sektöründe olduğu için çok temel sektörlerde ürünler sunuyoruz. Bu yüzden o sektöre yeni markalar yaratmak yerine, şemsiye marka altında yeni ürün grupları geliştirmeyi amaç ediniyoruz.

Yeniliklerin peşinde koşuyoruz
Ömer Temel
Erpiliç Kurumsal İletişim Müdürü

Markalaşma konusuna geçtiğimiz yıl ciddi manada eğildik. 2 tane TV reklamı devreye aldık, bu reklamlarda Zara rol aldı. Markalaşma çabasının sağlam ve güçlü gerekçelere dayanması gerektiğine inanıyoruz. Beyaz et sektöründe teknolojik olarak üretim, kesim, besleme süreçlerinde sürekli yenilik peşindeyiz. Dünyada beyaz et sektörüyle ilgili bir yenilik, yeni bir teknoloji görürsek bunun peşine düşüyoruz, araştırıyoruz. Bize, müslüman bir ülkeye, Türk tüketicilerinin beklentilerine uygunsa, bünyemize dahil ediyoruz. Yeniliklerin peşinden koşan bir anlayışımız var. “Kuru Yolum” hayata geçen çok önemli bir örnek. Böyle bir uygulamayı Türkiye’de ilk başlatan biz olduk. Helal gıda kriterlerinde vazgeçmediğimiz standartlar var. Bize uygun olan her şeyin peşinde olmak, farklılaşma çabalarımızın içinde geliyor.

Beklentilere çok net cevaplar vermeye çalışıyoruz
Mertol Kurtoğlu
Eti Modern Kanal Satış Geliştirme Müdürü

Markamızla ilgili çalışmalarımız, tüketicimizle kurduğumuz ilişkiden geçiyor. Tüketicilerimizle çok yakın bir temas içindeyiz ve onların bizden beklediklerini ürünlerimize çok net olarak yansıtmayı amaçlıyoruz. Bununla ilgili olarak pazarlama departmanımız çok iyi çalışıyor. Ayrıca tüketiciye marka olarak verdiğimiz sözleri de tutmayı amaçlıyoruz. Bunun temelinde de tazelik kriteri, tüketicilerin üründen beklentilerinin karşılanması ve tüketiciye ürünü istedikleri her anda ve en doğru formatta iletme fonksiyonu yatıyor. Bu anlamda da markamızın tüketiciye verdiği sözü iyi bir ekiple birlikte tutmaya çalışıyoruz. Markamızı farklılaştırmak için de Eti çok güzel örneklere imza atıyor. Birbirini takip eden ve hep aynı okazyonlarda hitap eden ürünler yerine tamamen tüketicilerden gelen talepleri dikkate alarak inovatif ürünler üretme peşinde koşturuyoruz. Buna bağlı olarak tüketiciler yapılan inovasyonları gayet güzel şekilde kabul ediyor. Bu da bizi olumlu anlamda çok fazla cesaretlendiriyor. Sadece fiyatta farklılaşmayı değil, biçim olarak, tüketme motviasyonu olarak tüketicinin beklentilerini karşılamak çok önemli. Beklentileri karşıladığınızda da hem perakendeciye hem de tüketiciye gerekli olan marjı yaratmış oluyorsunuz. Biz de bunun peşinde koşturuyoruz. Yeni kategoriler ve yeni ürünlerle tüketicilerimizin karşısına çıkmayı hedefliyoruz.

Rakiplerimizden farklıyız
Murat Uysal
Hayat Su Ticari Pazarlama Yöneticisi

Bu yıl 30’uncu yılını kutlayan Hayat Su, Türkiye’deki ilk şişelenmiş su markası. Markamızın altında yatan en büyük güç, kalitemiz. 30 yıldır kalitemizden hiçbir şekilde ödün vermeden, geri adım atmadan, belli stantdartlar doğrultusunda tüketicilerimize ulaşmaya devam ediyoruz. İnsan odaklı olmak ve ürünlerimizi kaliteli bir şekilde tüketicilerimize ulaştırmak bizim için çok önemli. Ürünlerimizle ilgili tüketicilerimizde en ufak bir soru işareti olmaması, stratejilerimizin odak noktası. Türkiye’deki en geniş portföye sahip su şirketiyiz ve bu sektörün öncü firmasıyız. Rakiplerimizde ve sektörde olmayan ürünlerimiz var. Aynı zamanda ilk çevreci kapağı yurt içinde biz geliştirdik. Bu yüzden marka olarak diğerlerinden farklıyız.

Reklam yatırımları önemli bir unsur
Utku Karadeniz
Kebir Pazarlama Müdürü

Bizim bütün yatırımımız markaya. Fuar ve organizasyonlara katılmamızın amacı da markamızı daha iyi tanıtmak ve markamızın bilinirliliğini artırmak... Reklam çalışmalarına da önem veriyoruz. Televizyon, radyo, dergi… Her birinde marka bilinirliliğimizi artırmak için reklam çalışmaları düzenliyoruz. Türkiye’de de hemen hemen herkes kendi markasına yatırımı böyle yapıyor aslında. Markamızı bilen, tanıyan insanların yüzde 90’ı tereyağından dolayı tanıyor. Bizi farklılaştıran da zaten tereyağı... Biz Trabzon firmasıyız. Hem doğa hem de coğrafi koşulları zor bir bölge. Sütü zor bir şekilde alıp değerlendiriyoruz ama kaliteli ürün yapıyoruz. Fiyatlarımız da biraz yüksek oluyor ama insanlar beğenip alıyor.

 

Haber dizimizin 2'nci bölümüne yarın ulaşabilirsiniz. Yarın ki dizimizde Kim Market Genel Müdürü Hamit Akçay, Parex Genel Müdürü Ferhat Sucu, Üçge Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanvekili Okan Aras'ın görüşlerine yer vereceğiz.

Haberin 2'nci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz. 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive