Çay sektörünün lokomotifi: Çaykur

51 fabrikası, 20 bine yakın çalışanıyla Türkiyede üretilen çayın yüzde 55ini işleyen Çaykur, sektörde lokomotif görevi görmeye devam ediyor. Yeni ürünleri, organik çayları ve gelecek planlarından konuşmak üzere Çaykur Genel Müdürü Ziraat Yüksek Mühendisi Ekrem Yüce bir ile söyleşi gerçekleştirdik

Eklenme Tarihi : 21 Aralık 2010 Salı
cay-sektorunun-lokomotifi-caykur
Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLUBize öncelikle kendinizi tanıtabilir misiniz? 1954 yılında Sakaryada doğdum. Yüksek öğrenimimi Erzurum Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Kültür Teknik ve Makine Bölümünde, Yüksek Mühendis olarak tamamladım. Kırklareli, Erzurum ve Adana gibi illerimizde Diyanet Teşkilatı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Türkiye Zirai Donatım Kurumu Genel Müdürlüğü gibi kurum ve kuruluşlarda devlet memurluğu ve idari görevlerde bulundum. Adapazarı Belediyesinde Başkan Yardımcılığını yürüttüm. Çay-Kur Araştırma Enstitüsü Teknoloji Kısım Müdürlüğünde Mühendislik, Karadeniz Teknik Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulu Çay Eksperliği Bölümünde Okutmanlık yaptım. Çay-Kur Genel Müdürlüğünde ve özel sektörde, Mühendis, Kısım Müdürlüğü ve Fabrika Müdürlüğü gibi çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Adapazarı Erenler Belediye Başkanlığı görevlerini ifa ettim. Buradan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Ankara Tarım Alet ve Makineleri Test Müdürlüğüne atandım. 2003 tarihinde Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütürken, 7 Ekim 2003 tarih ve 25252 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 6 Ekim 2003 tarih ve 2003/4984 sayılı müşterek Kararname ile asaleten atandım. 15 Kasım 2003 tarihinde Kamu-İş (Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildim.Çayın ülkemize geliş serüveninden bahsedebilir misiniz?Çayın üretiminin yapılması ve ekonomik manada faaliyetini sürdürmesi 70 yıllık bir dönemi içeriyor. İlk deneme aşamaları 1888 yılında Osmanlı zamanında yapılmış. O dönem çay tohumları Çinden getirilmiş; Bursa, Sapanca bölgelerine dikimler ve ekimler yapılmış ama istenilen sonuca ulaşılamamış. 1917 yılından sonra İstanbul Halkalı Ziraat Mektebi âlisi Prof. Hulusi Erten bölgeye gelmiş ve incelemeler yapmış. Bu incelemeler sonucunda bambu, narenciye, fındık, çay gibi ürünlerin bölgemizde yetişebileceği konusunda kanaat sahibi olmuş ve 1924 yılında bu ürünlerin ekilmesine müsaade edilmiş. 1937 yılında Batumdan 20 ton civarında çay tohumu getirmiş. 1940 yılında tekrar 20 ton çay tohumu getirmiş ve bölgede ekimler yapılmış. Bu ekimler çerçevesinde adaptasyon çalışmaları sonuç vermiş. Bunun üzerine 1940 yılında bölgemizde çayın yasal olarak ekilmesi, dikilmesi güvence altına alınmış ve (çıkarılan yasa ile) teşvik edilmiş. 1947 yılında Fener Mahallesine 60 tonluk ilk çay fabrikası kurulmuş. 1971 yılında Çay İşletmeleri (Çaykur) kurulmuş ve 1973 yılında faaliyetine başlamış.Çayın yüzde 55ini Çaykur işliyorÇay sektöründe Çaykurun konumu nedir?Çaykurun 3 tanesi paketleme, 1 tanesi ana tamir, 47 tanesi ise yaş çayı kuru çaya çeviren yaş çay fabrikası olmak üzere 51 fabrikası bulunuyor. Fabrikaları ve hizmet alımıyla birlikte 20 bine yakın çalışanıyla sektörde faaliyet gösteriyor.Türkiyedeki çay üretiminin yüzde kaçı Çaykura ait?Çaykur, genel rekoltenin yüzde 50 ile 60ı arasındaki çayı üreticiden alıyor. Yani Türkiyede üretilen çayın ortalama yüzde 55ini Çaykur işliyor diyebiliriz. Çaykur, çay sektöründe lokomotif görevi üstleniyor ve bölgenin ekonomik yükünü üzerinde taşıyor. Çay üretiminde Türkiyenin dünyadaki yeri nedir?Dünyada çay üretiminde 5inci, tüketimde 3üncü, dekar bazında ise 7nci sıradayız. Dünyada 3 milyon 750 bin ton civarında çay üretimi yapılıyor. 2 milyon 700 bin civarında da dikili tarım alanları bulunuyor. Bizim ise 758 bin dekar arazimiz var. Çay tarım alanları ve kuru çay olarak da takriben 200 - 225 bin tonlar civarında üretimimiz bulunuyor.2009 yılında satın aldığınız yaş çay ürün miktarı nedir? Çaykur olarak kaç ton kuru çay satışı gerçekleştirdiniz? 2009 yılı ciro ve ihracat rakamlarınızı öğrenebilir miyiz?Çaykur, 2009 yılında üreticiden 594 bin ton yaş çay alımı, 111 bin ton da kuru çay üretimi gerçekleştirdi. Bunun 110 bin tonunu sattı. Bu hacim içinde takriben Çaykurun 1 milyar dolar seviyesinde işlem hacmi var.Yeşil çayda Çaykur atağıÇaykur, son zamanlarda yeni ürünleriyle ön planda. Söz konusu ürünler ve markalar neler, bahseder misiniz?Bir fabrikamızın yarısını yeşil çay imalat tekniği ve yeşil çay üretim ünitesi olarak tasarımladık. Burada sade yeşil çayın yanı sıra naneli yeşil çay, melisalı yeşil çay, limonlu yeşil çay, elmalı yeşil çay ve bergamot aromalı yeşil çay gibi çeşitli yeşil çayların üretimi gerçekleştirdik. 70 yıldır sadece siyah çay üreten Çaykur, artık yeşil çay üretiminde de literatürdeki yerini aldı. Her geçen gün organik ürünlere olan talep artıyor. Çaykur da 2007 yılında organik çay üretme çalışmalarına başlamıştı. Bu çalışmalar ne aşamada? Bunun için yaptığınız yatırım miktarı nedir? Borçka, Çamlıhemşin ve Hemşin bölgesini organik çay tarım havzasına dönüşüm projesi programına aldık ve başlangıç olarak da Hemşini seçtik. Organik çay tarım havzası kapsamında 3 bin 500 dekarlık bir alan içinde, bin 500 ruhsatlı üreticimiz bulunuyor. 2010 yılında da yoğun bir şekilde organik çay üretimimi gerçekleştiriyoruz. Bahçelerimizde 3 yıldır organik çay oluşturma ve organik çaya dönüşüm projesi tamamlandı. Sonuç itibarıyla da 2009 yılında deneme üretimi gerçekleştirildi. Ocak 2008de organik çay fabrikasının temelini attık. 10 milyon TLlik bir yatırımla Hemşine bir organik çay tarım fabrikası kurduk. Hemşin Organik Çay, Rize Organik Çay ve Zümrüt Yeşil Çay (yaprak yeşil çay) olarak 3 çeşit çayımızı piyasaya sunduk. Şu anda ürettiğimiz çayın tamamının satışını gerçekleştiriyoruz. Hatta yetiştiremiyor, ambara çuvalların tamamını koyamıyoruz, direkt paketlemeye gönderiyoruz. Paketlemenin ardından, yani daha depoya girmeden çaylarımız tüketiciyle buluşmuş oluyor. Yoğun bir talep var ve biz bu talep üzerine organik çaya karşı faaliyetlerimizi artıracağız. Organik çay üretimine devlet nasıl bir destek veriyor?Tarım ve Köyişleri Bakanlığının organik çayla ilgili olarak müstahsillere dekar başına 25 TLlik bir desteği var. Çaykur olarak devletin verdiği 25 lira desteğe ek olarak biz de dekar başına 350 TL veriyoruz. Dolayısıyla verilen destek miktarı toplamda 375 TLye ulaşıyor. Organik çayda kontenjan problemi de, para problemi de, sıra problemi de yok. Ödemelere başlanan ilk gün, organik çay üreten üreticilerin ücretleri veriliyor. Güzellik banyosuna çay alternatifiYeni çalışmalarınız var mı? Biraz bahsedebilir misiniz?TÜBİTAKla ortak bir çalışmamız var. Bu proje kapsamında çayı bardaktan pastane sektörüne aktaracağız. Yani yeşil çaylı bisküvi, yeşil çaylı kurabiye, yeşil çaylı pasta, yeşil çaylı yaş pasta, kuru pasta gibi ürünler üretmeyi planlıyoruz. Bunun yanı sıra dondurmalı yeşil çay, dondurmalı siyah çay, siyah çaylı dondurma gibi değişik çalışmalarda da bulunuyoruz. Hazır çay, yani tablet çayla ilgili çalışmalarımız da sürüyor aynı zamanda. Artık sallama çay yerine geçebilecek suda eriyen çay tabletleri geliştiriyoruz. Banyo güzellik çayı üretimimizin son aşamasına geldik. 100 litrelik bir küvetin içine 1 poşet yeşil çay atacak, 10 dakika bekleyeceğiz. Sonra o poşeti çıkaracak ve küvete gireceğiz. Çaydan yalnızca içerek değil, deri yoluyla da istifade edeceğiz. İyi çay nasıl demlenir? Çay, nem, rutubet ve yabancı kokulardan etkilenmeyecek şekilde, kapalı ambalajda muhafaza edilmeli. İyi bir çay ancak kaliteli su ile yapılabilir. Demlenecek çayın suyu mutlaka yumuşak, kireç sertliğinden uzak, tatlı içimli olmalı. Çay demlenirken porselen demlik tercih edilmeli ve demlik önceden ısıtılmalı. Temiz demlik içine, içilecek her bardağa mukabil ikişer çay kaşığı çay konduktan sonra ılık sudan geçirilmeli. Çaydanlıktaki su tam kaynama noktasındayken (su çok uzun kaynatılmamalı) hemen demliğe aktarma yapılmalı. Çaydanlıkta kaynar suyun ateşi kısılarak, demlik çaydanlığın üzerine oturtulmalı ve dem asla kaynatılmamalı. Demliğin ağzı alüminyum folyo ile huni şeklinde kapatılmalı. Demleme esnasında demlik kesinlikle çalkalanmamalı. Çayın demlenme süresi, içenin damak zevkine göre değişebilir. Ancak, bu süre ortalama 10-15 dakika olmalı. Çayın demlenme süresi dolduktan sonra içim süresi boyunca, dem ile posa birbirinden ayrılıp, içilecek demli çay porselen bir kaba aktarıldıktan sonra servis yapılması halinde, daha mükemmel bir sonuç alınabilir. Belirtilen şartlarda demlenen çay, yarım saat içerisinde tüketilmeli ve soğuyan dem asla tekrar ısıtılıp içilmemeli. Çayın kokusunu, rengini ve tadını bir bütün halinde hissedebilmek, daha çok keyif ve lezzet alabilmek için çayınızı içerken zarif cam bardakları tercih etmenizi tavsiye ederiz.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive