Balmar yerel perakendenin gücüne inanıyor

Perakende.org, Batı Karedeniz perakendesinin nabzını tutmaya devam ediyor. Bartın’ın önemli marketlerinden Balmar’ın Yönetim Kurulu Başkanı Halil Balık, yerel marketlerin sorunlarına ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Tedarikçi şirketlerin perakendecilik yapmasını doğru bulmadığını belirten Balık, yerel marketlerin birlikte hareket etmesinin günümüz koşullarında bir zorunluluk olduğunun önemini vurguladı

Eklenme Tarihi : 03 Eylül 2014 Çarşamba
balmar-yerel-perakendenin-gucune-inaniyor


Murat KÜÇÜK

Balmar ne zaman kuruldu ve yaşadığınız bazı sıkıntılara rağmen gerçekleştirdiğiniz büyümeyi anlatır mısınız?
Balmar’ı 1995 senesinde kurduk. Fakat gıda işine uzak değildik. Bartın’ın köylerinde yaşayanlarla ticaret yapıyorduk. Onların sattığı; mısır, salyangoz, fındık, çekirdek, ceviz ve bal gibi ürünleri satın alıyorduk.  Daha sonra market sektörüne yönelmeye karar verdik ve ilk yerimizi satın aldık. 1 sene sonra, 1996 yılında ikinci mağazamız olan Kemerköprü şubemizi açtık. O şubemiz dere kenarında kurulu olduğu için 1998 yılında sel felaketine maruz kaldı. Bu felaketten 6 ay sonra üçüncü şubemizi açtık. 2004 senesinde Amasra mağazamızı hizmete sunduk. 2005 senesinde de İnkumu şubemizin açılışını yaptık. Fakat bu marketimiz de suya yakın olması sebebiyle aynı sene sele maruz kaldı. Daha sonra bu şubemizi kapatma kararı aldık. Bundan 1 sene sonra da personel sıkıntısı sebebiyle Amasra şubemizi devrettik. Ondan sonra şube açmaya uzun bir süre ara verdik. 2012 senesinde şu an en büyük şubemiz olan 550 metrekarelik Yavuz şubemizi açtık. Daha sonra Bartın’ın diğer yakasında da şube açmaya karar verdik. Bundan 3 ay önce de Türbealtı şubemizin açılışını yaptık.

Toplam satış alanınızı ve personel sayınızı öğrenebilir miyiz? Bartın perakendesine sunduğunuz bir “ilk” var mı?
Tüm mağazalarımızla birlikte toplam bin 700 metrekare alanda perakende hizmeti sunuyoruz. Şu an toplam 66 kişinin çalıştığı bir kuruluşuz. Bartın’da market içinde manav işi ilk bizim marketlerimizle başladı. Bizden önce hiçbir marketin içinde manav bulunmuyordu.

Bartın’da perakende nasıl? Bartın tüketicisinin özelliği nedir?
Bartın’ın yüzde 70 oranında köylüye dayalı bir ekonomisi var. Bunun getirisi olarak köylüye dayalı bir pazar oluşuyor.  Marketler pazarın kurulduğu ve halin olduğu yerde bulunuyor.  Memurların da olduğu küçük bir vilayetiz. Önceden madene dayalı bir ekonomi vardı fakat madenlerin özelliğini kaybetmesinden ötürü her geçen gün madenci azalıyor. Bölgemiz göç veren bir bölge. Almanya’da üçüncü nesil olduğu için oradan buraya yapılan ziyaretler de azalmaya başladı. Bartın kendi içerisinde bir şehir olduğu için huzurlu bir yerleşim yeri. Suç oranının en düşük olduğu illerden birisi olma özelliğini taşıyoruz.

“Hem tedarikçi hem perakendeci olanlarla sıkıntı yaşıyoruz”

Yerel perakendeciler ciddi sıkıntılar yaşıyor. Sektörün tecrübeli bir ismi olarak bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yaşadığımız sıkıntılardan ötürü ulusal bir tedarikçiyle tüm ilişkimizi koparmış durumdayız. Çünkü o marka ulusal bir market zincirini satın aldıktan sonra hem yerel marketlere ürün satıyor hem de açtığı şubelerle ürün sattığı bizlere rakip oluyordu. Benim düşünceme göre yerel marketlerin tek rakibi ulusal zincirler. Biz yerel marketleri rakibimiz olarak görmüyoruz. Aksine ulusal zincirlerin karşısında birlikte durmamız gerektiğine inanıyoruz. Çünkü bizim ulusallar karşısında dezavantajlarımız var. Çünkü onlar malları bizden çok daha ucuza alıyor. Baktığımız zaman bu marketlerin bayilerinden fazla ürün aldığını görüyoruz. Dolayısıyla satış fiyatları da ona göre düşük oluyor. Bu durum bizim şansımız çok düşük. Müşterilerin gelir düzeyi yükseldikçe ben yerel marketlere sahip çıkacaklarına inanıyorum.

Burada PERDER’e görev düşüyor mu?
Bizim PERDER’den beklentimiz onların karşısında dik ve birlikte durabileceğimiz bir ortak alan yaratması. Ulusal markalar hızla büyüyor.  Şu an 8 bin olan ulusal marketlerin toplam şube sayısının 2016 yılında 16 bin civarında olması bekleniyor. Bu pazar da bizim gibi yerel marketlerden alınacak. Bu kapsamda, müşteri sadakatini arttırmak için yıllık 100 bin lira promosyon bütçesi ayırdık. Bu düzenin sona ermesi için yerellerin güçlü olması ve birlikte hareket etmesi lazım. 2000 yılında toptancı ve perakendecilerle masaya oturduk. Bir şirket kurmayı ve bu şirket çatısı altında ulusal markalara karşı örgütlenmeyi konuştuk. Üretimi, ürünlerin paketlenmesini kendimizin yapması, sonrasında toptancı arkadaşların bu ürünleri toptan satması perakendeci arkadaşların da perakendede satması konusunda görüşlerimi bildirdim. Bunları söylediğimde diğer arkadaşlar bana hak verdi. Sonra araya kişisel problemler girdiği için birlik sağlanamadı. Marketçiliğin imajı her geçen gün zedeleniyor.

Personel sıkıntısı yatırımları etkiliyor

Lojistik operasyonlarınızı nasıl yürütüyorsunuz?
Lojistik ağını kendi araçlarımızla yönetiyoruz. Yeni bir lojistik denemesi yapmaya karar verdik. Sıcak satışı olan ürünler marketlere bırakılıyor. Bir tanesi hariç bütün marketlerimizin cep deposu var. Fakat buradan cep depolara, cep depolardan marketlere ürün taşımak zaman ve işgücü kaybına neden oluyordu. Bu sebeple yeni bir lojistik ağı kurma fikri ortaya çıktı. Yeni ağda cep depoları güzergahtan çıkarıyoruz ve ürünlerin buradan direkt olarak marketlere ulaşmasını sağlıyoruz. Eğer bu sistemi oturtabilirsek işgücü ve zaman kaybının önüne geçmenin yanı sıra marketlerdeki depocularla merkezdeki depocular arasındaki iletişim kopukluğunun da önüne geçmiş olacağız.

Gelecekte yatırım planınız var mı?
2,5 ay önce yeni bir şube açtık. Açılan marketlerin bize geri dönüş zamanlarına baktığımızda yatırımları yavaşlatmaya karar verdik. Çünkü bölgemizin nüfusu az olduğu için personel bulmakta da sıkıntı yaşıyoruz. Bartın’ın yüzde 80’i kendi evinde oturuyor ve genelde evde mutlaka bir emekli veya maaş alan bulunuyor. Bu durum gençlerin sorumluluğunu azaltıyor. Bu sebeple çalışmaya yanaşmıyorlar ve biz de personel sıkıntısı çekiyoruz.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive