Eklenme Tarihi : 03 Şubat 2014 Pazartesi
Semra Sevinç

“Global marka olmanın yolu…”

2014 yılının bu ilk aylarında sürdürülebilir perakende ile ilgili gerek markaların, tedarikçilerin ve gerekse perakendecilerin yapmış olduğu çalışmaları ve araştırmaları paylaşmak istiyorum sizlerle


Amerika perakende derneklerinden RILA,  65 bin satış noktası ve üye toplam cirosu 1,5 trilyon dolar... 2014 yılında üyelerine yön ve yol göstermek amacı ile “Sürdürülebilir Perakende Raporu” yayınladı.

Perakende sektörünün sürdürülebilirlik hedeflerini ve bu hedefler ile ilgili yol haritalarını oluşturan rapor, ülkemiz perakendecileri için de oldukça önemli noktaları içermektedir. Niye önemli sorusunun en önemli yanıtı, Türk perakendecilerin global arenada büyüme hedefleri ve Türk perakende markalarının uluslararası marka hedefleri doğrultusunda yaptığı başarılı çalışmalar.

Özellikle Türk markalarının yurtdışında 2013 sonu itibari ile bin 100 mağazasının olduğunu ve 2014 yılında bu sayıya 500 civarında yeni mağaza daha eklenmesi planlandığını düşünürsek global pazarlarda rekabet etmek için perakendecilerin yeni ekonominin yeni kurallarını yakından takip etmeleri gerekiyor.

Markaların gittikleri ülkelerde Avrupa ve Amerika’nın güçlü perakendecileri ile rekabet edecekleri düşünülürse yeni gelişmeler ve yenilikler daha da büyük önem taşımaktadır.

Araştırma sonuçlarından öne çıkanları sizinle paylaşmak istiyorum. Sürdürülebilir Perakende Raporu 6 önemli konuya dikkat çekiyor;
1. Perakende firmalarında sürdürülebilirlik ekiplerinin sayıları artıyor. Kurumların organizasyon şemalarında yeni kadrolar ve görev tanımları ortaya çıktı.
2. Pek çok şirket 2 veya 3 yılda yatırım bedelini geri ödeyen sürdürülebilir iş modellerine yatırım yapmaya başladılar.
3. Perakendecilerin sürdürülebilir iş modellerine yönelik çalışmaları artıyor. Bu alanda yaptıkları çalışmalar markaların farklılaşmalarını sağlıyor.
4. Perakendecilerin önemli bir bölümü ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda enerji, su, malzeme kullanımı ve atık geri dönüşümü ile ilgili ölçümlemeler yapmaya başladı. Yenilenebilir enerji kullanımı, atık yönetimi, su yönetimi, kimyasal kullanımı ile ilgili yeni stratejiler ve yol haritaları belirlemeye başladılar.
5. Perakende sektöründe markalara ve iş sahiplerine sürdürülebilir marka stratejileri ve iş modellerine geçiş ile ilgili baskıların çalışanlardan, rakiplerden, müşterilerden ve yasa koyucudan geldiği gözlemleniyor.
6. Perakende sektöründe başarılı olabilmek ve büyüyebilmek için iş modelleri ve marka stratejilerini bu hedefler doğrultusunda oluşturmak gerekiyor.

Tüm yukarıda belirtilen konulardan sonra kendimize dönelim…
Türk perakende sektörüne baktığımızda sektör üyelerinin sürdürülebilirliğe, sürdürülebilir marka ve iş stratejilerine baktığımızda neler görüyoruz?

• Türk perakende markalarının patronlarının ajandalarında sürdürülebilir iş ve sürdürülebilir marka stratejilerinin maalesef üst sıralarda yer almadığını söylemek çok yanlış olmayacaktır. Özellikle 2014’ün ilk günlerinde yaşanan döviz artışı ile birlikte ekonomik sürdürülebilirlik için en önemli konular döviz kiralama bedelleri, yurt dışından alınan ürünlerdeki fiyat artışları oldu. Karlılığını devam ettirmek isteyen kurumların organizasyon şemaları ve yeni fonksiyonlar ile ne kadar ilgilenebilecekleri konusunda çok iyimser olamayacağım. 2013 yılı itibari ile perakende şirketlerinin organizasyonlarına baktığımızda henüz organizasyon şemalarında sürdürülebilirlik yöneticisi veya sorumlusu unvanını taşıyan kişileri güçlü bir Türk perakende markası dışında görmüyoruz. Bu fonksiyonu görev tanımına eklemiş yöneticilerin varlığından henüz haberdar olamadık.

• Perakende patronlarının ajandalarında sürdürülebilir iş modelleri üst sıralara taşınmalı. Niye mi? Global pazarlarda uzun süreli oyuncu olmak istiyorlar ise, sürdürülebilirliği yalnızca bir sosyal sorumluluk ve çevre kısır döngüsünde bırakmayıp, yeni ekonominin en önemli kuralı olan bu yönetim modelini ajandalarına eklemeleri gerekiyor.

Değişen oyunun kurallarında ilk sırada işinizin karlılığı ile birlikte, toplumsal gelişime katkılarını göz önünde bulundurmalısınız.

Sürdürülebilir perakendecilik konusunda iyi bir örnek ile yazımı tamamlamak istiyorum. Bu örnek Migros. Güçlü gıda perakendecisinin sürdürülebilir perakende markası stratejisine baktığımız zaman neler görüyoruz?

Migros müşteri odaklı yaklaşımları ile işinin kalbine tüketiciyi koyduğunu çok açıklık ile gösteriyor. Yeni müşterinin beklentisi olan daha iyi, daha sağlıklı ve çevresel ve toplumsal duyarlılığı olan markaları satın alma isteğini bu markaları raflarına taşıyarak karşıladığını gözlemliyorum. Markanın ürün satın alım kriterlerinin sürdürülebilirlik ilkeleri ile oluşturulup oluşturulmadığı, bu konuda markanın bir değerlendirme kriterlerine sahip olduğunu netlikle söylemem mümkün değil. Diğer tarafta Migros’un sürdürülebilir iş stratejisinin bir parçası olduğunu düşündüğüm, markalı ürünlerde oluşturduğu kategoriler ile iyi tarım ve organik ürün çalışmaları da var. Sürdürülebilir perakendenin önemli bir ayağını oluşturan satış noktalarının tasarım ve işletiminin gerek bireyi ve gerekse çevreyi düşünerek verimli bir şekilde tasarlanması da yaptığı diğer çalışmalar olarak görülebilir.

Önümüzdeki günlerde sürdürülebilir perakende ile ilgili başarılı örnekler paylaşabilmek dileği ile... 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive