Eklenme Tarihi : 19 Kasım 2013 Salı
Ahmet Oğuz Toraman

Dünya Perakende Kongresi’nin ardından…

Farklı renklerde ve dillerde, aynı işe gönül vermiş dünya perakendesinin bin 500 hizmetkârı, Dünya Perakende Kongresi’nde bir araya geldi… Hepsinin hedefi ortaktı: Hitap ettikleri müşterilerine daha iyi hizmet vermek ve işlerinde kalıcı olmak…


Kongrenin bu seneki sponsorlarından biri, Hepsiburada.com’du… Hepsiburada.com standı katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Hanzade Doğan Boyner, kongrede sahne aldı, deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Vahap Munyar, köşe yazarı Ertuğrul Özkök izleyiciler arasındaydı. Yıldız Holding de geniş bir katılım göstermişti… Holding’in Perakende Grup Başkanı Mustafa Yaşar Serdengeçti ve ekibi; Mustafa Altındağ, Recep Çalışkan, Uğur Demirel…  Ayrıca, Türk perakendesinin duayeni Tahsin Pamir, Perakende.tv’den Ergün Güler, Koton Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz, BMD Genel Sekreteri Ekrem Utku…


Online perakendecilik, elektronik ticaret, mobil ticaret, çok kanallı perakendecilik (Multi-channel Retailing),  tüm kanallarda perakendecilik (Omni-channel Retailing) üzerine birçok sunum yapıldı.

Teknoloji gelişiyor, yöntemler değişiyor ama ticaretin aslı hep aynı…  Değil mi?

Bir ihtiyacı olan müşteri, bu ihtiyacı karşılayacak olan perakendeci…

İhtiyacın nerede, ne şekilde karşılanacağına yönelik yeni arayışlar… 

Yöntem en olursa olsun, müşterinin istediği  “ilişki ve yakınlık”… 

Yöntemleri herkes biliyor, herkes birbirini taklit ediyor, ama “müşterisiyle duygusal bağ” kuran kazanıyor…
Gerisi laf-ü güzaf…

Desigual, 2002 yılında kurulmuş bir İspanyol Şirketi, Genel Müdürü Manel Jadraque…

Kurulduğu yıl cirosu 8 milyon avro, 2012 cirosu 700 milyon avro, 2013 beklenen 818 milyon avro…
10 yılda yüzde milyon büyümüş, bir uygun zamanınızda inceleyin müşterileriyle nasıl bir bağ kuruyorlar…
“Çıplak gelin, bedava giyinin” diye kampanya yapıyorlar… 

www.everlane.com mutlaka ziyaret edin, “radikal şeffaflık” felsefesiyle hareket ediyorlar, herhangi bir ürün mü alıyorsunuz, nerede yapılıyor, üretiliyor, maliyetlerini ve firma karını görebiliyorsunuz.
Tüm sorularınıza açıklar… Güven konusunda daha ötesi olabilir mi, ticari mahrem yok… 
Lüks perakendeciliğinin duayeni, 1989-2012 yılları arasında Louis Vuitton’un başkanlığını yürütmüş Yves Carcelle, bütün iş hayatı boyunca hiç indirim yapmadığı belirterek,  “indirimin” Louis Vuitton markasına zarar vereceğine ve markaya inanan müşterilerin inançlarını sarsacağını söyledi.  Sanılanın aksine kriz ortamlarında lüks tüketimin düştüğüne inanıldığını oysaki krizdeki müşterilerinin kendilerini iyi hissetmek için alışverişlerini artırdıklarından bahsetti. Müşteri ile kurulan ‘duygusal bağ’a bakar mısınız? 
Kongre sunumlarının biri de ismi lazım değil senelik yaklaşık 3 milyar avro cirosu olan bir perakende zincirinin Ceo’suna aitti. Ceo, göreve gelişinin 10. ayında şirket giderlerini 0.5 puan düşürüp, karını nasıl 1.2 puan arttırdığını kurumundaki ataleti nasıl taze kan ile aştıklarını bir başarı hikayesi olarak anlattıktan sonra, soru cevap kısmında bir izleyici sordu; “bulunduğum mahallede yanyana sizin ve rakibinizin mağazası var, aranızda bir fark göremiyorum, ama ayaklarım beni rakibinize götürüyor, sizi tercih etmem için bana ne söyleyebilirsiniz?” Uzun bir sessizlik sonrası, büyük şirketin büyük başarılı Ceo’sunun cevabı kısaca “aslında yok birbirimizden farkımız ama biz Osmanlı Bankası’yız” tadında oldu.

Kongrenin üç gün öncesi Antalya 1e1 Marketler Genel Müdürü Altan Vural ile bir akşam yemeği yeme kendisini dinleme şansım olmuştu. Müşterileri için müze kart uygulaması, toplu ulaşım için bilet imkanı, çevreci projeler, antika arabalar, 07 plakalı Antalya için ayın 7’si kampanyaları, şehrini güzelleştirmek, müşterilerini mutlu etmek için fark yaratan projeler ve daha neler, neler… Keşke dedim bu büyük başarılı Ceo yerine Altan Bey şimdi sahnede olsaydı ve o anlatsaydı başarı hikâyelerini… Eminim, katılımcılara çok daha faydalı olurdu. Soruyu soran izleyiciye Altan Bey’in Türk hazır cevaplığı ile verebileceği cevapları düşünüp gülümsedim…

Daha önceki bir yazımda Beğendik’e hayran olduğumu belirtmiştim. Gerçekten Beğendik hayranıyım…  Dünya Perakende Ödülleri çerçevesinde bin 200 metrekare üstü mağaza tasarım kategorisinde Çayyolu Mağazası ile adaylardan biri de Beğendik’ti. Maalesef ödülü Güney Koreli Shinsegae havalandırdı. Olsun, Beğendik katılımı ve adaylığıyla, Türk perakendesini ve perakendecisini en iyi şekilde temsil etti, gururlandırdı… Hacı Bey, Baki Bey ve ekibinin projeleri bitmez, eminim gelecekte de Dünya Perakendecileri’nin onlardan feyzalabilecekleri birçok konu olacaktır.

Peki ya genel Türkiye algısı… Geçen sene Londra’daki Kongre’de, Türkiye parlayan bir yıldızdı. Perakendeciliğin Türkiye’deki hızlı gelişiminden, pazar fırsatlarından bahsediyordu. Ama bu sene Deloitte Küresel Ekonomi Direktörü Ira Kalish’in ana sunumunda“revolution in the air” slaytında Brezilya, Şili, Mısır, İran, Meksika, İspanya, Suriye ardından Türkiye için…“sıradaki kim?” diye soruyordu…

İngiltere’nin önemli gazetelerinden birinde görev yapan muhabir kadın, Türk olduğumu öğrenince sordu, “Gezi Park’ına AVM yapılacak mı?” Başbakan açıkladı, yapılmayacak dedim, inşaat ile ilgili konunun mahkemede olduğunu ekledim. Perakende Ödül Töreni’nde aynı masada yan yana oturduğum Amerika’nın meşhur “kafa avcısı” şirketlerinden bir yöneticisi kadın, sektör için avladığı kafalardan bahsederken, çok büyük bir şirketinin CEO’sunu göstererek işi kendisinin bulduğunu söyleyerek insan ve yöneticiden çok iyi anladığını gururla anlatıyordu. Gezi Parkı sonrası bir müşterilerinin üst düzey yöneticisinin istifa ederek ülkesine döndüğünü söyledi, bu konudaki rahatsızlığını ifade etti ve Başbakan için “insane” dedi; anlamını bilmiyordum, sözlüğe baktım, öğrendim… Ben kelime anlamını ararken karşımızda oturan Dubaili tekstil perakendecisi de sanırım durumdan vazife çıkararak “Great Man” diyerek kadehini Başbakan için kaldırdı. Hayat…

“Uluslararası Büyümek için Sürekli Çabalamak” adlı sunumunda Carrefour CEO’su Georges Plassat, Uluslararası pazarlarda yerel rekabettin çok zor ve maliyetli olduğunu belirterek “perakendecilikte emperyalizm sona ermiştir” demişti, aklıma Best Buy, Praktiker, Real geldi… Gerçekten perakende de yakın gelecekte ülkem çok şeylere gebe, bakalım, hep birlikte görelim…

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive