Eklenme Tarihi : 10 Haziran 2013 Pazartesi
Dilara Kızılçay

Bahar ve ruh sağlığımız

Baharda doğanın yeniden uyanması ve doğuşu ile tüm canlılar gibi biz insanlar da bir coşku, canlılık hissederiz. Ancak bu canlılık ve neşeyle çelişik, bahar yorgunluğu, bahar depresyonu ortaya çıkabiliyor çoğu zaman


İlkbaharla birlikte özellikle de psikolojik durumla ilgili çeşitli sağlık sorunlarında bir alevlenme olabilir. Mide, bağırsak sorunları, alerjik rahatsızlıklar, astım, migren, panik ataklar, depresif şikâyetler, manik ataklar artarak, baharın sevincini, canlılığını gölgeleyebilir. Hatta öyle anlar olur ki, insan perdelerini çekip yatağında uyumayı tercih eder, güneşin doğması ve etrafı aydınlatmasını bile istemez olur. Geçiş dönemlerinde, mevsimsel durumlara uyumumuzu, vücudumuzun biyolojik ritmi, yani iç saatimiz sağlar.

İç saatimiz yeterli uyumu sağlamakta güçlük çektiğinde, bahar yorgunluğunu daha kolay atlatmak için şunları yapabiliriz:

• Çözüm odaklı düşünmek: Öncelikle olayların nötr olduğunu hatırlayarak, duyguları olaylara verdiğimiz anlamların etkilediğini bilerek, olumlu düşünmek ve yorum yapmak üzere alternatif düşünceler üretmeli, Sorunu tespit ettikten sonra, daha fazla çözüm için düşünce üretmeye çalışmalı.
• Çalışmak, kabul etmek: Değiştirilebilecek şeylerde, çözüm için asla yılgınlığa kapılmadan cesaretle çalışmak, çaresiz ve çözümsüz görünen konularda çözüm, çare her zaman istediğimiz şekilde olmayabilir. Bazen değiştirilemeyecek şeyleri olduğu gibi kabul etmek çözüm ve çaredir.
• Tecrübe edinmek, öğrenmek: Yaşanan her zorluğu “bundan ne öğrenebilirim?” sorusuyla karşılamak ve cevaplarıyla tecrübe hanesine bir ekleme yapmak.
• Affetmek, hoş görmek: Hem kendimize hem de diğer insanlara hoşgörülü ve bağışlayıcı olmak. Yaşamın, olayların, insanların zıtlıklarla birlikte olduğunu kabul etmek.
• Şükran duymak, doğanın bir parçası olduğunu bilerek yaşamak: Elimizde olmayanlarla mutsuz olacağımıza, elimizde olanlarla mutlu olmayı bilmeliyiz. Bizim elimizde olan başkasında, başkasındaki de bizde olmayabilir. Bizde olandan da, onda olandan da mutluluk duymak için yaşama, doğanın kurallarına uyum göstermek gereklidir. Ondaki iyi benim için de iyi, bendeki iyi onun için de iyi bilinciyle davranmalı. Hem birbirimize hem doğaya yabancılaşmadan yaşama uyumlu olmak için, diğerine hizmet etmeyi kendine hizmet olarak bilmek ve mutluluğunu duymak gerekir. Mutluluğumuz doğayla iç içe olmaktan geçiyor. Öyleyse baharla birlikte siz de doğadaki canlanmaya ev ya da iş yerinize, balkonunuza bir kaç bitki, çiçek ekerek katılabilir, doğaya uyumlu yaşamanın yollarını bulabilirsiniz. Bakabileceğimiz bir hayvan edinmek doğaya uyumumuzu ve sevgimizi artıracaktır. Kendi yaşam şeklimize göre kuş, balık, kedi, köpek veya başka bir hayvan bakabiliriz. Bitki ve hayvan bakımı ve sevgisi insanı harekete geçirir, yalnızlıktan kurtarır. Aynı zamanda doğayla sevgi bağımızın güçlenmesiyle beraber yaşama duyarlılığımız, havayı, yeşili, doğa ve mavi suları koruma içgüdümüz de artar. Bahar yorgunluğu ve depresyonunu doğayla kucaklaşarak, yaşama coşkusunu sevincini paylaşarak atlatabiliriz.
• Dengeli ve düzenli beslenmek: İnsanların ve diğer canlıların ne zaman, nerede, hangi mevsimde, neye ihtiyacı varsa doğa onu bilir. O bölgenin, o mevsimin yiyecekleri, o mevsimde tüm canlıların ihtiyaçlarına en iyi karşılık verebilecek besinlerdir. Özellikle yaşadığımız iklimde ve coğrafyada ne tür gıdalar varsa onları mevsiminde tüketmek doğaya uyumlu ve iyi beslenmek demektir.
• Düzenli egzersiz: Günde en az yarım saat yürüyün. Hareketinizi artırmak için fırsatları kullanın. Egzersiz kas ve eklemleri, sinir sistemini güçlendirmekle kalmaz toksinlerin atılmasını, kan damarlarının temizlenmesini sağlar ve beyinde mutluluk hormonlarının salgılanmasını artırır.
• Duş alın: Her gün duşla sıcak soğuk geçişlerle vücudunuza masaj yaptırın. Suyun rahatlatıcı, dinlendirici etkisi vardır.
• Kendinize belirli hedefler koyun: Yeni amaçlar insanı canlandırır ve dinamik tutar.
• İyi bir aile yaşamı oluşturun: Güven dolu sevgi ve paylaşımı olan aile yaşamının, bireylerin vücut direncini artırdığı ve daha uzun ömürle ilişkili olduğu biliniyor.
• İşinizi bir çocuğun oyun oynaması gibi severek ve ciddiye alarak önemseyerek yapın: Ne iş yaparsanız yapın, yaptığınız işi değer vererek yapıyorsanız en güzel iş sizin o çalışmanızdır.
• Temel insani niteliklere sahip olun: Özü sözü bir, dürüst, güvenilir, dost ve sırdaş olun. Söylediğiniz her zaman doğru olsun. Fakat unutmayın, her doğruyu her zaman her yerde söylemek doğru değildir. Dobralıkla saldırgan tutum arasında çizgi çok incedir.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive