Eklenme Tarihi : 20 Ağustos 2013 Salı
Tevfik Dinçer

2016 Dünya Bakliyat Yılı olsun

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Birleşmiş Milletler'in merkezi Roma'da bulunan Gıda ve Tarım Örgütü FAO'nun 38’inci konferansındaki bir komisyon toplantısında 2016'nın Bakliyat Yılı ilan edilmesine yönelik, bakliyatların faydalarını anlatan bir sunum yaparak, destek istedi


2016 yılının Uluslararası Bakliyat Yılı ilan edilmesi girişiminin bakliyat üreticisi üye ülkelerin desteğiyle geçen yıl başladığını anımsatan Eker, "Biz inanıyoruz ki bakliyatlar dengeli ve sağlıklı beslenmeye katkıda bulunmanın yanında gelecekteki küresel gıda güvenliği ve çevre sorunları ile başa çıkılırken temel bir rol oynayacaklardır" dedi.

Bakan Eker, katıldığı komisyon toplantısında yaptığı konuşmada, dünyadaki toplam bakliyat üretiminin 62 milyon ton olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bunun 11 milyon tonu ticari amaçla kullanılmakta ve bu da 7 milyar ABD dolarına tekabül etmektedir. Bakliyatlar farklı iklim koşullarına uyum sağlayabilmekte ve sonuç olarak dünyanın birçok bölgesinde üretilebilmektedirler.”

Bakliyatların hem karbon hem de su açısından düşük ayak izine sahip olduğunu, üretimde daha az suya ihtiyaç duyulmasının, onları özellikle kuraklığın yaygın olduğu yerlerde iklim değişikliğine adaptasyon konusunda uyumlu hale getirdiğini vurgulayan Eker, bakliyatların yoğun işlemeye bağlı olarak ortaya çıkan toprak erozyonunun engellenmesinde toprak iyileştirici olarak ürün rotasyonunda önemli bir rol oynadığını, bakliyat üretiminin nadas alanlarının azaltılmasına katkıda bulunduğunu belirtti.

Eker ayrıca “Bu bakliyatları küresel gıda güvenliğinde önemli bir oyuncu yapıyor. Özellikle kalkınmakta olan ülkelerdeki küçük çiftçiler yaşamlarını devam ettirmek için bakliyat üretimine bağlı. Bakliyat yetiştiriciliğinde çalışan kadın çiftçiler toplam iş gücü içerisinde daha büyük bir paya sahiptir" ifadelerini kullandı.

Bakliyatın yüksek besleyici değerleri ve düşük fiyatlı ve kolay ulaşılabilir alternatif bir protein kaynağı olduğunun altını çizen Bakan Eker, dünya mutfaklarında bakliyat kullanımından örnekler vererek, "Bakliyat fakir adamın etidir" dedi.

2016 yılının "Baklagiller Yılı" ilan edilmesinin gıda zinciri aracılığıyla bağlantıları kuvvetlendirmek adına eşsiz bir fırsat olacağını belirten Eker, "Baklagillerin gıda ve besin güvenliği, sağlık, yoksulluğu azaltma, sürdürülebilir tarım ve çevreye olan katkılarındaki farkındalığı artıracaktır. Kaynak merkez olarak Türkiye, nohut üretiminde dünyada dördüncü ve mercimek üretiminde dünyada üçüncü sıradadır. Arkeolojik araştırmalara göre, Anadolu'da mercimek ve nohut üretimi milattan önce 7-8 binli yıllara dayanmaktadır. Günümüzde mercimek ve nohutların yabani akrabaları Türkiye'de Güneydoğu Anadolu'da görülmektedir" diye konuştu.

Bakan Mehdi Eker, sunumunu, "Baklagillerin gıda ve besin güvenliği, sağlık, yoksulluğu azaltma, sürdürülebilir tarım ve çevreye olan katkılarındaki farkındalığı artıracaktır. Üye ülkelere, bu girişime verdikleri katkılardan dolayı içten teşekkür ederim" diyerek tamamladı.

Bakan Eker’e bakliyatla ilgili bu önemli önerisi ve girişimi için, bir Türkiye bakliyatçısı olarak teşekkür etmek istiyorum. Bu, sektörümüz adına ayakta alkışlanacak bir öneri ve bu öneriyi sonuna kadar destekliyor, arkasında duruyoruz.

Bu önerinin iki boyutuna ben de kısmen vurgu yapmak isterim. Birincisi, bakliyat tanıtımına çok önemli bir katkı sağladı. İkincisi, bu dünyaya nitelikli ve önemli bir mesaj niteliğinde… Bu mesaj beslenme, gıda güvenliği ve çevreye duyarlılık içeriyor.

Dünya obozite ile ugraşırken, bu öneri sağlıklı ve dengeli beslenmede bakliyatın önemine dikkat çekiyor ve dikkat edilecek olursa dünyada bitkisel protein kaynaklarına yöneliş olduğu ve bakliyat tüketiminin önemi görülebilir.

Ülkemize ve bize önemli bir mesaj mahiyetinde… Sahip olduğumuz bitkisel besin zenginliğine, çevreye ve tarımsal alanlarımıza daha çok özen göstermeyi içeriyor. Ülke olarak zaten ağırlıklı olarak bitkisel protein kaynaklı bir beslenme modundayız. Bu sayede bakliyat üretimimize biraz daha önem verme ve özen göstermemize katkı sağlayacaktır.

Bakan Eker, “Bakliyat fakir adamın etidir” dedi. Çünkü satın alma gücü olmayan insanlar hayvansal proteinlerden oluşan ürünleri alamadıklarını, bitkisel protein ihtiva eden ürünlerden alıyor. Bilindiği gibi protein kaynakları 2 grupta toplanır: Hayvansal (et, tavuk, balık, deniz ürünleri, süt, yoğurt, peynir, yumurta), bitkisel (kuru fasulye, bakla, nohut, bezelye, mercimek gibi baklagiller, fındık, fıstık, ceviz, badem gibi kabuklu yemişler). Haftada en az 3-4 defa kuru fasulye, nohut, mercimek, bezelye gibi zengin bitkisel protein kaynakları tüketilmeli. Bu yiyecekler hem bitkisel protein hem de karbonhidrat açısından zengin yiyeceklerdir, içerdikleri yüksek lif nedeniyle bağırsakları çalıştırarak kabızlığa engel oldukları gibi bağırsak kanserinden de korur (Alpman, 2005).

Bakliyat taneleri hem protein hem de karbonhidrat veren değerli gıda maddeleridir. Hayvansal gıdalardan sonra insana en fazla protein sağlayan gıdalardır. Günlük aldığımız kalorilerin yüzde 13-20'si proteinlerden karşılanmalıdır. Proteinler aminoasit dediğimiz yapı taşlarından oluşurlar. Proteinler üreme, büyüme, gelişme, vücudumuz için gerekli hammaddelerin yapımı, yaşlanan hücrelerin yenilenmesini ve yaşamın devamını sağlarlar. Özetle bu çok önemli bir öneri ve girişimdir, destekliyoruz. Sektörümüzün de, bu önerinin hayat bulması ve yaşama geçirilmesi için verilecek her görevde yer alacağına içtenlikle inanıyorum. Bakliyat kamu spotu; bu öneriye önemli bir katkı sağlar diye düşünüyorum. 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive