Bartınlı Marketim discounta "BinBir"le girecek

Bartın’ın önemli perakendecilerinden Marketim, 1981 yılında çıktığı yolculuğuna gücüne güç katarak devam ediyor.4 şubesinde 3 bin 200 metrekarelik satış alanına ulaşan market, 80 kişiye istihdam sağlıyor. Marketim Süpermarketleri’nin Yönetim Kurulu Başkanı Harun Gökbayrak, gelecek dönemde açacakları discount konseptini ve Bartın perakendesinin son durumunu Perakende.org’a anlattı

Eklenme Tarihi : 02 Eylül 2014 Salı
bartinli-marketim-discounta-binbirle-girecek

Murat KÜÇÜK

Bartın’ın önemli perakende zincirlerinden “Marketim”in kurulma hikayesini sizden dinleyebilir miyiz?
Marketim’in hikayesi babamın 1981 yılında emekli olmasıyla başladı. Babam emekli olduktan sonra şehir merkezin olan Bartın Hükümet Caddesi’nde 70 metrekarelik bir yer açtı. O dönem mali yapımız çok elverişli olmadığı için marketin açılışını takip eden birkaç yıl içerisinde çok ciddi ticari sıkıntılar yaşadık. Sonraki dönemde şansımızın yaver gitmesi ve bizim kendi şansımızı yaratmamız sonucunda önemli bir büyüme yakaladık. Çok çalışmamızın karşılığını aldık. Marketimizin yanındaki 50 metrekarelik yeri kiralayarak marketi büyüttük. Önemli cirolara ulaştık. 10 yıl kadar o küçük mağazamızda devam ettik.

O dönem iddianız neydi? Büyüme sürecinizi anlatır mısınız?
Kurulduğumuz dönemde Bartın’da et ve şekerin bir arada satıldığı tek market biz olduk. Büyük şehirlerdeki hizmeti Bartın’a getirmeye çalıştık. Atılım yapmaya ilk 10 yıldan sonra başladık. Bartın İnkumu’nda, 250 metrekare civarındaki ikinci marketimizi açtık. Daha sonra 2001 yılında Bülent Ecevit Bulvarı’nda 400 metrekarelik bir mağaza açtık. Bu şubemiz Bartın’daki ilk otoparklı market oldu. Ardından Bartın’da ulusal mağazalar açılmaya başladı. Onların önüne geçmek için çalışmalar yapmaya başladık. Toplu konut alanında, 600 metrekarelik üçüncü mağazamızı açtık. Orası mimarla çalışılan Bartın’ın ilk mağazası oldu. Bülent Ecevit Bulvarı’ndaki mağazamızın yanına bin 500 metrekarelik sadece süpermarket olan bir bina inşa ettik. 2013’ün Ekim ayında o mağazamızın açılışını yaptık. O mağazamızın üst katına restoran yerleştirdik. Bu mağazamız aynı zamanda metrekare olarak Bartın’ın en büyük marketi olma özelliğini taşıyor. Bu mağazamızda Üçge Mağaza Ekipmanları ile çalıştık. Üçge’nin rafları ve elektronik ürünleri son derece kaliteli olduğundan bizim de tercihimiz oldu. Biz Bartın’da ilklerin mağazası olmaya çalıştık.1986 yılında Türkiye’de hala ibreli terazi kullanılırken ben İstanbul’da bir markette gördüğüm dijital terazinin aynısını marketimize yurt dışından getirttim. . İnsanlar sadece o teraziyi görmek için bile bize alışverişe gelirlerdi. Ticari hayatımız boyunca farklılık yaratmaya çalıştık.

3 bin 200 metrekarelik satış alanı

Şu an kaç mağazanız var? Kaç metrekarelik alanda hizmetlerinizi sunuyorsunuz?

Toplamda 4 mağazamız var. Toplam 3 bin 200 metrekarelik satış alanında 20’si kasiyer olmak üzere 80 personelle çalışıyoruz. 3 bin 200 metrekarelik satış alanının lojistiğini bin 500 metrekarelik, raflı sisteme sahip lojistik merkezimizle sağlıyoruz. Fakat bu lojistik merkezinden 1 kilometre uzaklıkta yeni bir yer satın aldık. Oraya 2 bin 500 metrekarelik bir tesis inşa edeceğiz. Unlu mamullerin imalatını ve karkas etlerin işlenmesini bu tesisimizde yapacağız. Burası 6 metre yüksekliğinde 4 raflı olacak. Bütün mağazaların stokunu buradan yöneteceğiz.

Et konusundaki hassasiyetlerinizi öğrenebilir miyiz?
Et ürünlerinde çok titiz çalışıyoruz. Üretimci firma için buzağıyı biz seçiyoruz. Hayvanlarda çok yağ yapmayan, kaliteli et ortaya çıkaracak şekilde yemler seçiyoruz. Yemi biz karşılıyoruz. Veteriner hizmetlerini biz veriyoruz. Buradaki amacımız müşterilerimize kaliteli et sunabilmek. Bu anlamda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bünyemizde 20’den fazla kasabımız var. Kendim de etin kesilmesinden müşteriye sunulmasına kadar olan bölümleri iyi bildiğim için kasapların hepsine eğitim veriyorum. Yetiştireceğimiz arkadaşlarımızı çırak olarak bünyemize alıyoruz. İlk önce çıraklık okuluna gönderiyoruz. Burada onlara önce düzgün insan olmayı sonrasında kasap olmayı öğretiyoruz. Bizimle çalışmaya kasap olarak başlamış bir arkadaşımız şu an bir mağazamızın müdürlüğünü yapıyor.

Sabit personel yaratmak yüksek maaştan geçiyor

Genele baktığımızda sektörde bir personel sıkıntısı yaşanıyor. Bu sıkıntıyı çözmüş firmalardan biri olarak sektördeki bu problemin kaynağını ne olarak görüyorsunuz?
Bizim yanımızda 1981 yılından beri çalışan 4 tane personelimiz var. Bir çalışanın faydalı olması için mutlu olması lazım. Mutlu olabilmesi için de çalışırken hak ettiği parayı alması lazım. Kaliteli hizmet verebilmek için kaliteli personel bulundurmak gerek. Kaliteli personeli de şirkette tutabilmek için sektörün üstünde maaş vermek gerekiyor. Burada görev işverene düşüyor. Eğer işverenler yıllık kar marjlarından kaliteli personel bulundurmak adına bir miktar vazgeçebilirse bunu başarmış olur. Bizim personelimiz sosyal olarak iyi bir yerde olmalı, kimseye muhtaç olmamalı, rahat yaşamalı, evinde huzurlu olmalı. Bir insanın evinde huzurlu olabilmesi için de evin giderlerini karşılayabiliyor olması gerek. Maddi doyumu sağlanan personel işini bırakmaz. Meslektaşlarımız personellerine hak ettikleri ücreti verebilmek için öncelikle onlardan iyi çalışmalarını bekliyor. Bunun doğru olduğunu düşünmüyorum. Bizim sistemimiz tam tersine işliyor. Biz öncelikle iyi ücret veriyoruz. Sonrasında bunun karşılığında iyi çalışma bekliyoruz. Bu da personelde işletmeye karşı bir bağlılık sağlıyor. Ayrıca çalışan memnun olunca müşteri de memnun oluyor.

Müşteri sadakatini nasıl yaratıyorsunuz?
Bartın ülkemizin en küçük illerinden bir tanesi. Ben sokakta yürürken müşteriler şikayetlerini bana iletebiliyor. Bazen müşterilerimizin rakiplerimizden aldığı ürünü müşteri memnuniyeti adına biz değiştiriyoruz. Müşteri sadakatini sağlayabilmiş olmamızın en büyük nedeni sorun giderme hızımız. Satışını yaptığımız, birlikte çalıştığımız firmalarla uzun dönemli ilişkiler kuruyoruz. Bartın’da yaşamış fakat zorunluluktan dolayı şehirden ayrılan müşterilerimizin etlerini hala biz gönderiyoruz. Her hafta 70-80 kg kargo yolluyoruz. Müşterilerimizin bağlılığını hizmetimizle sağlıyoruz. Eski mağazacılık sistemi artık Türkiye’de iflas etti.

Discount “Marketim”ler geliyor

Yerel marketlerle ulusal marketler arasında çok ciddi bir rekabet var. Bu rekabetten ötürü yaşadığınız sıkıntılardan bahseder misiniz? Buna bir çözüm öneriniz var mı?
Günümüzde discount mağazaların güçlenmesi belli bir siyasal olguyla hareketlendi. Türkiye’de ticaret siyasetle bir yere geldiği zaman, siyaset bittiği anda ticaret de zora giriyor. Ulusal marketlerin siyasetle güçlendiklerini düşünüyorum. İşimizi iyi yaparsak, kazandığımızı işyerimize aktarırsak ve bizim gibi küçük bölgelerde, tedarikçilerimiz bölgeyi terk etmediği sürece bizi hiç kimse bitiremez. Ulusal markaların düşük fiyatlarla müşteri çektiğini düşünüyorum. Çünkü üretici firma aynı zamanda rakibimiz. Bizimle de çalışıyor, kendi mağazalarıyla da çalışıyor. Kendi mağazası olunca ücretlendirme de ona göre oluyor ve burada haksız rekabet ortaya çıkıyor. Ulusal mağazaların inanılmaz bir tedarik gücü var. Discount mağazalar Türkiye’de bir boşluğu gördüler ve doldurdular. Tedarikçilerimiz, bankamız ve müşterilerimizle daima iyi iletişimler kurmalıyız. Personelimizi korumalı, çalışmalarının karşılığını vermeliyiz. Biz iyi olduğumuz sürece yıkılmayız.

Yeni bir yatırım planınız var mı?
Gelecek dönemde discount mağaza açma planımız var. Bunun için yönetici kadromuzu da güçlendirdik. Bir discount mağazada uzun yıllar çalışmış arkadaşımızı bünyemize kattık. Şu ana kadar mağazalarımızın yerleşimleriyle ilgili çalışmalar tamamlandı. Bunun karşılığını hemen aldık, cirolarımız arttı. Yeni açılan bu discount mağazalarımız muhtemelen  “BinBir” adıyla açılacak. Bu mağazalar için işletme gideri düşük olan yerleri tercih edeceğiz. Mağazanın yönetimini de mahallede tanınan, o mahallede ikamet eden birisini düşünüyoruz.

Firmanın Diğer Haberleri

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive