Unilever Türkiye Satış ve Müşteri Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Cem Tarık Yüksel

Sürdürülebilirliği şirket politikası haline getiren Unilever, yerel perakende zincirleri için Yeşil Nokta projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında WWF Türkiye ile işbirliği yapan Unilever, sürdürülebilir kriterleri yerine getiren marketlere Yeşil Nokta Diploması veriyor. Sürdürülebilir geleceğe hizmet etmenin sadece ürün geliştirmekten ibaret olmadığının altını çizen Unilever Türkiye Satış ve Müşteri Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Cem Tarık Yüksel, projenin sektörde fark yaratacağını söylüyor

Eklenme Tarihi : 29 Mayıs 2013 Çarşamba
unilever-turkiye-satis-ve-musteri-gelistirmeden-sorumlu-baskan-yardimcisi-cem-tarik-yuksel

Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLU

Unilever Türkiye, yerli perakende zincirlerine yönelik yeni bir proje geliştirdi. Bize bu projeden bahsedebilir misiniz? Proje hangi ihtiyaçlar doğrultusunda, hangi amaçlarla tasarlandı?
Rekabetin yoğun olarak yaşandığı perakende sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin, bundan sonraki süreçte çalışmalarını “sürdürülebilir fark yaratmak” üzerine kurgulamaları hiç kuşkusuz o işletmeyi bir basamak daha ileriye taşıyacak. hangi iş kolunda olursa olsun sürdürülebilir, içselleştirilmiş, işletmeye, çevreye ve tüketiciye fayda sağlayan çalışmaları iş modelimiz haline getirdik. Dünyamızın içinde bulunduğu çevresel sorunlar, ancak herkesin kendi üzerine düşeni yapmasıyla aşılabilir. Bu sebeple üretimden tüketime kadar zincirin her halkasının, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sürdürülebilir geleceğe hizmet etmenin sadece ürün geliştirmekten ibaret olmadığının, tüketicilerimizin bu yenilikleri benimsemesinin ve tedarikçilerimizin paydaşlarımızın da bu anlayışı paylaşmasının büyük önem taşıdığının bilincindeyiz. Bu nedenle ürünlerimiz tüketiciye ulaşana kadar ve tüketiciye ulaştıktan sonraki sürece yönelik çalışmalar da yürütüyoruz. İş planını ‘Sürdürülebilir Yaşam Planı’ üzerine kurgulayan bir şirket olarak, yerel marketleri sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda birer ‘Yeşil Nokta’ya dönüştürmeye yönelik projemiz de buradan kaynaklanıyor diyebiliriz. Çevresel ayak izimizin oldukça büyük bir yüzdesi, ortalama bir rakam vermek gerekirse yüzde 68’i tüketici tarafında oluşuyor. Hammadde kaynaklarında bu oran yüzde 27-28 civarında. Fabrikaların üretim sahalarına baktığımızda ise oranın yüzde 3’lere indiğini görebiliriz. Tüketici tarafından gerçekleşen yüzde 68’lik çevresel ayak izinin normalden çok daha yüksek olduğu gözle görülür bir gerçek. İşte Yeşil Nokta Projesi, bu fikirden doğdu. Tüketiciyle buluştuğumuz kilit nokta olan mağazaların ‘sürdürülebilirlik’ konusunda tüketiciyi bilgilendirebileceğimiz en önemli noktalardan biri, bir vitrin olduğunu düşündük. Türkiye’de mağaza sayısına baktığınız zaman ciddi bir rakamdan bahsediyoruz. Biz şirket felsefesi olarak, küçük dokunuşlarla büyük sonuçlar yaratıldığına inanıyoruz. Dolayısıyla her bir mağazada yapacağımız küçük adımlarla toplamda çok büyük etki yaratabilme şansınız söz konusu. Bu bağlamda mağazalarımızda ne yapabiliriz sorusundan yola çıktık. Mağazalarımızı biz nasıl “Yeşil Noktalar” haline çevirebiliriz? Hem müşterimiz yani mağaza sahipleri için hem tüketici hem de bizim için ne getirebilir diye baktık.  Ve biliyoruz ki çalışanlar iş yerlerine katkıda bulundukları zaman bir çalışma ortamından çok iş yerlerini bir yaşam alanı olarak görüyorlar. Bu pozitif etkiyi yaratmak herkesin tercihi... Bunun aynı zamanda müşterilerimize de bir fayda getiriyor olması lazım. Baktığınız zaman hem işin gelişimine hem işin kârlılığına hem de geleceğe birlikte katkıda bulunabilen bir proje.

Proje, WWF Türkiye ile birlikte yürütülüyor

Bu proje için kimlerle işbirliği yapıyor, nasıl destekler alıyorsunuz?
Yeşil Nokta diploması ve teknik bilgi aktarımı için, bu projede WWF Türkiye’nin değerli desteğini alıyoruz. WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı); aynı zamanda Türkiye’de uzun süredir yürüttüğü Yeşil Ofis projesinden de Yeşil Nokta projesine bilgi aktarımı sağlayarak; projenin sağlam temeller üzerine ilerlemesi ve uygulanabilir olması konusunda ciddi destek veriyor. Çalışma mekanizmasına bir göz atacak olursak, öncelikle WWF Türkiye her mağaza için ayrı ayrı çalışma yapıyor. Her bir mağazanın üzerinde tek tek çalışıp o mağazanın yerine ve konumuna göre ne yapılabileceği ile alakalı projeyi şekillendirip; detaylı bir form hazırlıyor. Bu form ile ilk etapta noktayı tanımayı hedefliyoruz. Bu aşamada, müşteriyi anladıktan sonra, onlara ulaşılabilir sürdürülebilirlik hedefleri veriliyor. Tabi ki bu hedefler verilirken maliyet/kazanç analizi yapılıyor. “Mesela ortalama 45 metrekarelik bir alanda elektirik enerjisinden tasarruf yapmak amacıyla değiştirilen LED’li sistemin en geç 1,5 yıl içersinde maliyetini amorti etmesi bekleniyor” gibi somut değerlendirmelerle hedefler koyuluyor. Yani noktanın ulaşamayacağı, kabul etmeyeceği gerçek üstü hedefler verilmiyor. Sonrasında WWF Türkiye, belli periyodlarla noktayı kontrol ederek hedeflerde ne aşamada olunduğunu kontrol ediyor. Hedeflerine ulaşmaya hak kazanan markete de sürecin sonunda WWF Türkiye tarafından “Yeşil Nokta” diploması veriliyor. Tabi ki süreç burada tamamlanmıyor, diplomayı almış olan marketin yeni hedeflere konsantre olarak diplomayı elinde tutmak için sürdürülebilir çalışmalarına devam etmesi gerekiyor. Özetle bu anlamda da WWF Türkiye’nin denetiminde sürdürülebilir bir süreç hedefliyoruz.

Marketleri “yeşil nokta”lara dönüştürmek için atılacak adımlara örnekler verebilir misiniz?
Örneğin, kullandığımız ahşaplarda FSC (Forest Stewardship Council) sertifikalı ormanlardan temin edilen malzemeyi tercih ediyoruz. Sertifikalandırılan bu malzeme şunu söylüyor; bu ahşap sürdürülebilir kaynaklardan elde edildi. Kullandığınız zaman bir kaynağı yok etmiyoruz, yerine yenileri dikiliyor. Yerlerde çok daha kompleks malzemeler kullanma şansımız var. Kompleks malzemenin şöyle bir problemi var; üretimi sırasında çok daha fazla atık etkisi yaratıyor. Bu yüzden yerde mantar meşesi gibi daha sürdürülebilir malzemeler tercih ediyoruz. Bu mantar malzeme mantar meşesi ağacının kabuğundan elde edilen bir malzeme, yani üretim sırasında ağaç kesilmiyor. Bu malzeme özellikle küçük metrekareli noktalar için iyi bir alternatif; daha büyük noktalar için de farklı malzemeler öneriyoruz. Noktalarımızda kullanılan metal, aslında dönüştürülebilir bir malzeme. Metali tekrar kullandığınızda atık suda yüzde 75, enerjide yüzde 86 civarında daha az kullanımı söz konusu. Bu bilgileri noktaya gelen tüketiciye de iletiyoruz ki onlar da metali geri dönüştürsün veya dönüştürülmüş metal tercih etsin. Aydınlatma çok önemli bizim için. Dünyaya baktığınız zaman dünyadaki enerjinin büyük bir kısmını yenilenebilir kaynaklardan ziyade fosil yakıtlardan elde ediliyor. Kullandığımız aydınlatma ekipmanlarında yüzde 75’ler civarında daha az enerji harcayan malzemeleri devreye soktuk. Bu malzemelerle bir yandan da müşterilerimizin de gider kalemini düşürüyoruz. Kullanılan boyalar su bazlı olmalı; kesinlikle kimyasal boya önermiyoruz. Dolaplarımızın kapalı olmasını öneriyoruz, bu sayede enerjiden ciddi anlamda tasarruf elde edebiliyoruz.

Market çalışanlarının yanı sıra, o marketlerin müşterileri, tüketiciler için de çalışmalarınız var mı?
Tabii ki tüketicileri ve market çalışanlarını hem Yeşil Nokta’da alınan aksiyonlarla ilgili hem de sürdürülebilir yaşama nasıl katkıda bulunabilecekleri konusunda bilinçlendirmek çok önemli. Bu anlamda öncelikle market çalışanlarını hedefliyoruz. WWF Türkiye, market çalışanlarına süreçle ilgili ve sürdürülebilir yaşamla ilgili eğitimler veriyor. Tüketicileri de bilinçlendirmek için yoğun bir şekilde mağaza içindeki alanları ve mağaza girişlerini kullanıyoruz. Öncelikle mağaza girişlerinde çalışılan görsellerde Yeşil Nokta’yla ilgili alınan aksiyonları paylaşıyoruz. Mağaza içinde de kurduğumuz “Sürdürülebilirlik Köşeleri” ve “Lipton Sürdürülebilir Tarım Köşesi” ile kendi hayatlarında nasıl değişiklikler yapıp bu ajandayı destekleyecekleri konusunda uzmanlarımız vasıtasıyla bilinçlendiriyoruz. OMO’nun tüketici alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik çalışmalarında yer alan “Çamaşırlarınızı 60 derece yerine 30 derecede yıkayın; bir senede 4 kişilik bir ailenin aylık elektirik masrafı kadar tasarruf edin” gibi mesajlarla bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

İlk yeşil nokta Özhan Market

Projenin ilk örneği nerede hayata geçirildi? Neler yapıldı?
Projenin ilk örneği Bursa Özhan Market’te hayata geçirildi. 18 Nisan’da da Yerel Zincirler Buluşuyor etkinliğinde Özhan Market Genel Müdürü İbrahim Özhan’a diplomaları takdim edildi. Özhan Market, süreçteki hedeflerini en hızlı şekilde hayata geçirerek Türkiye’nin ilk Yeşil Nokta’sı olmayı başardı. Bu anlamda Özhan Market’te şunları yaptık: Mağazadaki gereksiz aydınlatmaları kapattık, bu sayede 4 kişilik bir Türk ailesinin 2 yıllık elektrik gideri kadar 5 bin 749 kwh tasarruf elde edeceğiz. Enerji tasarrufunun en ucuz ve kolay yolu olan gün ışığından en yüksek derecede faydalanmak için camların önünü tamamıyla açık bıraktık. Dış aydınlatmalarımızda saat ayarlı LED sistemi kullanarak 1/3 oranında elektrik tasarrufu sağlayabiliyoruz. Enerji tasarruflu soğutucuları değerlendirdik, bu sayede normal soğutuculara göre bir yılda 8 bin 241 kwh daha az elektrik harcadık. Giriş kapımıza panel ekleyerek ısıtma-soğutma enerjisinden tasarruf ediyoruz, hava perdelerimizi çalıştırmadık. Musluklarımızda perlatör kullanarak daha az suyla daha çok iş yapabildik. Depomuzda sensörlü aydınlatma kullanarak sadece ihtiyacımız kadar elektrik tüketebiliyoruz. Fiyat etiketliklerimizi FSC sertifikalı ormanlardan tedarik ettik. Ayrıca kasalarda ve manavlarda kullanılan poşetlerin tamamı biyo çözünür hale getirildi. Yukarıda belirtilen hedeflerin dışında daha birçok şeyi hayata geçirdik ve geçirmeyi hedefliyoruz. Daha önce de belirttiğimiz gibi bu süreç sürdürülebilir bir süreç olduğu için yeni hedeflerle noktanın ekolojik ayak izini her geçen gün azaltmayı hedefliyoruz.

Bu proje ne şekilde, ne kadar süreyle devam edecek?
Bu projeye 2013 başında başladık ve hedefimiz her işimizde olduğu gibi sürdürülebilir bir projeye imza atmaktı. Bu anlamda ilk etapta 2013 hedefimizi 25 mağazaya ulaşmak olarak belirledik. Nisan sonu itibarıyla bu projeyi aktif 8 müşterimizle ilerletiyoruz. Eminiz ki perakende sektörüne yeni Yeşil Noktalar kazandırdıkça çok daha fazla müşteriden talepler alacağız. Bu proje piyasada farklılık yaratacak. Sürdürülebilir fark yaratmak isteyen işletmeler oldukça, bu proje devam edecek.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive