Eklenme Tarihi : 09 Ocak 2013 Çarşamba
Serdar Ersoy

Galleria’dan Super Regional Mall’a geçiş dönemi

Türkiye perakende sektörü Galleria’nın 1984 yılında açılmasından sonra çok hızlı bir gelişme gösterdi. Gelinen noktada 350’ye yakın AVM, 8 milyon metrekare kiralanabilir alanı barındıran bir pazar oluştu ve pazarda önemli paya sahip perakendeciler/markalar ortaya çıktı. Aradan geçen zamanda hem perakendeci hem Türk müşterisi karşılıklı olarak bu süreçten kendilerine pay çıkararak mesafe katetti


Bugün gelinen noktada Türk perakendecilik sektörü Orta Doğu’da, Kafkasya’da Doğu Avrupa ülkelerinde, New York’ta, Londra’da ve dünyanın daha birçok noktasında temsil ettiği ve başarılı bir şekilde yönettiği sayısız marka ve mağazacılık operasyonları ile elde ettiği başarılar sayesinde zirveye doğru koşuyor. Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde sağlanan bu başarı gelecekte birçok müteşebbise örnek teşkil edecek ve akademisyenlerin, sosyal araştırmacıların araştırma konusu haline gelecek.

Türkiye 10 yılda geçmişine kıyasla kendisinden beklenmeyen politik istikrar ve buna bağlı olarak ekonomik gelişme sergiledi. İnsanların ve dolayısıyla şirketlerin vizyonunun tabii oldukları devletlerin gücüyle orantılı olduklarını düşünecek olursak, bu süre zarfında Türk insanının, yöneticilerinin, markalarının vizyonu tüm dünyayı kuşatacak boyutlara ve hedeflere ulaştı. Bunun en önemli göstergelerinden biri, daha önce yurt içinde şehir özelinde ortaya konulan hedef ve yapılan açılımların yabancı ülkeleri de içine alarak genişlemesi. Neticede son 10 yılda perakende sektöründe dünya markalarına kafa tutan markalar ortaya çıktı.

Kavramlara takılmadan potansiyel coğrafyalara yelken açma zamanı!
Türkiye’nin ekonomi anlamında son dönemde gerçekleştirdiği en büyük değişiklik, yüzünü doğuya çevirmesi... Neo-Osmanlıcılık tartışmalarını da beraberinde getiren ve Avrupa’dan uzaklaştığı eleştirilerine neden olan bu adım aslında Türkiye’nin ekonomik büyümesinin temel taşlarından biri oldu. Yanıbaşımızda yer alan Irak’ı yıllarca görmezden gelirken, bu ülke şimdi Almanya’dan sonra en çok ihracat yaptığımız 2’nci ülke konumunda.

Bugün tartışılan Neo-Osmanlıcılık eksen kaymasından ziyade tam tersine eksenin yerine oturması olarak yorumlanmalı. Yıllar boyu kilometrelerce öteden gelip yanıbaşımızdaki komşularımızda Avrupa menşeli markaların mağaza açtıklarında bizim o bölgelere ilgimiz çok sınırlı seviyedeydi. Hiçbir büyük devlet sadece ahde-vefa olsun diye dış politika izlemez. Bugün commonwealth ülkeleri varsa neden eski Osmanlı toprakları olan ülkelerle işbirliği Neo-Osmanlıcılık olsun? Türkiye ne kadar doğru politikalar izlerse bu ülkenin markalarına bir o kadar fırsat demektir.

Zaman meydan okuma zamanıdır
Birçok büyük şirketin tepe yönetiminde Türklerin söz sahibi olması tesadüf değil. Çok hızlı değişen teknolojiye paralel olarak çok hızlı hareket eden gelişen ülkelerin insanı var artık. Türkiye ve özelde de perakende sektörü bugün Kazakistan’da, Rusya’da, Mısır’da, İngiltere’de, Amerika’da operasyonlarını kendisi yönettiği mağazalarını açma seviyesine geldi. Hızlı hareket eden, ortak geçmişi olan, komşu olan, sınırları paylaşan, ortak gelenek-görenekleri olan ülkelerde Avrupalı rakiplerine nazaran daha avantajlı durumda…

İspanya’nın hazır giyim lideri, üretiminin yarısını bu ülkede organize ediyorsa bu güç artık kendi üretimini kendisi pazarlamak durumunda… Bundan 10 yıl önce tek hedefi sadece elindeki ürünü satmak olan ve bunun öncesi, sonrası, sunumunu pek önemsemeyen perakende sektörü artık Avrupalı rakiplerini geride bırakacak bir marka itibarı yarattı. Bugün sunumuyla, koleksiyonuyla, ortak iş yaptığı profesyonel partneriyle, metrekare ciro verimliliğiyle bölgenin saygın ve tabiri caizse işi bilen ‘big brother’ı Türk perakende sektörüdür.

Önümüzdeki dönemde bölgede batının geçmişteki yanlış politikalarından dolayı geç gelen demokrasinin de oturmasıyla bölgenin daha istikrarlı hale gelmesi Türk perakendecilerinin bu bölgede daha çok işlerinin olduğunu gösteriyor. Bugün İran’da Türk markasını giymek için daha fazla para vermek isteyen, Irak’ta Türk markasının franchise olmak için elinden geleni yapan, Mısır’da oraya bir nevi ana oyuncu olarak giren, Kazakistan’da perakende sektörünü mağazacılık operasyonu ile farklı yöne doğru çekebilen Türkler, bu bölgenin şimdi ve gelecekte hem ekonomisine hem siyasetine yön vereceklerdir.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive