Domatese taksit olur mu? sorusuna Sinan Asılyazıcı cevap verdi

Perakende sektörüne danışmanlık ve eğitim hizmetleri veren tecrübeli isim Sinan Asılyazıcı, sektörün gündeminde olan bir çok konuyu Perakende.org için değerlendirdi. Asılyazıcı, sektörü taksitli alışverişten iş süreçlerinin daha iyi işleyebilmesine kadar geniş yelpazede ele aldı

Eklenme Tarihi : 04 Ekim 2016 Salı
domatese-taksit-olur-mu-sorusuna-sinan-asilyazici-cevap-verdi

“İşgücü ve lokasyon.

Olmazsa olmaz.
Birbirini tamamlarlar.
Maliyeti doğrudan etkilerler veya maliyetler içerisinde önemli bir pay alırlar.
O halde konuya birazda buradan yaklaşalım.
Neleri tartışıyoruz veya izliyoruz?
Kredi kartlarındaki taksit az mı çok mu?
Öyle ya da böyle, satışa ihtiyacımız var.
İşletmenin ayakta kalabilmesine de.
Alışverişçilerin alışkanlıkları ve beklentileri değişti, dikkate almak gerekiyor!
Geçmişte bir market zincirinin başlattığı “domatese taksit olur mu?” sloganı hatırlanabilir.
Firesini, imhasını düşündüğünüzde kolay değil. Halende değil. Tarlada da değil, tezgâhta da.
Burada sebze meyvedeki fiyat ve etiket konusuna da değinmek gerekiyor aslında ancak onu başka bir yazıda detaylı olarak ele alacağım.
Yeni mağaza ve alışveriş merkezlerinin açılması mı?
Birkaç yönden bakılması gereken bir durum bu.
Perakende birçok noktada büyümeyi ve verimliliği zorunlu tutan bir yapıda. Bu nedenle kayıtsız kalamıyorsunuz. İş yapmayan lokasyonlardan bahsetmiyorum, zaten bu tip lokasyonlar ya kapatılıyor ya da satılıyor.
Sayı az mı, çok mu? Nerede ve nereden baktığınıza göre değişir.
Pazar payı, pazardaki durum, müşteri beklentileri de diğer önemli göstergeler arasında.
Konuyla ilgili, farklı dönemde ve amaçla yazılmış, bence iyi özetleyen bir sözü anımsayalım;
“Sahip olursan sana, rakiplerin sahip olursa onlara üstünlük sağlayacak araziye paylaşmazlık zemini denir.” Sun Tzu


Mevcut olanların ayakta kalabilmesi mi?
Kar ederse ayakta kalabilir! İşi devam ettirebilirse, istihdamda devam eder.
Sendeleyen varsa, analizler, norm kadro sayısı, bölüm kapatma ve çalışan sayısını azaltma ilk başta gerçekleşenler. Bu ya işsiz kalan kişiler demek ya da bazılarının diğer mağazalarda görevlendirilebilmesi demek. Perakende halen en çok eleman arayan ve alan sektörlerin en başında yer alıyor!
Bu istihdamı koruyabilmenin yolu sadece perakendeciden geçmiyor. Verilen çeşitli teşvikler (İŞKUR vb.) önemli! Çalışanların ve çalışmayı düşünenlerin sektöre bakış açısı da üzerinde durulması gereken diğer bir husus. Doğallıkla da çalışan turnoverı yüksek bir sektör. Bu oran işletmeden işletmeye oldukça değişik oranlarda gerçekleşiyor. Firmaların İK politikaları önemli bir etken, her geçen gün yeni uygulamalar ve taktiklerle çıkıyor ve karşılıyorlar adayları. Ancak sürekli artan maliyetlerle ve azalan karlılıkla bazı projeler rafa kalkabilir veya ertelenebilir.
Elbette ki gereksiz yatırımdan da kaçınılmalı ve genelde öylede yapılıyor artık. Yatırım maliyetleri yüksek. E karlılık düştü ve düşüyor derken, kimse “karayı görmediği” bir yatırımı yapmaz, yapamaz diye düşünüyorum.
Birçok perakendeci de uzunca bir süredir yatırımlarını çeşitlendirmeye başladı. Ya perakende içinde paralel kulvarlarda yatırım yapılıyor; farklı mağaza formatları, restoran vb. ya da farklı iş kollarına giriliyor veya zaten var olunan bu iş kollarındaki yatırımlar genişletiliyor; inşaat, besicilik, üretim gibi.
Perakende halen lokomotif olan sektörlerin başında yer alıyor. Ancak oldukça farklı trenler ve hızları neticesinde istasyonlar giderek yoğunlaşıyor. Sesler ve beklentiler artıyor. Sinyalizasyon çok önemli!

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive