Vefa Bozacısı büyümeye devam ediyor

1876 yılında sokakta satılmaya başlayan, daha sonra dükkanda sunulan ve zaman içinde bir marka haline gelen Vefa Bozacısı Çorlu’da yeni bir üretim tesisi kurdu. Vefa Bozacısı Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Vefa, tesisin tam işler duruma geçmesinden sonra ihracatta önemli bir konuma geleceklerini ifade etti

Eklenme Tarihi : 07 Nisan 2014 Pazartesi
vefa-bozacisi-buyumeye-devam-ediyor

M.Caner KOLAĞASIGİL

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ben firmanın 4’ncü kuşak torunuyum. Şirketimizin kurucusu Hacı Sadık Bey’in de ismini taşıyorum. Onlar yoktan var ettiler. Bizler ise var olan bir şeyi sürdürmeye çalışıyoruz. Bir karar verirken hep onların memnun olup olmayacağını düşünerek yol haritamı belirliyorum. Biz bir aile şirketiyiz. Kuzenim Ferdi Vefa ile birlikte Vefa’yı ileriki yıllara taşıyoruz. Ben turizm ve otelcilik eğitimi gördüm. Yurt dışında da eğitim aldım. Aile büyüklerinin arzusu üzerine bir torun olarak Vefa Bozacısı’nı sahiplenmem gerekiyordu. Ben de Vefa Bozası’nın misyonunu daha ilerilere götürmek için bu görevi üstlendim. Toplam 85 çalışanımız var ve onlarla birlikte bu iş yürüyor. Vefa Bozacısı Ailesi olarak sorduğunuzda ben de onları gösteriyorum. Bu yıl 138’nci yılımızı kutluyoruz. Her şeyimizle Türk kökenli bir firmayız. Bazı yerde bir içecek bazı yerde bir gıda maddesi olarak tüketilen Boza, Orta Asya’da başlayıp Balkanlar’a kadar devam eden bir ürünün dünyadaki ilk ticarethanesi, Vefa’dır. 100 yılı aşkın bu şekilde devam eden ender firmalardan biri olduğumuzu söyleyebilirim. Vefa Bozacısı İstanbul’da böyle bir ürünü sürdürmek adına önemli bir misyon taşıyor.

Boza ürününün tarihi çok eskiye dayanıyor. Firmanızın zaman içerisinde gelişimi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tarihi bu kadar eskiye dayanan başka bir gıda ürünü yok. Tarihçilerimizin söylediğine göre boza, sudan sonraki ilk gıda maddesi. 9 bin yıl gibi bir geçmişten bahsedilen bir ürünü biz en iyi şekilde ileriye taşımak için elimizden geleni yapıyoruz. Tabii ülkemizde yetişen ürünlerden boza yapmak mümkün. Ancak bu kadar köklü bir geçmişe sahip ürün olan boza, bazı yerlerde sulu bir şekilde üretiliyor. Hacı Sadık Bey, 1870 yılında Arnavutluk’tan yola çıkarak İstanbul’a geliyor. Burada bozanın akşam saatlerinde satılan bir ürün olduğunu fark ediyor. Bunu gözlemledikten sonra şimdiki adıyla inovasyon gerçekleştiriyor. Bulunduğu evin altında kendi imkanları ile irmiği boza haline getirip güğümlere koyup dışarıda satmaya başlıyor. O dönemde 200’e yakın bozacı varken şimdilerde ise ayakta durabilen biz varız. Kendine özel bir güzergah belirliyor. Bozacılık mesleği geceleri sokak sokak satılarak başlayan bir meslek haline geliyor. 6 sene boyunca bu gelenek sürüyor. Hacı Sadık Bey, Vefa semtinde bu işi bir mekan açarak yapmaya karar veriyor. Şu an üretim yaptığımız yerde, yani Vefa’daki yerimizin de tarihi bir önemi var. Biz tarihle beraber yaşayan bir firmayız. Burası bozanın ilk ticarethanesi… Bir ticarethane açtıysanız, yeri ve ürünü belli olmalı. Boza sonra kültürümüze öyle bir yerleşiyor ki ‘boza kıvamı’ tabiri kullanılmaya başlanıyor. Daha sonra Hacı Sadık Bey’in oğlu yardım etmeye başlıyor. İsmail Hakkı Vefa, 2’nci jenerasyon olarak işin başına geçiyor. İsmail Hakkı Vefa, tersanede tanıştığı biri vasıtası ile boza üretiminin makineleşmesini sağlıyor. Makineleşme kapasiteyi artırınca, mekan akşamları en uğrak yeri haline geliyor. Biz bundan dolayı gururluyuz. Şu an bile hiç değerini kaybetmeyen bir değere sahibiz ve bunu devam ettiriyoruz.

12 ay boyunca boza

Vefa bilinen bir marka olarak birçok kişinin aklına kazındı. Marka değerini oluşturmak ve artırmak için ne tür çalışmalar yaptınız?
Üretimde ham madde olarak kum darını kullanıyoruz. Kuş yemlerine benzer ve başak bir üründür. Bazı yerlerde mısıra da darı denir. İkisinin karıştırılmaması gerekir. Değirmende öğütülmesi ve elenmesi zor bir üründür. Mısır ise daha kolay bir şekilde üretilir. Özel lezzette daha zorlu aşamalardan ortaya çıkar. Bu özel lezzeti kazanmanın da özel yöntemleri var. Biz büyük büyük babamızdan gördüğümüz geleneği yaşatıyoruz. Bizim bir sloganımız var; “Bizi yaşlandırdınız ama hiç yormadınız.” Onlara gerçekten çok teşekkür ediyoruz. Bugün gıda maddelerinde artık katkısız olan hiçbir ürün yok. Biz bu iddiamızı hala sürdürmeye devam ediyoruz. Boza özel bir gıdadır. Son zamanlarda doktorlar tarafından insan sağlığı için tavsiye edilen bir ürün haline geldi. İnsan metabolizması katkılı gıdalarla çalışmazken boza burada devreye giriyor. Bizde bundan dolayı işimizi titizlikle yapmalıyız. Baş kuralımız titiz olmaktır. Bizim için işin ticari yönü daha sonra gelir. Eskiden yaz aylarında boza dağıtılmıyordu. Şimdi ise günün hangi saati boza isterseniz bulabiliyorsunuz. Biz her mevsim bozayı insanlara ulaştırmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. 12 ay boyunca boza satacağımızı müjdeleyelim. Bu arada dünyada bozanın patenti Vefa Bozacısı’ndadır.

Müşteri odaklı hizmet anlayışı ile şirket yapılanmasını gerçekleştiriyorsunuz. Bu konu hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Müşteri mozağimiz çok çeşitlidir. Her yerden insanlar buraya bozamızdan içmek için gelir. Bulunduğumuz yer itibarıyla çok merkezi bir yerdeyiz. Etrafımızda birçok öğretim yerleşkesi ve yurt yer alıyor. Lokasyon olarak oldukça avantajlı bir yerdeyiz. Ulaşım eskisi kadar zor değil. Her yere ulaşım rahatlıkla sağlandı. Bu bölgede öğrencilik yapmış gençlerin mutlaka buraya gelip bir bardak boza içmişliği var. Gelen telefonlarla uzak noktadaki müşterilerimize bir litrelik pet şişelerde hazırladığımız taze bozamızı müşterilerimize ulaştırıyoruz. İstanbul’da 2 bin noktada, Ankara’da 400 noktada, Marmara Bölgesi’nde 200 noktada kendi markamızla satışlarımız devam ediyor. Önümüzdeki sene her ilde olacağız. Taze bozanın katkı maddesi olmadan sürekliliğini 14 güne çıkardık. Bunu, içine maya katmadan başardık. Böylelikle sürekliliği de sağlamış olduk. Tarihi bozamız bizim günlük olarak üretiliyor ve bu tadı hiçbir yerde bulamazsınız. Bizim diğer işimiz de sirke üretimi. Ürünlerimiz sağlıklıdır ancak sağlıkla ilgili herhangi bir öneride bulunamayız. Boza ve sirkemizin birçok hastalığa faydası var ve içinde asla yağ olmaması obezitenin de önüne geçiyor. Vefa Bozacısı sadece boza değil sirke üretiminde de iddialı duruma geldi. Kendi aldığımız ürünler ile, iyi bir hammadde ve ileri teknoloji kullanarak üretim yapıyoruz.

2013 yılında istediğiniz hedeflere ulaşabildiniz mi? 2014 yılında hedefleriniz nelerdir?
Şu anda Çorlu’da üretim fabrikamız var. Ön tarafı bozacı dükkanı, arka tarafı ise üretim tesisi. Böylelikle müşterilerimiz istedikleri zaman tesisimizi görebiliyor. Yeni tesisimizde modernizasyon ağırlıklı bir çalışma olacak. Hata yapmamak için insan kontrolünden çıkarıp makine ile geçekleştireceğiz. Şu anda deneme aşamasında. Aynı tadı yakaladığımız takdirde tam kapasiteli üretime başlayacağız. İhracat yapabilmemiz için katkı maddesiz sürekliliği biraz daha uzatmamız lazım. Bizim asıl yatırımımız müşterilerimiz. Bu, tarih boyunca böyle oldu. 2013 yılı bizim için çok faydalı geçti. 2014 yılında da üretim tesisimizle daha iyi yerlere geleceğiz. 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive