Eklenme Tarihi : 06 Mart 2013 Çarşamba
Yılmaz Pekmezcan

CP gözüyle kanatlı sektörünün dünya ölçeğindeki durumu ve Türkiye’nin yeri

18-20 Ocak günleri arasında İstanbul PERDER CP Piliç Organizasyonu’nun Topuk Yaylası Fenerbahçe Tesisleri’nde gerçekleştirilen üye kampında geleceğe dair çok olumlu izlenim ve ümitlerle döndüm


Olumlu izlenimlerimin başında, derneğin kurulduğu günden buyana geçirdiği gelişim ve değişim evreleri ile birlikte tüm paydaşlarının beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda kendisini yeniden güncelleyip konumlandırarak daha etkin, üretken ve sürdürülebilir projelerle yoluna başarılı şekilde devam etmek istemesi oldu.

İkinci önemli ve olumlu izlenimlerim ise CP Piliç’in ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyonda, Cuma günkü programda (işim dolayısıyla katılamadım ) gerçekleştirilen ziyaretlerde, katılanlardan edindiğim izlenimlere göre ülkemizin ileri işlenmiş ürün alanındaki en modern fabrikalarından birinin kazandırıldığını öğrendim. Ertesi sabah CP Standart Gıda Türkiye Başkan Yardımcısı Nezih Gençer’in yaptığı sunum sonrasında ise başta tavuk sektörü olmak üzere aslında birçok konuda Türkiye’ye içeriden ve dışarıdan bakmak arasında ne kadar büyük farklılıklar olduğunu bir kez daha anlamış oldum.

Kanatlı sektöründeki aktarılan bu projeksiyon aslında ülkemizde bir çok sektör için geçerliliği olan bir gerçeklik. Türkiye gerçekten de artık küresel bir oyuncu olma yolunda çok büyük adımlarla ilerliyor. Dünyadaki ekonomik ve “siyasi” tüm gelişmeler Türkiye’yi reel olarak öne çıkarırken, demografik gelişmeler ise Avrupa kıtasının en önemli ülkesinin çok yakın bir gelecekte yine Türkiye olacağını açıkça ortaya koyuyor. İşte bu noktada Türkiye kendi gücünü ve potansiyelini keşfederken dünyadaki gelişmelere paralel olarak da kendisini öne çıkartacak fırsatları ve konuları iyi analiz ederek doğru hamlelerle muhteşem bir geleceğe imza atabilir. Doğru hamlelerin en başında, sektörlerimizin öncü ve proaktif olanlarının çaba ve gayretlerine uygun düzenlemeler, kolaylaştırıcı adımlar ve teşviklerinin sağlaması gerekiyor.

Elbette bu konuda çok ciddi bir çaba var, ancak bazen yukarıdaki çabalar aşağıda istendiği ya da olması gerektiği kadar karşılık bulmayabiliyor. Biraz daha hassasiyet ve gayretle çok önemli kazanımlar elde edeceğimize gönülden inanıyorum. Örneğin Bilim ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün yaptığı tespitte olduğu gibi Türkiye, dizel ve benzinli motor üretme sevdasıyla zaman, enerji ve kaynak sarf etmek yerine dünyanın elektrikli otomobil ya da hibrit otomobil merkezi olabilir! İşte kastettiğim proaktif yaklaşım buydu…

Diğer bir olumlu izlenimimse bir Fenerbahçeli olarak takımımızın özellikle tesisleşme çabalarından yalnızca bir örnek olan Topuk Yaylası tesisleriydi. Karla birlikte muhteşem bir manzara eşliğinde çok keyifli bir hafta sonu geçirmemize vesile oldu. Baharda ne kadar güzel olabileceğini tahmin bile edemiyorum. Havalar ısındığında ilk fırsatta günü birlikte olsa ailece tekrar ziyaret etmeyi diliyorum (tabii yer bulabilirsek!) Bir konuda yetkilileri uyarmak isterim. Otele ilk girdiğim andan itibaren gözlerim Fenerium aradı ancak maalesef bulamadı. Otelin en ücra ve olmadık bir köşesine oda şeklinde kapısında basit bir Fenerium yazısı vardı ve yalnızca mesai saatleri içerisinde çalışan uygunsuz bir durum söz konusuydu.

Asıl konuya dönecek olursak, Nezih Gencer’in yaptığı sunumla birlikte (çok kıymetli bilgileri benimle paylaştığı için kendisine teşekkür ederim) CP gözünden dünya kanatlı sektörünün durumu ve ülkemizin bu pazardaki gelişim evrelerini izlediğimde açıkçası çok heyecanlandım ve bu ayki yazmayı düşündüğüm makalemin konusunu değiştirerek bu konuya ayırdım. Anladığım şu ki; bizim için hem iç pazar açısından hem de dış pazarlar açısından çok değerli fırsatları içerinde barındıran bir sektör. Aslında iki açıdan kıymeti var; birincisi ürünün kendisinden kaynaklanan değer ve önem. Diğeri ise bu ürün vasıtası ve entegre kolları ile oluşturulacak katma değer ve ülkemize sağlayacağı yararları.

Her iki açıdan da bu konuyu değerlendirebilmenin tüm okuyucularım ve sektör için çok yararlı olacağını düşünüyorum. Çünkü genel olarak verilere baktığımızda dünya et sanayisinde tavuk eti üretiminin payı hızla artıyor. Doğal olarak bu sonuca göre de tüketimi de artıyor. Son 10 yıl içerisinde et tüketiminde en hızlı büyüyen sektör. Diğer et ürünlerine nazaran çok daha fazla bir oranla (yüzde 56) büyümeye devam ediyor.

Dünya piliç eti tüketiminde Türkiye Rusya’nın hemen ardından yüzde 19,6 ile dokuzuncu sırada yer alıyor. Bunun yanı sıra piliç eti üretiminde ise İran’ın hemen ardından 10’uncu sıradayız. İlginç olan ise İran’ın piliç eti tüketiminde ilk 20’de bile yer almamasına rağmen üretiminin bizden fazla olması. Bu da ihracatının bizden fazla olduğunu gösteriyor. Peki, biz bu pazarın tam olarak neresindeyiz? Ve aslında neresinde olmalıyız? Bu sorunun cevabını önemli bazı verilerle bir dahaki yazımda sizlerle paylaşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.

“İnsan bildiğini öğrenir”
                     Socrates

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive