Emekçioğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Kani Emekçi

Küçük bir atölyede üretim yaparken, 2002 yılında Emekçioğlu Grup bünyesine geçerek modern tesislere kavuşan Papağan, kısa zamanda paketli kuruyemiş pazarında faaliyet gösteren ilk 3 firma arasında girdi. Sektöre getirdiği yeniliklerle de adından söz ettiren markanın dakikada 85 paket ürünü satılıyor. Papağanın kısa sürede yakaladığı bu başarıyı ve geleceğe dair planlarını Emekçioğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Kani Emekçi ile konuştuk

Eklenme Tarihi : 15 Şubat 2011 Salı
emekcioglu-grup-yonetim-kurulu-baskani-kani-emekci
Tayfun KARADEMİREmekçioğlu Grup olarak çeşitli iş kollarında faaliyet gösteriyorsunuz. 2002 yılında Papağan markasını devralarak kuruyemiş sektörüne de atıldınız. Bu kararı almanızdaki etken neydi? Tuz, gıda, kimyasal, taşımacılık ve makine üretimi konularında faaliyet gösterirken, bir dostumuzun vasıtası ve her noktada satılabilen bir ürünün bizim için avantaj olabileceği düşüncesi ile Papağanı satın aldık. Aslında her şey bir anda oldu, kendimizi bir anda kuruyemiş sektöründe bulduk. Papağanı aldığımızda küçücük bir atölyede üretim yapılıyordu. Şu an Çorluda 9 bin 500 metrekare üzerine kurulmuş, modern bir tesiste faaliyet gösteriyor.Kuruyemiş sektörüne girmiş olmaktan memnun musunuz peki?Papağanı alarak iyi bir iş yaptığımızı düşünüyoruz. Türkiyede kuruyemiş sektöründe hizmet veren ilk 3 firma arasındayız. Bu da bize gurur veriyor.Bir röportajınızda Avrupalı çekirdek yemeyi gurbetçilerden öğrendi demiştiniz. Şu an ihracatınız ne boyutta?Etnik köken bu konuda çok önemli... Avrupalıya çekirdeği ülkemizden giden vatandaşlarımızın öğrettiğini düşünüyorum. 2010 yılında, ihracat yaptığımız ülke sayısını 8den 16ya çıkararak yüzde 100 büyüme sağladık. Avrupada 3 milyon Türk var. Bu önemli bir rakam... Aynı şekilde Amerikada da, Irakta da Türkler var. Kuruyemiş tüketimi oralarda da oldukça fazla ve giderek de artıyor. Avrupanın birçok ülkesinde kendi markamızla satış yapıyoruz. Kuruyemiş tüketiminde Türkiye ile başa baş giden başka ülkeler var mı?Lübnan ve İran en az bizim kadar kuruyemiş tüketiyor. Avrupa ülkelerinde kuruyemiş tüketimi çok farklı, tamamen sağlıklı atıştırmalık olarak tüketiyorlar. Hedef, her yıl 3 yeni ürün çıkarmakAr-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz?Ar-Ge departmanımız yeni ürünler üzerinde sürekli çalışıyor. Son olarak bimola ismiyle popcorn ve krokan ürünlerimizi tüketicilerin beğenisine sunduk. Her yıl 3 yeni ürün çıkarmayı planlıyoruz. Şu an 32 çeşit ürünümüz var ve bu sayı her geçen yıl artıyor.Fazla kuruyemiş tüketiminin kilo almaya yol açtığı söylenir. Ürünleriniz arasında yer alan Papağan Fiti bu amaçla mı çıkardınız?Papağan Fit, tamamen doğal; kızartılmamış, hiçbir işlem görmemiş bir üründür. İçinde yaban mersini, kivi kurusu, küp kayısı, kaju var. Tokluk hissi ve enerji verdiği için akşamüstleri, acıkınca yenebilir. İçerisinde hiç yağ olmayan, tamamen sağlıklı bir ürün olması, tercih edilmesinde en büyük etken.İlk olarak sizin uyguladığınız çöp poşeti fikri nasıl doğdu? Bu uygulama satışlarınızda bir fark yarattı mı?Bu uygulama bize 3 ödül kazandırdı. Tüketici Ödülü, Çevre Ödülü ve TSE Ambalaj Ödülünü aldık. Bu inovatif uygulamayı tamamen farklılaşmak için yaptık. Yeni bir kuruluştuk, pazar lideriyle aynı fiyat ve gramajda raftaydık. Bu noktada tüketicinin bizi tercih etmesi için bir yeniliğe ihtiyacımız vardı. Yaptık ve başarılı olduk. Sonuçta bu çöp poşetinin bize bir maliyeti var ancak biz bunu fiyatımıza yansıtmadan, kendi bünyemizde eritiyoruz. Bu uygulama ile satışlarımız ciddi oranda arttı.Ulusal marketlere yeni yeni girmeye başladınız. Papağan ürünlerine hangi marketlerin raflarında ulaşabiliriz?İlk zamanlarda pek fark edilemeyen ve önemsenmeyen bir markaydık. Ancak bu algı tamamen değişti. Önceleri ağırlıklı olarak yerel zincirlerde vardık. Temmuz 2010dan itibaren Migros, CarrefourSA, Kipa, Real, Tansaş, Makro Marketin de raflarına girdik. Hedefimiz, sürekli büyümek.Krizi fırsata çevirdikTürkiye genelinde günlük tüketiminiz hakkında bilgi verir misiniz?2009 yılında ayda 2,5 milyon paket, yani dakikada yaklaşık 60 paket Papağan tüketiliyordu. Haziran 2010 itibarıyla aylık paket satışı 3,5 milyon âdeti buldu. Yani dakikada 85 paket Papağan tüketiliyor. 2011 yılında bu rakamı artıracak çalışmalar yapıyoruz.Ekonomik kriz, sigara yasağı, domuz gribi gibi strese yol açan durumlar çekirdek tüketimini artırdı mı?Kriz döneminde bütün firmalar küçülürken, biz yüzde 30 oranında büyüdük. Kriz döneminde insanlar dışarı çıkıp para harcamaktansa evde oturup kuruyemiş tüketti, yasak dolayısıyla sigarayı bırakanlar da kuruyemişe yöneldi. Domuz gribi de satışlarımızı etkiledi çünkü kuruyemiş, bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Böylelikle krizi fırsata çevirmiş olduk.Peki, yılbaşı ya da spor müsabakaları gibi etkenler? Yılbaşında satışlarımız yüzde 100 artıyor. Türk toplumu olarak yılbaşını evde geçirmeyi tercih ediyoruz ve evde kutlanan eğlencelerde kuruyemiş olmazsa olmazımız oluyor. Bu da satışlarımızı olumlu yönde etkiliyor. Spor müsabakalarında da çok fazla kuruyemiş tüketiliyor ve bu da ciromuza yüzde 20 oranında artış olarak yansıyor. Bu nedenle stadyum içinde bulunan büfelerle anlaşma yaparak oradaki raflarda da olmayı hedefliyoruz. Mevsimsel değişiklikler de tüketimi etkiliyor mu? Tüketim hangi bölgelerde daha yoğunlukta?Kuruyemiş grubu daha çok kışın, çekirdek grubu ise yazın tüketiliyor. Sırasıyla en çok çekirdek, fıstık ve fındık tüketiliyor. Nüfusun büyük bir bölümünü içinde bulunduran Marmara Bölgesi, kuruyemiş tüketiminde diğer bölgelere göre önde. İstanbulda, gelir durumuna bağlı olarak badem satışları Etilerde fazlayken, Bağcılarda bu oran çok düşük. Güneydoğu Bölgesinde aile boyu paketler çok satarken, Ankarada tuzsuz çekirdek daha çok tercih ediliyor.2011de de yüzde 50 büyüyeceğizPazar payınız nedir? Bu orandan memnun musunuz?Kuruyemiş sektöründe kimin ne kadar pay aldığını ortaya koyan bir araştırma yok. Ancak sektörde 3 büyük firma var, biz de paketli kuruyemişte yüzde 20lik bir paya sahibiz.2010 yılı sizin için açınızdan nasıl geçti? 2011 yılından neler bekliyorsunuz? Hedefleriniz neler?2009 yılı kriz yılı olmasına rağmen yüzde 30, 2010 yılında ise yüzde 50 büyüdük. 2011 yılında hedefimiz yine yüzde 50 büyüme olacak. Lojistiğe çok önem veriyoruz, 3 ay içerisinde 30 araç daha aldık. Kazandığımızı yine işimize yatırarak devamlı büyümeyi planlıyoruz. 2010 yılındaki yüzde 50 büyüme oranını 2011 yılında da devam ettirmek istiyoruz ancak bunun kolay olmadığının da bilincindeyiz. Çekirdek, pazuları güçlendirir, aşk acısına birebirdirÇekirdeğin ne gibi faydaları var? Bu konuda bilimsel bir çalışma yapıldı mı? Örneğin günde ne kadar tüketilmelidir?Şu ana kadar öyle bir çalışma yapılmadı ama içerisinde B vitamini olduğu için bağırsaklara iyi geldiği biliniyor. Tabii her şeyin olduğu gibi çekirdeğin de fazlası zararlı. Neticede yağlı bir ürün... Çekirdek yerken pazularınızı güçlendirebilirsiniz. Aşk acısına birebirdir, sigarayı bırakmada yardımcı olabilir. Şaka bir yana, umarım ilerleyen zamanlarda çekirdekle ilgili bilimsel bir çalışma yapılır.Bu röportaj Market dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive