Aykırı soruların adamı perakendeyi yorumladı

Aykırı soruların adamı Enver Aysever’le, Metin Altıok için düzenlenen anma gecesinde Türkiye ekonomisini ve perakendeyi konuştuk. Ekonomiye ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Aysever, perakendede yaşanan büyümeyi gerçekçi bulmadığını söyledi. AVM’lere de değinen başarılı gazeteci, önemli etkinlere ev sahipliği yapan AVM’lerin artık hayatımızın önemli bir parçası olduğunu belirtti

Eklenme Tarihi : 30 Haziran 2015 Salı
aykiri-sorularin-adami-perakendeyi-yorumladi

Murat Küçük


Türkiye’nin en önemli gazetecilerinden birisi olarak Türkiye ekonomisine baktığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz?
Türkiye ekonomisinin çok iyi olmadığını, hatta bir devalüasyon yaşadığını doların durumuna bakarak anlayabiliriz. Türkiye pazar ekonomisine geçtiğinden beri, 10 yılda bir aynı senaryoyu yaşıyor. Nedir bu senaryo? Önce sıcak para yaratılıyor, bu sıcak parayla KOBİ’ler ve büyük yatırımcılar üzerinden ekonomi sanal şekilde büyütülüyor. Sonrasında ise gerçekliği olmayan bu ekonomi kaçınılmaz son olan krizi yaşıyor. Rüya bitti. Eğer ihracat yapmıyorsanız, üretmiyorsanız, katma değer yaratamıyorsanız, istihdam alanlarını çoğaltamıyorsanız yaşayacağınız son her zaman kriz olur.

İş dünyası ekonomiden memnun olduğunu dile getiriyor, bunu nasıl yorumluyorsunuz?
“Türkiye’de ekonomi iyi gidiyor” diyenler bu söylemlerini ekonomik verilere bakarak yapmıyor. Birçoğu siyasi nedenlerle ekonomiden memnun olduğunu söylüyor. Yaşanan son olaylar işçinin memurun hoşuna gitmediği kadar büyük yatırımcının da hoşuna gitmiyor. Patronlar siyasi iklim gereği aklından geçenleri söyleyemiyor.

Rakamlara baktığımızda Türkiye’de perakendenin çok hızlı büyüdüğünü görüyoruz. Bu durum Türkiye’nin ekonomisi hakkında bize nasıl bir fikir vermeli?
Perakendede yaşanan bu büyümenin gerçekçi olmadığını düşünüyorum. Bu büyüme rakamlarına kredi kartları sayesinde ulaşıldı. Kredi kartlarına sınırlama geldikten sonra özellikle teknoloji perakendesi çöktü. Topluma kazanmadığı parayı harcatarak ekonomiyi ayakta tutamazsınız. Gıda perakendesinin büyük sıkıntılar yaşamamasının nedeni temel ihtiyaçlara cevap veriyor olması. Perakendecilikte yaşanan büyüme istatistiksel bir büyüme. İstatistik, nasıl bakılırsa o sonucu veren bir bilim dalı. Memnun olmak isterseniz memnun olacağınız sonuçlar verir.

“Tüketim alışkanlıklarımız anlık gelişiyor”

Türkiye deki tüketim alışkanlıkları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’deki tüketim hareketleri, alışkanlıktan ziyade anlık bir heves şeklinde gelişiyor. Teknoloji harcamaları çok kontrolsüz. Cep telefonu, ihtiyaç özelliğinden çok bir kimlik statüsü gibi algılanıyor. Sadece teknoloji için değil otomobil için de böyle bir tüketici kitlesi var. Giyim sektörünü de atlamamak gerek çünkü orada toplumun büyük çoğunluğu ciddi bir harcama kitlesine dönüştü. Bu kadar kolay harcayan bir toplumun kaçınma hareketleri de çabuk oluyor. En ufak bir güvensizlik hissettiğinde kemer sıkmaya, harcamalarını ciddi anlamda düşürmeye giden bir toplumuz. Güvenli bir ekonomiye sahip olan ve doğru harcama yapabilen toplumların harcama alışkanlıklarının da daha akılcı olduğunu görüyoruz.

Dünyanın en büyük 16 ekonomisinden biri olmak Türk ekonomisinin büyük ve başarılı olduğunu gösterir mi?
Türkiye ekonomisi bundan 30 sene önce de dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biriydi. Türkiye hiçbir zaman 35’inci ekonomi olmadı. İnsanlar bunu çok önemli bir durum gibi düşünüyor ama bu durum Türkiye’ye büyük bir değer sağlamıyor. 100 milyar dolar ihracat yapıyorsak 200 milyar dolar ithalat yapıyoruz. Rakamların büyümesinden ziyade ithalat-ihracat arasındaki rakamın küçülmesi ya da ihracat lehine büyümesi bir ekonominin gücünü gösterir.

Lokasyon alışveriş alışkanlıklarını etkiler mi?
Çevremiz bizim alışkanlıklarımızı belirliyor. Oturduğum bölgede hem çok büyük zincir marketler hem de küçük marketler var. Duruma göre ikisinden de alışveriş yapıyoruz. Bir dönem gıda ihtiyacımızı doğal olsun diye şehir dışından sağladık. Gıdanın haricindeki ürünleri mahalle mağazacılığından temin etmek artık imkansız gibi bir şey. Türkiye’de bir iki ünlü caddenin haricinde alışveriş yapılacak cadde yok. Mağazacılık eşittir AVM oldu.

Markalar arasında, yerli-yabancı ayrımı yapıyor musunuz?
Firmaların çoğu artık çokuluslu şirketler. Bu yüzden isme bakarak firmanın yerli mi yabancı mı olduğunu anlamak çok zor. Fakat ben her zaman yerli ürün almayı tercih eden birisiyim ama bazı ürünlerde bu mümkün olmuyor. Mesela otomobil alacaksanız bu şansınız yok. Giyim konusunda devreye zevk giriyor. Benim zevkime hitap eden yabancı bir marka var. Bu marka orta ölçekli bir marka ve birçok yerli marka ondan çok daha pahalı. Ben giyim konusunda yabancı bir markayı tercih etmek zorunda kalıyorsam burada kendimi suçlu hissetmem.

Bir markete girdiğinizde nelere dikkat edersiniz?
Perakende de özellikle gıdanın satıldığı alanlarda hijyeni önemserim. Ayrıca ürünün de kaliteli olmasına bakarım. Ürünün son kullanma tarihini önemserim. Bazı marketlerin bu güveni verdiğini düşünüyorum. Mesela Migros’tan bir şey alacaksam taze olduğunu bilirim.

Hem bir gazeteci hem de bir sosyolog olarak Türk tüketicisinin satın alma sürecinde fiyatla lezzet arasında kalsa hangisini tercih edeceğini düşünürsünüz?
Bizim önceliğimiz her zaman lezzetli olandır. Damak tadı olan bir toplumuz. Paraya göre alınacak en iyi ürünü bir şekilde bulur alırız.

AVM’ler için ne söylemek istersiniz?
AVM’ler artık hayatımızın önemli bir parçası oldu. Önemli etkinliklere ev sahipliği yapıyorlar. Ayrıca son dönemlerde farklı işler yaparak o monotonluğu kırmaya da çabalıyorlar.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive