Barilla İyi Tarımda Açık Ara Önde

Dünyanın önde gelen makarna markalarından Barilla’nın Türkiye ofisi, atılımlarına devam ediyor. Orta Doğu bölgelerinin sorumluluğunu alan ve 2009 yılını lider olarak kapatan ekibin başarılı kaptanı; Barilla Gıda Ülke Müdürü Güneş Karababa, 2010 yılında da liderliklerini sürdürmeyi hedeflediklerini anlattı

Eklenme Tarihi : 22 Nisan 2010 Perşembe
barilla-iyi-tarimda-acik-ara-onde

Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLU


Öncelikle 1974 yılında Bolu'da kurulan Filiz Gıda’nın İtalyan Barilla ile ortaklık kurması ve unvan değişikliğine giderek Barilla Gıda adını alması sürecini sizden dinleyebilir miyiz?
Barilla Gıda A.Ş 1974 yılında Bolu’da kuruldu. Kurulduğunda Filiz Gıda adı ile Doğuş Grubu bünyesinde olan şirket, 1994 yılında dünya makarna devi Barilla (İtalya) ile kurduğu ortaklık ile pazar liderlerinden biri konumuna geldi. 05 Mart 2003 tarihi itibarıyla tümüyle bir Barilla G.e.R Fratelli S.p.A şirketi haline geldi. Ortaklıktan satın almaya giden bu süreçte Barilla’nın Türkiye’ye verdiği önem ve büyüme planları etkili oldu. Bu satın alma ile teknoloji, bilgi birikimi ve Ar-Ge konularında ciddi ilerlemeler kaydedildi. 2008 yılında ise global entegrasyon çalışmalarının adımlarından biri olarak şirketin unvanı da Barilla Gıda A.Ş olarak değişti.

Siz, bu sürece ne zaman ve nasıl dahil oldunuz? Başarılı kariyer serüveninizde Barilla ile yollarınız nasıl kesişti?
2007 senesinde Barilla, danışman bir şirket aracılığıyla, benimle Türkiye’deki hayallerini paylaştı ve bu hayallerin beni ne kadar heyecanlandırdığını sordu. O dönemde CEO görevini üstlenmiş olan G.Bolla ile yediğimiz uzun bir iş yemeğinden sonra Barilla ailesine katılmaya karar verdim. Henkel’de üstlenmiş olduğum Satış Direktörlüğü pozisyonunu bırakıp, Temmuz 2007’de Barilla’da Genel Müdür olarak çalışmaya başladım. Şirkete katıldığım günden beri ekibimle birlikte hayalimizi gerçekleştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Geri dönüp baktığımda, geçen 3 senede ciddi atılımlar yaptığımızı görüyorum. Lakin hayale ulaşabilmek için daha çok çalışmamız, tutarlı ve sabırlı bir yaklaşımla planlanan stratejileri uygulamamız gerekiyor.

100 bin tonluk kapasite

Üretim tesisiniz, kapasiteniz ve istihdam ettiğiniz personel sayısı hakkında bilgi alabilir miyiz?
Barilla Gıda olarak Bolu’daki fabrikamızda üretim yapıyoruz. Fabrikamız yaklaşık 100 bin tonluk bir kapasiteye sahip. Bunun dışında tüm Barilla portföyüne bakacak olursak, ürünlerimiz 11 ülkeye yayılmış 56 tesiste üretiliyor. Barilla Türkiye operasyonunda merchandiser’larımız dahil, toplam 440 kişi çalışıyor.

Ürün portföyünüzde neler var? Ürün gamınıza son olarak Barilla Farfalle Tonde/Fiyonk makarnayı eklemiştiniz. Sırada yeni ürünler var mı?
Aslında Barilla hep bir makarna firması olarak bilinir. Ancak, Avrupa’da unlu mamuller sektöründe de çok kuvvetli bir firmayız. Türkiye’de de bu sektörler ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Mevcut portföyümüzde unlu mamuller kategorimizden Wasa ve Gran Pavesi markaları, makarna ve makarna sosu kategorilerinde ise Barilla ve Filiz markaları bulunuyor. Barilla ve Filiz markası altında farklı damak zevki ihtiyaçlarına cevap veriyoruz. Filiz ile geleneksel Türk damak tadına hitap ediyoruz. 1974’den beri Filiz markası makarnada lezzet, kalite ve güven arayan tüketicilerin tercihi oldu. Filiz markası altında ayrıca makarnada farklı lezzetler arayanlar için yumurtalı, domatesli ve ıspanaklı karışık çeşitlerimiz mevcut. Makarnasını yerken günlük vitamin ihtiyacına destek sağlamak isteyenler için de Filiz Vitaminli serisi mevcut. Kepekli Filiz serisi ile formuna özen gösterenleri de düşünüyoruz. TÜBİTAK ile beraber formülünü geliştirdiğimiz Fizi çocuk makarnası, eğlenceli paketleri ve küçük şekilleri ile keyifli bir sofra yaratırken, çocuk gelişiminde gerekli vitamin ve minerallerin de takviyesini sağlıyor. Bugün Filiz ve Fizi markaları altında 29 çeşit makarna tüketicilerin beğenisine sunuluyor. Filiz markası altında sadece makarna yok, durum buğdayındaki uzmanlığımızdan aldığımız güvenle irmik ve bulgur da sunuyoruz Türk tüketicisine. Barilla markası altında ise ülkemizde ürettiğimiz ürünler ile makarnada İtalyan tarzını ve tadını arayanları hedefliyoruz. Barilla, 1877 yılında İtalya’da doğmuş, şu anda dünyada birçok ülkede pazar lideri olan bir marka. Türkiye’de, sadece durum buğdayından üretilen 15 çeşidin yanı sıra, Barilla La Collezione serisi adı altında çok özel 7 çeşit daha mevcut. Bu seride yer alan peynir dolgulu Tortellini, Lazanya, Tagliatelle, Pappardelle gibi ürünler ile de çok özel damak zevklerine hitap ediyoruz. Tam buğdaydan yapılan 4 çeşidi ile Barilla Integrale serisini 2009 yılında pazara sunduk. Ekmek, bisküvi gibi sektörlerde tam buğday ürünlerinin kullanımı giderek artıyor. Sağlıklı beslenmenin temel taşlarından birinin lifli gıdalar tüketmek olduğu artık bilinen bir gerçek. Çeşitli araştırmalar gösteriyor ki vücudun günlük ihtiyacı olan enerjinin yarısı, makarna gibi sağlıklı karbonhidrat kaynaklarından karşılanmalı. Bu iki sağlık ihtiyacına aynı anda cevap veren bir ürün olan Barilla integrale ile hem yüksek lif oranını hem de lezzeti bir arada sunuyoruz. Yüksek lifli gıdaların lezzetten ödün verdiği genel kanının aksine, Barilla tam buğday makarnası, patentine sahip olduğu özel üretim teknolojisi ile lezzetten ödün vermeden, yüksek lif oranı sağlıyor.

İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Kaç ülkeye ürün satıyorsunuz ve bu pazarların başında hangi ülkeler geliyor?
Bolu’da ürettiğimiz Filiz ve Barilla markalı makarnalar İngiltere’den Japonya’ya kadar geniş bir coğrafyaya ihraç ediliyor. 2009 yılında toplam 50 ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Barilla Gıda’nın ihracatta önceliği marka yaratmak ve uzun vadeli faydalara odaklanmak... Üzülerek görüyoruz ki Türk makarnası üstün kalitesine rağmen birçok ülkede ulusal markalar haline dönüşememiş durumda. Barilla olarak hedefimiz, Filiz markasını Türkiye dışında da bilinen ve tercih edilen bir marka haline getirmek.

Barilla ürünleri neden bu kadar beğeniliyor? Nedir sırrınız? Rekabette öne geçmenin yolları neler?
Barilla’nın farkını yaratan birçok etken var... Barilla, özel bir buğday kullanıyor. Buğdayımızı, Türkiye’nin buğday ambarı olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde anlaşmalı tarım modeliyle elde ediyoruz. Bölgede 100’ü aşkın çiftçi sırf Barilla için durum buğdayı üretiyor. Bu buğday, Barilla’nın uzmanlarının belirlediği topraklarda ekilen özel bir cins durum buğdayı. Piyasadaki diğer durum buğdaylarının çoğuna göre daha lezzetli ve besin içeriği açısından çok daha zengin. Türkiye’de nispeten yeni başlayan sözleşmeli tarım ile kendi buğdayınızı ürettiğinizde, hangi toprağa hangi tohumun ekileceğine, gübre seçimi, dozaj ve hangi gün ekilip ne kadar sulanacağına kadar üretimin tüm aşamalarını yönlendirebiliyorsunuz. Bu sayede kalite üzerinde direkt etkiniz olabiliyor. Ayrıca bu üretim modelini Barilla Türkiye olarak milli bir mesele olarak görüyoruz. Türkiye’de tarımın gelişmesine Barilla’nın katkı sağlaması bizim açımızdan ayrı bir önem taşıyor. Farkımızı yaratan bir diğer özelliğimiz ise fabrikamızdaki teknoloji ve üretim süreçlerinde uyguladığımız prosesler. Yüksek teknoloji, kaliteli hammadde ve mükemmeliyete odaklanmış bir üretim süreci sayesinde tüketicilerimizin beğenerek yediği lezzetli ürünleri üretebiliyoruz.

Barilla markası adı altında sunduğunuz makarna sosları ile de İtalyan restoranlarını evlere taşıyorsunuz. Bu konuda da oldukça başarılı olduğunuzu söylemeliyim. Sos çeşitlerini artırmanız ya da daha düşük kalorili alternatifler sunmanız konusunda talepler aldığınızı tahmin ediyorum. Bu yönde çalışmalarınız var mı?
Teşekkür ederim. Beğeninize layık olabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Barilla makarna sosları, geleneksel İtalyan tariflerine göre, en taze ve doğal malzemelerden üretilir. Hiç bir koruyucu katkı maddesi kullanılmaz. Vakumlanarak cam kavanozlara doldurulur. Bu vakumlama sistemi, ürünün taze olarak saklanmasını sağlar. Sos kavanozunun kapağında yer alan logo, aynı zamanda bir kontrol düğmesi görevi görür. Eğer bu logoya basıldığında “tık tık” sesi çıkıyor ise kapak daha önce başkası tarafından açılmış demektir. Herhangi bir ses yok ise güvenle tüketime uygundur. Barilla makarna sosları, üretiminde herhangi bir kimyasal işleme tabi tutulmadığından, doğal ve sağlıklıdır. Sizin de söylediğiniz gibi bu soslar sayesinde İtalyan restoranlarının lezzetini evlere taşıyoruz. Soslar ile ilgili Ar-Ge çalışmaları Parma’daki merkezimizde yürütülüyor. Burada hem değişik tarifler hem de ailedeki kişi sayısında göre değişik ebatlar üzerine çalışan uzman ekiplerimiz var. Açıkçası, kalori konusunda özel bir çalışmamız yok. Zira hem Barilla sosları yüksek kalori değerine sahip değil hem de kullanılan malzemeler doğal ve dengeli beslenmenin bir parçası.

Yeni ürünler ve projeler yolda

2009 yılını nasıl geçirdiniz? Sahip olduğunuz pazar payı neydi? Ciro ve kârlılık açısından rakam verebilir miyiz?
2009, tüm gıda sektöründe olduğu gibi makarna sektöründe de hammadde fiyatlarının gerilediği, şirketler arasında fiyat rekabetinin kıyasıya yaşandığı ve bunlara bağlı olarak raf fiyatlarının ciddi oranda düştüğü bir yıl oldu. Nielsen verilerine göre Barilla Gıda 2009 senesini yüzde 29,4 (2009 ytd. değer payı) ile seneyi lider olarak kapattı.

Peki, 2010’da hedeflediğiniz pay ve ciro miktarı nedir?
Barilla Gıda olarak 2010 senesinde liderliğimizi sürdürmek istiyoruz. Her geçen sene rekabet daha da artıyor lakin Barilla pazar liderliğini bırakmamakta kararlı. 2010’da tüketicilerin Barilla markasına günlük hayatlarında (alışverişte, maçta, sinemada vs.) da ulaşabilecekleri bir projeye başlayacağız. Artık tüketicilerimiz sadece evlerinde değil, istedikleri zaman Barilla lezzetine ulaşabilecekler. Bunlara ilaveten Türk tüketicinin beğenisine yepyeni bir ürün sunuyoruz: Wasa Sandwich. Damak tadımıza uygun ve sağlıklı olan bu ürün eminim ki Türkiye’de çok başarılı olacak.

Türkiye ofisi artık Orta Doğu’dan da sorumlu

2010 yılında ana yatırım harcamalarınız nelere yönelik olacak? Hangi faaliyetlere ağırlık vereceksiniz?
Barilla Türkiye ofisi geçen 3 sene boyunca gösterdiği başarı dolayısıyla Ocak 2010 itibarıyla  Orta Doğu bölgesinin de sorumluluğunu aldı. Toplam 15 ülkenin yer aldığı bu bölgede Barilla oldukça etkin ve güçlü bir marka. Bu seneki en önemli önceliğimiz, bu bölgede mevcut başarıyı daha ileri noktalara getirmek. Sohbetimizin başında da belirttiğim gibi bu bölgede Filiz markasını da güçlü bir pozisyona getirmek için çalışmaya başlayacağız. Buna ilaveten, iç pazarda 2010 yılında makarna pazarındaki lider konumumuzu pekiştirmeyi ve unlu mamul markalarımızı daha da geniş kitlelere ulaştırarak bu alandaki iş hacmimizi büyütmeyi hedefliyoruz. Hem Barilla hem de Filiz için tüketici iletişim kampanyalarımız devam edecek. Ayrıca bu sene Filiz markası için önemli bir sosyal sorumluluk projesi başlatacağız.

Makarna sektörünün önümüzdeki 5 yıl içinde nasıl bir gelişim göstereceğini düşünüyorsunuz?
Türkiye’de kişi başı makarna tüketimi 5,8 kilogram. Bu rakam dünya standartları ile karşılaştırıldığında düşük kalıyor. Akdeniz beslenme sisteminin önemli bir parçası olan makarna, İtalya’da kişi başı 28, Yunanistan’da ise 10 kilogram tüketiliyor. Makarnanın Türkiye’deki evlerin yüzde 99,8’ine girdiğini de düşünürseniz, pazarı bu yönde büyütmek mümkün değil. Büyüme kişi başı tüketimde olmalı. Dünyada beslenmenin sağlıklı ve uzun yaşamaya etkisi konusunda çeşitli araştırmalar yapılıyor. Araştırma sonuçları gösteriyor ki Akdeniz beslenme sistemi, dünyadaki en sağlıklı beslenme sistemi. Tahıl, bakliyat, sebze ve meyve tüketimini ön plana çıkaran bu sisteme göre günlük enerji ihtiyacımızın yüzde 55’ini karbonhidrat kaynaklarından almalıyız. Makarna bu ihtiyacı karşılamada en önemli gıdalardan biri. Hem dengeli enerji sağlar hem de sosunda kullanabilecek sebzelerle tam bir öğün haline gelir. Toplumumuzu “sağlıklı ve doğru beslenme” konusunda bilinçlendirmeye yönelik yapılacak projeler, makarna tüketiminin artmasına katkıda bulunacaktır. Eğer tüm üreticiler el ele verip makarnanın faydalarını anlatmazsak, önümüzdeki dönemde iç pazarda ciddi artışlar olmayacağına inanıyoruz. Türk makarna ihracatı, devlet desteği devam ettiği sürece artmaya devam edecek. Mevcut koşullarda Avrupa ile Türkiye’deki durum buğdayı maliyetlerini kıyasladığınızda, Türk üreticisinin aleyhine bir durum söz konusu. Bu fark devletten alınan destek ile kapatılıyor. Eğer bu destek 2011 hasatına kadar sürdürülürse, Türkiye‘nin makarna ihracatı artamaya devam eder.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive