Yılsonunda Sunarı tanımayan kalmayacak

Geçtiğimiz yıl yüzde 36lık bir büyüme kaydeden Sunar Yağın üreticisi Elita Gıda, sektördeki ilk 5 hedefine doğru adım adım ilerliyor. 2010 yılı sonuna kadar Sunar markasını bilmeyen kalmayacak diyen Sunar Grup Pazarlama Müdürü Mevlüt Nacar, 2012 yılında da sektörde ilk 5 marka arasında yer almayı hedeflediklerini dile getiriyor

Eklenme Tarihi : 09 Temmuz 2010 Cuma
yilsonunda-sunari-tanimayan-kalmayacak
Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLUSunar Yağın üreticisi Elita Gıda hakkında bilgi alabilir miyiz? Firmanız ne zaman, nasıl kuruldu? Türkiyenin petrolden sonra en çok ithalata bağımlı olduğu kalemlerden biri yağlı tohum... Ham yağ alanındaki sıkıntıları gidermek amacıyla yağlı tohum üretiminin devlet tarafından teşvik edilmeye başlanmasını müteakiben, 2006 yılına gelindiğinde Çukurova bölgesinde ayçiçeği ekimi yaygınlaşmıştı. Diğer taraftan ise bölgede eskiden üretim yapan yağ fabrikalarının bir kısmı kapanmış durumdaydı. Ayrıca Sunar Mısır tesislerimiz bünyesinde, 1990dan beri Sunar markasıyla mısır yağı üretiliyordu. İşte bu ortamda Nuri Çomu, Çukurovada mısır gibi ayçiçeğini de işleyecek tesis ihtiyacını fark ederek yatırımlarına hız kazandırdı ve 2006 yılı sonlarında Elita Gıdayı kurdu. Kısa bir süre içerisinde en son teknoloji ile kurulan tesisler devreye alınarak Sunar yağlarının üretimine başlandı. 2007 Temmuz ayında da bölgede hasat edilen ayçiçeğinin alımına başlandı ve bölgede kurulan en son, en modern tesis olan ham yağ ve ekstraksiyon ünitesi ile yağlı tohumları işleyecek olan tesisimiz devreye alındı. Bu sayede başta Çukurova olmak üzere ülkemiz çiftçisinin yetiştirmekte olduğu ayçiçeği çekirdeği, soya fasulyesi, kanola gibi tohumların işlenmesi imkânına kavuşuldu. Bu da çiftçimizi çok mutlu etti. Geçmişte bölgede faaliyet gösteren Unilever, Karam ve Marsa gibi firmaların eski teknoloji tesislere sahip olmalarından ve değişen pazar şartlarına ayak uyduramamalarından dolayı güçlerini yitirmeleri ve bu durumun bölgede bir boşluk yaratması da Elita Gıdanın kuruluşundaki önemli etkenlerden. Ürün gruplarınız arasında neler var? Firmamız doğrudan doğruya çiftçiden temin ederek işlediği yağlı tohumlarla, tarladan sofraya gıda güvenliğine uygun üretim zinciri içerisinde Sunar markasıyla mısır, ayçiçeği, kanola, soya, fındık ve zeytinyağı üretiyor. Elita, 2007 yılı baharında mısır yağının yanına ayçiçeği yağını da ekleyerek üretime başladı. 2008 yılı ortalarında kanola ve soya, 2009 başında ise zeytinyağı üretimine başlandı; son olarak da 2009 ortasında fındık yağı ürün gamına eklendi. Ayrıca Sarı Ulak ve Soğuk Sıkma Naturel Sızma zeytinyağları da butik zeytinyağları olarak portföyümüzde yer alıyor. Ayrıca ev dışı tüketim, yani yemekhaneler, restoranlar, oteller gibi toplu yemek üretimi yapan kuruluşların ihtiyaçlarına uygun olarak imal edilmiş olan ayçiçeği ve fındık yağı da Profesyonel ibaresiyle 18 litre teneke ambalajlarla satışa sunuluyor.3 yılda 25 milyon dolar yatırımÜrünleriniz müşterilere nasıl sunuluyor? Üretim tesisiniz ve laboratuarınızdan bahseder misiniz? Sunar Yağın tesisleri 35 bin metrekarede yıllık 36 bin ton rafine yağ üretim ve 72 bin ton dolum kapasitesine sahip. Çukurova başta olmak üzere Türkiyede yetişen yağlı tohumları işleyen sınırlı sayıdaki entegre üretim tesislerinden biri. Ham yağ, ekstraksiyon, rafinasyon ve dolum işletmelerini bünyesinde barındırıyor. Doğrudan doğruya çiftçiden temin ederek işlediği yağlı tohumlarla, tarladan sofraya gıda güvenliğine uygun üretim yapıyor. Sunar, mısır yağı alanında ise bu prensiple çalışan Türkiyedeki tek entegre tesis. Yurt içi ya da dışındaki nişasta ve glikoz üreticilerinin yan ürünü olarak ortaya çıkan mısır özleri ile müstahsilden alınan ayçiçek çekirdekleri işlenmek üzere Sunar Grupun yağ üretim tesislerine gelir. Gelen mısır özleri veya ayçiçeği çekirdekleri ilk olarak laboratuarlarda yağlık olmaya uygunluk testlerden geçirilir. Özler veya çekirdekler uygun bulunmaları halinde öncelikle kırım, ayırma, kavurma gibi işlemlerden sonra preslerden geçirilen yağlı tohumlar ikinci aşamada ekstraksyon tesislerinde işlenerek bünyesinde barındırdığı yağdan yüzde 99 oranında ayrıştırılır. Presleme ve ekstraksiyon sonucu elde edilen ham yağlar, daha sonra rafinasyon işlemine tabi tutulur. Rafinasyonun ardından yine aynı tesisler içinde sırasıyla yapışkan madde giderilmesi, nötralizasyon, renk açma, vinterizasyon ve deodorizasyon işlemleri gerçekleştirilir. Üretimin her aşamasında kalite laboratuarlarında belirli testlere tabi tutulan yağların tüketime uygun olduğuna emin olunarak diğer aşamalara geçilir. Son olarak deodorize edilen yağlar şişeleme ünitesine giderek ambalajlanır ve depolanır. Bu şekilde yağ tüketime hazır hale getirilir. 1 milyon dolarlık yatırımla oluşturulan Sunar Grup yağ laboratuarı, sektördeki en gelişmiş beş laboratuardan biri. Kalite ve gıda güvenliği anlayışımızın bir göstergesi ve güvencesi olan kalite yönetim laboratuarımız, tohumdan sofraya her aşamada, ileri düzeyde analizler yapan cihazları ve konusunda uzman kalifiye personeli ile hizmet sunuyor. Yasal gereklilikleri ve müşteri beklentilerini en üst seviyede yerine getirdiğimiz laboratuarımızda, tüm girdilerden son ürüne kadar olan süreçte prosesin her aşaması kontrol altında tutuluyor. Ayrıca; güçlü donanım altyapımızla birlikte, daha mükemmeli bulmak için sürekli olarak araştırma ve geliştirme çalışmalarımız da devam ediyor.Bu tesisler için yaptığınız toplam yatırım miktarı nedir? Elita Yağ tesisleri 20 milyon dolarlık yatırımla kuruldu. Bünyesinde üretim ve depolama tesisleriyle modern bir yönetim binasını barındırıyor. Artan ihtiyaçlara paralel olarak yeni tesislerimizdeki yatırımlar devam etti ve üç yılda yatırım tutarı 25 milyon dolara ulaştı.40 ülkeye 40 milyon TLlik ihracat yapacakElita olarak hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz? Geçen yıl yaptığınız ihracat miktarını öğrenebilir miyiz?2008 yılında Irak ile başlayan ihracat serüvenimizde bugün 25i aşkın ülkeye ulaşmış durumdayız. Suriye, Irak, İran, Azerbaycan, Kıbrıs, Mısır, gibi lojistik avantajımızın rekabet gücü sunduğu Ortadoğu ülkeleri ihracatımızdaki öncelikli olanlar arasında. Elita olarak geçen yıl yaklaşık 30 milyon TL ciro yaptık. Sunar Grup, gerek iç piyasada artan pazar payı gerekse hızla büyüyen yağ ihracatının verdiği güçle daha fazla yerel hammadde kullanarak ülkemiz çiftçisinin artan yağlı tohum üretimini karşılıyor ve üretimde ithalat bağımlılığını azaltıyor. Gerek devletimizin verdiği teşvikler gerekse de Sunarın alımları sayesinde ayçiçek başta olmak üzere yağlı tohum üretimi için çiftçi teşvik edildi ve yurt dışı ülkelerine ambalajlı rafine yağ ihracatı yapılarak ülkemize döviz girdisi sağlandı. Bunun yanı sıra Çukurova bölgesinde yeni istihdam kapılarının açılmasına da vesile olundu.2010 yılında kaç ülkeye, ne kadar ihracat yapmış olmayı planlıyorsunuz?Çukurovanın bereketli topraklarında yetişen yağlı tohumları işleyerek Türk tarımına ve çiftçisine destek olmanın yanı sıra sektördeki önemli ihracatçılardan biri olarak gerek Sunar gerekse de Elita markasıyla Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu pazarı başta olmak üzere 25i aşkın ülkeye bitkisel yağ ihraç ediyoruz. Türkiye mısır yağı ihracatının yüzde 13ünü ve Türkiye toplam yağ ihracatının yüzde 5ini kısa sürede gerçekleştiren Elita Gıda, 2010 yılında ihracat yaptığı ülke sayısını 40a çıkarmayı hedefliyor. Yüzde 30 büyüme trendi bekleyen Elitada ihracat hedefi 40 milyon TL civarında. 5inci yılında ilk 5e girecek2009 yılını nasıl geçirdiniz? 2010 yılsonu beklentileriniz neler?Elita Gıda, 2009 yılında ulaştığı yüzde 36lık bir büyüme ile sektördeki ilk 5 hedefine doğru adım adım ilerliyor. Her biri işinin uzmanı 46 ayrı ilde yer alan 39 distribütörün desteği, yerel marketler ve bakkallar ile kurduğu iyi ilişkiler sayesinde tanınan ve güvenilen bir marka haline geldi. 2010 yılında ise yaygın dağıtım ağını tamamlayarak 81 ilde her eve girmeyi ve sofraların vazgeçilmezi olmayı amaçlıyor. Bu bağlamda dağıtım ağı reklamlar ile desteklenerek Türkiyede 2010 yılı sonunda Sunar markasını tanımayan bireyin kalmaması hedefleniyor.Sunar markasının sektörde hedefi nedir?Hedefimiz 2012 yılında -yani kuruluşumuzun 5inci yılında- sektörün en büyük 5 markasından biri haline gelmek. Bu amaçla Ar-Ge ve markalaşma çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Yeni yılda da çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz. Ulaşabildiğimiz tüm coğrafyalarda ürünümüzü sofraların vazgeçilmezi yapmayı amaçlıyoruz.Bu röportaj Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive