Modaya hükmeden 50 santim!

Yunan ve Romada başlayan mayonun tarihi, yüzlerce yıldır güçlenerek devam ediyor. Neredeyse 50 santimlik bir kumaş, moda dünyasına hükmediyor. Yüzlerce parçalık kreasyonlar sunan moda devleri, kadınları baştan çıkartıyor!

Eklenme Tarihi : 26 Temmuz 2010 Pazartesi
modaya-hukmeden-50-santim
Fulya B. Öztürk1902de Portland Knitting firmasının arkadaşlarının tavsiyesi üzerine ürettikleri deniz kıyafetinin ağırlığı 3.6 kiloyu buluyordu. Ortaya çıkan kıyafet, yüzmek için elverişli olmasa da vücut ısısını muhafaza ediyordu. 1920lerde ise moda camiası vücut hatlarını daha önce hiç olmadığı kadar çok belli eden bir giysiyle sarsıldı. Kadınlar için üretilen ilk mayolar, erkeklerin deniz kıyafetine oldukça benziyordu. Bu durum dönemin çift cinsiyetli moda anlayışını yansıtan bir durum olarak görülebilir. Şort kısmı orta boylarda olan mayolar ince şeritlerle kaplıydı. 1929da siyah-beyaz pamuklu mayoları beyaz kauçuk kemerler süslüyordu. 1930larda ise, bugünkü mayoların temeli atıldı. 1930ların mayoları daha kısa kesimli, vücut hatlarını tam olarak ortaya çıkarıyordu.1940larda korse üreten firmaların mayo sektörüne girdiği yıllardı. Bu yıllarda mayo tasarımına büyük ihtiyaç vardı. Kadınların vücut kusurlarının gizlenebileceği mayoların üretilmesi amacıyla karın kısmını daha ince gösteren bir tasarım yapıldı. Straplez olarak da giyilebilen bu tasarımın göğüs kısmında kuplar bulunuyordu. Amaç kadın vücudunu daha hoş ve zarif gösterebilmekti. 1950lerde hâlâ tek parça mayo giyen kadınlar, farklı çeşitlerdeki bonelerden birini seçerek şıklıklarını tamamlamaktaydılar.Bikini ise bir tabuydu ve sadece film yıldızları ve dansçılar için tasarlanmış bir giyecek olarak görülmekteydi. Streç yapısıyla lasteks ve elastik naylon tercih edilen malzemelerdendi. Fermuar ise 1960ların başlarına kadar mayoların arkasındaki yerini korudu. 1960lı yılların ortalarına kadar genelde kumaş olarak naylon ya da likra veya bu ikisinin karışımı kullanıldıysa da zaman içinde mayo üreticileri bikiniyle rekabet etmek için kumaş yelpazelerini geliştirdiler. Yıllar geçti Mayo modellerinin çeşitliliği de rekabet de artarak devam etti. Alt tarafı 50 santimlik bir kumaştan yaratılan mayo, modaya yön vermeye devam ediyor. Dünyada ve Türkiyede plajları âdeta podyuma çeviren mayo markaları, kadınlara her yıl yüzlerce seçenek sunuyor. Mayoda iç pazarın toplam büyüklüğünün 70 milyon dolar civarında olduğu hesaplanıyor. Yoğun rekabetin yaşandığı mayo pazarında ithal markalar, yerli markalar ve yerli atölye üretimi ürünler bulunuyor. İthal markalar, dünyanın önde gelen ünlü moda markalarının ürünleri. Marka olmuş önemli yerli üreticiler de pazarda söz sahibi. Marka olmuş, kalitelerini kanıtlamış yerli mayo üreticileri, aynı zamanda dünyanın önde gelen büyük markalarına geniş çapta fason üretim de yapıyorlar. Türk mayo markaları, Avrupa podyumlarında da kendini gösteriyor. Avrupanın moda merkezlerinde mağazalaşma çalışmaları sürüyor.Mayo, deniz giysilerine verilen genel isim... Ancak 1950'lerde ortaya çıkan bikini modeli giderek bir cins isim haline gelmiş ve tek parçalı kadın mayolarına mayo, iki parçalı kadın mayolarına bikini denmesi yerleşti. Mayo ve bikinin yanı sıra geçtiğimiz yıl yeni bir kavram daha yerini buldu: Mayokini Mayo modadan son derece etkilenen bir giysi. Büyük markaların koleksiyonları, birbirinden farklı 600-700 parçadan oluşuyor. Bu koleksiyonlar her yıl değişiyor. Mayo koleksiyonlarının bu kadar geniş bir yelpazeden oluşması sektörel bir zorunluluk ve nedeni kadınları karakteristik bir zaafına dayanıyor. Kadınlar aynı model giysiyi bir başka kadının üzerinde görme fikrinden genel olarak hoşlanmıyorlar. Mayo üreticileri de kadınların aynı mayoyu bir başka kadının üzerinde görmeleri olasılığını en aza indirebilmek için, yıllık koleksiyonlarını çok geniş tutuyorlar. Zeki BaşeskioğluZeki Triko Yönetim Kurulu Başkanı Mayo üretimine başladığı 1984 yılından beri sürekli çeşitlenen koleksiyonları ve 5 kıtaya yayılan ihracatı ile hayranlık uyandıran bir moda serüveninin hem öznesi hem nesnesi Zeki Triko... Süreç nasıl işledi sizin için? Biraz anlatır mısınız, bir dünya markası olma yolunda atılan o adımları?Zeki Triko benim çocuğum gibi. Çünkü onu sıfırdan yaratıp, büyüttüm. Antalyanın Akseki ilçesinde dünyaya geldim. Ailemin maddi olanakları hiç yerinde olmadığından küçük yaşta çalışmaya başladım. İstanbula gelmem ve Zeki Triko firmasını kurmam 1957 yılında oldu. 1960 yılında ise konfeksiyonla uğraşmaya başladım. Türkiyenin konfeksiyonla ilk tanışması Zeki Triko markası ile gerçekleşti. Böylece Zeki Trikonun da tarihinde ilklere imza atma serüveni başlamış oldu. 1969 yılında ilk ihracatı gerçekleştirdik. O yıllarda Türk tekstil ihracatının yüzde 98i Zeki Trikoya aitti. 1960lı yıllarda ise Türkiyede ilk kez defile düzenledik. 1984 yılında Zeki Triko markası olarak mayo üretimine başlamak bir dönüm noktası oldu. O zamanlar Türkiyede mayo diye bir şey yoktu. Cesaret işiydi mayo üretmek ama göstermiş olduğumuz cesaretin karşılığını aldık. Sadece Türkiyede değil dünyada da ismi mayo ve kalite ile özdeşleşen bir firma haline geldik. Kendi markamızla yurt dışına mal satarak Türkiyenin ismini yurt dışında duyurma onurunu yakaladık. 5 kıta 634 noktaya ürün veriyoruz. 2003 yılında da iç giyim sektörüne girdik. Artık gerek iç giyimde gerek mayo sektöründe Zeki Triko bir dünya markası. Tüm bunları sıfırdan yaratmak tabii ki büyük çabalar sonunda gerçekleşti. Ama azmimizin karşılığını başarı ile yakaladık.Özgünlük, süreklilik, reklam ve evrensellikKadın vücudunu en iyi tanıyan mayo-bikini markalarından biri olarak, sektörde kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?Bizim bu konuda temel üç kuralımız var; kalite, çeşitlilik, farklılık... Tüketiciye bu üç değeri bir ürünle sunmamız, rakiplerimizden bir adım önde olmamızı sağlıyor. Müşterilerimiz satın aldığı bir ürünü bir başkasında görmek istemiyor. Koleksiyonlarımız en az 800 parçadan oluşuyor ve her yıl bir öncekinden farklı, dünya trendlerini yakalayan koleksiyonları, değişmeyen kalitemizle bir arada sunuyoruz. Modellerimizi çoğaltıp adetlerimizi azaltıyoruz. Böylece müşterilerimize butik ürünler sunabiliyoruz. Bu diğer markalardan öne çıkmamızı sağlıyor.Küresel rekabetle başa çıkmayı ve fark yaratmayı nasıl başarıyorsunuz? Sürekliliği nasıl güvence altına alıyorsunuz?Özgünlük-süreklilik-reklam-evrensellik. İşin sırrı bu dört kelimede. Sıradanlıktan kurtulmak için öncelikle markanız özgün olmalı. Ürünleriniz farklı olmalı. Markanızı oturtmak için de zamana karşı dayanıklı olmalısınız, yani süreklilik göstermelisiniz. Bu ikisine ek olarak da sesini duyurabilmek, hedef kitlene ulaşabilmek için tanıtım, reklam yapmalısın. Bu üçü moda markası olmak için gerekli ama dünya markası olabilmek için evrenselliği yakalamak lazım yani ülke sınırlarını aşmak. İleride top model olacak mankenleri önceden sezmek ve katalog çekimlerinde kullanmak gibi bir refleksi de var Zeki Trikonun. Bu özellik, nasıl bir üstünlük sağlıyor pazarda? Şimdiye dek kimlerle çalıştınız?Zeki Triko olarak yabancı top modellerle çalışıyoruz. Kullandığımız modeller evrensel bir dil oldu anlatmak istediklerimiz için. Ama koleksiyonlarımız iyi olmasaydı hiçbir işe yaramazdı. Modellerimizi yaptığımız castinglerle seçiyoruz. Kimi zaman daha ünlü olmamış modelleri keşfettiğimiz oluyor. Cindy Crawford da bunlardan biri. Kızım İngilterede okurken Cindyyi görmüş ve çok beğenmiş. Küçük bir resmini gönderdi bize, bayıldık. Hemen çalıştık kendisiyle. Sonra ünlü oldu. Bizim çekimlerimizle dergilerde yer aldı. Top model olduktan sonra da Türkiyede defilemize çıktı. Bizde Cindynin yeri ayrıdır. Dünyanın en iyi mankenleri, top modelleri ile çalıştık. Cindy Crawford dışında Claudia Schiffer ile de ünlü olmadan önce çalıştık. Bu çekimler dünyanın en önemli moda dergilerine kapak oldu. Tyra Banks, Eva Herzigova, Kim Basinger, Elle Mcpherson, Linda Evangelista, Heidi Klum, Valeria Mazza, Karen Mulder, Daniella Pestova, Stephanie Seymour, Rebecca Romjin, Niki Taylor, Adriana Karembau, Laetitia Casta çalıştığımız top modellerden bazıları. Tabii şimdi de yeni nesil top modellerle çalışıyoruz; Karolina Kurkova, Adriana Lima, Allessandra Ambrossio, Doutzen Kroes ve 2010 modelimiz Candice Swanepoel gibi...Yeni mağazalar yolda Tasarım gücünüzü ikiye, üçe katlayan unsurlar neler? Böylelikle elde ettiğiniz avantajı, uluslararası arenada nasıl değerlendiriyorsunuz? Mutlaka pazarlar arasında farklılıklar bulunuyor. Ancak marka olmak demek zaten tüm dünya için kabul edilebilir tek bir koleksiyonla her ülkede satış yapabilmek demek. Hatta gerçek markaların sadece ürününü görerek, etiketini dâhi görmeden kime ait olduğunu anlarsınız. Bununla birlikte her ülkenin, kıtanın kültüründen gelen özelliklerinden dolayı modayı algılama da farklılıklar var. Örneğin Akdeniz insanı daha sıcak renkleri ve vücut formunu ortaya çıkaran modelleri tercih ederken, bir İngiliz kendi ten rengine uygun renkleri tercih ediyor. Çin ve Uzak Doğu pazarı ise tamamen farklı. Ticari başarı sağlamak için bundan dolayı her koleksiyonda yaklaşık yüzde 20 oranında o pazara özel koleksiyon eklenir. Ayrıca insanlar yaşadıkları ülkeye göre farklı vücut yapılarına sahiptirler ve buna mutlaka uymanız gerekir. Türkiye genelinde nerelerde tüketici ile buluşuyorsunuz? Ulaştığınız mağaza ve/veya satış noktası bakımından, nasıl bir tablo çıkıyor ortaya? Mağazalarınızın belli bir konsepti var mı? 2003 yılında iç giyim sektörüne de başlayarak dört mevsim kadınların şıklığını tamamlayan bir marka olduk. Yurt içinde Zeki olarak 22 adet mağazamız bulunuyor. Yeni açılan alışveriş merkezleri ile birlikte markamıza uyan ve halkımızın rahatlıkla ulaşabilecekleri noktalarda mağaza açılışlarımız devam edecek. Bunun yanı sıra birçok noktada bayilerimiz hizmet veriyor. Tabii ki internet sitemizden de müşterilerimiz alışveriş yapabiliyorlar. Mağazalarımız Türkiyede ve hatta dünyadaki tek konsept mayo mağazaları. Marine konsepti üzerine kurulmuşlardır. Dekorasyonda kullanılan marine konsepti ile yaz mevsimini sınırsızlaştıran Zeki, mağazada dekor olarak kullanılan halat, krom boru ve yelken brandası gibi tekne içi malzemeler ile yine teknelerde görülen ve mağazanın duvar dokusu ile zeminine uygulanan epoksi boya ile birebir uyum içerisindedir. Yeni nesil bilinçli tüketiciPeki, ya yurt dışı organizasyonunuz? Detaylarını sizden öğrenelim mi?5 kıtada satış noktamız olduğundan dünyanın her yerine ihracatımız var dersek, kimseyi yanıltmış olmayız. Zeki Triko olarak kendi mağazamızı açmıyoruz, yurt dışından gelen talepleri değerlendiriyoruz ve bayilik veriyoruz. Türk kadınını yaza hazırlamak, ürün beğendirmek ve o beğeniyi satın alma hareketine dönüştürmek zor mu? Yeniliklere açık mıyız mesela, cesur muyuz yaptığımız seçimlerde?Mayo tıpkı konfeksiyon gibi iç dünyasını dışa vurduğu, kendini anlatma biçimidir. Türk kadınları nice Avrupa ülkesindeki kadınlardan daha çok modayı takip ediyorlar. Kendi tarzlarını oluşturmada sorunlar zaman zaman oluşsa da, kendilerine yakıştırmayı ve şık giyinmeyi biliyorlar. Yeni nesil yeniliklere çok açık ve bilinçli tüketici.Yaklaşık 800 farklı modelin yer aldığı 2010 yaz sezonu koleksiyonunuzdan da bahsedelim mi, nasıl bir rüzgâr esiyor plajlarda? Özellikle hangi parçalar revaçta? Kolay kuruyan düz ve süet görüntülü sensitiveler, cotton touch dokular, ipekler ve ipek cottonlar, şifonlar, krepler ve janjanlı kumaşlar koleksiyonumuzun ana hatlarını oluşturuyor. 1960lı yılların büzgü, drape ve pilileri devam ediyor. Volanlar, fırfırlar, yarı değerli doğal taşlar, el işçilikli özel tasarımlar görülüyor. Swarovski hükümdarlığından vazgeçmediği gibi, renkli taşlarla, bu senenin özel rengi fuşya ve okyanus tonuyla daha da yoğun kullanılıyor. Son yıllarda straplez bikiniler daha çok talep görüyor. Küçük göğüsler için pushuplı kalıplar, büyük göğüsler için teller ve kuplar, vücuda form veren mayolar, ipli üçgenler ve iddialı mayokini çeşitlerimiz bulunuyor. Ayrıca artık sadece güneşlenilip, denize girilen sıradan yaz günleri mazide kaldı. Artık plajlar podyumları aratmıyor. Eskiden mayo ve bikinilerin aksesuarı sayılan plaj kıyafetleri için artık ayrı koleksiyonlar hazırlıyoruz. Mayo ve bikini tasarımlarının yanına tamamlayıcı aksesuarları koleksiyonuna dâhil ederek plaj kıyafeti konseptini Türk kadını ile tanıştıran ilk firmayız. 2010 plaj kıyafetlerimiz gece kıyafetlerini aratmayacak türden. Cıvıl cıvıl, rengârenk, dökümlü elbiseler, şifon ve saten üstler, şortlu takımlar bir yana, kullanılan aksesuarlarla zenginleşen, gece tamamen body olarak da giyilebilen mayolar modayı takip eden kadınlar için ideal.Gelecek dönem projeksiyonunuz, nasıl bir mağazalaşma programı öngörüyor? Yeni yatırımların yönü, nereyi işaret ediyor?Daima ileri gitmekOğuz BAŞAyyıldız Tekstil Genel MüdürüDünyada mayo ve bikini sektörü ile ilgili kısa bir değerlendirme yapar mısınız? Sektörün şu anki durumu nedir ve nasıl bir geleceğe doğru ilerliyor?Dünya öncelikle kullanılan malzemede insana saygıyı ön planda tutan ve bunu estetik ve konforla bütünleştiren yaklaşımla, yapılan üretimi ticaret ve kâr olmanın ötesinde görmeyen bir bakışın koleksiyonlara getirdiği inanılmaz ayrılığı her geçen gün daha da derinden hissediyor. En iyiyi sunma misyonu olan koleksiyonlar anlamında Türkiyede bilinçli tüketicinin de yönlendirmesiyle gelişme kaydedilse de, tüm sunulan ürünler bazında bakıldığında gönlümüzdeki hedefler için kat edilmesi gereken önemli bir yol olduğunu görüyoruz. Kalite normları saklı kalmak kaydıyla tüm dünyada bikini kullanımının ciddi bir artış gösterdiği söylenebilir. Yakın gelecekte kullanıcı tercih ve beklentilerinde önemli bir değişiklik olmayacağını ve üreticilerin de bu hizmeti sunma gayretlerine devam edeceğini değerlendiriyorum.Türkiyede mayo ve bikini sektörünün durumu nedir? Ayyıldızın ve sektörün öne çıkan diğer markalarının dünya mayo ve bikini pazarındaki mevcut durumu için neler söyleyebilirsiniz? Türkiyede mayo ve bikini sektörünü nasıl bir gelecek bekliyor?Yerli ve yabancı yeni markaların sektöre renklilik kattığını düşünüyorum. Moda ve giyim kültürünün önem kazanması için katkıları mutlaka oluyor. Fakat bu firmaların Türkiyedeki ömürleri maalesef en fazla iki sene. Yarım asırlık bir firma olarak biz de artık bu saman alevi gibi yanıp sönen markaları takip etmekte zorlanır olduk. Global kültür, güncel moda dünyanın her noktasında var olan bir gerçek. Ancak lokal anatomik ve kültürel özelliklere uygun koleksiyonların hazırlanıyor olması dünyanın her yerinde lokal koleksiyonlara bir artı katıyor. Bu rekabet, ürün çeşitliliği kullanıcı lehine bir avantaj olduğu gibi bizlerin de zamanla ne kadar değerli koleksiyonları insanımızın beğenisine sunduğumuzun anlaşılmasını sağladığını düşünüyorum.Ayyıldız markası hangi ülkelere satış gerçekleştiriyor? Firmanızda private label üretim yapılıyor mu? Yapılıyorsa hangi markalara üretim gerçekleştiriyorsunuz? Ayyıldız olarak yurt dışı pazarlarında birinci öncelikli olarak gördüğümüz bölgelerde bugüne kadar birçok projeyi hayata geçirdik. Seneler önce komşu ülkelerle başlayan ihracat organizasyonumuz daha sonra batı Avrupaya kadar ulaştı. Rusya ve çevre ülkelerde kendi mağazacılık konseptimizle birlikte yürüttüğümüz çalışmalar kısa süre içerisinde yüksek başarılara ulaştı. İhracata her zaman için ürün satışı değil marka satışı olarak baktık. Bu felsefemizin temeli ise isminde Türk bayrağını simgeleyen bir marka olarak yarım asırdır yaptığımız bu işte dünyada en üst noktalara gelmekti. Private label üretim yapmıyoruz. Mayo mu, bikini mi yoksa mayokini mi daha çok satan ürünler arasında. Mayokini gibi sektörde öne çıkan ya da çıkacak yeni tasarımlar var mı? Ayyıldızın bu alanda farklı tasarımları ya da inovatif ürünleri var mı?Plajlarda daha çok vücuduna güvenen bayanın tercihi bikini oluyor. Mayokinilerde dizayn esnekliği yaratıldı, yani tek tip mayokiniler yerine geliştirilmiş mayokiniler en moda olanlar. Bikinilerin hiçbir zaman bitmeyecek cazibesi ve gücü devam edecek. Mayolarımız bu sene kalitenin her zamanki gibi yüksek tutulmasıyla her zaman olduğu gibi ilgi çekecek.Bu yaz sezonunda mayo ve bikinide öne çıkan trendler neler? Kumaş, renk ve tasarımlarda sezonun modası neler olacak? Yükselen trendler ve önümüzdeki sezonda da yükselmeye devam edecek olan trendler neler?Ayyıldız yeni koleksiyonu ile rengârenk. Yıldızlar Geçidi konsepti ile dört ana temadan oluşan Ayyıldız 2010 Yaz koleksiyonu'nda zümrüt yeşili, fuşya, oranj, limon sarısı ve kobalt mavisi renklere sahip ilginç desenler dikkat çekiyor. İri mat metal tokalar, parlak gümüş zincirler ve değerli metal motifli aksesuarlar da göze çarpan detaylar arasında 1970'lerin seramik görünümlü çiçekleriyle süslü retro bahçeler bikini ve plaj aksesuarları bu yılın gözdesi. Gelecek sezon sürprizlerle karşınızda olacağız. Her yeni günde Ayyıldız dostlarına teknik ve estetik olarak daha iyisini sunma heyecanımız markamızın dünya bilinirliğini artırma gayretimiz asla bitmeyecek.Bülent ARIDagi Genel Müdür Yardımcısı Türkiyenin trend belirleyici markalarından Dagi, mayo üretimine ne zaman başladı? Nasıl bir süreç işledi devamında, biraz anlatır mısınız?Dagi mayo üretimine 3 yıl önce başladı. Müşterilerimizden yoğun talep geldikçe koleksiyon genişleyerek bir çığ gibi büyüdü. Şimdi çok geniş koleksiyona sahibiz. Dagiyi ve kendini anlatan ürünlerini sektörde nasıl konumlandırıyorsunuz? Tüketicinin seçici algısında nasıl bir imajınız var? Dagi tüketicinin aklında erkek çamaşırcı olarak yer etmiş olmasına rağmen mağazalarımızda kadın ürünlerini daha çok satıyoruz. Müşterimiz bize ve kalitemize çok güveniyor.Pazarın yerli ve yabancı oyuncuları arasında fark yaratmayı nasıl başarıyorsunuz? En büyük kozunuz ne?Biz yerli ve markalaşmış en eski firmalardan biriyiz. Türk insanın iç giyim ve ev giyim ihtiyaçlarını çok iyi tespit ediyoruz. Bu ihtiyaçlara göre ürün tasarımları yapıyoruz. Asla kaliteden taviz vermiyoruz. Hedef kitlenizi tanımlar mısınız? Markanızı kimler tercih ediyor? Orta yaş ve daha üzeri, sağlığına özen gösteren kaliteden ödün vermeyen insanlar bizi tercih ediyorlar.Türkiye çapında ulaştığınız mağaza ve/veya satış noktası bakımından nasıl bir tablo ortaya çıkıyor? Nerelerde tüketici ile buluşuyorsunuz?Şu anda yurt genelinde 54 mağazamız bulunuyor. İstanbul-Ankara- İzmir ve Bursa kentlerinde yer alıyoruz. Fakat daha çok Adana, Mersin, Gaziantep gibi Anadolu kentlerinde mağazalarımız bulunuyor. Ayrıca seçkin iç giyim mağazalarında, büyük departman storelarda yer alıyoruz. Toplamda 2 bin lokasyonda da ürünlerimiz satışa sunuluyor.Satış-dağıtım organizasyonunda, önceliği AVMlere mi veriyorsunuz? Neden?Son zamanlarda AVMler önceliğimiz oldu. Fakat cadde mağazacılığına önem veriyoruz. Özellikle Anadoluda öyle caddeler var ki olmazsa olmazlar arasında yer almaktadır. Cadde veya AVM diye bir ayrım yapmıyoruz. İnsanın olduğu her yer bizim için çok önemli. Şimdiye dek hangi ülkeler markanızla tanıştı, nerelerde alıcısını buluyor ürünleriniz?Türkî cumhuriyetleri, Ortadoğu ülkeleri, Balkan ülkeleri yoğun satış yaptığımız yerler. Fakat Ukrayna, Mısır, Fas, Tunus ve Cezayirde de ürünlerimiz satılıyor.Peki, şaşırıyorlar mı bir Türk markası olduğunuzu öğrenince?Özellikle yurt içinde yıllarca bizi yabancı marka zannettiler bizde özellikle Türk Malı ibaresini tüm çamaşır ambalajlarına yerleştirdik. Satışlarda patlama yaşandıYıllık üretim miktarınız hangi seviyelerde? Her yaz, kaç farklı mayo modeli sunuyorsunuz tüketiciye? 100 bin adet mayo üretimi planladık. Fakat yoğun talep sonucunda üretimde yüzde 25 civarında bir artış gerçekleştirdik. Bu yaz 450 model sunduk müşterilerimizin beğenisine.Üretimin ne kadarını ihracata ayırıyorsunuz? Toplam üretimimizin yüzde 15i kadar ihracat yapıyoruz. Yurt dışıyla kıyasladığınızda, markalı mayo-bikini satışında Türkiyeyi hangi noktada görüyorsunuz? Türkiye son yıllarda mayo-bikini satışında bir patlama yaşadı. Üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen gerçek olması gereken adetlere henüz ulaşamadı ama bu sayı hızla artıyor.Türk kadınının beğeni düzeyini ve plajdaki halini nasıl buluyorsunuz? Dişi? Sofistike? Yalın? Özgür ruhlu?.. Klasik miyiz mesela? Yoksa avangarde bir yaklaşım mı hâkim daha çok? Türk kadını her geçen gün plaj modasını bir üst seviyelere taşıyor. Hem dişi hem özgür ruhlu hem de sofistike diyebiliriz.Bir sonraki yatırım hamlenizle ilgili ipuçları alabilir miyiz? Nasıl bir büyüme programı bekliyor Dagiyi?Yurt dışı büyüme oldukça hızlı gerçekleşiyor. Yeni pazar arayışlarımız devam ediyor. Son beş yıllık planlarımızda yurt dışı büyüme hedeflerimiz önem kazanıyor. Ayrıca teknik açıdan daha üst seviyede ürünler üretmeye başlayacağız. Bununla ilgili alt yapı çalışmalarımız bitmek üzere.Deha ORHANTen Yönetim Kurulu Başkan YardımcısıNe zamandan beri sektördesiniz? Markanın gelişim seyrini genel çizgileriyle anlatır mısınız?Ten Çamaşır Sanayi A.Ş. 1956 yılında Atilla Orhan tarafından İstanbul'da kuruldu. Üretime ilk olarak korse ile başladık. Daha sonra sutyen ve külota, ardından mayo üretimine geçildi. Eş zamanlı olarak tekstil üretimi başladı. 2000 yılından beri tasarım odaklı faaliyet gösteriyoruz.Renk, model ve desen zenginliğiyle plaj modasına yön veren Ten, nasıl bir misyonu temsil ediyor? Yoğun rekabet ortamında kendini nasıl konumlandırıyor?54 senedir, herkes tarafından değer odaklı bir marka olarak tanınan Tende, güvene ve kaliteye dayanan, iki taraflı saygının beslendiği, açık iletişimin var olduğu ve paylaşımın yoğun yaşandığı bir kültür yaratmayı amaç edindik. Bu kavramın, markamızın geleceğin liderleri arasında var olmasında büyük katkısı olacağına inanıyoruz. Amacımız hem yılların bize kazandırdığı güvenilir marka özelliğimizi korumak hem de dinamizm ve yeniliğe önem vererek, müşterilerinin ihtiyaçlarını maksimumda karşılayan zeki, kendine güvenen ve yaratıcı bir marka olmak.Hem dünün hem geleceğin markası olmakÜretim avantajınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?Biz, fiyatla değil, kaliteyle rekabet ediyoruz. Üretimde en büyük avantajımız model zenginliğimiz ve kalitemiz. Üretimin bir bölümünü yurt dışına kaydırmayı düşündünüz mü hiç? Neden?Birçok firmanın düşük üretim maliyetleri ve gümrüksüz ihracat avantajı yüzünden üretim kanallarını yurt dışına kaydırdıklarının farkındayız. Biz Türkiyede üretim yapan, kaliteli bir Türk markasıyız. Hem teknolojinin hem de kalitenin bir arada bulunduğu ülkemizdeki insan gücüne inanıyoruz. Vizyonumuz kalite ve müşteri memnuniyeti olduğu için Türkiyedeki kaliteli işçilikten vazgeçmek istemiyoruz.Tasarım gücünüzü ikiye, üçe katlayan unsurlar neler? Bunun sürekliliğini sağlamak için neler yapıyorsunuz? Tasarım gücümüzü sürekli geliştiriyoruz. Eski ve tecrübeli piyasayı iyi tanıyan tasarımcılarla işbirliği yaparken genç ve yetenekli, vizyonu açık tasarımcılara da fırsat tanıyoruz. Başarılı, yeni ve güvenilir kalabilmek için dünyadaki trendleri takip edip ürünlerimize yansıtırken, aynı zamanda beğenisi kanıtlanmış ürünlerimizi de koruyoruz. Hedefimiz hem dünün hem de geleceğin markası olmak.Modelleriniz, tüm lisanslı ürünler gibi taklit tehdidiyle karşı karşıya. Haksız rekabeti önleyecek savunma mekanizmaları ne derece işlevsel?Her başarılı markanın olduğu gibi bizimde patentli ürünlerimizin taklit edilmesini doğal buluyoruz. Bu bizim iyi ve başarılı ürünler yaptığımızı gösteriyor. Markamız çocuğumuz, büyük emekler vererek yetiştirdik. Yetiştirmenin ve büyütmenin önemini bilen her anne-baba gibi markamızı korumak için gerekli hukuksal önlemlerimizi alıyoruz. Elbette ki savunma mekanizmaları yeterli değil ve geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.Türkiye genelinde nasıl bir organizasyona sahipsiniz? İstanbul dışında, nerelerde faaliyet gösteriyorsunuz? Türkiye genelindeki pazarlama stratejimizi 2 farklı kanalda yürütüyoruz. Kendimize ait bölge müdürlükleri ağımızı korurken mağazalaşma çalışmalarımızı arttırdık, büyüyoruz. İstanbul, Ankara, Samsun, Adana ve İzmir kentlerinde bölge müdürlüklerimiz var. Toplam bin 700 perakende noktaya ulaşıyoruz. Farklı bölgelerdeki müşterilerimizin farklı ihtiyaçları bulunuyoruz. Bu ihtiyaçları karşılamaya yönelik üretim yapıyor ve hizmet veriyoruz. Mağazalaşmanın değerinin farkındayız. İstanbulda Ataköy, Bakırköy, Kozyatağı, Pendik, Şişli ve Yenibosnada, İstanbul dışında Bolu, Bursa, Eskişehir, Kayseri, Mersin, Samsun ve Trabzonda mağazalarımız bulunuyor. Geçtiğimiz yıl mağaza sayımızı 20ye çıkarttık. Mağaza sayımızı sürekli artırıyoruz. Hedefimiz bütün Türkiyede AVM yoğunluklu mağaza sayımızı artırmak. Ayrıca internet mağazacılığı sistemimiz ile hizmet veriyoruz, müşterilerimizin bize kolay ve en hızlı şekilde ulaşabilmelerini amaçlıyoruz.Mağazalaşırken, nasıl bir strateji izliyorsunuz? Yeni satış noktalarıyla büyürken, AVMlere mi öncelik tanıyorsunuz? Neden?Müşteri odaklı satış yapıyoruz. Müşteri memnuniyeti ve iyi servis yapabilmek bizim için önemli. Kaliteli ürünlerimizle herkesin tanışabilmesini ve kullanabilmesini hedefliyoruz. Bu konuda hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyoruz. Mağazalarımızda 56ıncı yılımız dolayısıyla düzenlediğimiz bir indirim kampanyası var. Bir ürün alınca ikinci ürün bedavaya geliyor. İnanıyoruz ki kaliteli ürünlerimizi kullananlar bizim hizmete verdiğimiz önemin farkına varacaklar. Mağazalarımızı açarken AVMlerde olmayı tercih ediyoruz. Değişen yaşam koşulları AVMlerin önemini arttırdı. Otopark, food court, süpermarket, 10:00-22:00 arası çalışma saatleri gibi hayatımıza kolaylık sağlayan pek çok unsur bir arada. Ayrıca yazın sıcaklar, kışın kötü hava koşulları için de AVMler büyük rahatlık.Yurt dışı operasyonunuz hakkında bilgi alabilir miyiz? Şimdiye dek hangi ülkeler ürünlerinizle tanıştı?En sondan başlarsak yakın zamanda Bulgaristanda 2 yeni mağazamızı açtık. Burada doğrudan satış yapıyoruz. Daha öncede Rusya'ya mağaza açarak bu pazara girmiştik. Amerika ve İngiltereye ihracatımız sayesinde Ten kalitesi ile tanışmış pazarlar. Örneğin, Victorias Secrete 3.5 yıl üretim yaptık.Mağaza yatırımlarına devamTürk kadınını yaza hazırlamak, ürün beğendirmek ve o beğeniyi satın alma hareketine dönüştürmek, zor mu? Cesur buluyor musunuz onları? Yeniliğe açıklar mı seçimlerinde?Bir dönem Türk kadınlarının iç giyim haritasını çıkarmıştık. Yılda 15-20 sutyen satın alan tüketicilerin de var olduğunu ama Türkiye ortalamasına yılda 2 sutyen olduğunu söylemiştik. Külotta ise yıllık ortalama 4 adet alındığını tahmin ediyorduk. Yeni açtığımız mağazalarımızla beraber gördük ki, Türk kadını eski tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye başladı. Ekonomik hayata katkısı artan Türk kadını artık iç giyimine daha fazla önem veriyor. Klasik modellerimiz dışında ürettiğimiz yeni dantelli ürünlerimiz satışa çıkar çıkmaz hızla tükeniyor. Bu da demek ki ortada kaliteli ürün ve iyi bir hizmet varsa Türk kadını almakta cesur davranıyor.Peki, önümüzdeki dönemle ilgili olarak -Türkiye ve dünya ölçeğinde- nasıl bir açılım söz konusu Tende? Hangi ülkeler potansiyel vaat ediyor sizin için? Planlarımızda Londra ve Milano'da mağaza açmak var. Burada Gucci ve Armani gibi markalarla yan yana yer almak istiyoruz. Aslında bu sene planlarımız gerçekleştirecektik ama Türkiye içinde açtığımız mağazalara geri dönüşler o kadar iyi oldu ki, yurt içinde yeni mağazalarla büyümeye odaklandık. Bunun dışında Dubaide ve Moskovada da mağaza arayışlarımız var. Buralarda açacağımız mağazalarda 500-750 hatta bin TLye varan fiyatlarla çok özel tasarımlı sutyen satacağız. En azından 4-5 yıl bu ürünleri Türkiyedeki mağazalarımızda satmayı düşünmüyoruz. Çünkü Türkiyede böyle bir pazar görmüyoruz. İkinci aşamada ABDde New York, Miami, Los Angelesda da mağaza açacağız.Bu haber ve röportajlar Mağaza dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive