2010 ciro hedefi 85 milyon TL

Kombassan şirketlerinden gıda sektöründe faaliyetini sürdüren Komgıda, Golda markası ile pazardaki varlığını giderek güçlendiriyor. Yeniden yapılanma çalışmalarının, makine yatırımlarının, ambalaj değişikliklerinin ve kurdukları müşteri odaklı yapının birçok konuda olumlu yansımaları olduğunu belirten Komgıda Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Bülent Akça, bu yıl 85 milyon TL ciro hedeflediklerini söyledi

Eklenme Tarihi : 07 Ekim 2010 Perşembe
2010-ciro-hedefi-85-milyon-tl
Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLU Golda markası, Kombassan şirketlerinden Komgıdanın markalarından biri... Bize markanın doğuşunu ve bugüne kadar kat ettiği yolu kısaca anlatır mısınız?Bizim için çok önemli olan Golda markası, tüketiciyle ilk kez 1998 yılında, bakliyat ve un ürünleriyle tanıştı. Bunlar, kalitesinden ödün vermemesi sebebiyle tüketici tercihi yüksek ürünler. 1999 yılında Golda markalı makarna ve irmik ürünlerimiz de pazarla buluştu. Makarnada Türkiyede ilk defa Buhler teknolojisi Kombassan AŞ tarafından kullanıldı. Buhler teknolojisi, Türkiyede kullanılan makarna hatlarına göre kurulumu üç kat maliyetli bir yatırımdı. Fakat alınan verim - ürün kalitesi çok yüksekti. Kombassan Grubu, tüketicisine en iyiyi sunabilmek adına maliyetine rağmen bu yatırımı düşünmeden yaptı. Bu teknoloji ile Türkiyedeki makarna kalitesine de farklı bir anlayış getirilmiş oldu. Son olarak 2003 yılında bisküvi - gofret hatlarımızın devreye girmesiyle tüketicilerimizin beğenisine Golda bisküvi ve gofret ürünlerimiz sunuldu. Türkiyede bisküvi üretiminde taze süt kullanan sayılı firmadan biriyiz. Bir dönem Golda sıvı yağ ve çay ürünleri de piyasaya verildi. Fakat üretimini kendi tesislerimizde yapmadığımız ürünleri Golda markasıyla satmak istemediğimiz için portföyümüzden kaldırıldı. Gerçekleştirdiğiniz yeni yapılanmadan da bahseder misiniz? Ne gibi değişiklikler oldu firmanızda? Şirketimizde Ağustos 2009a kadar üretici firma Komgıda ve pazarlama firması Baykur Gıdaydı. Kombassan Holding Baykur Gıdayı kapatınca Komgıda hem üretici hem de pazarlama firması oldu. Üretim, satış ve pazarlamanın aynı genel müdürlükte toplanması şirketin hareket kabiliyetini artırdı. Arada oluşan gereksiz faturalaşma ve prosedürlerden sıyrılarak daha dinamik bir yapı kuruldu. Aynı müdürlük altında çalışan iç pazar ve ihracat birbirinden ayrıldı. Golda markamızın yeni imajının çalışmaları başlatıldı. Makarna ambalajlarımız değişti. Bunu sırasıyla un, bakliyat ve bisküvi gruplarımız takip edecek. Satış ekibi eksiklerimizi hızla tamamlıyoruz. Yapılanmanın eksik olduğu bölge ve illerde distribütör yapılanmaları başlattık. Satış sistemlerimizi gözden geçirerek müşteri odaklı yapılar kurduk. Hasan Hüseyin Demiröz Şubat ayında Genel Müdür, ben de Nisan ayında Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü olarak göreve başladık. Önümüzde firmamızla ilgili yapacağımız oldukça güzel yapısal süreçler var.Yapılan bu çalışmaların kısa vadede olumlu yansımaları oldu mu? Satış rakamlarımızdan personelimizin motivasyonuna ve fabrikanın verimliliğine kadar birçok alanda kısa sürede olumlu yansımalar oldu. Bunlar Golda ekibi için bir başlangıç. Somut örnek olması açısından rakamlarımızı değerlendirirsek; 2009 yılı ihracat hariç iç pazar 12 aylık toplam satışımız 25 milyon 975 bin 916 kilogramken, 2010 Ağustos itibarıyla toplam 33 milyon 729 bin 196 kilogram satış gerçekleştirildi. 2009 yılı 12 aylık satış toplamı Ağustos 2010 itibariyle yüzde 30 geçildi. Distribütör kanalımızın büyümesi de yüzde 100. Sizin aracılığınızla bu değişimi ve başarıyı sağlayan Komgıda ekibine teşekkür ederiz.Tesis içinde Gıda Mühendisliği Bölümü kurulacakÜretim tesisleriniz, günlük üretim kapasiteleriniz ve ürün portföyünüzden bahseder misiniz?Tesislerimiz 1998 yılında Kombassan Holdingin gıda şehri adı altında, ülkemizin tahıl ambarı Konya ovasında (Karaman) yaklaşık 1,5 milyon metrekare açık alan ve 440 bin metrekare kapalı alan üzerine Anadolu insanının alın teri ve göz nuruyla kuruldu. Makarna tesisimiz 260 ton/günlük üretim kapasitesi ile Türkiyenin en büyük üretim kapasitelerinden biri. 2 adet kısa kesme, 1 adet uzun kesme ve 1 adet fiyonk hattından oluşuyor. Tamamen PLC kontrollü, imalatın her aşamasında el değmeden ve hijyenik ortamlarda üretim ve paketleme yapılıyor. Un tesisimiz 250 ton/gün üretim kapasiteli. Bilgisayar kontrollü üretimde 12 ayrı çeşit un üretiliyor. Ürünlerin el değmeden otomasyon sistemi ile desteklenmesiyle kalitede süreklilik sağlandı. Golda ve Melda markası ile 50 kilogramlık çuvallarda, yine Golda markasında 1, 2, 5, 10 ve 25 kilogramlık paketlerde un üretimi yapılarak müşterilerin beğenisine sunuluyor. Bakliyat tesisimiz 144 ton/gün kapasiteye sahip. Golda markası ile bin gram, 2 bin 500 gram ile 5, 10 ve 25 kilogramlık ambalajlarda paketlenerek piyasaya sunuluyor. Müstahsilden gelen her türlü bakliyatın elenmesi, kalibresi ve fotoselli makinelerle renklerine göre ayrılması ve son olarak da paketlenmesi aşamalarından oluşan bir tesis. Bu aşamalar, tamamen bilgisayar ve PLC sistemleri ile kontrol ediliyor. Bisküvi ve gofret üretim kapasitesi 33 ton/gün. Farklı gramajlarda bisküvi ve gofret ürünlerinin yanı sıra marshmallow hattında farklı gramajlarda kaplamalı üç çeşit ürün üretebiliyoruz. Ürünlerimiz genel itibarıyla özetlersek makarna, un, bakliyat, bisküvi ve gofret gruplarından oluşuyor. Ayrıca tesislerimiz sınırları içerisinde bir Gıda Mühendisliği bölümü kurulması düşünülerek ek bir üniversite binası yapıldı. Karaman Üniversitesi ile bu konuda görüşmeler yapmaya devam ediyoruz.İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Kaç ülkeye ürün satıyorsunuz ve bu pazarların başında hangi ülkeler geliyor?Toplam 78 ülkeye mal gönderiyoruz. Bunların yoğunluğu Arap ve Afrika ülkeleri... Ayrıca Japonyaya ihracat yapabilen sayılı makarna firmasından biriyiz.İhracatta yüzde 70 büyüyecek, borsaya açılacak Peki, 2010da hedeflediğiniz ciro miktarı nedir?Komgıda olarak bu yıl 85 milyon TL ciro hedefledik. İç pazarda yapılanma yılımız olmasına rağmen çok iyi start aldık. Bu yıl ihracatımızı da 2009a göre tahmini yüzde 70 büyüme ile kapatacağız gibi görünüyor.Önümüzdeki dönemde ana yatırım harcamalarınız nelere yönelik olacak? Hangi faaliyetlere ağırlık vereceksiniz?2010 yılı sonuna kadar iç pazarda yapılanmamızı sağlamamızla birlikte 2011 yılında reklam ve pazarlama çalışmalarına ciddi yatırımlar yapacağız. Tesis verimlilikleri ve gelişen teknolojiler üzerine yatırımlarımızı zaten hiç kesmiyoruz. Şu anda da TÜBİTAK ile un tesisimizin verimliliğini artıracak bir proje üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca Komgıdanın borsaya açılması planlanıyor. Sermaye Piyasası Kurulu ile görüşmelerimiz devam ediyor.Makarna sektörü büyüyecekMakarnanın şişmanlatıp şişmanlatmayacağı bir zamanların popüler tartışmasıydı. Tüketici bu konuda hala bilinçlenmedi mi? Tüketicilerin bilinçlendiğini pek düşünmüyorum. Zira ben Komgıdaya Mart ayı sonunda başladım ve makarna ile ilgili öğrendiklerime çok şaşırdım. Görüştüğüm ve tanıştığım kişilere de bu gerçekleri anlattığımda çok şaşırıyorlar. Günümüzde doğallığın ve doğal ürünlerin önemi fazlaca vurgulanırken, makarnanın doğallığı bilinmiyor. Bugün doğal gördüğümüz un veya ekmekte dahi katkı maddeleri varken, makarna üretiminde hiç yok. Makarna üretimini kısaca özetlersek, durum buğdayı öğütülerek irmik haline getirildikten sonra suyla karıştırılarak hamuru hazırlanıyor. Bu hamura şekil verilerek kurutuluyor. Aslında ana problem, karbonhidratlı bir besin olan makarnanın kilo aldıracağı düşüncesinin hjalk arasında yaydın olması. Bilinmeyen ise makarnanın kurutma işleminde karbonhidratın yapısının bozulduğu ve kilo aldırmayan bir özellik kazandığı. Makarna ayrıca gerçek bir enerji deposu... İnsanı tok tutarken, vücuda gerekli enerjiyi de sağlıyor. Bu sebeple sporcular, müsabaka öncesi genellikle makarna yiyor. Diyetisyenlerin haftalık yiyecek listelerinde de makarnanın yeri oldukça fazla.Makarna sektörünün önümüzdeki 5 yıl içinde nasıl bir gelişim göstereceğini düşünüyorsunuz?Makarna sektöründe önümüzdeki dönemde pazar çok renklenecek. Dünyadaki en iyi makarnalık buğday Türkiyede yetişiyor. Bu sebeple memleketimizde 22 tane makarna üreticisi mevcut. Bir milyon 200 bin ton üretim kapasitesi varken, 650 bin ton ürün satılıyor. Yani kurulu kapasitenin ancak yüzde 54ü kullanılabiliyor. Bu cepheden bakıldığında durum sıkıntılı gözükmesine rağmen kişi başı tüketimin 6 kilogram/yıl olması sektör oyuncularının önümüzdeki dönemde tüketimi artırmak amaçlı yoğun çalışmalar yapmasını gerekli kılıyor. Bu sebeple de önümüzdeki beş yıl içersinde tüketicilere makarnanın farklı lezzet ve faydaları tanıtılarak pazarın çok büyütüleceğini düşünüyorum.Perakende sektörüne iletmek istediğiniz mesajlarınızı alabilir miyiz?Perakende sektöründeki yoğun rekabet onları yorduğundan fazla biz üreticileri yoruyor. Kalite, hizmet ve farklılıklardan ziyade fiyatların konuşulması sektörü iyi bir yere götürmüyor. Bazı üretici firmalar yoğun fiyat rekabeti rüzgârına kapılıyor ve ürünlerinin kalitesini düşürüyor. Perakendeciler de bu duruma rekabet maksatlı rahatlıkla göz yumuyor. Oysa tüketiciye en iyi hizmet, bana göre hepimizin birinci vazifesi.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive