Eklenme Tarihi : 05 Ekim 2016 Çarşamba
Hande K. Binns

Cesaretinizin zincirlerini kırın!

Başarı asla bir son değildir; başarısızlık asla ölümcül değildir. Önemli olan cesarettir. John Wooden*


Yukarıda alıntı yaptığım kişinin dünyaca ünlü bir basketbol koçu olması hiç de şaşırtıcı değil! John Wooden, UCLA’nın koçu olarak, Amerikan Basketbol Ligi’nde 12 yılda 7’si arka arkaya olmak üzere 10 ulusal şampiyonluk kazanmış, “Westwood Büyücüsü” olarak anılan gelmiş geçmiş en önemli basketbol koçlarından birisi.

Koçluk yaptığım pek çok yönetici, istedikleri şeylere ulaşabilmek için ellerinde sihirli bir değnek olsun istiyor. Oysa hepimiz biliyoruz ki, hayatımızı değiştirmek, iş hayatımızda istediklerimizi elde edebilmek için ne büyücü olmamız gerekiyor ne de sihirli bir değneğe ihtiyacımız var.
Hayatımızı değiştirmek, tümüyle yeniden düzenlemek, iş hayatımızda istediklerimizi elde etmek için sihirli bir formül yok. Ama geçmişten kurtularak bu yolda ilk adımlarımızı atabiliriz. Burada geçmişten ders almak ile geçmişe takılı kalmak arasındaki ince çizgiyi hatırlatmak isterim.
Yönetici Koçu, Kariyer Koçu ya da Yaşam Koçu olarak çalıştığım tüm danışanlarımla ilk birkaç görüşmeyi, onların gerçekten kim olduğunu, ne kadar kendileri olmak istediklerini, gerçekten ne istediklerini ve bu isteklerinin önünde neleri engel olarak gördüklerini anlamaya ayırırım. İsteklerin önündeki engellerin yüzde 80’nin danışanlarımın geçmiş deneyimlerinden geldiğini ve aslında kişinin ne bugünü ne de yarını ile ilgili olmadıklarını görürüm her seferinde. Aynı şey,  danışmanlık yaptığım şirketler için de geçerli. Uzun tartışmalarla direnilen değişim önerilerinin pek çoğunun sadece değişim korkusu ile reddedildiğine tanık oldum uzun yıllar içinde.  Durum böyle iken, pek çoğumuz geçmiş deneyimlerimize sıkıca sarılıp, onlardan vazgeçmekte zorlanıyoruz. Hal böyle olunca da daha iyi ve farklı bir gelecek kurmak zorlaşıyor ve değişim çok uzak bir olasılık halini alıyor.
İnsanlar/şirketler geçmişe sıkıca sarılınca ne olur? Her şeyden önce, bugünde yaşama ve harika bir gelecek planlama fırsatını kaçırırlar. Ama sanırım en büyük zorluk, geçmiş deneyimlerine benzer durumlarla bugün karşılaştıklarında, bugünün kararlarını geçmişin gölgesinde vermeleri ile yaşanıyor. Bugünün kararlarını geçmişten bağımsız veremiyor olmak, yenilik ve farklılıklar için en büyük engeli oluşturuyor.
Geçmişte takılı kalmış olan insanlar genellikle görev ve sorumluluklara odaklanarak bugünü kaçırma eğiliminde olurlar. Bugünün düşünceleri, durumları, gereksinimleri ile geçmişte yaşanmış olanların hafızalarındaki yeri arasında gidip gelirler. Alışkanlıklarına bağlı olurlar ve bu alışkanlıkları bugüne de taşırlar.
Yeni deneyimlerden hoşlanmazlar. Değişimi sevmezler ve yenilikleri eski köye yeni adet şeklinde yorumlarlar. Risk almaktan çekinirler ve mümkün olduğunca kendi geçmişlerinde yaşamaya çalışırlar.
Geçmişte yaşamak, sadece kişileri değil şirketleri de değişimden, ilerlemeden ve daha iyiye gitmekten alıkoyan en önemli etkenlerdendir. Bu nedenle ben danışmanlık ve takım koçluğu yaptığım tüm şirketlerde, yönetim kurulu toplantılarında, tartıştıkları konu ile geçmişte karşılaşıp karşılaşmadıklarını, o zaman verdikleri kararı ve sonuçlarını, bugünkü durumun farkını ve en önemlisi geçmiş deneyimlerinin bugünkü duruma yönelik varsayımların üzerindeki etkisini sorgulamalarını isterim.
Geleceğe doğru atacağınız adımlarda, geçmişte ne yaptığınız, nasıl sonuçlar aldığınız önemli değil.  Önemli olan geçmişin gölgesinden kurtulmak cesaretine sahip olmaktır. Önemli olan geçmişin zincirlerini kıracak cesarete sahip olmaktır.
Başarılı bir şirket, başarılı bir yönetici, başarılı, mutlu bir birey olmak için sihirli bir değneğe ihtiyacınız yok. İhtiyacınız olan cesaretle ve heyecanla yeniliklere, yeni düşüncelere, yeni topraklara, yeni insanlara kendinizi açmaktır. Kırın geçmişin zincirlerini.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive