Eklenme Tarihi : 10 Haziran 2013 Pazartesi
Tevfik Dinçer

Değerli bir besin: Pirinç

4 Nisan’da basına yansıyan GDO’lu pirinç ve bununla ilgili haber ve yorumların ardından gelen tutuklamalar, ülkemizin gündemine “pat” diye oturdu


Aslında ülkemizde pirinç ithalatı uzun zamandır yapılıyor. Yapılan ithalatlar büyük oranda ABD’den yapılıyordu. Gerçekleştirilen ithalatlarda önceleri pirinç, daha sonraları da ağırlıklı olarak çeltik ithalatı yapılmaya başlanmıştı. Pirinç olarak gelen mallardaki vergi oranı yüzde 45, çeltik olarak gelen mallardaki oran yüzde 36 civarında seyrediyor. Gelen pirinç çeşitleri de ağırlıklı olarak USA Calrose, Bengal, Jüpiter çeşitlerinden oluşuyordu. Ancak; 2001 yılından bu yana Trakya Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü’nde değerli bilim adamlarımızın pirinç ile ilgili yapılan tohum geliştirme çalışmaları ve kişisel çabalarıyla Osmancık adı altındaki pirinç ekilişleri ve bu ekilişlerden alınan yüksek verim sayesinde her yıl artarak katlanan çeltik üretimimiz sürekli yükseldi ve buna bağlı pirinç İthalatımız da her yıl giderek düşüş gösterdi.

Ayrıca, Tarım Bakanlığı’nın üç dört yıl öncesinden başlattığı prim destekleri ve dinamik ithalat politikaları ve TMO kanalıyla yapılan alımlar sayesinde Osmancık pirinci, hem üretimde hem iç ticarette hem de görünüm ve lezzet kalitesi sayesinde tüketicilerimiz tarafından tercih edilmeye başladı. Ülkemizdeki pirinç tüketimi ise, toplu tüketim ve sofralarımızdaki pirinç kullanım miktarının yaklaşık olarak yüzde 85 ile yüzde 90’lık bölümünü oluşturuyor.

Dolayısıyla 2001 yılında yaklaşık olarak ithal edilen 300/350 bin tonluk pirinç miktarı yok denecek kadar düşük miktarlara indi. Bahse konu miktarlar da ülkemize sokulmadan reeksport veya transit ticaretle satışlarda ağırlıklı olarak kullanılıyor. Paketli pirinç ve bakliyat üretiminde, AB mevzuatlarına uygun hale getirilen gıda üretim ve satış yerleri hakkındaki yönetmelikler sayesinde üreticilerimiz de bu yönetmeliklere uygun hareket ederek, üretimde kullandıkları ürünleri buna uygun olduğuna özellikle özen göstermektedir. Öte yandan söz konusu haber, algı olarak tüketici ve pirinç kullanıcılarında acaba “GDO’lu pirinç mi tüketiyoruz?” sorusunu ve tüketici kaygısını ülke gündemimize oturttu.

Oysaki ifade edildiği gibi gündeme konu olan pirincin Türkiye’de bulunan ürünlerle aslında çok fazla da alakası yoktur. Tarım Bakanı Mehdi Eker, Uluslararası Pirinç Üreticileri Birliği, Avrupa Birliği dünyada şu ana kadar ticarete konu olan GDO’lu pirinç bulunmadığı söyledi. GDO’lu ürünler, dünyada özel gözetim altında üretimi gerçekleştiriyor. Ayrıca, ABD tarafından yapılan açıklamalarda da GDO’lu pirinç üretiminin olmadığı belirtilmiştir. Mehdi Eker’in, Mersin Serbest Bölgesi’ne getirilen çeltikte, oradaki bazı laboratuvarlarda yapılan analizlerde “GDO bulaşıklığının söz konusu olduğu tespit edilmiştir şeklindeki” ifadesi dikkat çekicidir. Tarım Bakanlığımız tarafından ülkemize de GDO’lu ürünlerin girişi yasaklanmıştır. Bu konuda Tarım Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı hassasiyet gösteriyor.

GDO’lu ürünün ithalat yoluyla piyasaya sokulmaya çalışılması iddia ve söyleminin bu sektörde faaliyet gösteren, Türk tüccarına, sanayicisine ve çiftçisine zarar verdiği görüşündeyim. Tüketicilerin piyasadaki ürünlerin tüketiminde herhangi bir endişe yaşamasını gerektirecek bir durum olmadığı, sektör mensupları olarak tarafımızdan bilinen bir gerçektir. Bakanlığın da bu bağlamdaki açıklamaları sektör mensuplarının yüreğine su serpmiştir. Dünyadaki insanların yarısından fazlasının ana yiyeceği olan pirinç, değerli bir besindir. Dolayısıyla başka ürünlerden olan bulaşıklığı, değerli bir ürünün tamamıyla ilişkilendirmek doğru değildir. Tarım ve Sağlık Bakanlığı’nın yapmış oldukları açıklamalarda Türkiye’de GDO’lu ürünlerin girişinin yasak olduğu ve konu ile ilgili araştırmaların adli makamlara intikal ettirildiği, işlemler sonuçlanana kadar serbest bölgede dondurulmuş şekilde bekletildiği belirtilmiştir.

GDO’lu ürünlerin ülkemize girişi yasaktır. GDO ile ilgili tolerans AB de yüzde 0,9 biz de ise yüzde 0’dır. GDO’suz diye ithal edilen farklı ürünlerde bulaşıklık söz konusu olabilir. Bu gibi durumlar, ithalatçı ve tüccarı sıkıntılı durumlarla karşı karşıya bırakmaktadır.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive