Eklenme Tarihi : 03 Şubat 2014 Pazartesi
Berrin Yangınözü

Aile şirketlerinde riskler

Aile şirketinin ne anlama geldiğini burada irdelemememe gerek yok sanırım. Lakin aile şirketlerinin ülkemiz ve dünya ekonomisinde önemli bir rol oynadığını bilmeyen yok. Bu kadar önemli olmalarına karşın ömürlerinin ne yazık ki çok kısa olması. Çoğunluğu birinci kuşak içinde batıyor ya da el değiştiriyor. Üçüncü kuşağa kadar yaşayanların sayısı çok az


Geçenlerde Quentin J. Fleming’in bir araştırmasını okudum. "İstatistikler, aile şirketlerinin sadece yüzde 30’unun ikinci kuşağa geçebildiğini ortaya koyuyor" diyen Fleming, “Beni böyle bir çalışma yapmaya iten gerçek şu oldu: 10 yıldan fazladır danışmanlık yapıyorum. Çok sayıda aile şirketiyle çalıştım. Bu dönemde batan aile şirketlerinde, neden, hiçbir zaman işle ilgili olmadı. Hep iş dışı, özellikle yönetim ve aile meselelerinden kaynaklandı.”

Bu saptamaya katılmayanınız var mı aranızda? Özellikle yoğunlukla çalıştığım orta ölçekli gıda perakendeci arkadaşlara, dostlara ithaf etmek atıfta bulunmak istiyorum.
Ona göre, aile şirketlerini yok eden 7 ölümcül günah var. Tabii ki önemli olan okumak değil, pay çıkarmak ve gerekli aksiyonları alabilmek...

1. Yine aynı şarkı
En önemli sorunlardan biri, aile işini, ölümsüz ve kalıcı bir iş haline dönüştürmekte ortaya çıkar. Buna engel ise aile üyelerinin davranış, tutum ve işi yönetme şekilleri olur. Değişim sırasında, çocuklar, aile içinde sorun yaratan davranışlarını, aynı şekilde devam ettirirler. Yeni düzenin getirdiği kuralları kabul etmezler. İkinci sorun, aile büyüklerinin, çocuklara çeki düzen vermesiyle ortaya çıkar. Bir başka sorun ise ailenin kadın üyelerinin, 'her şeye boyun eğen' insan konumundan çıkmaya başlamasıyla yaşanır.

2. Çocuklar da yetişkin olur
Aile büyükleri, genelde çocuklarının büyüdüklerini kabul etmezler. Bu aileler, çocuklarının düşüncelerini tamamen reddeder ve onlara yetki vermekte başarısız olurlar. Bazı aileler ise çocuklarının artık bir yetişkin haline geldiğini kabullenmezler. Sık olmasa da rastlanan bir başka davranış şekli de, ailelerin, çocuklarını kendilerine rakip olarak görmesidir.

3. Aileye bağlılık yerine bencillik
Aileleri başarısızlığa götüren bir başka neden 'bencillik' suçlaması. Aile işi, sert aile kuralları ve egemen ebeveynlerden oluşan bir yapıdır. Bu yapı, beraberinde ikinci önemli sorunu getirir. Birincisi, çocukları aile işine katılmaya zorlamaktır. İkincisi ise hangi çocukların aile işi dışında kalacağı, yönetime katılmayacağına karar vermektir. Bu, aileye bağlılık ve bencililik sorununu ortaya çıkarır.

4. Biz mutlu ve büyük bir aileyiz
Aile şirketlerinin bireyleri, iş sisteminin ve rekabet dünyasının farklı dinamiklerinin ve işleyişinin olduğu gerçeğini pek fark etmezler. Bu konuda da dört önemli sorun ortaya çıkar. En önemlisi, ailenin, şirketteki rol ve yönetim gücünü, doğum tarihi ve cinsiyete göre belirlemesinde yaşanır. Büyük erkek çocukları güçlü, kızları ise etkin olmayan görevlere atamak gibi. Bir başka hata ise aile bireylerini, onların başarı ve hatalarını göz ardı ederek ödüllendirmektir. Ailenin uyumunu bozmamak adına, önemli ve zor konuları tartışmaktan kaçınmak da sık görülen hatalardandır.

5. Babalar en iyisini bilir
Sorun yaşayan ailelerdeki en önemli sıkıntılardan biri 'en iyisini kurucu bilir' yaklaşımıdır. Genelde  kurucu baba, şirkette egemendir; yatırım, borçlanma ve yönetici atamalarında onun sözü geçer. Bu tablo, 3 önemli sorun yaratır. Birincisi, kurucunun yokluğunda, örneğin ölümünde ortaya çıkar. Her şey ona bağlı olduğu için aile çöküşe gidebilir. İkincisi, bu tip bir ailede yetişen çocukların yönetiminde görülür. Baba yönetimine ve egemenliğine alışan yeni kuşak, bu ihtiyacı hep hissedebilir. Bu konudaki bir başka sorun, kurucunun, şirketi, kendi kişiliğinin bir parçası olarak görmesidir.

6. Görmezden gelirsek belki yürür
Bazı durumlarda aile, bir takım sorunları önemsemez, nereden kaynaklandığını ve nasıl çözülebileceğini göz ardı eder. Bu tutum, sorunun yoğunlaşması ve yıkıcı hale gelmesine neden olur. Fleming, bu sendromun en yaygın üç belirtisini ortaya koyuyor. İlk olarak, yoğun çatışma içinde olan kardeşler, aile işinde çalıştığında ve farklı öncelikler nedeniyle kavga ettiğinde ortaya çıkan sorunlar. İkinci kısımda, ebeveynin yetersizliği veya ölümüyle birlikte doruğa çıkan süreçte, halefliği ilk adım olarak algılama eğilimini tartışıyor. Son bölüm, bir aile üyesinin evliliğinin aile işi üzerindeki etkisini anlayamamaktan kaynaklanan sorunları kapsıyor.

7. Bana çocukluğunu anlat
Bu, bir çocuğun, çocukluğundan itibaren kritik başlıkların çözümüne gerekli 'mesafe'yi koymayı öğrenmeden, aile işine girmesiyle yaşanan bir sendromu anlatıyor. Bu sendromun en yaygın 3 belirtisi var. Birincisi, belli bir neden olmaksızın insanlar çatışma içine girebilir. İkincisi, çocuklara gerçekçi olmayan beklentiler yükleyip onları işin içine sokma, olumsuz etkiler doğurabilir. Son olarak ebeveynler çatlaklara ilgisiz olduğunda ya da şirkette çalışan çocuklarıyla ilgili sorunlardan habersiz olduğunda, şirketin çeşitli tehlikelerle karşı karşıya kalabilir.

Başarılı ve ön önemlisi sağlıklı güzel bir yıl diliyorum.. Tabii ki sevgi ile...

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive