Eklenme Tarihi : 05 Ağustos 2011 Cuma
Vedat Diriker

En güçlü benim ya da gücümü paylaşırım

Üstelik gücümü paylaşmak beni zayıflatmaz hatta tam tersi daha da güçlenmemi sağlar, bunu görebilsem. Ve hatta hata yapma ihtimalimi de azaltacağı için şirketimi ya da yönettiğim yapıyı pek çok başka riskten de uzak tutar. Görev ve sorumlulukların daha geniş katılımcı bir şekilde delege edilmesi, hata olasılığını, yalnızca benim, elbetteki sınırlı zihnimin kapasitesinden çıkartarak azaltır.


Her konuda tek karar verici olarak üstüme aldığım sorumluluk çok büyük. Aldığım kararlardan birlikte çalıştığım tüm kadrolar etkileniyor ama kendilerini etkileyen sonuçları üreten süreçlere katılamıyorlar. Bu onları, sonuçların sorumluluğunu üstlenmekten de kurtarıyor, oysa onlar da bütün işin büyük bir parçası. Ama o tek karar verici büyük güç olmanın cazibesi var ya ondan da bir türlü vazgeçemiyorum. Bir çeşit padişah gibi hissediyorum.Aslında gerçekten de karar alma süreçlerini tek elden çıkartıp yaygınlaştıran ve yönetimin gücünü merkezden çevreye yayan anlayışın bizim lügatımıza girmesinin tarihi padişahlık dönemine dayanıyor. Tabi işin bu tarihi süreci farklı açılardan da değerlendirilebilir. Tarih bilgim beni yanıltmıyorsa ülkemizde ilk kez Tanzimat Döneminde gündeme geliyor âdem-i merkeziyetçilik. Güçlü bir merkezi yönetim yerine, yönetimin gücünü daha küçük noktalara dağıttığı, yerel yönetimlerin de insiyatif kullanabildiği ve ülke yönetimine katılabildiği bir yönetim şekli. O dönemlerde bu yönetim şeklinin imparatorluğu parçalamak için bir araç olarak kullanılması ihtimali de tartışılıyor ve yönetimde söz sahibi olanlar ya da olmak isteyenler arasında görüş ayrılıkları yaşanıyordu ama geçen süre içinde, desentralizasyon pek çok ülke ve şirket için kabul edilen bir yönetim şekli olageldi.Bugün, özellikle de coğrafi ve kadro anlamında hızlı büyüme içinde bulunan şirketler için vazgeçilmez bir yönetim şekli. Ancak pek çok örnekte, merkezin, daha doğrusu merkezin temsilcisi patronun, o gücün cazibesine kapılıp bütün şirket için büyük bir tehlike olan tek elden yönetimi bırakmaya sıcak bakmadığı görülüyor. Oysaki ülkemizdeki ve dünyadaki örnekler büyümeyle birlikte gelen yönetim zorluğunu en sağlıklı biçimde aşma yolunun desentralizasyon, âdem-i merkeziyetçilik olduğunu bize kanıtlıyor. Âdem-i merkeziyetçilik yani merkezin yokluğu ya da merkezin güçlerini çevreye dağıttığı bir yönetim şekli doğru uygulandığı takdirde dönerek daha güçlü bir şirket ve dolayısıyla daha güçlü bir yönetim ortaya çıkartıyor.Riskleri yok mu, var elbette. Eğer yeterli donanıma, deneyime, bilgiye ya da bu sorumluluğu alacak kişilik özelliklerine sahip olmayan kadrolara delegasyon yapılmışsa o noktada çatlamalar ve yanlış uygulamalar doğabilir ama yalnızca o noktada. İşin özünde de bu yatıyor. Hata bir tek karar vericiden çıkıp bütün şirkete yayılmadan, kararın alındığı nokta ile sınırlı bir etki alanı ortaya çıkartıyor. Üstelik doğru bir kadrolaşma ile birlikte yeterli denetim mekanizmaları da kurulursa hata yapılmadan müdahale etmek mümkün olabilir. Hem bu durumda şirket için kontrol mekanizmalarının duruma müdahalesi de daha kolay ve hızlı olabilir. Ve daha etkili, çünkü hatayı yapan ne de olsa bir yüce akıl değil de daha kolay uyarılabilecek bir kadro oluyor. Bu müdahale kolaylığı zorluğu sevimli görünmüyor ama maalesef bu da bir gerçek.Kaldı ki bu yönetim şeklinde risk tek karar vericinin olması halinden daha büyük değil. Çünkü yaşanan pek çok örnekte olduğu gibi o tek karar verici de her zaman işinin ehli olmuyor. Ya babadan oğula geçen bir iktidar devriyle ya da başka ilişkiler sonucu o en üst makamlar dolduruluyor. Bu büyük gücün sınırlandırılması ya da gücünü anlamlı bir kuvvetler ayrılığı ile paylaşması büyük yapıların yönetiminde önemli bir risk azaltıcı faktör oluşturuyor.Bütün bu gerçekler aslında pek tabi bilinmesine rağmen gerçek hayatta büyük güç olmaya soyunan o kadar çok kifayetsiz muhteris var ki bunun cezasını da şirketler ve kadrolar çekiyor ne yazık ki ve tabi bütün bir sektör.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive