Eklenme Tarihi : 30 Ekim 2012 Salı
Yılmaz Attila

Carrefour, Türkiye’den çekilir mi?

İki yıl önce perakende üzerine yazmaya başladığımda, ilk yazım “Hipermarketler geleceğini arıyor” idi. O gün için öngörü olarak değerlendirilecek bu tespitim, bugün perakende gündeminin sıcak konusu olmaya başladı


Yüzlerce haberden bazıları:
“Carrefour ‘Büyük İyidir’ stratejisini gözden geçiriyor”, David Jolly, 27 Ocak 2012, New York Times
“Süpermarketlerin alan savaşı bitti mi”, Stephen Wilmot, 18 Haziran 2012, Investors Chronicle
“Tesco ve rakipleri internet alışverişi hızlanırken, büyük mağazalardan uzaklaşıyorlar”, Sarah Butler, 4 Mart 2012, The Observer
“Carrefour Türkiye’den çekilebilir”, anonim, 18 Haziran 2012, Retail News
“Real ve Carrefour Türkiye’den çekiliyor, üç talip var”, anonim, 31 Ağustos 2012, www.perakende.org

Hipermarketleri dinozorların kaderi mi bekliyor?
Hipermarketten alışveriş alışkanlığının tepe yaptığı geçen yüzyılın son yirmi yılında hipermarket alanları iki futbol sahasını aştı, 20 bin metrekareyi zorladı. Özellikle bu yıllar çok çocuk sahibi olan (baby-boomer) kuşağın büyük şehirlerden kaçarak uydu kentlerde yaşamaya başladığı yıllardı. Arsalar ve akaryakıt ucuzdu. Yeni yüzyıl, büyük ailelerin parçalandığı, boşanmaların artığı ve kent ışıklarının genç çiftleri çektiği yıllar oldu. Kent nüfusu arttıkça, hipermarket koridorları boşalmaya başladı.

Büyük patlama internet dünyasını takiben geldi. Yeni tüketici kalabalıkları tercihlerini internet satışlarından yana koyunca hipermarketleri besleyen gıda dışı satış damarları daralmaya başladı. Tabii ki, hipermarketler dinozorlar gibi yok olmayacaklar ama kabuk değiştirerek(!) küçüleceklerdir.

Carrefour’un sorunu devasa satış alanlarıdır, kalabalık ülkeler değil
Carrefour, hipermarket kavramının ve endüstride birçok yeniliğin öncüsüdür. Hipermarket işletmeciliği onu dünyanın ikinci büyük perakendecisi yapmıştır.
2009 yılında Carrefour İcra Kurulu Başkanı olan Lars Olofsson, “Hipermarketleri yeniden keşfetmemiz gerekiyor” dediğinde beklentim, küçük formatlara yönelmesi, gıda dışı ürünlere ve hizmetlere yeni açılım getirilmesi idi. Ancak, Olofsson’un çözümü, “Planet” konsepti altında üst segmentte 10 bin metrekarenin üzerindeki mağazalara yatırım yapmak oldu! Carrefour’un 2000 yılında 8 bin 927 metrekare olan ortalama mağaza büyüklüğü 2010 yılında yüzde 8 (!) artışla 9 bin 647 metrekareye çıktı. Carrefour hisseleri Olofsson yönetiminde üç yıl içinde yüzde 27 eridi.

Şimdi, yeni İcra Kurulu Başkanı George Plassat, kötü gidişi nasıl geri döndüreceğine karar vermek için zaman kazanmaya çalışıyor. Carrefour’un devasa satış alanlarına çözümü, büyük kalabalıkların yaşadığı gelişmekte olan ülkelerdeki stratejik mevkileri terk etmek oldu. Yunanistan, Tayland, Malezya ve Singapur’dan çekilirken, 19 yıldır faaliyet gösterdiği Türkiye’den de çekilebileceğini ifade ediyor. Carrefour’un sorunu kalabalık ülkeler değil, yıllar içinde stokladığı büyük satış alanlarını oyun dışı bırakan paradigma değişimidir.

Carrefour’un yapması gereken, satış alanlarının fazlalığını uzmanlık mağazalarına kiralayarak küçülmek ve merkezlerin cazibesini artırmaktır. Tabii ki, hizmeti geri getirmek şartıyla... Örneğin, mağazalarını ve müşteri hizmetlerini geliştirmek için 870 milyon TL bütçe ayırarak mağazalarını müşteriler için daha çekici kılmayı planlayan Tesco’yu takip edebilir.

Kente gidiyoruz, kente!
Büyük satış alanları sadece Carrefour’un değil, Wal-Mart, Tesco gibi diğer dev perakendecilerin de sorunudur.

Wal-Mart, kente göç eden genç nüfusu yakalamak için 19 bin 500 metrekareye ulaşmış ortalama mağaza büyüklüğünü, diğer küçük formatlar yanında taze gıdayı öne çıkardığı bin 500 metrekarelik Wal-Mart Express mağazaları ile düşürmeyi planlamaktadır.

Tesco İcra Kurulu Başkanı Philip Clarke, 2011 yılsonu satışların hedefe ulaşmaması nedeniyle yaptığı yılsonu karlılık uyarısı sırasında “büyük yeni mağaza günlerinin sona erdiğini” vurguluyor ve “elektronik, giyim ve gıda dışı mallarda internetin aldığı pay artarken büyük hipermarketler yapmanıza gerek var mı?” diye soruyordu. Mesaj açıktı: Tesco, kent dışında desteklediği “Tesco Extra” formatı açılışlarını yavaşlatarak, başarılı olduğu “Tesco Metro” formatı ile kentlerde büyüyecekti.

İnternet gıda dışı alışverişin yeni adresi
Benim 2010’daki yazımda gözden kaçırdığım, buna mağaza yaşantısını çok sevmemin getirdiği körlük de denebilir, internetten yapılan alışverişin mağazalardan yapılan alışverişi tehdit etmeye başlamasıydı. Gıda dışı bölümler ki bunlar hipermarket formatını süpermarket formatından ayıran temel kategorilerdir, sanal ortamdan indirilen programlar, filmler ve müzikler, bu kategorilere ayrılan koridorları tamamen devre dışı bırakırken; tekstil, mobilya, beyaz eşya, DIY gibi satış alanlarını da devasa sergi salonlarına dönüştürmektedir.

İnternet gıda dışı satışlara ortak olabilirdi ama gıda mağazalardan alınmaya devam edecekti. Bu da benim ikinci yanılgım oldu. Şimdi karlılığı tartışılır ancak, internet üzerinden gıda satışları da hızla artmaya başladı. Çözüm internetten satış imkânını mağaza satışları ile geliştirmektir. Bugün yapılmalıdır, yarın geç olacaktır.

 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive