Bonfilet Genel Müdürü Hakan Akkoyun

1940ta Eskişehirde kurulan, 1988de perakendecilik sektörüne geçen Bonfilet, 2003te kurduğu Bonet markası ile kırmızı ete markalaşmayı getiren ilk firma oldu. 2007de 13 milyon dolar yatırımla Gürpınar-Beylikdüzü bölgesinde inşaatına başladığı fabrikayı geçtiğimiz Mayıs ayında tamamlayan firma, bu yeni fabrikayla üretim hacmini 5 yılda 8 kat artırmayı hedefliyor. Bonfilet Genel Müdürü Hakan Akkoyun, orta-uzun vadede ise yüzde 100 izlenebilirliliği olan kendi besi çiftliklerini oluşturmayı amaçladıklarını anlattı

Eklenme Tarihi : 07 Aralık 2011 Çarşamba
bonfilet-genel-muduru-hakan-akkoyun

 

Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLU

 

Bonfilet’in kökleri 1950’li yıllara kadar uzanıyor. Firmanız, kırmızı et sektöründe markalaşmaya nasıl yöneldi?
Akkoyun ailesi olarak sektöre ilgimiz eskilere dayanıyor. Dedelerimiz 1950’lerde Eskişehir’de tahta kasalar üzerinde et satarak başlıyor bu işe. 1970’te Mustafa Akkoyun tarafından “Akkoyun Et Sanayi” adıyla küçük çaplı bir aile şirketi olarak kurulan firmamız 1988’de “Bonfilet Et Taahhüdü ve Tic. Ltd. Şti.” unvanını alarak kurumsallaşma sürecine adım attı. O tarihten sonra bir anlamda bayrağı devralan kuşak olarak, kendimize hep yeni hedefler belirledik ve bu hedefler doğrultusunda hareket ettik. 1994’te ilk perakende mağazamızı açtık, 1999’da daha çok sanayileşmeyi tercih ederek yeni ürünler geliştirdik ve dondurulmuş köfte ürünleri ile bayilikler vermeye başladık. Bir yıl içerisinde 15’ten fazla bayiye ulaştık. 2003 yılına geldiğimizde piyasada tüketicinin güvenle alabileceği bir ürüne olan ihtiyacı hissederek “Bonet” markasını oluşturduk. 2005’te tüm Türkiye’ye hizmet vermeye başladık. 2007’de büyüme hedeflerimize etkin ve hızlı şekilde ulaşmak adına yatırım yaparak Gürpınar-Beylikdüzü bölgesinde bulunan ikinci fabrikamızın inşaatına başladık. 2010’da da “Bonfilet Et Sanayi ve Ticaret A.Ş.” unvanını aldık. Ulaştığımız her hedefte kendimize başka hedefler koyarak da yolumuza devam ediyoruz.
 
Bonfilet, sektörde birçok ilke de imza attı. Bu ilkler nelerdir, hatırlayabilir miyiz?
1994 yılı Bonfilet için önemli bir dönüm noktası oldu. Dünyada teknolojinin geldiği noktayı göz ardı etmedik ve vakum makinesi getirterek Türkiye’de kemiksiz eti ilk kez vakumlu torbalar içerisinde satışa sunduk. Yine bu dönemde endüstriyel anlamda ilk köfteyi üretenler arasındaydık. Kırmızı et, ev içi tüketimde en yoğun kullanılan, ancak saklama koşullarına uyulmadığında çabuk bozulabilen değerli bir gıda. Etin bir markasının olması ve pakete girmesi çok önemli... Bu sebeple, Bonfilet olarak paketli et üreterek müşterilerimize yüksek kaliteli, raf ömrü uzun ürünler sunmayı amaç edindik. 2003’te insanların güvenle alabileceği, paketlenmiş kırmızı etin sorumluluğunu taşıyan bir markalaşma sürecini başlattık. Oluşturduğumuz ‘Bonet’ markamızla kırmızı ete ‘markalaşmayı’ getiren ilk firma olduk.

Bonfilet’in ev içi ve ev dışı et tüketimine yönelik geniş bir ürün yelpazesi bulunuyor. Perakende ürünleriniz arasında neler yer alıyor? 
Bonfilet olarak dondurulmuş ve taze ürün gamımız var. Akçaabat köfte, İnegöl köfte, Tekirdağ köfte ve ızgara köfte gibi yanında dana geleneksel Türk damak tadına uygun ürünlerimizin yanında kıyma, dana kuşbaşı, dana antrikot, dana stragonof ve dana kontrafilesinden oluşan geniş bir ürün yelpazemiz var.

Bonet markasıyla ev içi tüketime ulaşırken, private label üretimleriyle de gıda üreticilerine ve marketlere hizmet veriyorsunuz. Ürünlerinizi hangi market raflarında görebiliriz?
Bonfilet olarak etin işlenme ve saklanma koşullarında olduğu kadar sevkiyat aşamasında da sağlık koşullarının korunması gerektiğine inanıyoruz. Dağıtımımızı soğuk zincir halkasını koruyan ve uydu takibi ile izlediğimiz özel dağıtım filomuz ile sağlıyoruz.  Böylece ürünü satış noktasına ya da tüketicisine ideal koşullarda teslim ediyoruz. Yurt çapındaki geniş dağıtım ağı ve temsilciliklerimiz kanalıyla etkin süratli, sağlıklı bir dağıtımını gerçekleştirdiğimiz ürünlerimizi Metro, Bim, Migros ve seçkin lokal zincir marketlerinden müşterimize ulaştırıyoruz.

Yılda 18 bin ton karkas et üretir hale gelecek

Geçtiğimiz yıl “Bonfilet Et Sanayi ve Ticaret AŞ” unvanını aldınız ve bu yıl yeni entegre et tesisine geçerek hızlı bir büyüme sürecine girdiniz. Yeni tesisten bahsedebilir misiniz? Bu tesis için ne kadar yatırım yapıldı, üretim kapasitesi nedir?
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde bin 600 metrekarelik kapalı alanda yılda 5 bin 500 ton büyük ve küçükbaş karkas eti işlediğimiz bir tesisimiz var. Bu tesiste üretilen ürün gamımız; dana grubu, kuzu grubu ve dondurulmuş ürünlerden oluşuyor. Ancak etkin ve hızlı bir şekilde hedeflerimize ulaşmak amacıyla 2007’de Gürpınar- Beylikdüzü’nde 13 milyon dolar yatırım yaparak yeni bir fabrika inşaatına başladık. Mayıs 2011’de tamamlanan ve Haziran ayında faaliyete geçen bu yeni tesisimiz 7 bin 242 metrekarelik arazi üzerinde 10 bin 465 metrekarelik kapalı alana sahip olacak şekilde kuruldu. Ekipmanları tamamen yurt dışında hazırlanan ve yarı akıllı bir sistemle tasarlanan bu yeni fabrikamızla üretim hacmimizi 5 yıllık süreç içerisinde 8 kat artırarak yılda 18 bin ton karkas et üretir hale gelmeyi hedefliyoruz.

Bonfilet geçtiğimiz yıl ne kadar ciro yaptı? Bu yılki ciro beklentiniz nedir? 
Biz Bonfilet olarak düzenli bir şekilde büyüyoruz. Geçen yıldan bu yana şirketimiz yüzde 80 oranında bir büyüme kaydetti. 

Ufukta yeni yatırım ya da yeni ürün çalışmaları var mı? Bonfilet’in hedefleri arasında neler var?
Bonfilet’i sektörde daha yukarılara taşımak, kırmızı et sektöründe en fazla tercih edilen ürünleri geliştirmek ve sektörün lideri olarak konumlanmak için tabii ki yeni yatırım stratejilerimiz var. Karkasın her bölümünü işleyerek ve paketleyerek oluşturduğumuz zengin ürün gamımıza katma değerli ürünler eklemeyi planlıyoruz. Önümüzdeki dönemde müşteri portföyümüzde yer alan ve başarılı satış performansı gösterdiğimiz zincir mağazaların yanı sıra toplu tüketim pazarına da (HORECA) yönelmeyi düşünüyoruz. Orta-uzun vadede ise et işleme ve dağıtım ağındaki bu birikimimizi hammadde ihtiyacımızın da bir kısmını karşılayacak ve yüzde 100 izlenebilirliliği olan kendi besi çiftliklerimizi oluşturmayı hedefliyoruz.

Geçtiğimiz yıl 10 kilogram civarındaki kişi başı tüketim rakamlarının bu yıl 11 kilograma ulaştığı biliniyor. Sektörün durumuyla ilgili neler söylersiniz?
Türkiye, kırmızı et tüketiminde ortalamanın 50- 70 kilogram arasında değiştiği AB ülkeleri ve ABD’nin çok gerisinde. Et tüketimlerine bakıldığında tüketim miktarlarının gelişmişlikle ne kadar doğru orantılı olduğunu görüyoruz. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde katıldığım panelde bir profesörümüz yaptığı araştırmadan söz etti. Bu araştırmaya göre kırmızı et kullanımında 176 ülke arasında 135’inci sırada olduğumuz görülüyor. 1970’li yıllarda bu sıralamada ilk 10 içerisinde yer aldığımızı düşünecek olursak, bu konuda ivedilikle bir şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyorum. 


Bu röportaj Market dergisinden alınmıştır.

Firmanın Diğer Haberleri

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive