Eklenme Tarihi : 28 Temmuz 2010 Çarşamba
Fahir Çam

Formül basit: Herkes kendi işini iyi yapacak!

Tarih: Kalabalık bir cumartesi günü.Yer: Şıklığına toz kondurmayan AVMlerden biri. Ünlü bir bayan giyim mağazası.


Müşteri (M): Merhaba.Yanıt gelmez, sessizlikM: Vitrindeki indirim her üründe geçerli, değil mi?Satış Danışmanı (SD): Hangi indirim?.. Haa, o mu? Bazı ürünlerde geçerli.M: Peki, indirimli olanlar hangisi?SD: Şu karşı raftakilerM: Niye bu kadar az ürün var?SD: Daha fazla model istiyorsanız, sezon ürünlerimize bakabilirsiniz.M: Hayır, ben indirimli ürün almak istiyorum. SD: Tamam o zaman, o raftakilerden seçeceksiniz.M: Anladım. Bu bluzun sarısı var mı acaba?SD: Orada yok mu?M: Yok.SD: O zaman yoktur. Yine sessizlik Müşteri, biraz şaşkın biraz da kızgın. Son derece kararlı bir şekilde mağazayı terk eder. Muhtemelen bir daha gelmemek üzere... Tarih: Aynı gün.Yer: Aynı AVMde bir çocuk giyim mağazası. M: Merhaba, ne kadar bu şort?SD: 40 TL efendimM: Nasıl yani?SD: Üzerinde yazdığı gibi. 40 Türk LirasıM: Görüyorum, görüyorum da... Hani etiketin yarısıydı?SD: O kampanya, bu üründe geçerli değil efendim.M: Nasıl geçerli değil? Vitrine kocaman yazmışsınız yaSD: Bakın, altında açıklaması yazıyor. M: Bakıyorum ama pek okunmuyor!SD: Üzgünüm efendim Fakat inanın, elinizdeki ürün için çok makul bir fiyat bu. M: Mesaj alındı, kalsın! Müşteri, biraz şaşkın biraz da kızgın. Son derece kararlı bir şekilde mağazayı terk eder. Muhtemelen bir daha gelmemek üzere Tarih: Aynı gün.Yer: Aynı AVMde bir erkek giyim mağazası. M: 54 bedene göre 6 droplu bir takım elbise arıyordum. SD: Maalesef efendim!M: Nasıl yani, yok mu?SD: MaalesefM: Hay Allah, ne yapacağız şimdi? Kendinden desenli beyaz bir gömlek alayım o zaman...SD: Beden?M: XL.SD: Buyurun, XLlar burada. Mesela bu çok şık...M: Düz istemiyorum, kendinden desenli olacak.SD: Elimizde sadece bu var ama isterseniz diğer mağazalarımıza soralım.M: Benim hemen almam ve çıkmam gerekiyordu. Teşekkürler... Müşteri, hayal kırıklığına uğrar. Kırgındır. Son derece kararlı bir şekilde mağazayı terk eder. Muhtemelen bir daha gelmemek üzere... AVM yöneticisi, aynı günün sonlarına doğru mağazaları dolaşır, hâl hatır sorar. İşlerin durumu hakkında mağaza yetkililerinden bilgi alır. Yer: Malum bayan giyim mağazası. AVM Yöneticisi (Y): Merhaba Nurten Hanım, nasıl gidiyor işler?Mağaza Yöneticisi (MY): Valla müdür bey, kalabalık var ama kuru kalabalık. Satışlar durgun. Acaba birkaç konser falan mı düzenlesek bu aralar? Okullar da kapandı, şehir boşaldı. Bilemiyorum yani. Yer: Malum çocuk giyim mağazası. Y: Merhaba, nasıl keyifler?MY: Fena değil. Daha da iyi olmasını diliyoruz. Bir durgunluk var sanki. Ev kampanyası yaptınız ama alışveriş etmiyor insanlar. Ceplerinde akrep mi var ne? Yer: Malum erkek giyim mağazası.Y: Merhaba, nasılsınız?MY: Teşekkürler, idare ediyoruz işte. Gelen giden oluyor ama nedense kasaya pek yansımıyor. Mağaza, ürün, fiyat dört dörtlük. Elimizden geleni yapıyoruz işler açılsın diye. Fakat genelde boş çıkıyor gelenler. Kriz hâlâ sürüyor anlaşılan. Nasıl aşacağız durgunluğu, bilmem. Sizin birtakım planlarınız var mı? Başarı, ortak çabayla gelir Tüm yazdıklarım, bir kurgudan ibaret. Ama hepimiz aşinayız bu repliklere, öyle değil mi? Tanıdık çünkü. Çok tanıdık... Başarı, kolektif bir olgu bence. Ne tek başına yönetime, ne yalnızca yatırımcıya ne de sadece mağazalara ait. Başarı ya da başarısızlığı tayin etmeye, kimsenin gücü yetmez. Hele bizimki gibi ilişkilerden beslenen bir sektörde... Etkileşim, had safhada. Nice harika pazarlama çalışması, heba olup gidiyor hazırlıksız mağazaların gölgesinde. Nice göz kamaştırıcı vitrin, soluk bir ize dönüşüyor iyi yönetilmeyen AVMlerde. En yoğun ilgiyi yaratmak ve kalabalığı çekmek için çalışmak, dolayısıyla ziyaretçilere en konforlu ortamı sunmak, her AVMnin temel görevi. Kabul... Gerisi ise mağazaların performansıyla ilgili. O halde nasıl bir rol biçeceğiz mağazalara yönelik müşteri memnuniyetsizliğine? Üstelik marka ve mağaza isminden çok, bulunduğu AVMnin adı kazınırken hafızalara... Her mağaza, bir parçası olduğu AVMyi de temsil eder. Parça, bütünün bilgisini taşır. AVMler ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sonuç değişmez. Mağazalar iyi yönetilmediği sürece, yüzler gülmeyecek. Elbette tam tersi de geçerli... O zaman, formül basit: Herkes kendi sorumluluğunu bilecek ve herkes kendi işini en iyi şekilde yapmaya çalışacak.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive