Eklenme Tarihi : 24 Haziran 2013 Pazartesi
Berrin Yangınözü

Aile kavramı ve AVM karmaşası ilişkisi

Son yıllarda nüfusun hızla artması, teknolojinin gelişmesi, kentleşme hareketleri, kadınların çalışma hayatına yönelmesi, sosyo-kültürel faktörlerdeki değişmeler, tüketici kitlesini ve tüketim hacmini artırmakla beraber, tüketicilerin satın alma alışkanlıklarının, tercihlerinin ve hayat tarzlarının değişmesine neden olmuştur. Buna bağlı olarak hayat tarzlarının değişimi ile birlikte klasik aile modelinden farklı aile modelleri doğmuştur.


20. yüzyıldan önce üvey aile tipi ölüm, savaş, hastalık gibi nedenlerden kaynaklanmasına rağmen bu nedenler 20’inci yüzyıldan itibaren değişmeye başlamış ve boşanmaların artmasıyla birlikte yalnız yetiştiren aile tipi ve üvey aile (patchwork aile) tipleri oluşmaya başlamıştır. İstatistiklere bakıldığında 1993’ten bu yana Türkiye’de boşanmaların yüzde 80,7 oranında yükseldiği görülmekte ve bu artış aile yapısının değişmesiyle açıklanmaktadır. Modern yaklaşımın getirdiği kapitalist düzen kişileri sadece kendilerini birey olarak düşünmeye zorlamış, modern yaklaşım öncesi zamanlarda meydana gelen toplumsal yardımlaşma ve toplumsal sorumluluk hissi giderek kaybolmaya başlamış, direkt tüketici davranışlarını ve alışveriş -eğlence alışkanlıklarını değiştirmiştir. Bu yüzden ürün ve hizmet satın alıcısı ve kullanıcısı olarak kabul edilen “Aile” kavramı, satın alma ve karar verme birimi olarak mercek altına alınmış ve alınmaktadır.

Bu bilgi ve değişimlerle beraber, 21’inci yüzyılda aile kavramı nereye gitmektedir? Önümüzdeki yıllarda aile yapısında daha ne gibi değişiklikler olabilir? Ailelerin satın alma ve eğlenceli alışveriş anlayışında ne gibi değişiklikler olacaktır? Alışveriş merkezleri nereye gitmektedir? Alışverişin bir zorunluluk olmaktan çıkıp bir eğlenceye dönüştüğü günümüzde, yeni bin yılda alışveriş merkezleri ve mağaza konumlandırılması nasıl olmalıdır? Alışveriş merkezleri ziyaretçilerine neler vaat etmektedir? Değişen tüketiciye alışveriş merkezleri ayak uydurabiliyorlar mı? gibi soruların her birimiz tarafından öncelikle düşünülmesi zorunlu hale gelmiştir.

Perakende sektörü birçok değişime uğrarken, alışveriş merkezlerinin de bu gelişimlere ayak uydurmaması düşünülemez. Tüketici alışkanlıklarının hızla küresel bir dönüşüme uğradığı günümüzde bir alışveriş merkezinin başarılı olabilmesi için, başarılı fiyat indirimlerine, kaliteye ve eğlencenin yanı sıra alışveriş merkezlerinde yeni formatlar ortaya koymalıdır. Modern perakende ile eğlencenin birbiriyle bütünleşip, bunun yanı sıra merkezlerin özgün olması, kaliteyi ve eğlenceyi bir arada sunmasının da işin temelini oluşturmaktadır. Burada önemli ve yine üzerinde durulması gereken konu alışveriş alışkanlıklarının bu yöne kaymasına paralel açılan alışveriş merkezlerindeki artışa karşın kapatılan ve kapatılmaya mahkûm alışveriş merkezlerinin sayısının hızla artması.

Alışveriş merkezleri sadece ticaretin yapıldığı mekânlar değil yeme-içme, eğlence, yaşam biçimi, hayatı kolaylaştırma ve diğer sosyal faaliyetleri bir çatı altında sunulduğu kapalı bir sosyal mekândır aslında ve bu nitelikleri sağlayan alışveriş merkezlerinin ziyaretçi sayılarında da artışlar görülmektedir. Peki, yeni aile modellerini ve yeni tüketici alışkanlıklarını dikkate alarak alışveriş merkezlerinin yeni tanımlamasında gelişmesi gereken kriterlerini şöyle sıralayabilir miyiz?

Bu merkezler insanların bir araya gelebildiği alanlar olarak, adeta şehrin kent meydanları konumunda göreve sahip konumda olmalıdır.

Merkezlerde ailece alışverişin yanında keyif alınıyor, eğleniliyor. Çoğu zaman özellikle kadın ve gençlerin tercihi alışveriş dışında sadece gezmek bir kahve içmek, sinemaya gitmek hatta insanlarla bir arada olmak, bu yüzden alışveriş merkezi cazibe merkezi olarak planlanmalıdır.

Erkekler, pasif finansör olmaktan çıktı ve her tür alışverişe katılıyorlar. (Bebek bezi, deterjan, yemek malzemesi, kişisel bakım vs. alan erkekleri sıklıkla görüyoruz).

Kendilerinin belirlediği ve listelediği ev ihtiyaçlarını kendileri alıyorlar. Bu yüzden alışveriş merkezleri erkeklere de hitap etmeli.

Çocuklar alışverişin gizli karar vericileri konumundalar. Alışveriş merkezleri mutlaka çocukları eğlendiren nitelikte olmalı.

Alışverişin en önemli tüketicileri kadınlar olmuştur. Kadınlar, markalarla ve mağazalarla özdeşleşiyorlar. İyi bir marka almak ya da iyi bir yerde alışveriş yaptığı zaman kadın artık kendini iyi hissediyor. Alışveriş merkezleri doğru markaları seçmeli, burada segment çalışması çok önemli.

İnternet ciddi bir şekilde elektronik ticaretin bir parçası olarak kendini gösteriyor, alışveriş merkezleri internet sitelerinde de kendilerini göstermeli.

Birinci derecede müşteri odaklı, ikinci derecede ortak odaklı olan, sektör bilgi birikimine sahip ve yenilik üretebilen alışveriş merkezleri tercih ediliyor.

İşin geneline değil özellikle müşteriye yönelik olması, müşteriyle birebir yakınlaşma, ilgilenme ve onlarla aynı dili konuşabilmektir. Alışveriş merkezleri sektöründe mutlaka yenilikçi ve yaratıcı yönleriyle öne çıkmalıdır.

Eğlence... Eğlence... Eğlence... Yeni alışveriş merkezi eğlenceli olmalı, herkesin ağzında olmalı ve herkes tarafından akın edilmelidir.

Tüketicinin sürekli değişim halinde olduğu bu noktada, benzer konseptlerle hareket eden, kaliteli ve hesaplı ürün sunmayan merkezler ve bunun içinde yer alan mağazaların başarılı olamayacakları bir gerçek. Başarılı alanlarda sizi tercih eden ailelerle başarılı işler yaptığınız bir ay dileği ile…
Tabii ki her zamanki gibi sevgi ile...

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive