Türkiye’nin lezzet haritasını “Metro” çıkarıyor

21 Haziran 2017 Çarşamba

Lezzet kavramı her birey için değişse de ürünün kalite kıstası çoğunlukla aynı kapıya çıkar; doğru noktada doğru yetişen ürüne. Yerel coğrafyadaki en nitelikli ürünleri, kendi yetişebildiği yerlerde özenle yetiştirebilen her ülke kesinlikle lezzetli yemeklere gebe olan özel ülke konumundadır. Türkiye bu anlamda oldukça zengin ancak bir o kadarda üzerine kafa yorulmayan bir coğrafya. Fakat 1990’da Türkiye pazarına giren ve her geçen sene içerisinde daha büyük bir aşkla Türkiye’de çalışmasını sürdüren Metro Toptancı Market, hem kalitesine kalite katıyor hem de Türkiye coğrafyasının değerlerine sahip çıkıyor. Almanya’dan gelip Taşköprü’den sarımsak sunuyor ziyaretçilerine, Finike’den portakal getiriyor, Kars’tan kaşar peyniri sunuyor lezzet severlere ve endemik türde olan ürünlere sahip çıkıyor. Perakende.org olarak bizler de böylesine önemli bir projeye imza atan ve yol haritasını çizerken büyük işlerin üstesinden gelen Metro Toptancı Market Türkiye Genel Müdürü Kubilay Özerkan’la “Coğrafi İşaretli Ürünler”i ve daha fazlasını konuştuk…

turkiyenin-lezzet-haritasini-metro-cikariyor

Özel Haber: Onur Kaya

 

Özellikle son zamanlarda “Coğrafi İşaretli Ürünler”le gündeme geliyorsunuz. Bu konuya özellikle emek gücü ayırıyorsunuz. Peki, bu konu ilk nasıl ortaya çıktı? Nasıl olgunlaştı?

Metro olarak, bu ülkeden kazandığımızı yine bu ülkeye yatırma arzusuyla yerel değerlere büyük önem veriyor; böylece hem ticareti güçlendirmeyi hem de ülkemizin değerlerini hak ettiği yere ulaştırmayı hedefliyoruz. Türkiye, ekolojik yapısı ve köklü kültürüyle coğrafi işaretli ürünler bakımından büyük bir potansiyele sahip. Coğrafi işaretler tüketiciler için ürünün kaynağını, karakteristik özelliklerini ve ürün ile coğrafi alan arasındaki bağlantıyı garanti eden kalite işaretleridir. Coğrafi işaretli ürünlerin tescilinin amacı, o bölgedeki coğrafi özelliklere bağlı olarak belli bir üne kavuşmuş ürünlerin korunmasını sağlamaktır. Örneğin; sarımsak için ‘Taşköprü’, kaşar peyniri için ‘Kars’, kaymak için ‘Afyon’ bölgeleri belirli bir kalitenin işaretidir. Coğrafi işaretli ürünlerin tescil edilmesiyle belirli coğrafi sınırlarda, özel ve geleneksel üretim metotlarıyla üretilen, tarihsel geçmişi olan ürünlerin kalite özellikleri korunuyor. Metro Türkiye olarak coğrafi işaretli ürünlerin hem kırsal kalkınmayı ve sürdürülebilir tarımı desteklediğine hem de ürün yelpazesini zenginleştirdiğine inanıyoruz. Buradan hareketle Türkiye’nin yerel değerlerine sahip çıkarak damak paletini zenginleştirmek, sürdürülebilirliği sağlamak için 2012 yılında Coğrafi İşaretli Ürünler projesini hayata geçirdik. Bu projeyle yerel ürün tedarikçilerini destekleyerek unutulmaya yüz tutmuş ürünleri tekrar gün ışığına çıkarmayı hedefledik. Bir diğer hedefimiz de bu ürünleri Metro müşterilerine sunarak müşteri memnuniyetini artırmaktı. Bugün Metro mağazalarında satılan ürünlerin yüzde 97’si ülkemizde üretilen ürünlerdir. Türkiye’nin yerli tohumlarını ve değişik bölgelerinde özgün doğa koşulları ve uzman işgücüyle yetiştirilen coğrafi işaretli ürünleri raflarımıza taşıyoruz. Finike Portakalından Taşköprü Sarımsağına, Giresun Fındığından Aydın İncirine, Zile Pekmezinden Kırkağaç Kavununa kadar birçok coğrafi işaretli ürüne sahip çıkıyoruz. Metro Toptancı Market olarak, Coğrafi İşaretli Ürünler projemizi en büyük sosyal sorumluluğumuz olarak kabul ediyoruz. Metro olarak bir diğer amacımız da coğrafi işaretli ürünlere ve yerel tohuma destek vererek hem tüketiciyi hem de üreticiyi haksız rekabetten korumak ve ürünün yok olmasına engel olmak. Kendi köyünde doğup büyüyen, o toprağın mahsulüne hayatını veren yerli üreticiler için eğitimden danışmanlığa, ürünü satın almaktan ihracatına kadar bütün süreçleri takip ediyoruz. Üründen nasıl daha çok verim alınır, nasıl daha doğal yetiştirilir, tohum nasıl saklanır, devamlılığı nasıl sağlanır konusunda üreticiye eğitimler veriyor, bu eğitimlerin sonunda da onları sertifikalı üretici yapıyoruz. Üreticiye, ürünlerini satın alma sözü vererek destek olurken, yerli tohum ve coğrafi işaretli ürünlerimizi dünyaya tanıtmayı da hedefliyoruz. Özetlemek gerekirse biz, Metro olarak, coğrafi işaretli ürünler için yeni bir pazar oluşturduk, üreticiyi eğittik ve markalaşma adına destek vererek küçük üreticinin rekabet gücünü artırdık. Tescil sayesinde katma değer kazanan ürünlerle hem üreticiyi hem orijinal ürün garantisiyle tüketiciyi koruyor, diğer yandan da sürdürülebilir kırsal kalkınmaya destek veriyoruz. Kırsal kalkınmayla üretici yöresini terk etmeyecek, kentlere göçün önüne geçilecek; bu sayede yerel ürünlerin, yerel tatların korunması sağlanacaktır. Türkiye’nin lezzet haritasını oluşturmak ve bu eşsiz lezzetleri kayıt alarak gelecek nesillere bırakacağımız kültür mirasımızı oluşturmak istiyoruz.

 

Böylesine önemli bir konuda tüketicilerin tepkileri nasıl oldu? Geri dönüşler ne yöndeydi?

Bizim müşteri grubumuzun büyük bir bölümünü HORECA profesyonelleri oluşturuyor. Şeflerden aldığımız geri dönüşler, bize bu ürünlerin diğerlerinden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor. Örneğin; Finike portakalının yetiştiği bölge, Akçay ve Alakır deresinin getirdiği alüvyonlar nedeniyle oldukça zengin bir toprak yapısına sahip. Burada yetişen portakal, rengi, kalitesi ve aromasıyla benzerlerinden ayrışıyor. Şefler normal bir portakal yerine Finike portakalı kullandığında; çekirdeksiz bir yapısı olan bu özel portakalın zengin besin öğeleri ve ideal asit seviyesi ile yemeklere eşsiz bir lezzete kattıklarını ifade ediyorlar. Aynı şey Taşköprü sarımsağı, Aydın inciri veya diğer tüm coğrafi işaretli ürünler için de geçerli. Buna benzer tepkileri market müşterilerimizden de alıyoruz. Müşterilerimiz, Coğrafi İşaretli Ürünlere karşı ilgili; merak ediyor, soruyor ve menşei hakkında bilgi almaktan mutlu oluyorlar. Bu ürünlerin satış grafiği de her geçen gün artıyor.



 

Metro Market kendine has bir yaşam tarzı sunuyor. Sizden bu yaşam tarzını dinleyecek olsak nasıl tanımlarsınız?

Türkiye’de kaydettiğimiz büyüme ve ilerlemenin arkasında büyük bir emek ve çalışma yatıyor. Biz bir yandan üretici ve HORECA arasındaki köprünün en önemli halkasını oluşturuyoruz. Diğer yandan da seçkin ürünlerin tüketiciye ulaşması için aracılık ediyoruz. Bu süreçte ürün ve hizmet kalitemizden taviz vermiyoruz, kalite standartlarının yükseltilmesi için çalışıyoruz. Üreticilerimiz ve tedarikçilerimizle el ele vererek müşterilerimize her zaman en iyi ürünü, en iyi fiyata ulaştırırken, yeri geldiğinde müşterilerimizin siparişlerini ayağa servis hizmetimiz ile ulaştırıyoruz. Tedarikçilerimizi her zaman destekliyoruz ve onların hayatlarına değer katmak için çalışıyoruz. Tüm ürünlerini alma garantisi vererek üreticilerimizin para kazanmasını sağlıyor, ürünlerini daha iyi üretebilmeleri için verdiğimiz eğitimler ile onlara destek oluyoruz. Özetlemek gerekirse; “Kolay Vazgeçmiyoruz.” Ve tüm eko-sistemimize de bu felsefeyi aşılamak için çaba gösteriyoruz. Bana göre, Metro’nun diğerlerinden ayrışmasını sağlayan yaşam tarzı budur.

 

Metro Türkiye’nin sürdürülebilirlik raporunda damak paletimize sahip çıkıyoruz diyorsunuz. Damak paleti nedir?

Dünya nüfusundaki artış, üretim üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. 2050’ye kadar dünya nüfusunun 9,1 milyara ulaşması bekleniyor. Ve dünyadaki gıda üretiminin de bu artan nüfusu karşılaması için yüzde 60 oranında artması gerektiği öngörülüyor. Üretim üzerindeki artan baskı ve değişen üretim metotları, toplumsal hassasiyetleri de beraberinde getiriyor. Tüketicilerin sağlıklı beslenme ile ilgili endişeleri artıyor. Çevreye verilen zarar ve verimsiz kaynak kullanımı nedeniyle kültür miraslarımız ortadan kayboluyor. Damak paletimiz gitgide daralıyor. Ağız tadımız tekdüzeleşiyor. Bugün bir kebapçının ve esnaf lokantasının kullandığı ilk 100 ürün, toplam satın almasının yüzde 70-80’ini oluşturuyor. Bugün 32 çeşit koyun çeşidimiz varken; yakın bir gelecekte Adana Kebap ve hamburgerde kullanılan et aynı olacak. Bölgelere göre evrimleşerek adapte olmuş hayvan ırklarımız yavaş yavaş yok oluyor. Geleceğimiz noktada, bir gün bütün peynirler Ezine peyniri olacak, ama Ezine peyniri artık Ezine peyniri olmayacak! Farklılıklar yok olacak… Ve bir gün gelecek; 300 ürün herkese yetecek. İşte bu büyük tehlikeyi farkında olup, ürünlerimize, yerel değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Bu nedenledir ki yukarıda detaylarıyla bahsettiğimiz Coğrafi İşaretli Ürünler projemiz başta olmak üzere; ‘Kızına Bak, Anasını Al’ projemiz ile balık neslinin sürdürülebilirliği ve gelecek nesillerin de geleceği için örnek bir karar alarak soyu tükenme riski taşıyan lüferin 20 cm’nin altındaki türleri olan çinekop ve sarıkanatı satmama kararı alarak, raflarımızdan kaldırdık. Balığı sadece ticari bir ürün olarak değil gelecek nesillere bırakılması gereken bir değer olarak görerek Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) ile birlikte hayata geçirdiğimiz ‘Palamutlar Nerede?’ projemizi tamamladık.  Proje ile Akdeniz ve Karadeniz ülkeleri arasında göç eden ve stokları bilinmeyen palamut balığının korunması için uluslararası bir koruma anlayışı geliştirilmesini, ticari öneme sahip olan palamut balığının göç yollarının güncellenmesi ve stokları giderek azalmakta olan balığın sürdürülebilirliğinin sağlanmasına katkıda bulunduk. Sürdürülebilir hayvancılık konusunda soyu tükenmekte olan Kırklareli Kıvırcık Kuzu etinin devamının sağlanması ve coğrafi işaret tescili alması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.




Global bir şirket olarak Türkiye pazarına bakış açınız nasıl? Globalde Türkiye pazarı nasıl bir algıya sahip?

Türkiye, ekonomik potansiyeli, nitelikli iş gücü, genç nüfusun desteklediği canlı pazarı, artan milli geliri, dünyayı ve yenilikleri takip eden kitlenin artışı ve tabii son yıllarda gastronomi dünyasındaki yükselişi yatırımcılar için cazibesini koruyor. Türkiye, Metro Group’un da odak olarak belirlediği 8 ülke arasında yer alıyor. Türkiye’nin potansiyeline ve gücüne olan inancımızla 26 yıldır olduğu gibi yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.

 

Gıda perakendesini etkileyen en önemli durumlardan birisi Ramazan. Ramazan ayına yönelik Metro Market’in öngörüsü, çalışmaları neler?

Metro Toptancı Market olarak en seçkin lezzetleri müşterilerimizle en uygun fiyatlarla paylaşmak için bu yıl da Ramazan kolileri hazırladık. Farklı ihtiyaçlara yönelik hazırlanan kolilerimiz, temel gıda ürünlerinden taze gıda ürünlerine varan geniş bir yelpazede sunuluyor. Metro olarak gıda güvenliğine her zaman öncelik veriyoruz. Bu bağlamda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan onaylı ve Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından akredite edilmiş laboratuarların analizlerinin ardından satışa sunulan ürünlerden oluşan kolilerde, Ramazan boyunca ihtiyaç duyulabilecek farklı içerik ve markalar yer alıyor. Erzak paketlerimiz için toplu alımlarda sevkiyat hizmeti veriyoruz. Ayrıca dileyenler, hazır erzak paketlerini satın alarak ihtiyaç sahipleri adına Türk Kızılayı'na da bağışlayabiliyorlar. İhtiyaç sahipleri adına satın alınan her 20 pakete ek olarak 1 paket de biz bağışlıyoruz.

 

Fiyat, kalite ve performans kıyasıyla Metro tercih ediliyor

Sizce tüketiciler neden Metro’dan alışveriş etmeli?

Metro Toptancı Market olarak profesyonellerin kendileri ve işyerleri için ihtiyaç duydukları 20 bin çeşit gıda ve 30 bin çeşit gıda dışı ürünü, fiyat-kalite-performans ilişkisini gözeterek sunuyoruz. Her yaptığımız işte yüksek standartlara olan tutkumuz ve kaliteli iş çıkarmaya olan bağlılığımızla ‘profesyonel müşterilerimizin güvenilir iş ortağı’ olmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla farklılaşarak işlerinde uzmanlaşmalarını destekleyen özel çözümler sunuyoruz. Ayrıca, hızla değişen müşteri alışkanlıklarını her zaman gözeterek bu alışkanlıklar doğrultusunda operasyonlarımızı güncelliyoruz. Örneğin; iş hayatının ve günlük yaşamın değişen ve hızlanan temposu içerisinde artık “zaman” hiç olmadığı kadar değerli. İş yoğunluğu, trafik gibi faktörler sebebiyle müşterilerimiz alışveriş için eskisi kadar vakit ayıramıyorlar. Bu durum onların alışveriş alışkanlıklarını da etkiliyor. Müşterilerimiz artık daha fazla çeşide, daha kolay ve hızlı olarak ulaşmak istiyor. Biz de bu doğrultuda hem ürünlerimizi hem de iş yapış biçimimizi geliştirerek, müşterilerimize ayağa hizmet vermek için gıda sevkiyatı konusunda önemli adımlar atarak bu konuya öncelik verdik. Müşterilerimizin zaman ve maliyet tasarrufunda bulunabilmeleri için kullanıma hazır, pratik ürünlere ağırlık veriyoruz. Müşterilerimiz en az zahmetle, en kısa sürede en yüksek kaliteye ulaşmak istiyor. Bizler de bu talebe uygun olarak, taze ürünlerin yanı sıra donuk, soyulmuş, paketlenmiş, rendelenmiş birçok ürüne de raflarımızda yer veriyoruz. Ayrıca doğrudan sunuma hazır ya da çok kısa sürede hazır olan ürün çeşitlerimizle müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Yemeğe ve gastronomiye tutkuyla bağlı, Türkiye ve dünya mutfaklarını yakından takip eden müşteri sayımız da her geçen gün artıyor. Şefler Anadolu’nun bin bir köşesinde kullanılan yerel ürünler kadar dünyanın farklı ülke ve mutfaklarında pişirilen ürünleri, malzemeleri, pişirme tekniklerini, sunum malzemelerini de kendi mutfaklarında kullanmak istiyor. Bu amaçla ülkemizin dört bir yanından yerel ürünleri ve coğrafi işaretli ürünleri raflarımıza taşımakla kalmıyor, dünya mutfaklarındaki son trendleri ve malzemeleri de müşterilerimizle buluşturuyoruz. Bu yaklaşımın yanı sıra gıda güvenliği bizim olmazsa olmazımız. Metro’da gıda ürünlerinin kalite yolcuğu tedarikçi seçimi ve değerlendirilmesiyle başlar. Bu amaçla ilk adımı yasalara uygun, insan sağlığına zarar vermeyen, kaliteli ürünler üretecek seviyeye sahip olan tedarikçilerin seçimi (denetim) ile başlıyoruz. Denetimlerimizi, sağlıklı ve kaliteli ürünü tedarik edebilmek amacıyla ürün kaynağında yapıyoruz. Yani denetimlerimizi hayvanın çiftliğinde, balığın yetiştiği kafeslerde, tavuk kümeslerinde ve meyve sebze tarlalarında gerçekleştiriyoruz. Ayrıca kullanılan yemin, suyun, tarım ilacının insan sağılığına ve yasalara uygunluğu, izlenebilirliği ve hijyenik şartlara uygunluğunu kontrol ediyoruz. Tarla, çiftlik, kafes kontrollerinde kaynağından alınan numuneleri analiz ederek uygun ise mağazalara sevki sağlıyoruz. Bu denetimlerin yanı sıra, sürdürülebilir iş modelimize uygun olarak bizden sonra gelecek nesillere yeterli gıda kaynaklarının kalmasını amaçlıyoruz. Bunun için aşırı avlanma, çevreye verilen zarar, avlanma yaşı ve boyu gibi kriterlerin yanında bu tesislerde çalışan işçilerin çalışma ve yaşam koşullarını da kontrol edilmesine özen gösteriyoruz. Böylece hem hijyenik hem çevreye zarar vermeyen yasal ve uygun tesislerden sağlıklı ve güvenli ürünleri Metro raflarına tedarik ediyoruz. Meyve-sebze ürünlerimizi sürdürülebilir tarımı destekleyen, gıda güvenliği ve iyi tarım kurallarına uyan tedarikçilerden temin ediyoruz. Bu amaçla tüm meyve-sebze tedarikçilerini GLOBAL GAP standartlarına göre ürün güvenliği ve sürdürülebilir tarım konusunda eğitiyor ve denetliyoruz. Tarla denetimleri sırasında ürünlerden numune alarak pestisit ve ağır metal analizleri gerçekleştiriyoruz. Bilinçsiz ve kontrolsüz pestisit kullanımının insan sağlığı için teşkil ettiği riski göz önünde bulundurarak, Metro Toptancı Market mağazalarında reyona sunulan tüm meyve sebze ürünlerinde izlenebilirliği şart koşuyor ve üzerinde izlenebilirlik kodu olamayan ürünlere mağazalarımızda yer vermiyoruz. Müşterilerimize ürün güvenliği garantisi vermek amacıyla tüm mağazalarımız 2007 yılından beri ISO 22000 gıda güvenliği belgesine sahiptir. Ayrıca mağazalarımız, ISO 22000 belgesine ilave olarak, uluslararası geçerliliği olan IFS Cash & Carry Wholesale’e (IFS Toptan Standardı) sahiptir ve Türkiye’de bu belgeye sahip olan tek kuruluştur. Bunların yanı sıra Antalya’da bulunan ve tüm mağazalarımıza sevkiyat yaptığımız meyve sebze platformumuza 2011 yılında tarladan platforma, platformdan mağazalara meyve sebze ürünlerinin sağlıklı ve kaliteli şartlar içerisinde satın alınmasını, mal kabulünü, depolanmasını, mağazalara taşınmasını ve geriye dönük izlenebilirliği sağlayan uluslararası taşıma ve depolama alanındaki gıda güvenliği standardı olan IFS Lojistik (International Featured Standarts Logistics) standardını kurduk. Kısacası, müşterilerimiz Metro’daki fiyat-kalite-performansı değerlendirerek bizi tercih ediyorlar.

 



Gelecekte Metro Market’in Türkiye planları neler?

Dünyanın en büyük uluslararası perakende şirketlerinden biri olarak, Türkiye’de ilk mağazamızı açtığımız 1990 yılından bu yana çok şey öğrendik ve öğrenmeye devam ediyoruz. Metro Toptancı Market olarak, Türkiye genelinde 19 ilde, 35 satış noktasından, 4 bin 500 çalışanımızla, 1 milyondan fazla müşteriye hizmet sunduğumuzu, 3 binin üzerinde tedarikçiyle iş birliği gerçekleştiriyoruz ve bu başarımızla gurur duyuyoruz. 2016 yılının başta turizm olmak üzere tüm sektörlere olumsuz etkilerini gördük ancak bu durum bizim yatırım planlarımızda bir değişiklik yaratmadı. Metro Toptancı Market olarak, Türkiye’nin mevcut ve gelecekteki potansiyeline güveniyor ve Türkiye yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 2016 yılında Antalya, Fethiye ve Ayvalık mağazalarımızı hizmete soktuk. Bu mağazalarımızdan Food Service Delivery (FSD) hizmeti vererek müşterilerimizin ayaklarına hizmet götürüyoruz. Önümüzdeki dönemde hem büyük metrekareli mağazalarla hem de FSD hizmeti vereceğimiz daha küçük ölçekli mağaza yatırımlarıyla yeni illere, bölgelere ulaşacağız.

 


Firma Fotogalerisi Bulunmuyor
Firma Videosu Bulunmuyor