Eklenme Tarihi : 08 Nisan 2013 Pazartesi
Berrin Yangınözü

Eğitici -eğlence perakendesi- perakendeye değer katan trendler

Perakende değişiyor, bu bağlamda farklı bakış açıları, yeni eğilimler ve teknolojiler gerekli. Geçmiş yıllarda birlikte çalıştığım Mert Karaibrahimoğlu ile sektörümüz ile ilgili çok güzel projeler hakkında konuştuk ve çalışmalarını anlattı.


Kendisi 20 yılın üzerinde değişik sektörlerde perakendeye değer katanlardan ve şimdi farklı projelerle perakendeye değer katıyor. Şirketin adı da Perakendeye Değer Katma AŞ olarak geçiyor. Ayrıca şirketin diğer ortağı Selim Asena ile birlikte Hollanda orijinli Instore Kids Corner'ın Türkiye distribütörlüğünü aldılar. Türkiye ve dünya sektörlerinde lider kuruluşlarla stratejik işbirliği içindeler ve sadece perakende sektörü ile değil turizm, eğlence, inşaat gibi sektörlerle de çalışıyorlar. “Çocuk ve aile” çözümleri sağlamak ve projeleri daha eğlenceli, daha çekici hale dönüştürüp müşterilerin özellikle çocukların vazgeçemeyeceği bir “destinasyon” yaratmak ana hedefleri. Bu doğrultuda yakın gelecekte farklı bakış açısı ile göreceğimiz ve fark yaratacağımız projeler ve çözümler bunlar…

Neden önemli bu konu? “Tüketici sosyalleşmesi ve çocuk tüketiciler” konusunu daha önceki yazılarımdan birinde bahsetmiş ve önemini vurgulamıştım. Ne yazık ki çocukların henüz birer tüketici olarak algılanmadığını ve sadece tüketici olma yolunda ilerlediklerinin varsayıldığını görüyoruz. Ben yine bu konuya “Hayır!” diyorum. Tüketici sosyalleşmesi dediğimiz kavram çocuklukta geçirilen tüm sosyalleşme sürecinin bir parçasıdır. Hatırlarsanız satın alma kararlarımız üzerinde bizi çocukluğumuza götüren korkuların, görüntülerin, inançlarımızın ne kadar etkili olduğunu eğitimlerimde, konuşmalarımda, yazılarımda daima aktarmaya çalışır ve çocukların tüketici sınıfına dahil edilmemelerini sıklıkla ve inatla dile getiririm. Bu yüzden lütfen bu konuya eğilin. Marketime çocukları nasıl çekerim, onların hafızalarında nasıl yer edinirim bununla da kalmayıp çocuğu olan ailelerin alışverişlerini nasıl cazip hale getirip onların markette kalma sürelerini uzatabilirim diye düşünün ve bu konuda gerekirse destek alın.

Bu konu şu an sadece AVM’lerde, market giriş alanlarında, restoranlarda, site alanları gibi yerlerde çocuklara iki oyuncak koyalım oynasınlar mantığı ile yapılıyor. Her işin bir amacı olmalı ve neden yapıldığı bilinmeli. Ben bu konuyu perakende ve mağazacılık açısından değerlendirmek istiyorum. Özellikle 3-7 yaş arasında algısal dönem ve 7-11 yaşında analitik tüketici bilgi ve deneyimlemesinin çok önemli olduğu dönemde olan çocuklar için önem arz ediyor. Bu dönemlerde çocuklar belli marka ve mağazalara aşina olur ve tamamen ailelerden bağımsız “benmerkezli” olarak konuya yaklaşır. Çekici olan her şeye ilgisini yöneltir ve bu ilgi ve isteğinden vazgeçmez. Bu nedenle marketlerde, AVM’lerde çok fazla ağlayan ve istediğinin yapılmasını isteyen pek çok çocuk görürüz. Algısal dönemdeki çocuklar reklamlara meraklıdır ve her şeyi reklamdan tanıyabilir. Verdiğiniz reklamlarda, çıkardığınız insert’lerde mutlaka çocuk temasını işleyin, kendinizi onlar için keyifli hale getirin.

Ana hedefiniz çocukların, mağazalarda tanıdığı markaları ve ürünleri bulması değil; çarpıcı renkler, resimler ve animasyon karakterlerle sizi bir marka olarak görmelerini sağlamak olmalı. Tıpkı ürünleri reklamlarından veya kutusundan tanıyabildikleri gibi sizi de isminizden, logonuzdan, onlar için yaptıklarınızdan tanısınlar. 
Yani olay sadece eğlence değil, çocukların daha rahat olmalarını sağlamak, ailelerin markette daha fazla kalabilmelerine yardımcı olmak, alışverişi ailece eğlenceli bir kıvama getirmek, marketteki ölü alanları kontrollü yönetmek, ebeveynlerin fazla kaldığı reyonlarda (mesela anneler için kozmetik reyonu) çocuğun başka bir şeyle ilgilenmesini, mağazanın çocuklar tarafından daha az zarar görmesini, çocukların diğer çocuklarla iletişime geçmesini sağlamak, geleceğin müşterilerini şimdiden sadık müşteri yapmak ve siz yönetici ve patronlar için daha fazla müşteri daha fazla satış…

İşin bir güzel yanı var, bu iş aslında sadece “entertainment” yani eğlence değil, buna daha güzel bir isim verilmiş “edutainment” yani eğitici-eğlence. Hem eğlenip hem eğleniyorlar, böylece sizler aynı zamanda eğitime de katkıda bulunuyorsunuz. O halde çocuklara markette eğitici eğlenceli alanlar yaratarak eğitime katkı, müşteriye katma değer, çalışanlarınıza satış desteği sağlamış olacaksınız. Ayrıca bu sizler için çok ucuz ve yaratıcı bir pazarlama enstrümanı olacak. Unutmayalım perakende değişiyor ve bu değişime ayak uydurmak gerekiyor.

Bir öğrencimin dediği gibi “Çocukluk dönemleri unutulmazdır insan hayatında. Sevinçleri, üzüntüleri, beklentileri ve sevgileri…  Çocukluk dönemlerinde şekillenir insanların geleceği.  Unutulmamalı, çocuklar sadece oyunlarda fındık fıstıktır, oyunlar dışında hepsi geleceğimizin müşterileri...”
Eğer 3 çocuk yetmez 5 çocuk sahibi olmalıyız diyorsak, bunun ardından gelecek fiziki, sosyal, eğitimsel konularda katma değer sağlamak hepimizin öncelikle vatandaşlık görevi. O halde misyon olarak çocukların geleceğini kendi işimiz gibi görmeliyiz. Bakın ne güzel bir sosyal sorumluluk projesi. Yine satırlar sınırlı, ben herkese farkındalığı yüksek ve çocuklara daha çok göz olduğumuz, kulak verdiğimiz bir ay olmasını diliyorum. Her zamanki gibi sevgi ile… 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive