Pelsan Aydınlatma Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Göğüş

Pelsan marketleri aydınlatıyor.::.Türkiyenin 20 yıllık köklü aydınlatma kuruluşu Pelsan, son üç yıldır marketlere yönelik büyük atılımlar yapıyor. Pelsan Aydınlatma Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Göğüş, gıda perakendeciliğinde pazar payının, büyük marketlerin lehine büyümesine paralel olarak; aydınlatma sektöründe de elektrikçi dükkanlarından, yapı marketlere doğru bir geçiş yaşanacağını düşünüyor
pelsan-aydinlatma-yonetim-kurulu-baskani-resit-gogus Eklenme Tarihi : 03 Aralık 2007 Pazartesi

Pelsan Marketleri AydınlatıyorPelsan Aydınlatmanın marketlere yönelmesinin nedeni nedir? Biz, Pelsan Aydınlatma olarak, hemen hemen bütün aydınlatma kalemlerinin üretimini yapıyoruz. Türkiye genelinde 60 ile bu ürünlerimizi pazarlıyoruz. Bir çoğunu bayiler kanalıyla yapıyoruz. Son dönemlerde, bakkalların kaybolup; işlerinin süpermarketlere, hipermarketlere doğru gittiğini görüyoruz. Elektrik piyasasında da, küçük elektrikçi dükkanlarının bir süre sonra, hipermarketlere veyapı marketlerine kayacağını düşünüyoruz. Bunun için biz bir ekip oluşturduk. Üç yıldır marketlerle yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu yolda kendimizi geliştiriyoruz. Son üç yıl içerisindeki market satışlarımızda her yıl yüzde 100ün üzerinde bir gelişme sağlıyoruz. Biz, marketlerle yapabileceğimiz işbirliğini iki bölümde inceliyoruz. Birincisi, ürünlerimizden hangileri marketlerde satılabilir diye düşünüyoruz. İkincisi de bir market kuran, yeni bir market açmak isteyen firmalara; biz hangi ürünlerimizle, nasıl bir aydınlatma hizmeti sunabiliriz diye düşünüyoruz. Marketlere genel olarak baktığımız zaman ulusal bazdaki bazı marketlerde satılan ürünlerimiz var. Bunlar tasarruflu ampüller, evlerde kullanılan anahtar ve grup prizler, gece lambaları, sarkıtlar ve teknik olmayan aydınlatma armatürleri. Yapı marketlerde ise bizim daha profesyonel ürünlerimiz satılıyor. Gömme tipi ürünler, projektörler, ofis aydınlatma armatürleri; grup prizler, ampüllerimiz de satılıyor. Tüketici marketlerde ise; gıda dışı ürünlere çok az yer ayrıldığı için, ancak ampül ve priz satışı oluyor. Satış yerlerinde aydınlatmanın etkisinden bahseder misiniz? Bizim işimiz sadece güzel olanı, güzel göstermek değil; aynı zamanda vasat olanın da güzel görünmesini sağlamak. Işık, bu anlamda çok önemli. Bugün aydınlatmanın satın alma kararlarını etkilediği biliniyor. Örneğin, Galeria veya Akmerkez gibi büyük alışveriş merkezleri, aydınlatmaya gereken önemi veriyorlar. Buradaki vitrinler, aydınlatma teknikleri sayesinde, çok güzel görünüyor. Doğal olarak ürünlerinin albenisi fazla oluyor. Vitrin güzel olduğu zaman içeriye insanlar çok daha rahat girerle ve oradan alışveriş yaparlar; çünkü ürün, daha vitirindeyken kendisini sattırır. Marketler için de aynı şey geçerli. Birkaç büyük marketin aydınlatması, eleştirilecek kadar kötü. Bu marketlere gidin, bakın; içerideki insan sayısı, güzel aydınlatılmış marketlere göre daha azdır. Maliyeti düşük ürün kullanmak, işten karlı çıkmak anlamına gelmez Aydınlatma açısından Türkiyedeki marketleri değerlendirebilir misiniz? Büyük, uluslararası marketlerin hepsi, bu konuda çok profesyoneller. Onların zaten yurtdışından gelen, ana şirketlerinin bir konsepti var. Mesela Carrefour mağazalarını, 20ye 500 metre boyunda, bir dikdörtgen şekilde yaptıralım diyemezsiniz. Onlar, zaten kurumsal kimliklerinin gereklerini uygulamak zorundalar. Özellikle orta işletme ayarındaki süpermarket ve hipermarketlerde aydınlatma konusunda kolaya kaçıldığını düşünüyoruz. Yani, ucuz ürün, maliyeti yüksek olmayan ürün kullanılmak isteniyor. Ancak bazen bize gelip, marketinin aydınlatılması için, proje yapılmasını isteyenler de oluyor. Biz projesini yapıp, nerede ne lazımsa, nasıl yapılması gerekiyorsa, söyleyip yardımcı oluyoruz. Bizim tercih etttiğimiz durum da bu; çünkü ancak bu yolla biz, müşterimize yardım edebiliriz. Öbür türlü, siparişi teslim etmekten başka yapacak bir şeyimiz olmuyor. Yerel bir kuruluş olmamız, bize avantajlar sağlıyor Sizin marketlerle yaptığınız aydınlatma çalışmaları oldu mu? Biz iki tane Maxi mağazasında çok başarılı çalışmalar yaptık. Bir de orta ölçekli, yani 300-400 metrekare süpermarketlerde çalışmalarımız oldu. Müşterilerimiz çok memnun kaldılar. Bizim bir de, yerel olmamız nedeniyle, farklı bir özelliğimiz var. Ürünlerimizin tamamının standartları var. Armatürlerimizin içersinde kullandığımız balastlarımızın zaten beş yıl garantisi var. Ürünlerimizle ilgili, ne zaman bir müşterimizin sorunu olsa, hemen yanındayız. Gerekli müdahaleyi yapıyoruz. Hem teknik destek, hem satış sonrası destek uyguluyoruz. 2004 yılı hedeflerinize ulaştınız mı? 2004 yılında bizim amaçlarımızdan birsi, marketlere doğru yönelmekti. Son üç yıldır marketler, bizim başlıca müşterilerimizden diyebilirim. İkincisi ise, ihraacata yönelmekti. Bir de ihraacat kanalını açtık kendimize. Bu gelişmelerin verdiği ivmeyle, iç pazarda da satışlarımız iyi gitti. Moralimizi yükseltti. Bir yerde işçinin, yöneticinin ve de işverenin morali yerindeyse, işleriniz de iyi gidiyor demektir. Bu arada yurtdışına mal satabilmek için, bazı standart belgelerinizin olması gerekiyor. Bizim, hep TSE belgelerimiz vardı. Fakat geçtiğimiz dönemde Rusyaya satmak için Gost belgesi aldık, Avrupaya satmak için Kema belgesi aldık, bütün dünyaya satış yapmak için VDE belgesi aldık. Bunlarla da ihraacatımızı yoğun bir şekilde geliştirdik. Bu arada bir çok şeyi de öğrenmiş olduk ihracatla ilgili. Şirketimizde yabancı dil bilen eleman bir taneydi, şimdi 7-8 kişi var. Biz bu işlere başlarken, şirketimizde 3 tane bilgisayar vardı; şimdi ise 40 tane var. Dolayısıyla şirketimiz hızlı bir şekilde gelişiyor. Satışlarımızın 3te 1ini ihracatla gerçekleştirdik Şu anki ihracat durumunuz nedir? 33 ülkeye ihraacat yapıyoruz. Güney Afrika Cumhuriyeti, Cezayir, Fas ve Tunusla çalışıyoruz. Libyada bir müşterimiz var, yoğun alımlar yaptığımız. Malta ve Kıbrısta var müşterilerimiz. Holllanda ve İtalyaya da satıyoruz. Yoğun satış yaptığımız ülkeler arasında; Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Rusya var. Bu sene satışlarımızın yüzde 31-32isini ihraacatla yapmış olduk. Bizim hedefimiz aslında yüzde 50ye varmak. Geçtiğimiz iki sene içerisinde ihracattaki hızlı gelişmemizi, önümüzdeki yıl da sürdüreceğiz. Peki 2005 hedefleriniz nelerdir? 2005 yılında bizim ihracatı çok yoğun bir şekilde artırmamız lazım. Nisan sonu, Mayıs başında, Milanoda büyük bir aydınlatma fuarı var, ona katılıyoruz. Katalogumuzu yenileyip, yeni ürünlerimizi sunmamız lazım. Pazarlama faaliyetlerimizi arttırmamız lazım. Marketlerle ilişkilerimizi özellikle hızlandırmamız gerekiyor. Tekzenle çok rahat ve güzel bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışmayı Bauhausa da yönlendirmek istiyoruz. Yapı marketlerle, Praktiker olsun, Bauhaus olsun, Tekzen olsun, Maxi olsun; ilişkilerimizi biraz daha iyileştirmeyi ve 2005 yılında marketler piyasasındaki etkinliğimizi arttırmayı planlıyoruz. Önümüzdeki sene, enflas-yonun yüzde 8.5 olacağı beklentisi gerçekleşirse, bu durum Türkiye için iyi olacaktır. Pelsan olarak, geçtiğimiz sene Atina Olimpiyatlarına da katıldınız. Evet ben bizzat izleyici olarak da katılmıştım. Ürünlerimizle de Atina Olimpiyatlarına katıldık. Stadyum-ların ofis bölümlerinin aydınlatmasında, 5 bin kadar ürünümüz kullanıldı. Meydanların aydınlatılmasında 2 bin kadar projektör kullandık. Ürünlerimizle, olimpiyatlara katılmak, kazançtan çok prestij açısından önemliydi bizim için. Avrupa Birliği süreci sizi nasıl etkiledi? 17 Aralık sonrasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Avrupa Birliği süreci; ticarette, adalette ve eğitimde Türkiye açısından iyi sonuçlar doğurdu, doğuracaktır. ABye girmek şart değil, Türkiye birliğe girmeden de gelişimini sürdürebilir. Ama madem birliğe üye olunacak, verilen kriterlere de uymak şart, direnme hakkınız yok. Avrupa Birliğinin kurallarıyla yaşamayı öğrenmek bizim için yeterli. 1997de ISO 9000 dediler bana. ISO 9000i, o zaman çok iyi bilmiyordum. Çok çalıştık. Bir çok şirkette olduğu gibi adına değil uygulamasına önem verdik. Şu anda bizim şirketimizde ISO 9000 kuralları çok sıkı bir biçimde uygulanıyor. Biz bunu ISO 9000imiz var demek için değil; ISO 9000 kuralları uygulansın diye yapıyoruz. Zorlukları vardır, olacaktır; ama biz çok faydasını gördük. Mesela ihraacat yaparken ambalaj şekillerimize Batıdan hiç bir tepki gelmedi. Zaten yazılı kurallarımız var. VDE kalite belgesini alırken Almanyadan geldiler, Pelsan bir çok anlamda zaten hazır dediler. Bu da ürünlerimiz ve sistemimizin kaliteli olması için verdiğimiz çabanın bir sonucudur.

Firmanın Diğer Haberleri

Firma Haberleri

Tümü
  • SİMİT SARAYISİMİT SARAYI
    Simit Sarayı Kuveyt’te
  • CHEPCHEP
    CHEP’ten dev satın alma
  • BOYNERBOYNER
    Boyner eskileri ‘İyiliğe Dönüştür’ecek