“Düşürülemeyen et fiyatları besiciyi, endüstriyi ve tüketiciyi vuruyor”

Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (Et-Bir) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bılıkçı, yüksek et fiyatlarına tek çözümün olan arz artışının da ithalat yerine kasaplık hayvan varlığının artırılmasıyla sağlanabileceğini vurguladı

Eklenme Tarihi : 08 Aralık 2015 Salı
dusurulemeyen-et-fiyatlari-besiciyi-endustriyi-ve-tuketiciyi-vuruyor

Türkiye’de talep yüksek olmasına karşın, arz yetersizliğinin etkisiyle yükselen et fiyatları, yalnızca tüketicilerin cüzdanlarını değil, besici ve et endüstrisini de olumsuz etkiliyor. Mustafa Bılıkçı, piyasanın tüm bileşenlerini vuran yüksek et fiyatlarına tek çözümün olan arz artışının da ithalat yerine kasaplık hayvan varlığının artırılmasıyla sağlanabileceğini vurguladı.


Bılıkçı, Türkiye’de kırımız ete yüksek talep olmasına karşın, yüksek fiyatlar nedeniyle, kişi başına et tüketiminin, 12 kilo ile 36 kilo olan Avrupa Birliği (AB) ortalamasının üçte biri düzeyinde kaldığına dikkat çekti. Kırmızı etin, yüksek demir ve protein içeriği nedeniyle sağlık açısındanda özellikle gelişmekte olan çocuklar için çok önemli olduğunu vurgulayan Bılıkçı, “Bu nedenle kırmızı et tüketiminin artmasını bekliyoruz; ancak, yüksek fiyatlar buna geçit vermiyor.” dedi ve ekledi: “Karkas et fiyatları2014 yılında 14- 15 lira seviyesindeyken bugünlerde 25 lira civarına geldi. Bunun en önemli sebeplerinden birisinin, Türkiye’de etlik besi hayvan sayısının yetersiz kalması olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de geçmişte bir besi hayvanı krizi yaşandı. Süt fiyatlarının düşük olması nedeniyle damızlık ineklerin kesilmesinden kaynaklandı. Hayvan varlığı bu nedenle düştü. Bu açığı kapatmak için 2009-2013 yılarında yapılan ithalat ile rahatladı, 2013 sonrası ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle bakanlığımız et ithalatını durdurdu. Böylece bakanlığın besilik hayvan ithalatını durdurması açığı büyüttü ve fiyat artışları hızlandı.”

Genel anlamda Türkiye et piyasasınınbüyümesi gerektiğinin altını çizen Bılıkçı, bunun yalnızca besici ve endüstri için değil, fiyatların gerilemesinden yararlanacak tüketiciler için de çok önemli bir hedef olduğunu vurguladı ve şöyle açıkladı: “Türkiye’de besicilikle uğraşan, hayvan yetiştiren, endüstriyi destekleyen ve dolayısıyla nihai olarak tüketicinin talebini karşılayan, çiftliklerde hayvan üreten ciddi bir kesim var. Türkiye’de bundan geçimini sağlayan ciddi anlamda bir nüfus var. Tarım Bakanlığı’nın araştırmasına göre Türkiye’de hala 23 milyon insan buradan geçimini sağlıyor. Bu da az bir rakam değil; nüfusun neredeyse üçte birini temsil ediyor. Türkiye’de üretilen yemlerin yüzde 70’i tarlada hayvancılık sektörü için ekilip biçiliyor; yüzde 10’u insanların ekilip biçilmesi için besleniyor dolayısıyla kırmızı etten dolayı ciddi anlamda bir sektör var. Et-Bir olarak bu büyük sektörün desteklenmesini istiyoruz. Kırmızı et sektörünün ciddi anlamda desteğe ihtiyacı var.”


Türkiye’de istikrarlı ve büyüyen bir et piyasası için öncelikle arzı dengeleyecek bir besili hayvan varlığının garanti altına alınması gerektiğini vurgulayan Bılıkçı, son bir yılda 300 bin hayvan gelmesine rağmen açığın henüz kapanmadığını vurguladı. Bılıkçı, “Besilik hayvan ithalatı, et piyasasında arz istikrarı sağlanana kadar devam etmeli” uyarısında bulundu.


“Fiyatlardaki tırmanışın bir diğer önemli nedeni de hayvan besiciliğinde maliyet sorunu”
Türkiye’deki et fiyatlarında bir diğer sorunun da “maliyet” olduğunun altını çizen Et-Bir Başkanı Mustafa Bılıkçı, Et ve Süt Kurumu'nun sıfır gümrük avantajı nedeniyle kilosu 3.5 avro maliyet ile alınan eti piyasaya 21.5 liradan vermesinin de fiyatların yüksek kalmasında önemli etki yaptığının altını çizdi. Kurum fiyatlarının “besicileri korumak” için yüksek tutulduğunun belirtildiğine işaret eden Balıkçı, bu nedenle Et ve Süt Kurumu’na, bir yıl içinde 14-15 lira düzeyinden, 25 liraya çıkan fiyatların aşağıya çekmek için verilen ithalat yetkisinin gerçekte sonuçsuz kaldığını vurguladı. Bir yılda yüzde 80’in üzerinde artışla 27 lirayı gören karkas et fiyatlarının 25 liraya geri döndürülmüş olmasının başarı olarak nitelendirilemeyeceğinin altını çizen Bılıkçı, besilik hayvan üretim maliyetlerindeki kompozisyonda da önemli değişimler yaşandığına işaret etti.


“Sadece teşvikle ve besilik yem ithalatında KDV’yi kaldırarak fiyat yüksekliğini aşabiliriz”
Türkiye’de besicilik için oldukça donanımlı bir altyapı olduğunu vurgulayan Bılıkçı, “Sadece destek ve teşvikle, besilik yem ithalatında KDV’yi kaldırarak bu fiyat yüksekliğini aşabiliriz. Yurtdışından gelen yemden de KDV ve fonu kaldırılarak ve besilik hayvan getirilerek bu hayvanları besleyerek fiyatları geriletebiliriz. AB fiyatlarına çekemesek de en azından farkı kapatabiliriz. Devletin belli bir miktar desteği var.” dedi.


Türkiye’de desteklerin “hayvan başına” verildiğini de anımsatan Bılıkçı, “Etlik ırklarla doğum yaptıran insanlara para veriyor; ama hammaddeniz olmazsa, destek de alamazsınız. Sorun da burada zaten; elimizde hayvan yok. Hayvan için yemi üretirsek KDV’yi kaldırırsak, yer ve kapasite var ama hayvan sayımız eksik. Yem sorunu var ve onu da üretirsek KDV’yi yemden kaldırırsak Türkiye’de et fiyatları aşağı çekilebilir.” dedi.  Bılıkçı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile önümüzdeki hafta bir randevuları olduğunu ve tüm bu konuları kendisiyle konuşarak çözüm arayacaklarını sözlerine ekledi.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive