Unileverin yeni üssü Türkiye

Omo, Lipton, Dove, Knorr, Algida gibi markaların sahibi, 44.3 milyar euro cirolu Unileverin Dünya Başkanı Paul Polman, yönetim bölgesi sayısını 23ten 8e indirdiklerini, Türkiyenin merkezlerden biri olduğunu söyledi. Polman, Türkiyenin, Rusya dahil 36 ülkenin yönetim merkezi olacağını belirtti

Eklenme Tarihi : 18 Ağustos 2011 Perşembe
unileverin-yeni-ussu-turkiye
Omo, Lipton, Sana, Dove, Knorr, Magnum, Algida gibi markaların sahibi, 180den fazla ülkede ürünleri her gün 2 milyar insanla buluşan ve geçen yıl cirosu 44.3 milyar euroya ulaşan Unileverin Dünya Başkanı Paul Polman, Unileverin sürdürülebilir büyümesini garanti altına almak için 23 olan yönetim bölgesi sayısını 8e indirdiklerini söyledi. Bu 8 bölgeden birinin merkezinin Türkiye olarak belirlendiğini açıklayan Polman, Küresel organizasyon yapısını yeniledik. Daha önce 12 ülkenin bağlı olduğu Unilever Türkiye, yeni dönemde Rusya da dâhil toplam 750 milyonluk nüfusa sahip 36 ülkenin yönetim merkezi olacak dedi. Başarınızla gurur duyun2009 yılından bu yana Unilever Asya, Afrika, Orta ve Doğu Avrupa Başkan Yardımcısı ve Unilever Türkiye CEOsu olarak görev yapan İzzet Karacanın da görev ve sorumluluk alanı genişledi. İzzet Karaca, yeni dönemde mevcut sorumluluklarına ek olarak, NAME (Kuzey Afrika, Ortadoğu ve RUB (Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya) Başkan Yardımcılığı görevini de İstanbuldaki merkez ofisten yürütecek. Polman, İzzet Karaca ve ekibi, Türkiyeden 10 Türkiye nüfusu büyüklüğünde 36 ülke yönetecek. Türkiye olarak ekonominizde ve toplumsal alanda başardıklarınızla gurur duymalısınız. Türkiye büyük bir potansiyel içeriyor. Türkiyenin liderliğini yaptığı bölge yakın gelecekte Unileverin global büyümesinden daha hızlı bir büyüme gösterecek diye konuştu.Türkiye en hızlılar arasındaPolman, 2.5 yıl içinde 38 milyar euroluk cirodan 45 milyar euroya çıktıklarını vurgulayarak, şunları söyledi: 2010 yılında Türkiyedeki ciromuzun 1.2 milyar euro olduğunu hesaba katarsak, 2.5 yılda 5-6 Unilever Türkiye kadar büyümüşüz. Türkiyenin de bu plan dâhilinde istikrarlı büyümesini sürdürmesini öngörmek zor değil. Unilever, dünya genelinde yüzde 4-6 arasında büyümeye devam edecek. Türkiye, en hızlı büyüyen beş pazar arasında yer alıyor.Yüzde 75 gelişen ülkelerdenUnileverin cirosunun yüzde 55inin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden sağlandığını, bu oranın 2020 itibarıyla yüzde 75e çıkacağını öngördüklerini ifade eden Paul Polman, mevcut küresel konjonktürde, istikrarlı büyüyen ekonomisiyle Türkiyenin doğu ile batı arasında köprü olarak kilit rol oynayacağını vurguladı.Konyaya 100 milyon dolar yatırım yapıyorUnileverin 60 yıla yakın bir süreden bu yana faaliyet gösterdiği Türkiyede her yıl 100 milyon TL dolayında yatırım yaptığını hatırlatan Paul Polman, Konyada farklı kategorilerde ürünlerin üretileceği büyük çaplı bir yatırım planladıklarını söyledi. Polman, Unilever Türkiyenin bu yatırımın ilk bölümüne dondurma fabrikası ile başladığını bu yıl tamamlanması planlanan yatırımının da yaklaşık 100 milyon doları bulacağını vurguladı. Polman, Türkiyeden 35 ülkeye ihracat yaptıklarını, bu sayının kesinlikle artacağını belirtti.Türkiyeyi helal gıda merkezi yapmak için Knorrda çalışıyoruzPaul Polman, bugün global ölçekte faaliyet gösterecek bir şirket kurmak istenirse, global merkezini Türkiye olarak belirlemenin en doğru seçim gördüğünü vurgulayarak şöyle devam etti: 40 yıl içinde dünyada 2 milyar insan daha doğacak. Bu 2 milyarın büyük çoğunluğu Müslüman olacak. Doğu ile Batıyı birleştiren gelişmiş bir demokrasi ve ekonomi olarak Türkiye, bu 2 milyar insan için yaşamsal değer taşıyan mal ve hizmetlerin üretimi için çok önemli merkez olabilir. Örneğin helal gıda dünyada çok hızlı büyüyen bir kategori... Türkiye helal gıdada tüm dünyanın üretim merkezi olabilir. Knorrda helal gıda için Türkiyeyi nasıl bir merkez haline getirebiliriz diye çalışıyoruz.10uncu büyük ekonomi hedefi ihtiraslıTürkiyenin 2023te dünyanın en büyük 10uncu ekonomisi hedefinin, ihtiraslı ancak gerçekleştirilemez bir hedef olmadığının altını çizen Paul Polman, şunları söyledi: Krizden etkilenen Avrupa ve ABDnin dışında, Türkiyeyi diğer coğrafyalarda daha büyük fırsatlar bekliyor. Ortadoğuda daha gelişmiş demokrasilere geçilmesiyle birlikte, bundan en çok Türkiye gibi istikrarlı büyüyen güçlü bir ekonomiye sahip ülkeler fayda sağlayacaktır. Biz de Türkiye gibi, hedeflerimizi kısa vadeli değil, uzun vadeli koyuyoruz. Bugün içinde bulunduğumuz finansal kriz, finansal piyasalara çeyrekler bazında kısa vadeli bakışın ve tüm beklentileri kısa vadeli kazanç üzerine şekillendirmenin bir eseri. Bir anlamda dünya kısa vadeli hedeflerin esiri haline gelmiş durumda.Avrupaya kıyasla genç Türkiye şanslıTürkiyenin genç ve artan nüfusu, büyüyen ekonomisi ve artan ihracatıyla ekonomik yönden çok şanslı olduğunu ifade eden Paul Polman, Avrupanın bu kadar şanslı görünmediğini kaydetti. Polman, bu nedenle Unileverin Türkiyeyi yatırımlarında öncelikli ülkelerden biri olarak konumlandırdığını, ancak aslen Türkiyeyi daha rekabetçi yapmak için fabrika ve üretim yatırımından çok Türk insanına, Türk çiftçisine, Türk tedarikçisine yatırımı önemsediğini ifade etti.Enflasyon farkı tüketiciye yansımazFinansal ve iklimsel dalgalanmaların global hammadde fiyatları üzerinde enflasyonist bir baskı yarattığını söyleyen Paul Polman, şöyle konuştu: Ancak Unilever olarak biz, enflasyondan doğan farkı tüketicinin ödemesini istemiyoruz. Verimliliğimizi inanılmaz seviyelerde artırdık. 2009 ve 2010 yıllarının her birinde 1.4 milyar euro tasarruf sağladık. 2011de 1.3 milyar euro tasarruf etmeyi öngördük. Bu sayede bizler enflasyonu bastırıcı şirketler olarak ekonomiye hizmet veriyoruz.Kaynak: Necmi Çelik / Hürriyet
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive