Tat mutfaktaki süreyi kısaltıyor

Tat Konserve Sanayii, konserve ve hazır yemek sektöründe 150’ye yakın ürününü Tat markasıyla tüketicilerle buluşturuyor

Eklenme Tarihi : 27 Ağustos 2013 Salı
tat-mutfaktaki-sureyi-kisaltiyor

Domates ürünleri, salça, ketçap, mayonez, konserve, hazır yemek, makarna, şarküteri, süt ve süt ürünleri gibi birçok alanda üretim gerçekleştiren Tat Konserve Sanayii, konserve ve hazır yemek sektöründe 150’ye yakın ürününü Tat markasıyla tüketicilerle buluşturuyor.

Son yıllarda evde geçirilen zamanın kıymetli hale gelmesiyle tüketicilerin mutfakta geçirecekleri zamanı kısaltmalarına yardımcı olacak ürünlere ağırlık veren firma, geçen yıl tanıtımını yaptığı ‘Tat Pratik Seri’ ailesine yönelik yeni ürün girişleri yapmaya devam edecek.

Şehirleşme ve şehir hayatının getirdiği yoğun yaşam temposuyla birlikte evde geçirilen zamanın daha kıymetli hale geldiğinin altını çizen Tat Konserve Sanayii Genel Müdürü Arzu Aslan Kesimer, “Artık zaman hepimiz için çok daha değerli. Bu nedenle tüketiciler kendilerine zaman kazandıracak ürünleri tercih ediyor. Öte yandan tüketiciler sağlıklı ve doğal ürünler arıyor. Tat olarak, bizim önceliğimiz de tüketicilerimizin mutfakta geçirecekleri zamanı kısaltmalarına yardımcı olacak doğal, katkısız, lezzetli ürünler sunmak” dedi.

‘Tat Domatesli Ürünler’ portföyünde yer alan doğranmış domates, domates rendesi gibi özellikle çalışan kadınların tercih edebileceği ürünlerle hayatı kolaylaştırıp, mutfakta geçirilen zamanı kısaltmayı amaçladıklarını anlatan Kesimer, 2012 yılının sonunda soğan ve biber çeşnili domatesli ürünlerini de portföylerine ekleyerek, ‘Tat Domatesli Ürünler’ ailesini ‘Tat Pratik Seri’ olarak yeniden pazara sunduklarını söyledi.

Geçen yıl lansmanını yaptıkları serilerine yönelik yeni ürün girişleri yapmaya devam edeceklerini kaydeden Kesimer, “Yaz mevsiminde toplanan taze tarla domateslerinden üretilen ‘Tat Pratik Seri’miz tüketiciye kullanım kolaylığı sağlamanın yanı sıra her mevsim taze domates ile yemek yapmalarına olanak sağlıyor” ifadesini kullandı.

Salça pazarında ise yüzde 30’luk ciro payına sahip olduklarını kaydeden Kesimer, bu pazarın tonajda büyüme göstermeyen, doymuş bir pazar olduğunu iddia etti. “Bu nedenle pazarı çeşitlendirmek için yenilikçi bir yol izleyerek, geçen yılın başında diğer tüm ürünlerimiz gibi yüzde 100 doğal, ‘bir kilosunda sekiz kilo domates kullandığımız’ ‘Tatköy Salça’yı lanse ettik” diyen Kesimer, domates, biber ve domates-biber karışık çeşitlerini de ürettikleri ‘Tatköy Salça’ ailesiyle durağan salça pazarını büyütmeyi hedeflediklerini iletti. Tat markaları altında pratik ve ekonomik yemek alternatiflerini tüketicilerle buluşturmayı hedefledikleri hazır yemek kategorilerinin de firmaları için önemli olduğunu vurgulayan Kesimer, bu yıl hazır yemeklerine dört farklı ürün çeşidiyle ‘Tat Balık’ ailesini eklediklerini bildirdi.

2012’de 100 bin tonluk üretim gerçekleştirdi
2012 yılında domates ürünleri, salça, hazır yemek ve konserve kategorisinde üretimlerini bir önceki yıla oranla yüzde 10 artırarak, yaklaşık 100 bin ton üretim gerçekleştirdiklerine de değinen Arzu Aslan Kesimer, bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre büyüme beklediklerini ifade etti.

Kesimer, şunları söyledi: “2012 yılında daralan salça pazarını bu yıl yaptığımız yeni ürün lansman ve iletişim kampanyaları sonucunda yüzde 5 büyüttük. Açık ara lider olduğumuz domates ürünleri kategorisinde ise 2011 yılından beri devam ettirdiğimiz yaz domatesi iletişim kampanyamızla yüzde 20’ye yakın artış yakaladık.”

Salça, domates ürünleri, ketçap, mayonez ve hazır yemek ürünlerini aralarında Japonya, Kanada, İngiltere’nin de bulunduğu 20 farklı ülkeye ihraç ettiklerini aktaran Kesimer, salça ve konserve grubu ürünleri cirolarının yaklaşık yüzde 20’sini ihracattan elde ettiklerini söyledi. Kesimer, yeni pazarlara girerek ihracattaki konumlarını güçlendirmek istediklerinin altını çizdi.

Türkiye’de domateslerin ‘briks’ oranı düşük
Sektörün yaşadığı sorunlara da değinen Arzu Aslan Kesimer, Türkiye’nin salça üretim pazarında Amerika, Çin, İtalya, İran ve İspanya’nın ardından 6’ncı sırada geldiğini anlattı. Bu durumun Türkiye’deki domates türlerinde ‘briks’ denilen kuru madde oranının diğer ülkelerdeki domates türlerine oranla daha düşük olması nedeniyle sanayide kullanıma uygun olmamasından kaynaklandığını ileri süren Kesimer, “Bunun yanı sıra Türkiye’deki domates fiyatlarının diğer ülkelerle karşılaştırıldığında yüksek seyretmesi sebebiyle Türkiye’nin ihracat pazarında diğer ülkelerle rekabet etmesi güçleşiyor.

Tüm bunlara ilave olarak Türkiye’de tarımın yeterli ölçüde modernize olmaması, dolayısıyla tarla verimliliğinin düşük olması, sektörün sorunları arasında sayılabilir” diye konuştu. Domates ve domates ürünlerinin cam veya teneke gibi sağlıklı ambalajlarda tüketime sunulmasının büyük önem taşıdığını da vurguladı. Daha sonra Kesimer sözlerine şöyle devam etti, “Doğallığı gereği hiçbir koruyucu katkı maddesine gereksinim duymayan domates salçasını, modern fiziksel yöntemlerle yüksek sıcaklıklara kadar ısıtarak üretiyor ve hava sızdırmayan salçanın sıcak dolumuna uygun hermetik cam veya teneke ambalajlarla tüketiciye sunuyoruz. Ancak sektörde lojistik kolaylık sağladığı ve ambalaj maliyetlerini düşürdüğü için salçanın plastik ambalajda tüketiciye sunulduğunu görmekteyiz.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nınTürk Gıda Kodeksi Domates Salçası ve Domates Püresi Tebliği Taslağı çalışmaları devam ediyor. Hazırlık sürecinde sektörün, ambalaj firmalarının, üniversitelerin ve farklı STK’ların görüşlerine başvuruldu. Bu çalışmanın ürünle ilgili özellik ve ambalajının belirlenmesinde önemli bir adım olduğuna inanıyoruz” dedi

Kaynak: Kobiden

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive