Alışverişin Efendisi Çocuklar, Peki ya Markalar?

2006 yılı sayımlarına göre yaklaşık 25 milyon çocuk nüfusa sahip olan Türkiyede, hiç kuşku yok ki çocuk tüketici potansiyeli yüksek. Çocuk hazırgiyimin ülkemizdeki büyüklüğü, 600 milyon dolar civarında bir rakama ulaşıyor. Çocuk ürünleri pazarı ile ilgili olarak telaffuz edilen toplam rakam ise 12 milyar dolar! Peki ya markalar? Yoğun rekabet ortamında, kendilerini nasıl konumlandırıyorlar?

Eklenme Tarihi : 04 Ağustos 2009 Salı
alisverisin-efendisi-cocuklar-peki-ya-markalar
Berrak CoşkunGiyimden oyuncağa, sağlıktan gıdaya kadar, pek çok alanda alışverişin yeni kahramanı çocuklar... Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, tüketim konusunda en belirleyici karar grubunu temsil ettikleri ortada. Doğar doğmaz tüketici sınıfına giriyor ve ailenin her türlü satın alma kararında yüzde 82 etkili oluyorlar. 2006 yılı sayımlarına göre yaklaşık 25 milyon çocuk nüfusa sahip Türkiyede, hiç kuşku yok ki çocuk tüketici potansiyeli yüksek. Çocuk hazırgiyimin ülkemizdeki büyüklüğü, 600 milyon dolar civarında bir rakama tekabül ediyor. Kriz dönemi için öngörülen miktar bile 400 milyon dolar. Çocuk ürünleri pazarı ile ilgili olarak telaffuz edilen toplam rakam ise 12 milyar dolar! Nicelik, niteliği bambaşka yerlere taşıyor tabii. Şirketlerin pazarlama stratejisi değişiyor. Ürün portföyü, hatta reklam politikaları dahi çocuk algısına paralel şekillendiriliyor. Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi tarafından gerçekleştirilen özel bir araştırma, ilginç sayılabilecek verilere ulaştırıyor bizi. Kızlar, erkeklere kıyasla daha fazla marka logosu tanıyor mesela. Çocukların yüzde 39u alışveriş esnasında markanın logosuna dikkat ederken, yüzde 37lik kısım tepkisiz. Çocukların yüzde 44ü markanın önemine inanıyor, yüzde 34ü ise bazen önemsiyor. Hâl böyleyken, bilinirlik ve güvenilirlik olmadan eleğin üstünde kalmak artık çok zor. Aile ve çocuğa odaklanmak, kolay erişilebilir olmak, eğlence kavramıyla özdeşleşmek, günümüz çocuk markalarının en çok vurgu yaptığı teknik hususlar arasında... Peki, Türkiyede hangi markalar öne çıkıyor? Yoğun rekabetin yaşandığı pazarda, onlar kendilerini nasıl konumlandırıyor? Mağazalaşırken, nasıl bir strateji uyguluyorlar? Müşteri ilişkileri yönetimi ve ürünleri farklılaştırmada, nasıl bir yöntem izliyorlar? Sorular, yanıtları kovaladı yine... MothercareEmrah EREN -Demsa Group Genel Müdür Yardımcısı 1961de Anne ve bebeğin milliyeti yoktur sloganı ile yola çıkan İngiliz Mothercare, ne zamandan beri Türkiyede? Şu an kaç mağazada, toplam kaç metrekare ile hizmet veriyorsunuz? Neredeyse yarım yüzyıla yaklaşan bir tecrübeyle 0-10 yaş grubu çocukların ve ebeveynlerin tüm gereksinimlerini karşılayan Mothercare; kuşaktan kuşağa miras gibi aktarılan güçlü bir marka. Geçmişten geleceğe manevi bir değeri temsil ediyor. Çıkış noktası olan İngilterede 270, diğer 38 ülkede ise 180 mağazayla hizmet veren büyük bir organizasyondan bahsediyoruz. 2000 yılından beri de Türkiye pazarında. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Mersin, Samsun ve Eskişehirde, Türk tüketicisiyle buluşuyoruz. Toplam 33 mağazada, 8 bin 375 metrekare satış alanı ile hayatı kolaylaştıracak çözümler üretiyoruz. Mothercarein bütün operasyonları içinde Türkiyenin önemi nedir? Bu sektörde kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Mothercare franchiseeleri içinde, 4üncü büyük ülke Türkiye. Mothercare Türkiye olarak Demsa Group, haziran ayında İngilterede yapılan operasyon toplantısında Avrupadaki en başarılı ülke seçildi. Bir ödülle kutladığımız bu başarı, ülkemizin önemine işaret ediyor aslında. Türkiyede de bebek ve çocuk tekstili alanında uzmanlığını kanıtlamış en büyük markayız. Satışların yüzde 70i tekstil ve ayakkabı Mağazalaşırken, nasıl bir strateji izliyorsunuz? Daha çok franchising mi veriyorsunuz? 33 mağazanın tamamı bize ait. Kendi mağazalarımızla büyüdük, büyüyoruz. Şimdilik dışarıya bayilik vermiyoruz. AVM mağazacılığı mı, cadde mağazacılığı mı daha avantajlı? Ciro anlamında hangisi kârlı? Kesin bir çıkarımda bulunamayız. Değişkenlik gösteriyor çünkü. Daha çok, lokasyon ve maliyetlerle ilgili. Satış ve pazarlama ilkelerinizi oluşturan temel öğeler neler? Bebek ve çocuk ihtiyaçları üzerine çalıştığımız için sağlık konusunda oldukça titiz davranıyoruz. Sattığımız her ürünün, çocuk güvenliği açısından uygulanan tüm testleri geçmiş olması gerekiyor. İngiliz Bakanlığı, ürünleri bize yollarken sıkı bir denetime tabi tutuyor. Aynı şekilde, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı da yurda giren her ürünün sağlık belgesini takip ediyor. Sağlıklı ve güvenli ürün sunmak, pazar faaliyetlerinde benimsediğimiz en temel ilke. Kalite ve uygun fiyat denklemini doğru kurabilmek ise satış prensiplerimizin başında geliyor. Bebek ürünleri çabuk kirlendiğinden, çok sık yıkanıyor. Dolayısıyla en sağlam ürünü, her ailenin alabileceği bir fiyattan satmak zorundayız. Biraz da ürün gamınızdan bahsedelim... Nelerden oluşuyor, bebek ve çocuklarda hangi yaş aralığını kapsıyor? Satışımızın yüzde 63ü, 1 yaş altı bebeklere... Doğumdan 10 yaşına kadar olan süreçte, bir çocuğun tüm ihtiyaçlarını en ince detayına kadar düşünen Mothercare, hem bebeğe hem anneye konfor sağlıyor. Kaliteli, dayanıklı kumaşlar, her sezon yenilenen koleksiyonlarla bütünleşiyor. Mağazalarımızdaki satışın yüzde 70i, tekstil ve ayakkabı üzerine. Puset, mama sandalyesi, biberon, yatak takımı gibi tekstil dışı ürünler, yüzde 30luk bir dilime tekabül ediyor. İngilterenin favori oyuncak markası Early Learning Centerın (ELC) haklarını 2007 yılında satın alan Mothercare, böylece çocukların düş ve düşünce dünyasını süsleyecek yeni seçenekleri de zengin ürün gamına eklemiş oluyor. 08 yaş aralığına yönelik birbirinden keyifli eğitici-öğretici oyuncaklar, tüm Mothercarelerde çocukları ağırlıyor. Türkiye oyuncak pazarı çok dar Yurtdışındaki Mothercarelerde yapılan harcama tutarıyla ülkemizdekini kıyaslar mısınız? Türkiyenin tüketim notu kaç? Sizce yeterli mi? Refah düzeyi fazla olan ülkelerin, harcama düzeyi daha fazla. Fakat Türkiyede de zamanla artan bir grafik izliyoruz. 2005 yılında 18 mağaza iken, bugün 33 noktada satış yapıyoruz. Yani talep artıyor. Yeni nesil anneler oldukça bilinçli. Kadınların çalışma hayatına daha çok ve etkin şekilde katılması, harcama miktarını yükseltiyor. Early Learning Center (ELC) markası hakkında aynı şeyleri söyleyemeyiz tabii. Türkiyede, çocuk başına düşen yıllık oyuncak harcamasının, 10 dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. ABDde çocuk başına 271 dolar olan aynı rakam, Avrupada 100 dolar. Dünya ortalaması ise 35 dolar. Demografik yapı, sosyolojik trendler, gelir ve eğitim seviyesi, oyuncak pazarının büyüme hızını kesen faktörlerden bazıları. Dünya oyuncak pazarında beklenen yıllık büyüme, yüzde 2 ile 4 arasında. Ancak bilinçli genç nüfusun ebeveyn olmaya başlaması ve çocuk gelişiminde oyuncağın rolünün her geçen gün daha iyi anlaşılmasıyla birlikte, Türkiyedeki pazarın büyüyeceği öngörülüyor. Önümüzdeki 8 yıl içinde, çocuk başına düşen oyuncak harcamasının Avrupa düzeyine yaklaşması bekleniyor. Yakın dönemde üretimi artırma planınız var mı? Ürünlerimizin tümü, Mothercare İngiltere tarafından dünyanın çeşitli ülkelerinde üretiliyor. Bazı ürün grupları da Türkiyede imal ediliyor. Global sorunların yakın bir zamanda bitme olasılığı yok gibi... Miktarla oynamayacağız şimdilik. Mevcut ekonomik şartlarda, siz nasıl bir rota izleyeceksiniz? Ekonomik gelişmelere göre hareket ederken, gerekli tedbirleri almaya çalışıyoruz. Satışlarımızı iyi değerlendirip, mevcut durumumuzda herhangi bir gerilemeye yol açmayacak şekilde, mağaza açılışlarımızı ve satın almalarımızı planlıyoruz. KanzNecati BİLGİÇ - Kanz Çocuk Giyim Genel Müdürü Çocuklardan aldığı heyecan ve enerji ile yola çıkan Kanz, dünyada ve ülkemizde nasıl bir organizasyona sahip? Almanya Stuttgart doğumlu markamız, 1949 yılından beri geniş bir kesim için beklenti ve ihtiyaçların kesiştiği nokta... 60ıncı yılımızı coşkuyla kutlarken, Kanz Finansal Holdinge bağlı Stuttgart ve Hong Kongdaki yerleşik firmalar üzerinden faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Dünyada 35 ülkede, 4 bine yakın noktada tüketiciyle buluşuyoruz. Bemateks ise sahip olduğu yüzde 50 hisse ile Kanz Finansal Holdingin Türk ortağı konumunda. Markanın Türkiyedeki satış, pazarlama ve üretim organizasyonundan sorumluyuz. Türkiyedeki birikimlerimiz sayesinde, bütün üretim koordinasyonunu sağlayacak güç ve yeterlilikteyiz. Türk anne babalarla tanışmanız, tam olarak ne zamana rastlıyor? Rekabetin yoğun yaşandığı sektörde, kullanıcıyı yakalamayı nasıl başarıyorsunuz? Türkiyede mağazalaşmaya, 1998 yılında başladık. İlk mağazamızı açtığımız gün itibariyle de hep annelerin, anne adaylarının yanında olduk. Gelişen ve değişen ihtiyaçlarını sürekli takip ederek yapıyoruz bunu. Alışılmış kalite anlayışımızdan ödün vermeden, her yaş grubunda farklı seçeneklerle en geniş ürün yelpazesini sunmaya çalışıyoruz. Mağazalarımızdaki ürün sirkülasyonu, oldukça yoğun. 12 ay boyunca yeni temalar giriyor. Böylece her defasında yeni ürünlerle, sürprizlerle karşılıyoruz müşterimizi. İstanbuldan Batmana bir çocuk klasiğiTürkiyede, nerelerde faaliyet gösteriyorsunuz? Kaç mağaza ve toplamda kaç metrekare ile hizmet veriyorsunuz tüketiciye? İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Edirne, Keşan, Aydın, Bursa, Van, Batman, Trabzon, Samsun, Ordu, Muğla, Antakya, Gaziantep, Balıkesir, Çorum, Denizli ve Yalovada tüketiciyle buluşuyor; toplam 52 Kanz shop ile faaliyet gösteriyoruz. Çanakkale, Bandırma, Manisa ve Kıbrısta da 4 adet corner satış noktamız var.Satış ve pazarlama ilkelerinizi oluşturan temel öğeler neler? İşe bakış açımız ve yaklaşımlarımız, aslında hep aynı eksende şekilleniyor. Attığımız her adım, müşteriyi iyi anlamaya ve gelen talepleri karşılamaya yönelik bir kurgunun parçası... 60ıncı yılımızı kutlarken hayata geçirdiğimiz Kanz Clupcard bile müşterimize sahip çıkmak, yeni ayrıcalıklarla tanıştırmak maksadıyla başvurduğumuz bir uygulama. Üründe ve ürüne bağlı servislerde sağladığımız faydayı, en etkin mecralara taşımanın gayreti içindeyiz. Yani kendimizi doğru anlatmanın... Mağazalaşırken, nasıl bir strateji izliyorsunuz? Daha çok franchising mi veriyorsunuz? Organize perakende sektörü, son 2 yılda önemli mesafeler katetti Türkiyede. Global krizin etkilerine rağmen büyüme hâlâ devam ediyor. Kanz olarak, biz de 20 yeni mağaza açtık. Halihazırda 22 adet şirket mağazası ve 30 bayilikle hizmet sunuyoruz. Her yeni satış noktası etüdünde, deneyim ve potansiyel bakımından markamızı temsil edebileceğini düşündüğümüz bayi adaylarını değerlendiriyoruz. Uygun bir aday tespit ettiğimiz takdirde, projeyi paylaşıyoruz. Belirlediğimiz koşullar yerine gelmiyorsa/gelemiyorsa, açılış sorumluluğunu kendimiz üstleniyoruz. Üretimin bir kısmı TürkiyedeBiraz da ürün gamınızdan bahsedelim... Nelerden oluşuyor, bebek ve çocuklarda hangi yaş aralığını kapsıyor? Koleksiyonumuz, 0-12 yaş aralığında 3 ayrı kategoriden oluşuyor. Newborn dediğimiz yenidoğan grubu 0-18ay, mini olarak tanımladıklarımız 6 ay-4 yaş, kids başlığı altında topladıklarımız ise 2-12 yaş aralığını kapsıyor. Batman, Power Puff Girls ve Story Time Princess karakterlerine ait lisanslı ürünler, şu an çok favori. Her kategoride, 30 ayrı temaya yer veriyoruz. İç çamaşırı, hediye seti, mayo, çorap, eğitici oyuncak, bebek arabaları ve diğer gereçleri de bu geniş koleksiyona ekleyerek, mağaza konseptimizi tamamlıyoruz. Üretimi nasıl ve nerede gerçekleştiriyorsunuz? Koleksiyon tasarımlarında en çok neye dikkat ediyorsunuz? Çocuk modasına yön veren markamızda her bir ürünün hikayesi, yaratıcı düşünceler etrafında şekilleniyor. Almanya ve Türkiyede bulunan dizayn departmanları, üretim zincirinin ilk halkası. Koleksiyonlarımız, İtalya ve Fransa gibi moda merkezlerine paralel çizgide. Model ve materyal seçimlerimiz de öyle. Üretim organizasyonunu gerçekleştiren ülkeler ise Türkiye, Hindistan, Bangladeş ve Çin... Almanya, Türkiye, Hong Kong ofisleri dışında, üretim koordinasyonu için Hindistan ve Bangladeş tesislerimizde, yaklaşık 50 kişilik bir kalifiye yönetici ekibi istihdam ediliyor. Uluslararası kalite standartlarına uygunluk, üretimin her aşamasında dikkate aldığımız ilk kriter. Takip ve kontrol işlemleri geliyor sonra. Ekolojik bilince ayak uyduruyor!Ultraviyole korumalı ürünler ve organik moda konusunda oldukça deneyimli olduğunuzu biliyoruz. Ekolojik tekstile yönelik çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? İçinde organik kelimesi geçen ürünlerimiz; tamamı doğal metot ve materyallerle yapılan tarım işlemleri neticesinde giyilebilir, kullanılabilir hale geliyor. Bunları, Mother Nature Me alt markasıyla tüketiciye sunuyoruz. Son yıllarda en çok tercih edilen ürün gruplarımızdan olduğunu söyleyebilirim. Sıcak, nemli iklime sahip bölgelerde, hiç zorlanmadan buluyor alıcısını. Özgül ağırlığı yüksek koton, natürel elyaf, pamuk ve keten kullanarak, ultraviyole koruma özelliği taşıyan ürün çeşitliliğini devamlı surette artırıyoruz. İplik yapısı, dokuma sıklığı ve boyar maddelerle bu özelliği pekiştiriyoruz. Tüm dünyadaki Kanz mağazalarında yapılan satışlarla ülkemizdekini kıyaslar mısınız? Türkiyenin tüketim notu kaç? Sizce yeterli mi? Ülkeler arasında yapılacak karşılaştırmalı analizlerde, Türkiyenin önemli bir yeri olduğu kesin. Farklı coğrafyalarda farklı yapılanmalar söz konusu. Bazı Avrupa ülkelerinde shop in shop konseptiyle de faaliyet gösteriyoruz. Fakat metrekare başına düşen satış adet ve tutarlarına göre değerlendirirsek, Türkiyede yine ortalamanın üstünde bir performans gerçekleştiğini görürüz. Ancak yürünecek çok yol var daha önümüzde. Performansımız maksimum seviyede değil henüz. Türkiyeye ilişkin orta ve uzun vadeli planlarınız neler? Bilinirlik ve yaygınlık anlamında, Türkiyede varlık gösteren en güçlü 3-4 markadan biriyiz. Doğru zamanda doğru projelere imza atıp, aynı rotada ilerlemeye devam edeceğiz. Yeni bir markanın üretim ve satış haklarıyla ilgili olarak, Almanya üzerinden imzaladığımız bir sözleşme daha gündemde şimdi. Söz konusu marka Steiff. Tedy Bear isimli oyuncak ayıcıkların tekstil koleksiyonu, bizim tarafımızdan Türkiyede üretiliyor artık. Dağıtım işi, Almanyada. Ayrıca ilk örnekleri Almanyada oluşturulan ve multibrand çocuk temasıyla bin 500 metrekare büyüklüğünde tasarlanan yeni mağaza konseptimizi, önümüzdeki yıllarda Türkiyeye getirmeyi düşünüyoruz. CorioNilüfer ÖZLEM - Corio Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür YardımcısıMevcut ve halihazırda yapımı süren projelerinizde, çocuk markaları konusunda nasıl bir strateji izliyorsunuz? Bu bağlamda, Anadolu AVMleri ile İstanbuldakiler arasında bir fark var mı? Olmalı mı? Büyük şehirlerde, değişik yaşam alanları ile karşılaşma şansınız oldukça fazla. Dolayısıyla ailelerin seçim şansı da fazla. Anadoludaki tablo biraz başka; AVMye gelen ziyaretçi kitlesinin büyük bir bölümü çocuklu ailelerden oluşuyor. İşte o noktada, çocuk ürünü satan mağaza sayısı ve çeşitliliği önem kazanıyor. Mağaza konumlandırmalarımızı yaparken, ziyaretçilerin dikkatini çekecek pek çok farklı seçeneği bir araya getirmek durumundayız. Uygun fiyat avantajına sahip, kolay erişilebilir, popüler ve güvenilir markaları, Corio AVMlerinde bulundurmaya özen gösteriyoruz. Çocuğun kendini ait hissedeceği, seveceği mekanlar tasarlamaya yönelik bütün çalışmalarımız, aslında mutluluğu yakalamak ve paylaşmak için... Lokasyon, konsept ve çocuk markaları üçgeninde nasıl bir denge kurulmalı? Çeşitliliğe ve kalitenin ulaşılabilir uygun fiyat koşullarında sunulmasına özen gösteriyoruz en çok. AVMnin ideal dengesi, hedef kitlenin beklentileriyle ilgili. Nitelik ve nicelik yönünden harcadığınız çaba, ihtiyaçlara cevap verebildiği ölçüde başarılı kabul ediliyor. Önce güvenilirlik, sonra çeşitlilikCorio Türkiye olarak, yol arkadaşlığı yapacağınız çocuk markalarında ne gibi özellikler arıyorsunuz? Bizim açımızdan güvenilirlik çok önemli. Her bütçeye uygun fiyat skalasına ve ürün çeşitliliğine sahip perakendecilerle çalışmak, farklı seçeneklerle çocuk dünyasının renkliliğine ayak uydurmak, bugünden geleceğe yaptığımız en büyük yatırım... Reklam ve tanıtım konusunda da üzerimize düşen sorumlulukları yerine getiriyoruz. AVMnin başarısı perakendecinin, perakendecinin başarısı AVMnin hanesine ekleniyor. Neden-sonuç ilişkisiyle birbirine bağlı şeyler bunlar! Çocuk markalarımızı seçerken, marka bilinirliği kriterine mutlaka bakıyoruz. Ancak yeni markaları keşfetmenin, AVM bünyesine taşımanın keyfi ayrı. Alternatif ve yenilik yaratmak, kurumsal kültürümüzün mayasında var. Yerel markaların gelişimini desteklemeyi, misyonumuzu tanımlayan belli başlı ilkeler arasında sayabiliriz. Yüksek verimlilik ve performans için doğru konumlandırma gerektiği açık. Çocuk markalarının yerleşim düzeni, sizce nasıl planlanmalı? AVMlerimizde mağaza konumlandırmasını yaparken, her köşenin optimum verim sağlayacak şekilde değerlendirilmesine özen gösteriyoruz. AVM içinde ölü nokta bırakma lüksümüz yok. Aynı tip ürün satan mağazalar, ayrı bir bölüm veya katta toplanırdı eskiden. Ziyaretçi trafiğinin eşit dağılımını engelleyen bu uygulamayı doğru bulmuyoruz. Onun yerine tüm markaları harmanlıyor, aralarına kafeler serpiştiriyor ve eğlence mekanları ile bütünleştirerek AVMye en uygun yerleşim planını çıkarıyoruz. Yerel markalara destekDünyanın en önemli çocuk markalarından Polonyalı SMYK ile bizi tanıştıran, yine bir Corio yatırımı olan 365 Alışveriş Merkezi... Böyle yeni markalarla çeşitliliği artırmak, sektörde nasıl bir sinerji yaratıyor? Yeni marka demek, yeni yüzlerle güçlü bir çekim merkezi oluşturmak demek bizim için. Toplumun her kesimini kucaklama çabası olarak yorumlayabilirsiniz bunu. Ziyaretçilerimize hitap edeceğini düşündüğümüz farklı içerikteki yeni markaları, ilerleyen tarihlerde de Türkiye pazarına sunabiliriz. Ulaşılabilir uygun fiyat politikası güden değişik tarzların takipçisiyiz. Arayışlarımız, girişimlerimiz sürüyor. Yerel ürünlerin pazarlanmasını sağlayacak yeni, bölgesel markaların AVM içine taşınması fikrine nasıl bakıyorsunuz? Yerel markaların AVMlerde yer alması, yer almak istemesi, bizi mutlu ediyor. Yatırımlarımızın bulunduğu bölgelerde yerel markaları bulup keşfetmeyi önemsiyor, onların gelişimine katkıda bulunmaya gayret ediyoruz. Büyüme hedefiyle yola çıkan yerel markaların AVM bünyesine dahil olması, perakendeci açısından daha konforlu şartların doğması anlamına gelir. Alışkanlıklarını terk etmek zorunda kalmayan tüketici de memnun ayrılır alışveriş merkezinden. Tanıdığı, güvendiği markalara ulaşması kolaylaşır çünkü. Denix teknoloji ürünleri markası mesela... 2001 yılında ilk bilgisayar satış-servis-yedek parça mağazasını açarak sektöre adım atan Denix; Ekim 2004te, zincir mağazalar statüsünde Ege Bölgesinin en büyük teknoloji marketi seviyesine yükselmişti. Nisan ayı itibariyle Teras Park AVMde açılan bin 41 metrekarelik yeni Denix mağazası, markanın başarı sembolü bir bakıma. Büyüdüğünün, büyümeye devam ettiğinin göstergesi aynı zamanda... Anadoluda alışveriş kültürünün seyri, Denix örneğinde olduğu gibi geçmişe dönük bağlardan besleniyor. Bunu görmezden gelemeyiz. AVM yöneticileri olarak, Denixin müşterisiyle kurduğu karşılıklı güven ilişkisini takdir ediyoruz. Her şey çocuklar için... 2009u Çocuk Yılı ilan eden Corio, yönettiği tüm AVMlerde yaratıcı, eğlenceli ve eğitici aktiviteler gerçekleştirmeye özen gösteriyor. Almanyadan 3 tır dolusu dinozor maketi getirdiniz mesela... Minik ziyaretçiler için yürüttüğünüz diğer projeleri de sizden öğrenebilir miyiz? AVMlerimizde gerçekleştirilen Kes Yapıştır, Oyun Hamuru ile Resim Boyama aktiviteleri ve tiyatro gösterileri, neredeyse bir ritüele dönüştü artık. Eğlenceli olduğu kadar eğitici özelliği de bulunan bu tür etkinlikler, minik ziyaretçilerimizin yaratıcı yönlerini ve ilgi alanlarını ortaya koyuyor. 6 ilde düzenlenen Lego Türkiye Şampiyonası, yine aynı kapsamda desteklediğimiz etkinliklerden biri. Adapazarı Ada, Tekirdağ Tekira ve Ankara 365 AVMde, şampiyonanın ön elemelerine ev sahipliği yaptık. TOÇEVle el ele verdiğimiz bir başka proje daha gündemde şimdi. Çocuklarımızın çağdaş eğitim şartlarına kavuşması için tasarlanan Yüzüm Umuttur projesine; önce yüreğimizi koyduk, sonra AVMlerimizi açtık. İstanbulda büyük ilgi gören sergiyi, Corio çatısı altında Türkiyenin farklı illerinde izlenime sunacağız. İlk durak, Ankara 365 Alışveriş Merkezi... Teras Park dahil, tüm AVMlerimizde çocukların hayallerine eşlik edeceğiz. Ünlü sanatçıların objektifinden yansıyan umutları paylaşıp, dilekleri gerçek kılmak isteyenler, sergiyi anımsatacak hatıra eşyalardan satın alabilecek. Bu yolla kazanılan gelir, pek çok köy okulunun onarılmasıyla birlikte, Türkiyenin aydınlık geleceğine hizmet edecek. Dilek Ağacı projesini ise haziran ayı itibariyle hayata geçirdik. Corio yönetimindeki 4 alışveriş merkezine yerleştirilen ağaçlar, küçük ziyaretçilerimizin astığı soru kartlarıyla rengarenk bir görünüme kavuştu. Böylece çocuklarımızın gelecek beklentilerini öğrenmeyi ve onları daha yakından tanımayı hedefliyoruz. Çocuklara yönelik aktiviteler, AVM bünyesinde bulunan çocuk markalarını nasıl/ne ölçüde etkiliyor? Alışveriş merkezleri, günümüzün çocuklu aileleri için hem eğlenme hem dinlenme mekanı. Sosyal yaşam alanı oluşturuyorlar çünkü. Üstelik güvenliler. Dolayısıyla ziyaretçi sirkülasyonunu artıran organizasyonlarda, çocuklara öncelik tanımak şart. Hedef kitleye uygun tasarlanan etkinlikler, çocuk mağazalarına yönelik talebi doğrudan doğruya etkiliyor. Biri ötekini tetikliyor belki de... Yarın: Chicco Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü F. Erkin Ültanır, BG Store Yönetim Kurulu Başkanı/ Genel Müdürü ve Herry ve Goose Marka Müdürü Mahinur Sarı'nın görüşleriyle devam edeceğizBu röportaj Mağaza dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive