İglo, 11 Ayda Pazar Lideri Oldu

Türkiye pazarına yaklaşık bir yıl önce giren dondurulmuş gıdada dünya devi İglo, bulunduğu grupta edindiği yüzde 56lık pay ile liderlik koltuğuna oturdu. Kalite ve lezzetiyle mutfaklarda daha çok yer edinmeye başlayan İglonun Türkiye Satış Direktörü Kemal Ergül ile firmanın Türkiyede şimdiye dek kat ettiği yolu ve bundan sonraki hedeflerini konuştuk

Eklenme Tarihi : 17 Şubat 2010 Çarşamba
iglo-11-ayda-pazar-lideri-oldu
Özlem ELGÜN Dondurulmuş gıda devi İglo, Türkiye ile buluştu ve biz de bunu yakından takip ettik. Aradan nerdeyse bir yıla yakın süre geçti. Hangi süreçlerden geçip, nasıl bir yol kat ettiniz bu zaman zarfında? Türkiyede bugüne kadar hiç duyulmamış bir markayı getirip Türk pazarından pay almaya çalışmak elbette kolay değil. Üstelik dondurulmuş gıda Türkiyede henüz tüketicinin şüpheyle baktığı bir kategori. Bizi zor bir sürecin beklediğini biliyorduk ama bilgi birikimimizle bu süreçlerin hepsini tamamlayıp başarıyı yakalayacağımızdan asla şüphe etmedik. Öncelikle yedi ay süren bir çalışma sonunda dağıtım ağımızı kurmayı başardık. Bu hiç kolay olmadı çünkü Türkiyede -22 derece deposu olan ve minimum -18 derece ile ürünü noktaya teslim edebilen distribütörler yıllar öncesinden büyük markalarla anlaşma yapmış, çalışmalarına devam ediyordu. Dolayısıyla bizi kabul edenler olduğu kadar bizim kabul etmediklerimiz de oldu. Nihayetinde 23 distribütörden oluşan bir dağıtım ağı kurduk. Hemen arkasından da satış ekibimizi oluşturduk. Satış bölümü çalışmalarını sürdürürken, marketing departmanı da reklam çekimlerini tamamladı. Lojistik departmanı türlü engellere rağmen ürünü Türkiye depomuza getirmeyi sağladı. Finans bölümü araştırmalarını tamamladı ve ürünlerin satış fiyatları belirlendi. Ürünlerimizi satış noktalarına ulaştırdıktan sonra tüketicilere anlatmak ve dondurulmuş gıdanın her zaman daha taze olduğunu bıkmadan iletmekle görevli 150 bayandan oluşan bir ekip hazırlandı. Bütün bu aşamalardan sonra sıra ürünlerimizi Türk tüketicisinin beğenisine sunmaya geldi. Bu da çok zor bir süreçti çünkü tüm ulusal ve yerel satış noktaları ile tek tek görüşerek sözleşme yapmak zorundaydık. Bu bölüm de hızla aşıldıktan sonra daha önceden hazırlanmış -22 derecede ürün saklayabilen deepfreezeler satış noktalarına yerleştirildi ve ürünlerimizin sevkıyatı sağlandı. Yaklaşık bir ay içerisinde yeterli satış noktasına ulaştık ve ardından reklamlarımız devreye girdi. Artık Türkiyede yeni bir markanın olduğunu devasa kampanyalarla duyurmaya başladık. Kat edilen yol sizi tatmin ediyor mu peki? Hedeflerinize ulaştığınızı düşünüyor musunuz?2009 yılı için belirlediğimiz satış noktası, pazar payı ve ciro hedeflerine ulaştık. Bundan dolayı başta tüketicilerimize, bayilerimize, satış teşkilatımıza, bizi noktalarda anlatan kızlarımıza ve market çalışanlarına çok teşekkür ederiz. Elbette henüz 11 aylık bir firma olarak bu hedeflerin bizi tatmin etmesi mümkün değil. Zira daha kat edilecek çok yol var. İlk hedefimiz dondurulmuş gıdanın ne olduğunu ve nasıl saklanması gerektiğini anlatmak. Daha sonra da sağlıklı koşullarda üretilmiş kaliteli ürünlerimizi daha fazla tüketici ile buluşturmaya devam edeceğiz.Peki, İglo, dondurulmuş gıdalara karşı önyargıyı kırabildi mi sizce?Henüz değil ama acelemiz yok. Sabırla anlatacağız. Tek hayalimiz rakiplerimizle birlikte hareket ederek bu önyargıyı kırabilmek. Türkiyede bizden çok önce pazara girmiş firmalar var. Hepimiz bir araya gelerek ortak basın toplantıları, sempozyumlar düzenlesek, televizyon ve radyoda advertorial reklamlarla bu kategoriyi anlatsak inanın işimiz çok daha hızlı sonuçlanır. Bu konuda çok kısa bir zaman içinde temaslara başlayacağız.Yüzde 56 ile pazar lideriŞu anda Türkiye pazarının yüzde kaçına hâkimsiniz?Bu kategori hamur, et, su ürünleri, sebze, meyve ve patates olarak beş grupta değerlendiriliyor. Toplam pazarın yüzde 42si hamur, 27si et, 14ü patates, 9u sebze meyve, 8i ise su ürünlerine ait. Biz hamur ve et grubunda yokuz. Bizim olduğumuz gruplarda birebir ürünlerimizi karşılaştırdığımızda şu an yüzde 56 ile lider durumdayız.İglonun Türkiyeye ilk aşamada 7 milyon euroluk bir yatırım yapacağı açıklanmıştı. Bugüne kadar yapılan yatırım ve istihdam miktarı nedir? Bu miktarı artırıp yerli üretime geçecek misiniz?Bahsedilen rakamın önemli bir bölümünü harcadık ve harcamaya da devam edeceğiz. Bu rakamın içinde tabii ki reklamlara ayırdığımız bütçe ve sağladığımız yaklaşık 200 kişilik bir istihdam var. Türkiyede üretime geçtiğimizde bu rakam daha da artarak devam edecek.Son olarak iki yeni ürün çıkardınız; tatlı taze mısır ve vegetable fingers. Sırada başka ürünler var mı?Tüketicilerle sık sık konuşuyor, Türkiyede ne görmek istediklerini not ediyor, araştırmalar yapıyoruz. Buna bağlı olarak yeni ürünler getirmeyi planlıyoruz.Satış noktalarında bilinç şartBirçoğumuz artık öğrendik ama dilerseniz tekrar bir üstünden geçelim. Gıdaları nasıl donduruyor, nasıl muhafaza ediyor ve besin değerini kaybetmeden marketlere nasıl ulaştırıyorsunuz?Gıdaları nasıl dondurduğumuzu anlatmak çok vakit alır ama uygulaması -tarladan toplanması dâhil- toplam 2 saat 30 dakika. Bu süreyi tutturan başka hiçbir firma yok. Zaten bizim dikkat ettiğimiz konu da bu; mümkün olan en kısa sürede, besin değerini kaybetmeden, -40 derecede şoklamak. Örneğin balık grubu ürünlerinin temizlenip şoklanması, balık tutulduktan hemen sonra, gemide yapılır. Balık avlandığı andan itibaren bayatlama süresi başlar. Zamanlar yarışıyoruz. Şu an dünyada henüz bizi geçen yok. Ürünler bir hafta içinde Türkiyeye geliyor, gümrük süreci aşılıyor ve ürünler depomuza ulaşıyor. Hemen ardından bölge distribütörlerinin depolarına dağıtım yapılıyor, buradan da satış noktalarındaki deepfreezelere ulaştırılıyor. Bu arada kullanılan bütün depo ve araçların ısıları -22 derecenin altına düşmemeli. Ürünler marketlere ulaşınca iş bitmiyor elbette... Soğuk zincirin marketlerde de korunması için devrede olmaya devam ediyor musunuz? Ürünleri korumak adına market yetkililerine neler öneriyorsunuz?Bu en büyük sorunumuz. Çünkü bu konuda hala bilinçlenmemiş satış noktası yetkilileri var. Motorize bir ekip kurduk. Bu ekip tüm noktaları her hafta rutin olarak ziyaret ediyor dolapların derecelerini kontrol edip yetkilileri uyarıyor, sonrasında bize rapor ediyor. Ayrıca 150 kişilik ordumuz sürekli kontrolde. Market yetkililerinden ricamız, yatay dolaplarda kırmızıçizgiyi geçecek şekilde ürün koymamaları. Bu çizgi Sağlık Çizgisidir. Eğer dolaptaki herhangi bir ürün bu çizgiyi geçerse, diğer tüm ürünler kesilen hava sirkülâsyonundan etkilenir. Hem dikey hem de yatay dolaplarda ısı kesinlikle -22 derecenin altına düşmemeli. Yine son bir ricamız, elektrikten tasarruf için geceleri dolapların fişinin çekilmemesi. Aksi takdirde tüketicinin sağlığını tehdit edecek durumlar oluşabilir.Peki, ürün korunamamışsa, zarar gören bu ürünleri geri alıyor musunuz?Bu konuda çok hassas davranıyor, ürünü her ne olursa olsun geri alıyoruz. Ancak üzücü olan şu ki, çoğunlukla kendi tespitlerimizle geri alıyoruz. İsteriz ki market yetkilisi de bu konuda hassas davransın ve ürünleri kontrol etsin. Bize haber verildiği anda noktaya ulaşmamız ve geri almamız çok kolay.Pazarı büyütüp ciroyu katlayacakİglonun 2010 yılı için ne gibi hedefleri var?Kategoriyi büyüteceğiz ve büyüyen pazardan belirlediğimiz hedeflere uygun olarak pay almaya çalışacağız. Satış noktası sayımızı artıracağız ve şu anki ciromuzu en az iki katına çıkaracağız. Böylece istihdam ve reklamlara ayıracağımız bütçeye kaynak yaratacağız. İstihdam ve yatırımlara devam ettikçe, Türkiyenin de kazanacağına inanıyoruz.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive