Selva Genel Müdürü Mehmet Karakuş

Geçtiğimiz yılı markalaşmaya ayıran Selva, bu yılbaşından itibaren raflara sunduğu inovatif ürünlerle pazarı büyütmeye ve sektörü geliştirmeye devam ediyor. Başarılı markayı Genel Müdür Mehmet Karakuşla konuştuk

Eklenme Tarihi : 31 Mayıs 2010 Pazartesi
selva-genel-muduru-mehmet-karakus
Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLUTürk Mutfağı'nın izinde, bilindik tatlarla yeni lezzetleri kaynaştıran Selvanın 20 yıllık öyküsündeki köşe taşlarını kısaca paylaşır mısınız bizlerle?Selva, 1988 yılında bir grup idealist iş adamının bir araya gelerek kurduğu bir şirkettir. 1998 yılına kadar un üretmiş ve satmıştır. 1998de kalite ve lezzet yaklaşımını makarnaya da aktarmıştır. Selva, kurulduğu ilk günden itibaren hep aynı kalitede, hep aynı lezzette ve hep aynı estetik yapıda ürünleriyle bilinmiş ve sevilmiştir. Biz, Selva Gıda olarak, kuruluşumuzdan itibaren kurumsallaşmaya çok önem verdik. İçinde bulunduğumuz holding yapısı ve şeffaflık ilkemiz bunu kolaylaştırdı. İlk günden itibaren kalite, gıda güvenliği gibi ürünle ilgili değerleri hep üst düzeyde tuttuk. Hatta ihracatçı kimliğimiz nedeniyle üretim alanımız bir ilaç fabrikası hassasiyetinde tasarlandı ve işletildi. Diğer bir ayak olan pazarlama alanında da sürekli ilerlemeler kaydettik. Bugün ülkemizin en büyük makarna ihracatçısıyız. Ülkemizin pazar payı itibarıyla üç büyük makarna markasından biriyiz. İlk günden itibaren sektörü dönüştürecek yenilikler yaptık. Sade makarna, sektörümüzde ilk kez pişirme önerisine göre kategorize edildi. Üç dakikada pişen Şipşak Makarna raflarda... Bundan sonra her altı ayda bir sektörümüzde yapılmamış bir yeniliği tüketicilerimizin beğenisine sunmak istiyoruz. Tedarikçilerimiz, iş ortaklarımızla ilişkilerimiz hep üst düzeydedir. Yaptığımız periyodik araştırmalarda sosyal paydaşlarımızın gözündeki durumumuzu sürekli sorguluyoruz ve kendimizi yeniden konumluyoruz. Finansal anlamda çok güçlü bir yapılanmamız var. Son dönemde sosyal sorumluluk anlamında önemli atılımlar yapıyoruz. Kurulduğu ilk günden itibaren; sıfır atığı kendine ilke edinen üretim tesislerimiz, yakın zamanda çevre ödülüne layık görüldü. İnsan sağlığı açısından çok önemli olan, koruyucu ve katkı maddesi içermeyen yüzde yüz doğal ürünler üretiyoruz ve üretmeyi sürdüreceğiz. Bunlar toplamda bizim saygınlığımızı ve güvenilirliğimizi artıran unsurlar. Ayrıca, son dönemde yaptığımız düzenli iletişim faaliyetleri de tüketiciler gözünde bilinirlik ve saygınlığımıza önemli katkılar yaptı.Makarnanın ülkemizde ana yemek olarak algılanması ve tüketiminin artırılması konusunda uzun süredir araştırmalar yapıyorsunuz. Bu araştırmalar neticesinde aldığınız cevaplar neler?Geçtiğimiz son beş-altı yılda makarnanın ülkemizde itibarlı bir ana yemek olması adına birçok araştırma yaptırdık. Böylece, yenilenme sürecimizde yere sağlam basabildik. Ülkemiz insanının ve değişik millet/kültürlerdeki insanların makarna tüketim alışkanlıklarını araştırdık. Selvanın önerilerine kadar ülkemiz tüketicisi makarnayı büyük oranda içine bir şey katmadan ya yavan yiyordu ya da salça, peynir, kıyma, yoğurt ve tereyağını kullanarak çeşitlendiriyordu. Çok küçük bir kesim de İtalyan soslarıyla, yabancı tatlarla tüketiyordu. Makarna yeteri kadar çeşitlendirilip lezzetlendirilemediğinden, bir türlü istenen miktarlarda tüketilemiyordu. Bu verileri göz önünde bulundurarak yeni önerilerde bulunduk. Söylediklerimiz makarnaya itibar kazandırması ve makarnanın sofralarda ana yemeğin yerine geçmesi adına çok önemliydi. Son iki yıldır gerçekleştirilen iletişim çalışmalarına ve araştırma sonuçlarına baktığımızda, Türkiyede bilindik makarna tüketimine yeni alışkanlıklar getirdiğimizi ve makarnanın sofralarda daha fazla itibar kazandığını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.Türk Mutfak Vakfından aldığınız desteklerden de bahsedebilir misiniz? Ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz birlikte?Yapılan araştırmalar sonrasında makarnanın sofralardaki ana yemekler ile birleştirilerek tüketilebileceği anlaşılınca, yeni yemek tarifleri ve mevcut tarifleri geliştirme ihtiyacı duyduk. Ardından Türk Mutfak Vakfı (Türk Mutfak Kültürünü Araştırma, Geliştirme ve Yaşatma Vakfı) ile ortaklaşa projeler geliştirdik. Kendilerinden 100den fazla Türk damak tadına uygun lezzet önerisi aldık ve bunları ambalajlarımızda ve farklı iletişim mecralarında kullandık. Yeni tarifler almaya da devam ediyoruz.Selva, lezzete hız verdiDünyada ilk kez sade makarnayı sınıflandırdınız. Bu sınıflandırmayı neye göre ve neden yaptınız? Ürün gruplarınız neler?Dünya ve Türkiyede ilk defa sade makarnayı pişirme önerisine göre sınıflandırdık. Çorba Sefası, Salata Keyfi, Ziyafet Sofrası ve diğer seriler Çorba yapımı için özel olarak üretilmiş makarnalar Çorba Sefası, salata yapına uygun makarna çeşitleri Salata Keyfi, öğle ve akşam sofralarında ana yemek yapımına uygun makarnalar ise Ziyafet Sofrası adıyla makarna severlerin beğenisine sunduk. Burada tüketicilerimize makarna ile farklı yemekler yapılabileceğini hatırlatıyoruz. Yani makarnayla çorba, salata ve ana yemek yapabilirsiniz, demek istiyoruz.Sektöre ivme kazandıran en yeni ürünleriniz olan Anadolu Lezzetleri ve Şipşak Makarna ile ilgili ayrıntılı bilgi alabilir miyiz? Şipşak Makarnayı diğer makarnalardan ayıran ve üç dakikada pişmesini sağlayan nedir?Lezzet ustası Selva, Anadolunun geleneksel lezzetlerini yeniden sofralara getirdi diyebiliriz. Sanki evde yapılmışçasına muhteşem tattaki mantı ve erişte çeşitleri ile geleneksel damak tadımızı yaşatmayı hedefledik. Selva mantı ve erişteler, Anadolu Amber Durum Buğdayı İrmiği ile zenginleştirilmiş durumda. Bu fikir nereden esinlendi derseniz, Anadolu Amber Buğdayı İrmiği, ekmeklik buğday unundan lezzet, besleyicilik ve renk bakımından oldukça farklıdır. Anadolunun mantı ve erişteyi un ile irmik karıştırarak üretme geleneği bize ipuçları verdi. Böylece annelerimizin lezzet sırrını tüketicilere yeniden sunduk. Anadolu Lezzetleri serimiz, Türkiyede ilk kez kullanılan yarı mat ambalaj içerisinde sizlere sunuluyor. Anadolu Lezzetleri serisinde yine ülkemizde ilk kez üretilen Ispanaklı ve peynir ilaveli mantı da var. İşleri ve dersleri çok yoğun, yemek yapmaya vakti olmayan, karnı çok acıkıp sabrı kalmayan öğrenci ve çalışanlar; bunun yanında aniden misafiri gelen modern hayatın hızına ayak uydurmakta telaşa düşen birçok kişi için Şipşak Makarnayı ürettik. Normal makarnalar 8 12 dakikaya kadar pişerken, bu süre Şipşak Makarna ile herhangi bir koruyucu ve katkı maddesi olmadan 3 dakikaya kadar iniyor. Tamamen kalıp özelliklerinin etkisiyle kaynar su ile temas eden yüzey miktarının genişlemesi, makarnanın 3 dakikada pişmesine neden oluyor. Bu kadar hızlı pişmesine rağmen bildiğimiz Selva diriliği, formu ve lezzetini yitirmeyen Şipşak Makarna, hem hayattan hem de lezzetten taviz vermeyenlerin her an yanında olacak gerçek bir dost. Makarnanın piştiğinde dağılmaması, yapışmaması ve tabakta diri kalmasını ne sağlar peki? Selva nasıl bir üretim teknolojisine sahip?Selva makarnanın üretiminde tamamen Anadolu Amber durum buğdayı irmiği, kurutmasında ise yüksek ısı teknolojisi kullanılıyor. Ayrıca makarna hamuru irmiğe saf su katılarak yapılıyor. Üretim ortamı ise klima teknolojisi ile her mevsim aynı ısı ve nem koşullarına getiriliyor. Hammadde kalitesi ve ileri teknoloji kullanımı sonucunda, pişirme sırasında makarna diri bir yapıda kalıyor, yapışma ve parçalanma olmuyor. Bu, Selva makarnanın kalite, lezzet ve estetik felsefesinin bir sonucu...Gelecek üç yılın ürünleri hazırSelvanın günlük makarna üretimi ne kadar? Yurt dışında kaç ülkede Selva ürünleri satılıyor?Günlük 120 ton makarna üretim kapasitemiz mevcut. İhracat yaptığımız toplam ülke sayısı, kurulduğumuz günden bugüne 113. 2009 sonu itibarıyla yaklaşık 70 ülkeye sevkiyatımız devam ediyor. Bu yılsonuna kadar lanse edeceğiniz başka yenilikler olacak mı? Uzun vadeli hedefleriniz arasında neler yer alıyor?2009, bizim için markalaşma yılıydı. Sonrasında yeni ürünler çıkaracağımızı söylemiştik. Bu yılbaşında Şipşak Makarnayı çıkardık. Türkiye pazarı için farklı bir ürün. Bunun yanında mantıya yeni bir form getirdik. Kayseri mantısını peynirli ve ıspanaklı ürettik. Bunlar inovatif ürünler oldu. Makarna tüketimi için yapılacak daha çok şey var. Örneğin burgu makarna ve şehriye çeşitleri üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Kulaklı şehriye, kare şehriye, midye şehriye gibi yeni çeşitleri geliştirdik. Bunları, kendi tabirimizle Çorba Sefasına kattık. Yaptığımız araştırmalara göre, kulaklı şehriyeyi özellikle çocuklar çok sevdi. Görüş bildirilen pek çok aile, Biz çocuğumuza çorba içiremiyorduk, ama şimdi yemeye başladı diyor. Şimdi de kristal kesme diye bir şekil çıkardık. Türkiyede olmayan bir çeşitti. Şu anda, gelecek üç yıl boyunca piyasaya sürebileceğimiz çeşitlerimiz hazır.Bu röportaj Market dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive