Eklenme Tarihi : 07 Nisan 2015 Salı

2015’te sosyal medya: Araçtan amaca geçiş yılı!

Dijitalin iş dünyasını ve markaları fetih süreci tüm hızıyla sürüyor. 2010-2013 yılları arasında hızla yükselen “farkındalık” süreci 2014 yılı itibarıyla yaygın bir “eyleme” dönüştü. Firmalar, ölçek ve vizyon derinliklerine bağlı olarak dijitalin mutlaka bir yerinde yer almaya çalıştı. 2000’li yılların gözde pazarlama aracı “E-mailing marketing” (E-posta pazarlama) yerini giderek sosyal medya ağlarına (Facebook, Twitter, Instagram vb) kanallara bırakmaya başladı. Markalar, milyonlarca insanın sohbetinin arasına girmeye, dikkat çekmeye çalıştı


Elbette daha yolun çok başındayız. Peki, 2015 yılında şirketleri sosyal medya ve dijital pazarlama alanında neler bekliyor? Bu yazıda buna yönelik öngörülerde bulunmaya çalışacağız.

Araçtan amaca geçiş: Markalar, 2015’ten itibaren sosyal medyayı bir ‘reklam’ ve ‘doğrudan satış’ kanalı olarak kullanmak yerine, işin özünü kavrayarak mevcut ya da potansiyel müşterileriyle iletişim ve ilişki kurmak için kullanmaya yönelecek. Yeni rekabet kuralları markaların tüketicilerin yeni karar alma süreçlerini anlamalarını ve kültürel dönüşümlerini zorlayacak. Tüketici ve müşteri için ürün ve hizmetin arka plandaki “değeri”, markanın iletişim ve birebir ilişki ile bu değeri anlatabilme/gösterebilme kapasitesi sosyal medya kullanımındaki başarısının yeni eşiği olacak. Tüketicilerin ürünün gerçek değerini bilme arzusu, daha da önemlisi bu arzusunu karşılayabilecek yeterli imkan ve topluluk ilişkisine (ağa) sahip olması, markaların bu değerlerini proaktif biçimde gönüllü olarak anlatmalarını zorunlu kılacak. Facebook, Twitter, Instagram, Linkedin gibi platformlar geçirdikleri tasarım ve yazılımsal evrimle markaların gerektiğinde milyonlarla, gerektiğinde tek bir kişiyle bile “anlık” iletişime/ilişkiye geçmesini kolaylaştıracak.

Monologtan diyaloğa geçiş: Sosyal medyada var olmak 2015’ten itibaren yetmeyecek. Tek yönlü mesaj yerine karşılıklı mesaj (etkileşim/sohbet) kıymetli hale gelecek. Markalar sosyal medyanın mesajı tek yönlü pompaladığımız, karşı tarafında sorgusuz sualsiz bunu kabul ettiği bir platform olmadığını kavrayacak. Markalar, önce sosyal medya kanallarında “değerlerini” özgün içeriklerle anlatacak ve satışa kadar ve satıştan sonra da her türlü soru ve sorunu yanıtlayacak, sohbete eşlik edecek.

Dinleme önem kazanacak: Sektör hakkında, marka hakkında, rakipler hakkında, ürün ve hizmetler hakkında, güncel ekonomik ve sosyal konularda neler konuşulduğu daha da önem kazanacak. Dinleme üzerine geliştirilecek iletişim ve ilişki yönetimi markalar için muhteşem fırsatlar yaratabilecek.

Şirketler yayıncıya dönüşecek: Şirketlerin dijital pazarlama operasyonları derinleşecek. Facebook, Twitter, Instagram, Linkedin, Youtube, blog gibi farklı kanalları hem bağımsız hem de duruma göre bütünleşik olarak kullanır hale gelecek. Yazılı ve görsel içerikler önemini korumakla birlikte, video içerikleri çok daha önemli hale gelecek. Ürün ve hizmetlerin hikayelerini anlatma ihtiyacı işletmelerin organizasyon ve insan kaynaklarını biraz daha dijital pazarlamanın içine sokacak.

Dijital uzman ve departmanlar geliyor: 2015’teki en önemli hamlelerden birisi şirketlerin iç yapılarıyla ilgili olacak. Dijital kanallar üzerinden akan veri miktarı arttıkça bu veri trafiğini yönetecek, işletme bünyesine adapte edecek ihtiyaçlar büyük oranda artacak. Şirket bünyesindeki hemen her departmandaki insan kaynağının da gerek kişisel, gerekse kurumsal olarak sosyal ağlardaki aktivitesinin artması işletmelerin kurumsal bir politika geliştirmelerini zorunlu hale getirecek. Yeterli ölçekteki işletmelerin 2015’ten itibaren “Dijital Pazarlama Departmanı” ve “Dijital Pazarlama Uzmanı” gibi departman ve uzmanları organizasyon bünyelerine kattıklarına tanıklık edeceğiz. Bu departmanların 2020’ye doğru derinlik kazanmaya başladıklarını, “Dijital Stratejist”, “İçerik Editörü”, “Moderatör (Etkileşim Yöneticisi)”, “Dijital Reklam Uzmanı”, “Analist (Raporlama)”, “Dijital Grafik ve Yazılım” uzmanı gibi uzmanları Dijital Pazarlama departmanlarını bünyesine kattıklarını göreceğiz.

Dijital bütçeler patlayacak: Geleneksel reklam, tanıtım ve halkla ilişkilere ayrılan bütçeler dijitalin muhteşem imkan ve fırsatları kavrandıkça hızla yön değiştirecek. Google başta olmak üzere arama motoru reklamcılığı, Facebook, Twitter gibi sosyal medya reklamcılığı markaların müşterilerine ulaşmakta geleneksel kanallara göre yeni imkanlar sunacak. 2012, 2013 ve 2014’te deneysel girişimlerle bunların tadını alan markalar, 2015’ten itibaren dijitale bütçelerinde çok daha büyük yüzdeler ayıracak.

İK politikaları değişecek: 2015’te işletmeler gerek işe alım süreçlerinde gerekse mevcut çalışanlarında “dijital zeka ve yetenekleri” ölçmeye, işe alımlarda bu yönlerini can alıcı bir eşik olarak kullanmaya başlayacak. Markalar, yeni işe alımlarda dijital yetenekleri sorgularken mevcut insan kaynaklarının dijital süreçlere uyum sağlayabilmeleri için kurum içi eğitimlere yönelecek. Markalar İK açısından sosyal medyayı iş süreçleri için bir tehdit olarak görmek yerine fırsatlarını gördükçe işletme içindeki engelleri kaldırmakla yetinmeyecek çalışanlarını çok daha fazla sosyal ağları kullanmaları için teşvik edecek. Dijital zekası ve girişimcilik sezgisi kuvvetli patronlar elbette bu alandaki fırsat kapılarını çok daha hızlı ve fazlasıyla çalışanlarına açacak.
Özetle, 2000’lerde başlayan dijital devrimin taçlandığı bir yıl olacak 2015…

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive