Eklenme Tarihi : 28 Temmuz 2010 Çarşamba
Yılmaz Pekmezcan

Perakende = ekip çalışması

Bir organizasyonun başarıya ulaşabilmesi, yalnızca o organizasyonu oluşturan fiziki unsurların ya da mamullerin kaliteli olması ile gerçekleşmesi mümkün değildir. Başarıya ulaşabilme organizasyon yeteneğinin, yönetim süreçlerinin ve insan gücünün etkin bir şekilde kullanılabilmesine bağlıdır. Arzulanan başarı düzeyine ulaşılabilmesi elbette ki birçok alt kriteri göz önünde bulundurmayı ve süreç yönetimini en iyi şekilde gerçekleştirebilmeyi gerektirir. Örneğin organizasyonun bir amacının olması en temelde belirlenmesi gereken en önemli adımdır. Çünkü işletmeler birden fazla insanın bir araya gelerek belirli bir amacı gerçekleştirmek için faaliyette bulundukları alanlardır. Bir araya gelen insanların elbette ki kişisel, kültürel, ekonomik ve psikolojik farklılıkları bulunacaktır. Bu farklılıklar içerisinde aynı amaca hizmet edebilmeleri maalesef onların kendi kendilerine başarabilecekleri bir durum değildir. Organizasyonel tüm faaliyetlerin belirlenen amaçlara uyumlaştırılmasındaki en büyük sorumluluk hiç kuşkusuz yönetime (yöneticiye) aittir. Yönetim aslında hedeflere ulaşmada birinci derecede sorumluluk sahibidir. Herhangi bir birimde ya da organizasyonel alanda çalışanların etkin bir şekilde organize edilerek işletme hedeflerine ulaştırılabilmesi ancak o birimde görev alan yöneticinin liderliğinde, tam bire ekip ruhu ile bir araya gelebilmelerine bağlıdır.


Özellikle bizim kültürümüzde belirli bir amaç için bir araya gelerek, kişisel farklılıklarımızı ve hedeflerimizi ayrı tutup, yalnızca iş ile ilgili faaliyetleri gerçekleştirmemiz maalesef pek de kolay değil. Liderlik özellikleri ağır basan bir toplum olmamız ekip çalışmasını baltalayan en önemli faktör. Genellikle bizde organizasyonlar insanların bir yere ulaşması için kullanmak istedikleri bir araç haline dönüşüveriyor. Oysa gelişmiş ülkelerde yalnızca proje bazlı bile olsa birbirinden çok farklı insan grubunun yalnızca bir amaca ulaşabilmek için bir araya gelip, amaç gerçekleştikten sonra büyük bir keyif ve mutlulukla mütemadiyen benzer projelerde rol alarak başarılı bir iş yaşamı sürdürdüğünü ve belirli pozisyonlarda da bu süreci devam ettirerek iş yaşamını noktaladığını görebilirsiniz. Durum bizde tam tersi diyebiliriz. Kısa sürede baş olmak sevdası ve hak verilmez alınır ya da tutuğunu koparmak gibi kavramlar aslında profesyonel iş kuralları ile bağdaşmayan yönlerimizi ortaya koyuyor. Bunun yanında ortak iş yapmak, gerektiğinde bir araya gelebilmek, özellikle hayati derecede önemli konularda bir araya gelebilmek önemli özelliklerimizden. Fakat genel olarak değerlendirdiğimizde bireysel özelliklerimizin bu süreçlerde öne geçerek grup hedefleri ile farklılaşabildiğini ya da bu amaçlara uymakta zorlandığımız bir gerçek. Oysa benim de bahsetmek istediğim gerçek konu, gruplarla hedefler arasındaki önemli fark. Grup iki ya da daha fazla insanın bir araya gelmesiyle oluşurken ekip daha disiplinli davranışlar sergileyen, davranışları belirli kurallarla belirlenmiş, ortak amaç etrafında kenetlenerek benzer davranış kalıplarını benimsemiş, sonuçlarla ilgili sorumlulukları paylaşırlar. Ekip ruhu inanmışlığını ve motivasyonun üst noktalara taşıyabilecek çok önemli bir unsurdur. Bir çok işletmede neredeyse tamamıyla tesadüfi denilebilecek kadar basit yöntemlerle personel alımı yapılmakta ve çalışanların bir araya gelmeleri tam anlamıyla grup etkisi yapmakta ve grup üyeleri arasında en önemli rolü üstlenerek işletme amacı etrafında toplaması gereken yöneticilerde istihdam edilmemişse işte o zaman yönetim adına tam bir kaos meydana gelebiliyor. Elbette ilk baştan motivasyonun en üst noktada olduğu çalışanlar topluluğunu elde etmek mümkün olmayabilir. Bu durumda yöneticinin liderliği önemli bir rol üstlenecek ve grup üyeleri arasındaki ilişkilerin daha disiplinli hale getirilerek bir ekibe dönüştürülmesi sürecinde aktif olarak katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla liderliğin önemi burada ortaya çıkarak, birbirlerinde birçok yönden farklılıklar taşıyan insan topluluğunu belirli organizasyonel amaçlara ulaştırılabilme sürecinde ekibe dönüştürebilme becerisiyle ölçülüyor.Bir kaynağa göre ekipler ve iş grupları arasındaki farklılıklar ortak amaç, ortak çaba, doğrudan ve açık iletişim, karşılıklı bağımlılık, ekip liderine değer verme gibi başlıklar altında ifade edilirken, Efile göre ise iş grupları ile ekiplerin farklılıkları karşılaştırılmalı olarak şu şekilde veriliyor:1- İş grupları arasında rekabet içe, ekiplerde ise dışa dönüktür.2- İş grupları göreve yönelmiştir ve her üye kendi bireysel hedeflerine yöneliktir. Yüksek performansa sahip ekipler ise amaçlara yönelmiştir ve tüm ekip üyeleri farklı yönlere değil söz konusu hedeflerin gerçekleştirilmesine odaklanmıştır.3- İş grupları otokratik ve hiyerarşik bir yapıya eğilimlidir. Ekipler ise katılımcı ve ekip amaçları doğrultusunda kendi kendini yönlendirirler.4- İş gruplarında üyeler birbirlerine karşı toleranslıdır. Ekiplerde ise farklılıklar olumlu karşılanır ve farklı düşünce, tutum ve davranışlar cesaretlendirir.5- İş grupları riskten sakınır ve mevcut durum korunmaya çalışılır. Ekipler ise riski kabullenerek faaliyetlerini sürdürür.Bu bilgiler ışığında perakende, önemli bir kısmının insan faaliyetlerine dayandığı, çok yönlü ve kompleks iletişim süreçlerinin yaşandığı karmaşık bir faaliyettir. Ancak basit bir felsefe ile varlığını çok başarılı bir şekilde sürdürebilir: Ekip çalışmasıDünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir Hz. Mevlana
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive